Amerika
Meksika’da kartel liderinin ölümünün ardından dokuz eyalette silahlı çatışmalar başladı

Meksika özel kuvvetlerinin Jalisco eyaletinde düzenlediği askeri harekâtta, ülkenin en büyük uyuşturucu kartellerinden Jalisco Yeni Nesil Kartelinin (CJNG) lideri Nemesio Oseguera Cervantes öldürüldü. Operasyonun ardından kartel militanlarının dokuz farklı eyalette başlattığı şiddet olayları nedeniyle yetkililer kırmızı kod ilan etti.
Meksika Savunma Bakanlığının X platformu üzerinden yaptığı açıklamaya göre, “El Mencho” lakabıyla bilinen Nemesio Oseguera Cervantes’i yakalamak amacıyla 22 Şubat tarihinde Jalisco eyaletinin Tapalpa kentinde askeri harekât icra edildi.
Hava Kuvvetleri unsurları ve Ulusal Muhafızların özel birliklerinin katıldığı operasyon sırasında Meksika özel kuvvetleri, CJNG karteline mensup militanların silahlı saldırısına uğradı.
Çıkan çatışmada dördü olay yerinde olmak üzere toplam yedi kişi hayatını kaybetti.
Ağır yaralanan üç kişinin hava yoluyla başkent Meksiko’ya nakliyesi sırasında hayatını kaybettiği ve bu kişiler arasında kartel lideri Cervantes’in de bulunduğu bildirildi.
Operasyon kapsamında kartel üyesi iki militan sağ olarak ele geçirildi. Askeri birliklerin bölgede yürüttüğü arama faaliyetlerinde, hava araçlarını düşürme ve zırhlı muharebe araçlarını imha etme kapasitesine sahip roketatarların da aralarında bulunduğu çok sayıda ağır silaha el konuldu.
Çatışma sırasında üç askeri personelin yaralandığı ve acil tıbbi müdahale için Meksiko’daki sağlık kurumlarına sevk edildiği kaydedildi.
Jalisco Eyalet Valisi Pablo Lemus, federal güçlerin katılımıyla gerçekleştirilen söz konusu özel askeri harekâtı doğruladı.
Vali Lemus’un açıklamalarının ardından yerel makamlar, bölgedeki güvenlik durumunu değerlendirmek üzere acil operasyonel güvenlik karargâhını toplama kararı aldı.
Kartel militanları dokuz eyalette eş zamanlı eylemler başlattı
Cervantes’in öldürüldüğünün teyit edilmesinin ardından, CJNG üyeleri ülke genelinde silahlı eylemler başlattı.
Meksika medyasında yer alan haberlere göre, şiddet olayları halihazırda dokuz eyalete yayılmış durumda. Çatışmaların yoğunlaştığı bölgeler arasında Jalisco, Michoacán, Colima, Guerrero, Aguascalientes, Guanajuato, Nayarit, Zacatecas ve Tamaulipas eyaletleri yer alıyor.
Kartel militanlarının sivil araçları, kamu ulaşım araçlarını ve ticari işletmeleri ateşe verdiği, ayrıca ana otoyolları kapatarak barikatlar kurduğu bildirildi.
Jalisco eyaleti sakinlerinden Guadalupe Aguilar, kartel liderinin ölümünün ardından örgüt üyelerinin intikam amacıyla harekete geçtiğini belirtti.
Aguilar, “İnsanların yeterli bilgisi yok, sosyal medyayı izliyoruz ve bunun nasıl sonuçlanacağını bekliyoruz” diye konuştu. Yetkililerin halka sokaklara çıkmama uyarısında bulunduğunu belirten Aguilar, bölgede “kırmızı kod” ilan edildiğini kaydetti.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum ise X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, ülkenin büyük bölümünde durumun normal olduğunu vurguladı.
Devlet Başkanı Sheinbaum, tüm eyalet yönetimlerinin merkezi hükümetle koordinasyon içinde çalıştığını aktardı.

ABD istihbaratı harekâtın planlama aşamasına veri desteği sağladı
Cervantes’in öldürüldüğü operasyon, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki istihbarat paylaşımı mekanizmaları çerçevesinde gerçekleştirildi.
