Rusya
Putin: Biden’ın ABD Başkanı olması bizim için daha iyi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Geleceğin Teknolojileri Forumu çerçevesinde gazeteci Pavel Zarubin’e mülakat verdi.
Putin, ABD’de devam eden seçim kampanyasına değinerek Rusya’nın Amerika’nın iç işlerine karışmasının uygunsuz olacağını söyledi.
Görevdeki Başkan Joe Biden’ın mı yoksa Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump’ın mı Rusya için daha iyi olacağı sorusuna yanıt veren Putin, “Biden. Daha deneyimli ve öngörülebilir bir kişi, eski usül bir politikacı. Ancak Amerikan halkının güvenini kazanan herhangi bir liderle çalışacağız,” dedi.
Biden’ın bilişsel gerilemesiyle ilgili basında çıkan haberlere, üç yıl önce İsviçre’de ABD lideriyle bir araya geldiğinde böyle bir duruma şahit olmadığını söyleyerek yanıt veren Rusya lideri, “Helikopterden inerken kafasını çarpmışsa ne olmuş? Aramızda kim kafasını helikoptere çarpmadı ki, ilk taşı o atsın. Ben doktor değilim,” ifadelerini kullandı.
Moskova için önemli olan tek şeyin Washington’un ‘zararlı ve yanlış’ politikası olduğunu vurgulayan Putin, ayrıca Trump’ın, GSYİH’lerinin gerektiği kadarını orduya ayırmayan bazı NATO üyeleriyle ilgili son açıklamalarını da yorumladı.
Rusya lideri, Trump’ın NATO’ya yaklaşımının ‘belli bir mantığı olduğunu’ ancak ABD’nin ‘nükleer şemsiyesi’ altında hiçbir soru sorulmadan yaşamaya alışmış Avrupa ülkelerinin pozisyonunun da öyle olduğunu kaydetti.
Putin, NATO’nun ‘ABD dış politikasının bir aracı’ olduğunu anımsatarak, Trump’ın ittifaktan çekilme tehditlerini “Bırakalım bunu kendi aralarında çözsünler,” diye ekledi.
‘Tucker Carlson tehlikeli biri’
Öte yandan Putin, geçen hafta eski Fox New sunucusu Tucker Carlson’a verdiği mülakata dair değerlendirmede bulundu.
Putin, “Bence sizin Carlson – sizinki diyorum, çünkü o sizin mesleğinizin bir üyesi – tehlikeli bir adam. Agresif olacağını, bana keskin sorular soracağını düşünmüştüm. Sadece buna hazır değildim, aynı derecede keskin cevaplar verebilmek için bunu istiyordum. Ama o farklı bir taktik seçti,” diye konuştu.
Putin, Carlson’ın Putin’in uzun tarih anlatımı boyunca sabırla otursa da ‘hazırlandığı bir şeyi yapma fırsatı vermediğini’ belirterek, “Açıkçası bu röportajdan tam anlamıyla tatmin olamadım,” dedi.
Mülakatına Batı’dan gelen tepkileri yorumlayan Putin, oradaki liderlerin kendisini izlemesinin ve söyleyeceklerini dinlemesinin iyi bir şey olduğunu ancak sözlerini çarpıtma ihtiyacı hissetmelerinin kötü olduğunu söyledi.
‘Ukrayna’daki operasyonu çok daha önce başlatmalıydık’
Ayrıca Putin, Rusya’nın uzun süredir devam eden Ukrayna krizini diplomasi yoluyla çözmeye çalışırken rakiplerine fazla güvenerek ve adımlarını kararlı atmayacak hata yaptığını vurguladı.
Rusya lideri, Kiev’deki 2014 darbesinin ardından Moskova’nın Donbass’ta akan kanı ‘barışçıl yollarla’, yani Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerine Ukrayna içinde özel bir özerk statü öngören Minsk Anlaşmalarıyla çözmeye çalıştığını hatırlattı.
Putin, “Pişmanlık duyabileceğimiz tek şey, iyi insanlarla karşı karşıya olduğumuza inanarak aktif eylemlerimize daha önce başlamamış olmamız,” ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda Rusya lideri, “Daha sonra bu konuda kandırıldığımız ortaya çıktı, zira hem eski Alman Şansölyesi hem de eski Fransa Cumhurbaşkanı anlaşmaları yerine getirmeyi asla planlamadıklarını kamuoyu önünde açıkça itiraf ettiler. Bunun yerine, Kiev rejimine daha fazla silah teslim etmek için zaman kazanıyorlardı ve yaptıkları da tam olarak buydu,” diye ekledi.
‘Kanser aşısı üretmeye yakınız’
Bunun yanı sıra Putin, Rus tıp bilimcilerinin kansere karşı aşılar ve yeni nesil ilaçlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Putin, “Onko-aşılar, kansere karşı aşılar ve yeni nesil immünomodülatör ilaçlar yaratmaya çok yaklaştığımızı da ekleyeceğim. Ve umuyorum ki yakında bunlar bireysel tedavi yöntemleri olarak etkin bir şekilde kullanılacak,” diye konuştu.
Rusya’daki tüm kanser vakalarının yarısından fazlasının, prognozun en olumlu olduğu erken evrelerde tespit edildiklerine dikkat çeken Putin, ayrıca tıbbi araştırma ve geliştirmeye gerekli düzeyde fon sağlamaya devam etme sözü verdi.
Devlet Başkanı, kendisine gösterilen tıbbi gelişmeleri ‘bir tür bilim kurgu’ olarak yorumladı ve “Kısa bir süre önce bile bu tür şeyleri sadece fantastik kurgu eserlerinde okuyabiliyorduk, ancak bugün bunların hepsi gerçeğe dönüşüyor. Tüm bu alanlar yeni yeni ivme kazanıyor ve yakın gelecekte tıpta gerçek bir devrim yaratmaları bekleniyor,” değerlendirmesini yaptı.
Rusya
Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.
Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.
RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.
Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.
Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.
Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.
Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum
Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.
Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.
1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.
1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.
Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı
Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.
Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.
Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.
Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.
Rusya
Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.
TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.
Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.
Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.
Dört rafineriye saldırı düzenlendi
Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.
Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.
Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.
Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.
Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.
Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.
Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.
Rusya
Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.
Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.
Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.
Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.
Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.
Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.
Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.
Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.
Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.
Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.
Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.
Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.
Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.
Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.
Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.
Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri









