Bizi Takip Edin

Avrupa

Palantir, Britanya için savaş senaryoları oluşturuyor

Yayınlanma

Palantir, İngiliz bakanlara ve askeri yetkililere Rusya gibi ülkelere karşı bir savaşı kazanabilmeleri için hangi silahlara yatırım yapacaklarına karar vermelerinde yardımcı oluyor.

The Times’a konuşan üst düzey bir askeri kaynak, CIA destekli şirketin, yatırım kararlarının belirlenmesine yardımcı olmak için çeşitli senaryolar karşısında güç dağılımlarını (örneğin insansız hava araçları ile insanlı araçlar arasındaki denge) ve yetenekleri değerlendirdiğini söyledi.

Veriye dayalı sonuçlar, uzun zamandır beklenen savunma yatırım planının (DIP) hazırlanmasına yardımcı oldu.

Bu plan, haziran ayının ikinci haftasından önce yayınlanmayacak. Plan, bakanlıkta milyarlarca sterlinlik vergi mükelleflerinin parasının nasıl harcanacağını belirleyecek.

Palantir, İngiliz devlet ve hükümet yetkililerini maaşa bağlamış

Savunma Bakanlığı yetkilileri ayrıca, teknolojiye aşina olan ikinci bir kaynağın eklediği bilgilere göre, “farklı harcama kararlarını değiştirerek” Palantir’in Foundry yazılımını bir finansal planlama aracı olarak kullanıyor.

Örneğin, Savunma Bakanlığı şu soruyu sorabilir: “Bir gemi satın alınacaksa, ömrü boyunca bununla ilgili maliyetler ne olacak?”

Ayrıca, bakanlık Palantir’in büyük dil modelini savaş oyunu raporlarıyla “etkileşim kurmak” için kullanıyor.

Yetkililer Palantir’in, Birleşik Krallık’ın düzenlediği tüm savaş oyunlarından gelen verileri entegre etmek ve “gelecekteki senaryolara dair bir fikir vermek için bu veriler üzerinde sorgular çalıştırmak” amacıyla kullanıldığını söylediler.

Palantir modellemesinin, İngiliz istihdamını ve Birleşik Krallık’taki iktisadi büyüme beklentilerini de dikkate alacak olan nihai DIP’yi ne ölçüde etkilediği belirsiz.

Palantir, İngiliz hükümeti ile 670 milyon sterlinlik iş yapıyor

Palantir, milyarder yatırımcı Peter Thiel ve şirketin Ukrayna’ya verdiği destek nedeniyle şu anda Kremlin’in hedef listesinde yer alan Alex Karp tarafından kuruldu.

The Times, mart ayında şirketin teknolojisinin ABD ordusuna, insan beyninin düşünebileceğinden daha hızlı bir şekilde İran’daki hedefleri seçip imha etmesine yardımcı olduğunu ve böylece bombardıman konusunda yeni bir çağın başlangıcını müjdelediğini ortaya çıkardı.

Teknoloji şirketi, ABD ordusu ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile olan bağlarının yanı sıra İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile olan sözleşmeleri nedeniyle de eleştirilere maruz kaldı. Şirketin teknolojisi, görünüşe göre İsrail tarafından 2024’te Lübnan’daki çağrı cihazı saldırılarında da kullanıldı.

Palantir’in teknolojisi artık İngiliz ordusunun her yönüyle o kadar iç içe geçmiş durumda ki, gelecekte gerekli görülmesi halinde bu bağı çözmek zor olacak.

Palantir, İngiltere Savunma Bakanlığından ihalesiz sözleşme almış

Bir ordu kaynağı, ordunun, hedefleri belirlemek için Palantir’i kullanan Asgard “öldürme zinciri” programının bir ABD şirketi tarafından “rehin alınmaması” için İngiliz muadili üzerinde çalıştığını söyledi.

Büyük Amerikan savunma sözleşmelerine bağımlı olan ABD savunma ve teknoloji şirketlerinin, gelecekte Donald Trump tarafından tehdit edilmesi halinde, ABD’nin çıkarlarına uymayan ülkelerle ilişkilerini kesmek zorunda kalabileceğine dair endişeler var.

Fakat şirketin İngiliz hükümet daireleriyle uzun süredir devam eden bir ilişkisi var. İki yıl önce Ulusal Sağlık Sistemi (NHS), pandemi sırasında ölümler, hastaneye yatışlar ve aşılar hakkında günlük güncellemeler sağlayan ve Covid-19 gösterge panosunu başarıyla sunan Palantir’e, sağlık hizmetlerinin farklı sistemlerini birbirine bağlamak üzere bir sözleşme vermişti.

