Rusya
Putin: Bu savaşı biz başlatmadık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 27. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) çerçevesinde uluslararası haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığı görüşmede, Ukrayna’daki savaşın Rusya yüzünden değil 2014’teki darbeden sonra başladığını söyledi.
RIA Novosti‘nin aktardığına göre Putin, yaptığı açıklamada “Bu savaşı biz başlatmadık, savaş 2014 yılında bir darbe ve darbeyi kabul etmeyenleri silah kullanarak ezme girişimlerinin ardından başladı,” dedi.
Rusya’nın Ukrayna’da barışçıl bir çözüm için bir formül bulmak amacıyla her türlü çabayı gösterdiğini kaydeden Putin, “Rusya barışçıl yollarla bir çözüm formülü bulmak için her türlü çabayı sarf etti; 2015 Minsk’te Minsk anlaşmaları olarak adlandırılan ve tesadüfen BM Güvenlik Konseyi kararıyla yasal olarak oluşturulan anlaşmaları imzaladık,” ifadelerini kullandı.
Rusya lideri, bunun anlaşmanın uygulanmasını gerekli kıldığını ancak Ukrayna’nın askeri yaklaşımı benimsemeye karar verdiğini de sözlerine ekledi.
Washington’un Ukrayna’da anayasaya aykırı bir şekilde yönetime el konulmasını kışkırttığına ve bu nedenle şu anda orada yaşananlardan eşit derecede sorumlu olduğuna dikkat çeken Putin, “Yaşananlardan, [Ukrayna’da] iktidarın anayasaya aykırı bir şekilde ele geçirilmesini provoke eden ekiple birlikte ABD de sorumludur. Sonucun ne olduğu hakkında daha fazla şey söylememe gerek var mı?” diye konuştu.
Rus gazetecilere yönelik engellemeler
Rusyalı gazetecilerin Batı’nın her yerinde engellendiğini ve gözdağına maruz kaldığını belirten Putin, şöyle devam etti: “Gazetecilerimiz nerede çalışmaya çalışırlarsa çalışsınlar, her yerde engelleniyorlar. Her yerde, yani çalışanlar korkutuluyor, banka hesapları kapatılıyor, ulaşım araçları ellerinden alınıyor.”
Rus medya temsilcilerinin yaptığı tek şeyin küresel olaylara dair Moskova’nın bakış açısını anlatmak olduğunu vurgulayan Putin, “Medya temsilcilerimizin ve Rusyalı meslektaşlarınızın yaptığı tek şey, dünyada, ülkemizde ve Avrupa’da meydana gelen belirli süreçlere ilişkin bizim bakış açımızı anlatmak,” diye ekledi.
Clooney Vakfı, Rus gazeteciler hakkında tutuklama emri istedi
Ukrayna’daki kayıplar
Bunun yanı sıra Putin, Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmalarda yaşadığı kayıpların Kiev’in kayıplarından birkaç kat daha az olduğunu, geri dönülemez personel kaybı oranının ise bire beş olduğunun altını çizdi.
Rusya lideri, “Özellikle telafisi mümkün olmayan kayıplar söz konusu olduğunda, kayıplarımızın Ukrayna tarafının kayıplarından kesinlikle birkaç kat daha az olduğunu biliyorum,” değerlendirmesini yaptı.
Putin ayrıca Ukrayna ordusunun ayda yaklaşık 50 bin asker kaybettiğini söyledi. Savaş esirleriyle ilgili olarak Putin, toplam 1348 Rus asker ve subayının Kiev tarafından esir alındığını, Rusya’nın ise şu anda 6 bin 465 Ukraynalı askeri esir tuttuğunu ifade etti.
