Amerika
Pence, Cumhuriyetçi Parti’yi geleneksel çizgiye çağırdı

Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, bugün yayımlanan yeni kitabında Cumhuriyetçi Parti içindeki sağ popülizm dalgasını ve Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki adımlarını doğrudan hedef aldı. Pence, partinin geleneksel muhafazakar ilkeler ile sınırları çizilmemiş bir popülizm arasında tercih yapması gerektiğini belirtti.
Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Cumhuriyetçi Parti’nin merkezinde geleneksel muhafazakarlığı yeniden tesis etmeyi yeni misyonu olarak görüyor.
Kendisinin de bir dönem yükselişine katkıda bulunduğu Donald Trump tarafından şekillendirilen ve her geçen gün popülist politikaları daha fazla benimseyen bir Cumhuriyetçi Parti içinde bu hedefin oldukça zorlu bir görev olduğu değerlendiriliyor.
Ancak bugün yayımlanan “What Conservatives Believe” (Muhafazakarlar Neye İnanır) adlı yeni kitabında Pence, “maskelenmiş ilericilik” olarak adlandırdığı akımı doğrudan hedef alıyor ve Trump’ın yönetim tarzına yönelik son derece açık eleştiriler yöneltiyor.
Kitabın, ABD Bağımsızlık Bildirgesi’nde Kral 3. George’a yöneltilen şikayet listesini andıran erken bir bölümünde Pence, ikinci Trump yönetiminin geleneksel muhafazakarlıktan saptığını düşündüğü çeşitli alanları sıralıyor.
Pence, kitabında şu ifadeleri kullanıyor:
“Trump bir zamanlar yaşam hakkını savunurken, artık kürtaj politikasının federal hükümetin işi olmadığını iddia ederek kürtaj karşıtı mücadeleden elini eteğini çekti. Bir zamanlar akıllıca atamalarla mahkemeleri muhafazakar bir yöne sevk ederken, kendi en önemli miraslarından birini inşa etmekte rol oynayan birçok kişi ve gruba saldırdı. Bir zamanlar serbest piyasa sisteminde işletmelerin serpilmesini isterken, federal hükümete birkaç şirketin kısmi ortaklığını vermek için çalıştı. Bir zamanlar dünyayla ilişki kurmak ve liderlik etmek isterken, giderek dünyadan geri çekildi ve ABD’yi uzun süreli müttefiklerinden izole etmeye çalıştı.”
Bununla birlikte, Pence’in argümanının temelini sadece Trump’ın şahsı değil, Trump’ın parti üzerindeki hakimiyeti sona erdiğinde Cumhuriyetçi Parti’nin karşı karşıya kalacağı ideolojik tartışmalar oluşturuyor.
Pence, “Muhafazakar inançların partisi olarak mı kalacağız, yoksa muhafazakar ilkelere dayanmayan popülizmin cazibeli sesine mi kapılacağız?” sorusunu yöneltiyor ve bu iki grup arasındaki ayrımın son derece derin olduğunu belirterek Cumhuriyetçilerin bir taraf seçmesi gerektiğini ifade ediyor.
Pence, yeni Trump yönetiminde, seçim dönemleri arasında Trump’ı hedef alan ve “solcu ilericiler tarafından icat edilen hukukun silah olarak kullanılması” (lawfare) yönteminin, artık sağ popülistler arasında yeni savunucular bulmasından üzüntü duyduğunu belirtiyor.
Bu kapsamda, Trump’ın muhalifleri olan eski FBI Direktörü James Comey, Demokrat California Senatörü Adam Schiff, New York Başsavcısı Leticia James ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a karşı açılan davalara işaret ediyor. Pence, muhafazakarların siyasi farklılıkları suç saymaya yönelik bu döngünün sona ermesi gerektiğini bildiklerini kaydediyor.
Pence, Anayasa’nın getirdiği sınırlandırmaların, Anayasa’yı destekleyenleri süreçleri sonuçlara tercih etmekle suçlayan partizan savaşçıları hüsrana uğrattığını belirtiyor ancak ilkelere bağlı kalınması yönünde çağrıda bulunuyor.