ABD’nin Meksika Büyükelçiliği, harekâtın icrasına ilişkin yaptığı açıklamada, operasyonun tamamen Meksika özel kuvvetleri tarafından planlanıp yürütüldüğünü, ABD unsurlarının sahada doğrudan yer almadığını bildirdi. Büyükelçilik yetkilileri, ABD makamlarının Meksika hükümetine hedefin konumuna dair ek istihbarat verileri sağladığını kaydetti.
Reuters’ın ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) kaynaklarına dayandırdığı habere göre, uyuşturucu kartelleri hakkında istihbarat toplamak üzere oluşturulan ve ABD ordusu liderliğinde faaliyet gösteren yeni bir görev gücü, operasyonun organizasyonuna doğrudan katkı sundu.
Kurumlararası Ortak Karşı Kartel Görev Gücü (Joint Interagency Task Force-Counter Cartel) adını taşıyan ve birden fazla Amerikan federal kurumunu bünyesinde barındıran bu yapı, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki kartel ağlarını tespit etmek amacıyla Ocak 2026’da kuruldu.
Kaynaklar, ABD’nin Cervantes hakkında kapsamlı bir dosya hazırlayarak Meksika makamlarına teslim ettiğini ve CJNG liderinin Washington yönetiminin Meksika’daki birincil hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin uyuşturucu baronunun etkisiz hale getirilmesi nedeniyle Meksika güvenlik güçlerine takdirlerini sunduğunu ifade etti.
Leavitt, “El Mencho, anavatanımıza fentanil sokan başlıca kaçakçılardan biri olarak hem Meksika hem de Amerikan hükümetleri için ana hedeflerden biriydi” diye konuştu. Sözcü, ABD’nin operasyonun gerçekleştirilmesinde istihbarat sağlayarak Meksika’ya yardımcı olduğunun altını çizdi.

Washington yönetimi askeri operasyonun sonucunu memnuniyetle karşıladı
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, Cervantes’in öldürülmesini Meksika, ABD, Latin Amerika ve tüm dünya için “büyük bir olay” olarak nitelendirdi.
Landau, X platformundan yaptığı paylaşımda, “Meksika güvenlik güçlerinin, en kanlı ve acımasız uyuşturucu baronlarından biri olan El Mencho’yu etkisiz hale getirdiği bilgisini az önce aldım. İyi adamlar kötü adamlardan daha güçlüdür. İyilerin sayısı kötülerden daha fazladır. Büyük Meksika ulusunun kolluk kuvvetlerini tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
Landau ayrıca, operasyonun ardından Meksika’da patlak veren şiddet olaylarından duyduğu derin üzüntü ve endişeyi dile getirdi.
ABD’li diplomat, “Kötü adamların terörle karşılık vermesi şaşırtıcı değil. Ancak soğukkanlılığımızı asla kaybetmemeliyiz. Dayan Meksika!” mesajını paylaştı.
Reuters’a konuşan diğer bir ABD Savaş Bakanlığı yetkilisi ise yeni görev gücünün Washington’un uyuşturucu ticaretiyle mücadele stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Yetkili, bu strateji kapsamında Amerikan ordusunun Meksika sınırındaki durumu artan bir şekilde kontrol etmeyi amaçladığını kaydetti.
Kırk ülkede faaliyet gösteren CJNG uyuşturucu ağını yönetiyordu
Nemesio Oseguera Cervantes, 1966 yılında Meksika’nın Michoacán eyaletinde doğdu. Gençlik yıllarının bir bölümünü ABD’de geçiren Cervantes, burada uyuşturucu suçlarından hüküm giymesinin ardından 1990’lı yıllarda Meksika’ya sınır dışı edildi.
İlerleyen süreçte, daha sonra Jalisco Yeni Nesil Karteline (CJNG) dönüşecek olan suç örgütlerinin yapılanmasına katıldı.
Cervantes, son on yıl içinde Meksika’nın en etkili ve şiddet yanlısı suç örgütlerinden biri haline gelen ve ABD ile diğer ülkelere yönelik metamfetamin, kokain ve fentanil tedarik hatlarını kontrol eden CJNG’nin kurucusu ve kalıcı lideri olarak kabul ediliyordu.