Bu arada, Rusya’nın istihbarat verilerine göre Kiev’in geçen ay seferberlik sırasında yaklaşık 50 bin asker topladığını söyleyen Putin, Kiev’in kayıplarını telafi etmeyi amaçladığını, zira ‘topyekûn seferberliğin’ bile sorunlarını çözemeyeceğini sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Başkanı, “ABD yönetimi [Ukrayna’da] seferberlik eşiğinin kademeli olarak 25’ten 23’e, ardından 20’ye ve nihayet 18 yıla indirilmesinde ya da tek seferde 18 yaşa indirilmesinde ısrar ediyor. Halihazırda 17 yaşındaki erkek çocukların askeri kayıtlara geçirilmesi gerekiyor,” yorumunu yaptı.
Putin, Rusya’ya zarar vermeye çalışanların, kendilerine daha fazla zarar verdiklerini anlamaları gerektiğine işaret etti.
Çatışma bölgelerine silah temini üzerine
Putin, bir çatışma bölgesine silah tedarik etmenin her zaman kötü, tehlikeli ve ciddi bir adım olduğunu belirtti.
Rusya lideri, “Çatışma bölgesine silah tedariki her zaman kötüdür. Üstelik bu silahları tedarik edenlerin sadece silah tedarik etmekle kalmayıp bu silahları kontrol etmelerinden kaynaklanıyorsa. Bu da çok ciddi ve çok tehlikeli bir adımdır,” dedi.
Almanya’nın Ukrayna’ya füze tedariki üzerine
Putin, Berlin’in Kiev’e füze tedarik etmesinin Moskova ile ilişkilerini ‘tamamen’ bozacağını vurguladı.
Rusya lideri, “Alman yapımı ilk tanklar Ukrayna topraklarında göründüğünde, bu Rusya’da ahlaki ve etik bir şok yarattı. Zira Rusya toplumunda Federal Cumhuriyet’e yönelik tutum her zaman son derece iyi olmuştur. Şimdi, yakında Rusya topraklarındaki hedefleri vuracak bir tür füzenin ortaya çıkacağını söylediklerinde, bu elbette Rusya-Almanya ilişkilerini tamamen yok edecektir,” diye konuştu.
Alman yönetiminde hiç kimsenin kendi yurttaşlarının çıkarlarını korumadığını belirten Putin, Almanya’nın enformasyon politikaları ve savunma alanlarında ‘okyanus ötesindeki’ üst akla bağımlı olduğunu savundu.
Alman milletvekili Dağdelen: NATO, Ukrayna’ya asker göndermek için bahane arıyor
Ukrayna’ya uzun menzilli füze tedariki
Diğer yandan Putin, Rusya’nın Ukrayna’ya uzun menzilli silah tedarikine tepkisinin asimetrik olabileceğini kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı, “Birileri topraklarımıza saldırmak ve bize sorun yaratmak için savaş bölgesine bu tür silahlar tedarik etmeyi mümkün görüyorsa, o zaman neden dünyanın hassas tesislerine saldırılar düzenlenecek bölgelerine aynı sınıftan silahlarımızı tedarik etme hakkına sahip olmadığımızı düşünüyoruz… Cevap asimetrik olabilir. Bunu düşüneceğiz,” ifadesini kullandı.
Putin, Rusya’nın başka ülkelerin kendisine karşı savaşa sürüklendiğini görürse, benzer şekilde hareket etme hakkını saklı tutacağını da sözlerine ekledi.
ABD başkanlık seçimleri üzerine
Putin, Rusya’nın Amerikan halkı tarafından seçilen herhangi bir ABD başkanıyla çalışacağını söyledi.
Putin, “Bizim için nihai sonucun çok da önemli olmadığına inanıyoruz. Rusya, Amerikan halkı tarafından seçilecek herhangi bir ABD başkanı ile çalışacaktır,” diye konuştu.
Rusya’nın ABD’deki siyasi sürece müdahale etmediğini ve etmeyeceğini söyleyen Putin, ABD’nin iç siyasi mücadelelerle ‘kendi kendini yaktığına’ dikkat çekti.
ABD Başkanı Joe Biden’ın eski usul bir politikacı olduğunu ve öngörülebilir olduğunu kaydeden Putin, “Sayın Biden hakkındaki açıklamamı herkesin şüpheyle karşıladığını daha önce de söylemiştim, ancak bu açıklamada Başkan Biden’a yönelik bir tür gizli saldırı da gördüler, ancak kendisi gerçekten eski usul bir politikacı,” değerlendirmesini yaptı.