Kitabında, muhafazakarların tercih ettikleri sonuçların peşinden gitmeleri gerektiğini fakat oyunun kurallarına göre oynamak zorunda olduklarını yazan Pence, Anayasa kurallarının muhafazakar sınırlı devlet ilkesini korumak için konulduğunu hatırlatıyor.
Bu yaklaşımın, Trump’ın politika hedeflerine hızla ulaşmak amacıyla yürütme yetkisini mümkün olduğunca agresif kullanma anlayışını destekleyen ve benimseyen sağ kesimin geniş bir kesimi için kabul edilmesi zor bir öneri olduğu ifade ediliyor.
Pence, Amerikan ailelerinin önemine değinirken, bazı sağ popülistlerin Amerikan ailelerinin sanayi politikaları ve sosyal devlet desteğine ihtiyacı olduğuna karar vermesinden yakınıyor.
Bu noktada, dönemin Cumhuriyetçi Florida Senatörü Marco Rubio’nun 2019 yılında yaptığı ve “ortak çıkar kapitalizmi” konusundaki konuşmasına atıfta bulunan Pence, bunu büyük devlet yanlısı Cumhuriyetçiliğin ısıtılıp sunulmuş bir versiyonu olarak nitelendiriyor.
İsrail ve göçmenlik konularında geleneksel duruş çağrısı
Yakın tarihli bir Pew araştırmasına göre 50 yaşın altındaki Cumhuriyetçilerin çoğunluğunun İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip olduğu bir dönemde Pence, İsrail’i savunma konusunda da zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya bulunuyor.
ABD’nin İsrail’e yönelik askeri desteğini sorgulayan Steve Bannon ve Tucker Carlson gibi isimlerin yanıldığının kanıtlandığını savunan Pence, muhafazakar hareket içinde ABD’nin İsrail’e verdiği desteğe karşı çıkanlara yer olmadığını ve Amerika’da antisemitik söylem ile bağnazlığın yeri bulunmadığını ifade ediyor.
Kitap sadece Trump eleştirilerinden ibaret bir içerik barındırmıyor. “Mahalleden Sınıra Kanun ve Düzen” başlıklı bölümünde Pence, güçlü sınır güvenliği ve zorunlu E-Verify (elektronik istihdam doğrulama sistemi) gibi yöntemlerle yasa dışı göçün tamamen durdurulması çağrısında bulunuyor.
Ancak Trump’ın ikinci döneminde sınırı ele alış biçimine açıkça bir övgüde bulunmaktan kaçınıyor. Pence, Cumhuriyetçi Parti içindeki en sert göç karşıtlarını harekete geçiren demografi ve kimlik tartışmalarına ise kitabın ilerleyen kısımlarındaki “Fırsat Eşitliği” bölümüne kadar değinmiyor.
Politikaların entegrasyonu teşvik etmesi ve okullarda evde İngilizce konuşmayan çocuklara İngilizce öğretilmesi gerektiğini savunan Pence, şu uyarıda bulunuyor:
“Hareketimiz, yasal göçmenleri ulusal kimliğe yönelik bir tehdit olarak gören popülistlerin yaklaşımlarına karşı direnmeli ve Batı dünyasında beyazların beyaz olmayan göçmenlerle değiştirilmesine yönelik hain planlar yapıldığına dair komplo iddiaları öne süren sözde büyük ikame teorisi iftirasına düşmekten kaçınmalıdır. Amerikalılar birçok ülkede olduğu gibi ırk, etnik köken veya soy bağlarıyla birbirine bağlı olmayabilir. Yine de başka bir yerden gelen ataların ortak geçmişini paylaşıyoruz.”
Pence, pazar günü NBC News kanalında katıldığı “Meet the Press” programında yaptığı açıklamada, kitabının MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketini reddetmediğini, bu hareketi destekleyenlerin muhafazakar ilkelere inandığını düşündüğünü belirtti.
Pence, Cumhuriyetçi Parti’nin popülistleri tarafından desteklenen Başkan Yardımcısı JD Vance’in parti lideri olarak bu ilkeleri somutlaştırıp somutlaştıramayacağına yönelik bir soruyu ise yanıtlamayarak geçiştirdi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