Nemesio Oseguera Cervantes
Milenio gazetesinin haberine göre, Joaquín Guzmán Loera’nın (El Chapo) yakalanmasının ardından Cervantes, Meksika’nın en güçlü uyuşturucu baronu konumuna yükseldi.
Cervantes’in yönetimi altında CJNG, fentanil ve metamfetamin trafiğinde dünyanın en büyük suç örgütlerinden biri haline gelerek faaliyet alanını 40 farklı ülkeye genişletti.
The New York Times, örgütün ABD’ye sentetik uyuşturucu maddeleri kaçakçılığı yaparak Meksika’daki egemen uyuşturucu ticaret ağlarından birine dönüştüğünü aktardı.
CJNG, güvenlik güçleri ve rakip kartellerle girdiği yoğun silahlı çatışmaların yanı sıra, devlet yetkililerine yönelik doğrudan saldırılarıyla da tanınıyor.
Milenio’nun verilerine göre kartel; eski bir valinin, çok sayıda belediye başkanının ve kamuoyunca tanınan sivil figürlerin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor.
Örgütün finansal faaliyetleri arasında uyuşturucu ticaretinin yanı sıra şantaj, gazeteciler de dahil olmak üzere insan kaçırma ve petrol hırsızlığı gibi yasa dışı eylemler bulunuyor.
ABD makamları Cervantes’i geniş çaplı uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve sistematik şiddet uygulamakla suçluyordu. En çok arananlar listelerinde ilk sıralarda yer alan CJNG liderinin yakalanmasını sağlayacak bilgi için ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 15 milyon dolar ödül konulmuştu.
Milenio gazetesi yayınladığı analizde, Cervantes’in Meksika ve ABD hükümetleri açısından uyuşturucu ticaretinde daha militarize, daha acımasız ve daha az gizli yeni bir aşamayı temsil ettiğini vurguladı.
Örgütün lider kadrosunun kaybına yönelik önceden tasarlanmış planı devrede
Uluslararası İlişkiler Konseyi (Council on Foreign Relations) araştırmacılarından Will Freeman, The Wall Street Journal’a (WSJ) verdiği demeçte, lideri etkisiz hale getirilen CJNG kartelinin “kırmızı çizgilerin” ihlal edilmesi durumunda devreye sokulacak bir eylem planına sahip olduğunu kaydetti.
Freeman, uyuşturucu baronunun öldürülmesinin kartel açısından kesin bir kırmızı çizgi teşkil ettiğini belirterek, “Devlet bu sınırları aştığında önceden tasarlanmış bir yanıt veriyorlar. Bu durum, ortada hazırlanmış bir plan olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
The Wall Street Journal’ın haberinde, Meksika’daki diğer uyuşturucu ağları gibi El Mencho’nun organizasyonunun da Jalisco ve diğer eyaletlerdeki yoksul bölgelerde fiili bir yerel yönetim gibi hareket ettiği belirtildi.
Merkezi hükümetin kontrolünün zayıf olduğu bu bölgelerde kartelin gıda ve tıbbi malzeme dağıtımı yaparak sivil halk üzerinde nüfuz kurduğu aktarıldı.
The New York Times’ın değerlendirmesinde ise Cervantes’in ölümünün suç örgütüne vurulmuş ağır bir darbe olduğu ve örgüt içindeki farklı hiziplerin kontrolü ele geçirmek için mücadele etmesiyle birlikte potansiyel bir iç güç savaşına yol açabileceği ifade edildi.
CJNG uzmanı Carlos Olivo, uluslararası medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada, liderin öldürülmesinin ardından örgüt içindeki fraksiyonlar arasında yaşanacak çatışmaların ve ülke genelindeki şiddet dalgasının yıllarca sürebileceği yönündeki öngörüsünü paylaştı.
Bölgedeki güvenlik kaynakları, askeri birliklerin stratejik noktalarda devriye faaliyetlerini artırdığını ve sivil altyapının korunması için ek güvenlik tedbirlerinin yürürlüğe konduğunu bildirdi.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