Avrupa Birliği ile ilişkiler
Rusya lideri, Avrupa Birliği (AB) liderlerinin kendilerine daha fazla güvenmeleri ve ulusal çıkarlarını korumak için daha fazla cesarete sahip olmaları halinde sorunlara çözüm bulmanın mümkün olacağını vurguladı.
Putin, “Kendilerine daha fazla güven duymaları ve ulusal çıkarlarını korumak için daha fazla cesaret göstermeleri halinde [AB liderleriyle sorunlara çözüm bulmak] mümkün,” diye ekledi.
Washington’un ekonomi politikası üzerine
Rusya Devlet Başkanı, ABD yönetiminin ekonomi politikasında birbiri ardına hatalar yaptığını dile getirerek “Uluslararası politika alanında, iç politikada ve aynı zamanda ekonomi politikasında, bugünkü yönetimin birbiri ardına hatalar yaptığını düşünüyorum,” diye konuştu.
Washington’un küresel liberalizmin lideri olma arzusunun devleti içeriden çökerttiğini vurgulayan Putin, şunları söyledi: “ABD’de kimsenin Ukrayna’yı umursamadığı konusunda bana katılacağınızı düşünüyorum, Ukrayna ve Ukrayna halkı ile değil, kendi üstünlüklerini ellerinde tutmakla ilgileniyorlar.”
Donald Trump’ın iktidara gelmesi halinde ABD’nin Kiev politikasında herhangi bir değişiklik olup olmayacağını söylemenin zor olduğunu belirten Putin, ABD’nin şu anda üstünlük pozisyonuna zarar vereceği düşüncesiyle Rusya’nın başarısını engellemeye çalıştığını da sözlerine ekledi.
Rusya-Çin ilişkileri üzerine
Bunun yanı sıra Putin, Rusya ile Çin arasındaki ikili ilişkilerin durumsal olmadığını ve derin, karşılıklı çıkarlara dayandığını vurguladı.
Rusya lideri, “[Çin ve Rusya arasındaki] ikili ilişkilere gelince, bunların durumsal nitelikte olmadığına dikkatinizi çekmek isterim. Bu ilişkiler derin ve karşılıklı çıkarlara dayanıyor,” diye konuştu.
Putin, Çin’in Rusya’nın başlıca ticaret ortağı olduğu 15 yıl boyunca Moskova ile Pekin’in ilişkilerini fırsatçı dünya olaylarına değil, karşılıklı çıkarlara dayalı olarak inşa ettiklerini kaydetti.
Moskova ile Pekin arasında uçak üretimi ve yapay zeka da dahil olmak üzere yüksek teknoloji ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik beklentileri de ele alan Putin, “Yüksek teknolojiler alanında da iyi beklentilerimiz var,” dedi.
Putin, Rusya ile Çin’in savunma sanayi işbirliğini sürdürdüğünü ve Moskova’nın Pekin’e sunacak bir şeyleri olduğunu belirtti.
Rusya lideri, “Askeri-teknik iş birliği üzerinde çalışıyoruz. Burada Çinli dostlarımıza sunabileceğimiz bir şeyler var. Çinli dostlarımız da bu alanda birlikte çalışmak istiyorlar,” bilgisini verdi.
Putin ayrıca Rusya ve Çin’in ortak tatbikatlar gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam edeceğini kaydetti.
Türkiye ile ilişkiler
Türkiye ile ilişkilere ve ABD’nin ‘ikincil yaptırım’ tehditleri nedeniyle yaşanan sorunlara değinen Putin, şöyle devam etti:
“Türk hükümetinin ekonomik bloku son zamanlarda Batılı finans kuruluşlarından kredi, yatırım ve hibe almaya odaklanıyor. Bu muhtemelen kötü bir şey değil. Ama eğer bu Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerin kısıtlanmasından kaynaklanıyorsa, o zaman Türk ekonomisinin kazancından çok kaybı olacaktır.”
Azerbaycan ile ilişkiler
Putin, Rusya ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin başarılı, güvenilir ve pragmatik bir şekilde gelişmekte olduğunu, Bakü yönetiminin karşılıklı çıkara dayalı devletlerarası ilişkiler kurmaya kararlı olduğunu ifade etti.
Rusya lideri, “İlişkilerimiz başarılı, güvenilir ve son derece pragmatik bir şekilde gelişiyor. Azerbaycan yönetiminin devletlerarası ilişkileri tam olarak karşılıklı çıkar ve bir dereceye kadar birbirlerine sempati temelinde kurmaya kararlı olduğunu görüyoruz,” diye konuştu.
İkili ilişkilerin daha da geliştirilmesi için Rusya ile Azerbaycan arasındaki ulaşım altyapısının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Putin, şöyle devam etti: “Lojistik gelişimi açısından bu alanda yapılması gereken çok şey var. Kesinlikle haklısınız. Bu sadece Kuzey-Güney [uluslararası ulaşım koridoru] ile ilgili değil, diğer alanlarda da geçerli. Örneğin Rusya-Azerbaycan sınırının Dağıstan kesimindeki lojistik merkezler arasındaki bağlantı.”
Azerbaycan, Ermenistan sınırındaki dört köyde kontrolü ele geçirdi
Rusya’nın ekonomik büyümesi üzerine
Bununla beraber Putin, Rusya ekonomisinin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,4 oranında büyüdüğünü belirtti.
Rusya lideri, ekonomik sıralamadaki yerin kendi başına bir amaç olmadığını, önemli olanın ülkenin ekonomik büyüme hızını korumak olduğunu ve bunu da başardıklarını sözlerine ekledi.
Kuzey-Güney Koridoru
Arap devlet fonları da dahil olmak üzere yabancı yatırımcıların Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoruna ilgi gösterdiklerini ve projenin oldukça karlı olacağını kaydeden Putin, şöyle devam etti: “Çok karlı olacağından, Arap egemen fonları da dahil olmak üzere bu projeye ilgi duyduklarını beyan eden yabancı yatırımcılar da var. Bu anlaşılabilir bir durum, zira egemen fonlar her zaman güvenilir yatırımlar ararlar. Bu güvenilir yatırımlardan biri, çünkü karlılığı sağlanacak ve garanti altına alınacak.”
Putin, projenin hayata geçirilmesinden ‘hiç şüphesi’ olmadığını vurguladı.
Putin: Kuzey-Güney koridoru geniş uluslararası işbirliğine örnek olmalı
Ukrayna üzerinden Avrupa’ya doğalgaz tedariki
Şu anda iki boru hattından sadece biri çalışır durumda olsa da Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya gaz tedarik etmeye devam ediyor.
Putin, “Ukrayna toprakları üzerinden Avrupa’ya gaz tedarik etmeye devam ediyoruz. Biz tedarik ediyoruz. İki boru hattımız vardı. Ukrayna tarafı bunlardan birini kapattı, vanayı bozdu ve öylece kapattı. Oysa bunu yapmak için hiçbir neden yoktu. Sadece bir boru hattı kalmıştı. Her neyse, gazımız bunun üzerinden Avrupa’ya pompalanmaya devam ediyor,” dedi.
Ayrıca Putin, Avrupalı tüketicilerin TürkAkım boru hattı üzerinden de gaz aldığını anımsattı.
Putin, “Kuzey Akım boru hatlarından biri yok edildi. Tanrı’ya şükür bir diğeri hala sağlam, peki Almanya neden gazımızı bu boru hattı üzerinden almak istemiyor? Biri bana bunu açıklayabilir mi? Burada mantık nerede? Ukrayna’dan geçirebiliyorlar, Türkiye’den geçirebiliyorlar ama Baltık Denizi’nden geçiremiyorlar, öyle mi? Bu nasıl bir hezeyandır?” dedi.