Birleşik Krallık, orduyu Palantir’in yapay zekası ile değerlendiriyor

NHS Federated Data Platform (FDP), hasta kayıtlarını birleştiriyor ve bekleme listelerini kısaltmaya yardımcı olmak için kullanılıyor.

En son NHS verilerine göre, 205 hastane vakfından toplam 123’ü FDP’yi kullanıyor ve şubat ayı sonunda 80’inin “fayda sağladığını” bildirdiği belirtildi.

Rakamlar, sözleşmenin başlamasından bu yana sistemin 110.000’den fazla ek ameliyat gerçekleştirildiğini ve kanser teşhisi için 28 günden fazla bekleyen hasta sayısını yüzde 6,8 oranında azalttığını gösteriyor.

Hükümetten bir kaynak, Savunma Bakanlığı’nın Palantir ile yaptığı 1,5 milyar sterlinlik anlaşmanın bir parçası olarak, firmanın daha küçük İngiliz şirketlerinin işlerini geliştirmelerine yardımcı olmayı kabul ettiğini söyledi.

Londra polisi Palantir ile sözleşme imzalayabilir

Avrupa

İngiltere’de Burnham adım adım başbakanlığa yürüyor

Yayınlanma

Andy Burnham, Wes Streeting’in de destek vermesiyle istifa eden Başbakan Starmer’ın koltuğuna oturmaya bir adım daha yaklaştı.

Geçen hafta Makerfield ara seçimlerini kazanmasının ardından milletvekili seçilen eski Büyük Manchester Belediye Başkanı Burnham, X’te İşçi Partisi liderliğine aday olduğunu ilan etti.

Paylaştığı gönderide Burnham, Starmer’ın istifa edeceğini duyurmasının “bir geçiş sürecinin başlangıcını işaret ettiğini ve bu sürecin düzenli ve sorumlu bir şekilde yürütülmesinin önemli olduğunu” belirterek, “Bu sürecin bir parçası olarak adaylığımı koyacağım,” diye ekledi.

Burnham yaptığı açıklamada, Starmer’a “böylesine zorlu bir dönemde gösterdiği liderlik ve özveri” için teşekkür etti.

Sözlerine şöyle devam etti:

“Ülke istikrar, ciddiyet ve en önemli meselelere odaklanmaya devam edilmesini bekliyor; işte tam da bunu elde edecek. İlerlerken önceliğimiz, ülkeyi hepimizin istediği noktaya geri getirmek için birlikte çalışmak olmalıdır. Halk, iktisadi büyüme, yaşam maliyeti, kamu hizmetleri, konut ve gelecek nesil için fırsatlar konusunda ilerleme görmek istiyor. Siyasi değişim, insanların yaşamlarını iyileştirme sorumluluğundan asla uzaklaştırmamalıdır. İşçi Hareketi, her zaman güven ve kararlılıkla geleceğe baktığında en güçlü halini almıştır. Bundan sonra da bunu yapacağız ve bu geçiş sürecinin partimiz ve ülkemiz için olumlu bir yenilenme süreci olmasını sağlayacağız.”

Birkaç dakika sonra, geçen ay Starmer hükümetinden istifa eden eski sağlık bakanı Streeting, X’te bir paylaşımda, Burnham’ın “kapsayıcı bir parti” kurmayı umduğunu ve İşçi Partisi liderliği için yarışmayacağını kendisine ilettiğini belirtti.

Streeting, bunun için gerekli olan 81 milletvekili sayısına (parlamento grubunun %20’si) sahip olup olmadığı konusunda bazı şüpheler olsa da, liderlik yarışına gireceğine dair defalarca söz vermişti.

Açıklamasında Starmer’ı da öven Streeting, Burnham’ın Makerfield’daki zaferinin “bölünme ve nefrete karşı birlik ve umudun zaferi” olduğunu söyledi.

“Ülkenin her köşesinde milliyetçilere karşı mücadelemizi kaybediyorduk” diyerek hükümetten istifa ettiğini belirten Streeting, sonraki haftaları ülkeyi değiştirmek için planlar hazırlamakla geçirdiğini söyledi.

Streeting sözlerine şöyle devam etti:

“Son günlerde Andy ile uzun uzun konuştuktan sonra, bu fikirlerin onun liderliği altında yer bulacağına; siyasi geleneklerimizin en iyi yanlarından beslenen kapsayıcı bir parti kurmaya kararlı olduğuna; ve milliyetçilik güçlerine karşı hayatımızın mücadelesini kazanabileceğine ikna oldum. Yaz boyunca küçük farklılıkları abartarak zaman geçirebiliriz ya da kolları sıvayıp, partimizin ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu değişimi gerçekleştirmesi için ona yardım edebiliriz. Benim yaptığım seçim budur ve umarım herkes de Andy’yi destekler.”

Bu gelişme, Starmer’ın milletvekilleri ve bakanlarından gelen artan baskıya boyun eğip genel seçimlerde ezici bir zafer kazandıktan iki yıldan az bir süre sonra istifa etmek için hızlı bir takvim belirleyeceğini açıklamasının ardından geldi.

Starmer, İşçi Partisi’nin iktidardaki ulusal yürütme komitesinden, adaylıkların 9 Temmuz’da açılacağı bir yarış için bir takvim belirlemesini isteyeceğini söyledi.

İşçi Partisi üyelerinin oy kullanacağı bir yarış olması halinde, bu süreç parlamento yaz tatili sırasında tamamlanacak ve Starmer o zamana kadar görevde kalacak.

Fakat Streeting’in aday olmama kararıyla Burnham rakipsiz olarak aday olacak gibi görünüyor ve böylece Avam Kamarası’nın 16 Temmuz’da tatile girmesiyle birlikte görevi devralabilir.

Başka bir bakanın da yarışa girmesi mümkün; bazı İşçi Partisi milletvekilleri, bir yarışın Burnham’ın fikir ve planlarına karşı çıkılmasına yardımcı olacağına inanıyor. 

Fakat pek çok kişi, taç giyme töreninin, 10 yıl içinde Birleşik Krallık’ın yedinci başbakanının göreve başlamasından önce yaşanacak kargaşayı ve kaos hissini en aza indireceğine inanıyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İki Avrupa Parlamentosu üyesine ırkçı ifadeler nedeniyle disiplin soruşturması talebi

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosundaki sığınmacıların sınır dışı edilmesine yönelik yasa tasarısı oylamasının ardından iki milletvekili hakkında ırkçı ifadeler kullandıkları gerekçesiyle disiplin işlemi talep edildi. Irak asıllı İsveçli milletvekili Abir el-Sahlani’nin kendisini güvende hissetmediğini açıklaması üzerine Danimarkalı ve Finli meslektaşlarından gelen tepkiler parlamentoda tartışmaya yol açtı.

Avrupa Parlamentosunda (AP), sığınmacıların sınır dışı edilmesini düzenleyen yasa tasarısı oylamasının ardından tartışma çıktı.

Politico’nun haberine göre, Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) grubuna üye iki milletvekilinin, meslektaşlarına yönelik ırkçı ifadeleri nedeniyle disiplin sorumluluğuyla karşı karşıya kalabileceği bildirildi.

Gerginlik, Irak doğumlu İsveçli Milletvekili Abir el-Sahlani’nin oylama sonrasında AP çatısı altında “kendisini hiç bu kadar güvensiz hissetmediğini” açıklamasıyla başladı.

Bu açıklamaya tepki gösteren Finli Milletvekili Sebastian Tynkkynen, el-Sahlani’nin konuşmasını “biraz daha ağla” ifadesiyle video olarak paylaşırken, Danimarkalı Milletvekili Kristoffer Storm ise sosyal medyada el-Sahlani’ye “evine dönmesi” yönünde paylaşımda bulundu.

Gelişmeler üzerine Renew Europe grubu başkanı Valérie Hayer, AP Başkanı Roberta Metsola’ya başvurarak her iki milletvekiline karşı önlem alınmasını talep etti. Hayer, milletvekillerinin cezalandırılmamasının cezasızlık algısına yol açabileceğini belirtti.

El-Sahlani, Politico’ya yaptığı açıklamada, Storm’un ifadelerini ırkçı bir söylem olarak değerlendirdiğini aktardı. Suçlamaları reddeden Storm ise “evine git” ifadesiyle ülkeyi terk etmesini değil, yalnızca duygusal konuşmasının ardından toplantı salonundan çıkıp sakinleşmesini kastettiğini savundu.

Tynkkynen ise konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

AP Başkanı Roberta Metsola’nın sözcüsü, konunun halihazırda incelendiğini ve kararın Metsola tarafından verileceğini bildirdi.

Haziran ayı başında AP ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin müzakerecileri, sığınmacıların birlik dışına gönderilmesine yönelik yeni kurallar üzerinde anlaşmaya varmıştı.

Kabul edilen belge, sığınma hakkı alamayan kişilerin AB dışındaki özel merkezlere gönderilmesine olanak tanıyor.

Bağımsız araştırma kuruluşu RFBerlin bünyesindeki Göç Araştırmaları ve Analiz Merkezi verilerine göre, AB genelindeki göçmen sayısı 2025 yılı itibarıyla 64,2 milyon kişiye ulaştı.

Son 15 yılda yüzde 60’tan fazla artış gösteren bu nüfus, AB toplam nüfusunun yüzde 14,2’sini oluşturuyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya’da zorunlu askerlik gündemde

Yayınlanma

Litvanya’nın gelecekteki başbakanı ve Sosyal Demokratların lideri Mindaugas Sinkevičius, genel askerlik uygulamasının ülkenin güvenliğinin bir unsuru olduğunu söyledi. Sinkevičius, her vatandaşın daha fazla güvenliğe katkı sunmaya çalışması gerektiğini belirtirken, böyle bir sistem için altyapı ve eğitmen hazırlığının da gerekli olduğunu ifade etti.

Litvanya’nın gelecekteki başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti lideri Mindaugas Sinkevičius, ülkede genel askerlik uygulamasının gerekli olduğunu belirterek bunun ulusal güvenliğin bir parçası olduğunu söyledi.

Delfi’nin aktardığına göre Sinkevičius, “Genel askerlik ülkenin güvenliğinin bir unsurudur. Neden olmasın? Bence olabilir. Bu ülkenin her vatandaşı daha fazla güvenliğe katkı sunmaya çalışmalı. Daha iyi hazırlanırsak daha huzurlu yaşayacağımızı ve kendimizi daha güvende hissedeceğimizi düşünüyorum” dedi.

Sinkevičius, genel askerliğin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar hakkında konuşmak için henüz erken olduğunu ifade ederken, “büyük olasılıkla buna ihtiyaç duyulan bir noktaya gelineceğini” düşündüğünü söyledi.

Bunun yalnızca siyasi bir karar olmadığını vurgulayan Litvanyalı siyasetçi, altyapının ve eğitmen kadrolarının hazırlanması gerektiğini belirtti. Sinkevičius, genel askerlik uygulamasının mevcut parlamento döneminde hayata geçirilebileceği görüşünü de dile getirdi.

Litvanya’da bir sonraki Seimas seçimlerinin Ekim 2028’de yapılması planlanıyor. Sonbahar 2024’te seçilen mevcut 14. dönem parlamentonun görev süresi 2024-2028 yıllarını kapsıyor.

ERR’nin aktardığına göre Sinkevičius, haziran ayında koalisyon programının uzlaşmaya varılmasının ardından başbakanlık görevini üstlenmeye hazır olduğunu doğruladı.

Sinkevičius, 2024 parlamento seçimlerinden sonra ülkenin üçüncü başbakanı olacak. Bu dönemde ilk başbakan Gintautas Paluckas, ikinci başbakan ise Inga Ruginiene olmuştu.

Haziran ayında Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas da ülkenin genel askerlik sistemine doğru ilerlediğini, ancak bunun için hazırlık gerektiğini söylemişti.

Kaunas, “Kaliteyi koruyarak ve yeni tehditlere yanıt vererek genel askerliğe doğru iyi bir tempoyla ilerliyoruz. Bu süreçte komutanlıklar, gönüllü piyadeler ve Litvanya ordusu yer alıyor. Ortak hazırlığımız, savaş durumunda tüm toplumun nasıl hareket edeceği ve kendisini nasıl savunacağı konusunda eğitilmesini amaçlıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Delfi’nin belirttiğine göre Litvanya’da henüz genel askerlik uygulaması bulunmuyor. Ancak bazı siyasetçiler, yürürlükteki uygulamaların ülkeyi bu sisteme yaklaştırdığı görüşünü dile getiriyor.

Ülkede askerlik hizmeti dokuz ay sürüyor. Bu yıldan itibaren hizmet süresinin üç ya da altı aya düşürülmesine imkan tanıyan seçenekler de uygulanmaya başladı.

Askerlik hizmetine 18 ila 22 yaş arasındaki lise mezunları çağrılırken, her yıl silah altına alınacak gençlerin sayısı artırılıyor.

Silahlı kuvvetler geçen aralık ayında, 2026 yılı boyunca yaklaşık 5 bin gencin askere alınmasının planlandığını açıklamıştı. Askerlik celbi yıl boyunca, 2 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında yürütülüyor.

Litvanya, 2008’de kaldırdığı zorunlu askerlik hizmetini 2015 yılında yeniden yürürlüğe koydu. İlk aşamada uygulamanın geçici olduğu belirtilse de daha sonra Seimas, askerlik sisteminin kalıcı hale getirilmesine karar verdi.

Litvanyalı yayın kuruluşu LNK’nin haziran başındaki haberine göre ABD, rotasyon süresinin sona ermesi nedeniyle Litvanya’daki binin üzerinde askerini ve askeri teçhizatını ülkeden çekmeye başladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English