Gazze’deki katliamlar üzerine
Gazze Şeridi’ndeki mevcut durumun bir savaştan ziyade sivil nüfusun tamamen yok edilmesi olduğuna dikkat çeken Putin, “İsrail’in uğradığı terör saldırısına karşılık olarak Gazze’de şu anda yaşananlar savaşa pek benzemiyor. Görünen, sivil nüfusun tamamen yok edilmesidir,” diye vurguladı.
Rusya Devlet Başkanı, bunun Washington’un Filistin krizini çözme konusunu tekeline almasından kaynaklandığına işaret etti.
Putin, “Bunun, ABD’nin İsrail-Filistin çözümünü tekeline alma ve bu karmaşık meseleyi birlikte çözmek için özel olarak oluşturulan tüm uluslararası araçları bir kenara itme politikasının bir sonucu olduğuna inanıyoruz… Belki de ABD yönetiminden birileri, bu konuda ne kadar az görüş olursa sonuç almanın o kadar kolay olacağına inanıyor, ancak açıkça yanılıyorlar,” diye konuştu.
Rus lider, Moskova’nın hem bölgedeki hem de İslam dünyasındaki siyasi ağırlığı nedeniyle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu krizin çözümüne katkıda bulunacağına inandığını ve Moskova’nın da Erdoğan’a yardımcı olmak için elinden geleni yapacağını kaydetti.
Terör söz konusu olduğunda Rusya’nın her türlüsüne karşı olduğunu dile getiren Putin, “Elbette, herhangi bir yerde ve herhangi bir ülkede sivillere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere terörün her türlüsüne karşıyız,” ifadelerini kullandı.
Bu arada Rusya Devlet Başkanı, Rusya’nın Gazze Şeridi konusundaki tutumunun siyasi koşullara bağlı olmadığını ve Sovyetler Birliği’nin Filistin devletini 1988’de tanıdığı göz önüne alındığında Sovyet döneminden bu yana değişmediğini anımsattı.
Rusya’nın çözümde öncü bir rol oynamaması gerektiğini, ancak katkıda bulunabileceğini de vurgulayan Putin, şöyle devam etti: “Rusya’nın öncü bir rol oynaması önemli mi? Bence değil. Bu çatışmaya dahil olan ve meydana gelen olaylar üzerinde büyük etkisi olan pek çok aktör var, ancak İsrail ile son 10 yılda gelişen ilişkilerimizi, geleneksel ilişkilerimizi ve Müslüman Arap dünyası ile çok güvene dayalı ilişkilerimizi göz önünde bulundurarak elbette çözüm girişimlerine katkıda bulunabiliriz.”
ABD ateşkes önerilerini veto etmeseydi Gazze Şeridi’deki savaşın çoktan sona ermiş olacağını ifade eden Putin, “BM Güvenlik Konseyi’nde ateşkes konusunda birkaç kez girişimde bulunduk. ABD engelliyor, veto ediyor. Dayanışma içinde çalışsaydık bir anlaşmaya varabilirdik, bu doğru senaryo olurdu. Şimdiye kadar bu mümkün olmadı,” diye ekledi.
Rusya’nın güvenliği üzerine
Aynı zamanda Putin, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün tehdit edilmesi halinde Rusya’nın elindeki tüm araçları kullanacağını duyurdu.
Rusya lideri, “Bizim bir nükleer doktrinimiz var, bakın orada ne yazıyor. Birilerinin eylemleri egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü tehdit ederse, elimizdeki tüm araçları kullanmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz,” değerlendirmesini yaptı.
Rusya’yı sürekli olarak nükleer silah kullanmakla tehdit etmekle suçlamaya çalıştıklarını, ancak bunun doğru olmadığını anımsatan Putin, şöyle devam etti: “Bu çok zor bir konu. ABD, İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima, Nagazaki, 20 kiloton nükleer silah kullanan tek ülkedir. Bizim taktik nükleer silahlarımız 70 ila 75 kiloton, taktik nükleer silahlar. Sadece kullanımını değil, kullanma tehdidini bile gündeme getirmeyelim.”
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı







