Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Bu savaşı biz başlatmadık

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 27. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) çerçevesinde uluslararası haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığı görüşmede, Ukrayna’daki savaşın Rusya yüzünden değil 2014’teki darbeden sonra başladığını söyledi.

RIA Novosti‘nin aktardığına göre Putin, yaptığı açıklamada “Bu savaşı biz başlatmadık, savaş 2014 yılında bir darbe ve darbeyi kabul etmeyenleri silah kullanarak ezme girişimlerinin ardından başladı,” dedi.

Rusya’nın Ukrayna’da barışçıl bir çözüm için bir formül bulmak amacıyla her türlü çabayı gösterdiğini kaydeden Putin, “Rusya barışçıl yollarla bir çözüm formülü bulmak için her türlü çabayı sarf etti; 2015 Minsk’te Minsk anlaşmaları olarak adlandırılan ve tesadüfen BM Güvenlik Konseyi kararıyla yasal olarak oluşturulan anlaşmaları imzaladık,” ifadelerini kullandı.

Rusya lideri, bunun anlaşmanın uygulanmasını gerekli kıldığını ancak Ukrayna’nın askeri yaklaşımı benimsemeye karar verdiğini de sözlerine ekledi.

Washington’un Ukrayna’da anayasaya aykırı bir şekilde yönetime el konulmasını kışkırttığına ve bu nedenle şu anda orada yaşananlardan eşit derecede sorumlu olduğuna dikkat çeken Putin, “Yaşananlardan, [Ukrayna’da] iktidarın anayasaya aykırı bir şekilde ele geçirilmesini provoke eden ekiple birlikte ABD de sorumludur. Sonucun ne olduğu hakkında daha fazla şey söylememe gerek var mı?” diye konuştu.

Ukrayna’da tırmanma: Adım adım nükleer savaşa mı?

Rus gazetecilere yönelik engellemeler

Rusyalı gazetecilerin Batı’nın her yerinde engellendiğini ve gözdağına maruz kaldığını belirten Putin, şöyle devam etti: “Gazetecilerimiz nerede çalışmaya çalışırlarsa çalışsınlar, her yerde engelleniyorlar. Her yerde, yani çalışanlar korkutuluyor, banka hesapları kapatılıyor, ulaşım araçları ellerinden alınıyor.”

Rus medya temsilcilerinin yaptığı tek şeyin küresel olaylara dair Moskova’nın bakış açısını anlatmak olduğunu vurgulayan Putin, “Medya temsilcilerimizin ve Rusyalı meslektaşlarınızın yaptığı tek şey, dünyada, ülkemizde ve Avrupa’da meydana gelen belirli süreçlere ilişkin bizim bakış açımızı anlatmak,” diye ekledi.

Clooney Vakfı, Rus gazeteciler hakkında tutuklama emri istedi

Ukrayna’daki kayıplar

Bunun yanı sıra Putin, Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmalarda yaşadığı kayıpların Kiev’in kayıplarından birkaç kat daha az olduğunu, geri dönülemez personel kaybı oranının ise bire beş olduğunun altını çizdi.

Rusya lideri, “Özellikle telafisi mümkün olmayan kayıplar söz konusu olduğunda, kayıplarımızın Ukrayna tarafının kayıplarından kesinlikle birkaç kat daha az olduğunu biliyorum,” değerlendirmesini yaptı.

Putin ayrıca Ukrayna ordusunun ayda yaklaşık 50 bin asker kaybettiğini söyledi. Savaş esirleriyle ilgili olarak Putin, toplam 1348 Rus asker ve subayının Kiev tarafından esir alındığını, Rusya’nın ise şu anda 6 bin 465 Ukraynalı askeri esir tuttuğunu ifade etti.

Bu arada, Rusya’nın istihbarat verilerine göre Kiev’in geçen ay seferberlik sırasında yaklaşık 50 bin asker topladığını söyleyen Putin, Kiev’in kayıplarını telafi etmeyi amaçladığını, zira ‘topyekûn seferberliğin’ bile sorunlarını çözemeyeceğini sözlerine ekledi.

Rusya Devlet Başkanı, “ABD yönetimi [Ukrayna’da] seferberlik eşiğinin kademeli olarak 25’ten 23’e, ardından 20’ye ve nihayet 18 yıla indirilmesinde ya da tek seferde 18 yaşa indirilmesinde ısrar ediyor. Halihazırda 17 yaşındaki erkek çocukların askeri kayıtlara geçirilmesi gerekiyor,” yorumunu yaptı.

Putin, Rusya’ya zarar vermeye çalışanların, kendilerine daha fazla zarar verdiklerini anlamaları gerektiğine işaret etti.

Çatışma bölgelerine silah temini üzerine

Putin, bir çatışma bölgesine silah tedarik etmenin her zaman kötü, tehlikeli ve ciddi bir adım olduğunu belirtti.

Rusya lideri, “Çatışma bölgesine silah tedariki her zaman kötüdür. Üstelik bu silahları tedarik edenlerin sadece silah tedarik etmekle kalmayıp bu silahları kontrol etmelerinden kaynaklanıyorsa. Bu da çok ciddi ve çok tehlikeli bir adımdır,” dedi.

Almanya’nın Ukrayna’ya füze tedariki üzerine

Putin, Berlin’in Kiev’e füze tedarik etmesinin Moskova ile ilişkilerini ‘tamamen’ bozacağını vurguladı.

Rusya lideri, “Alman yapımı ilk tanklar Ukrayna topraklarında göründüğünde, bu Rusya’da ahlaki ve etik bir şok yarattı. Zira Rusya toplumunda Federal Cumhuriyet’e yönelik tutum her zaman son derece iyi olmuştur. Şimdi, yakında Rusya topraklarındaki hedefleri vuracak bir tür füzenin ortaya çıkacağını söylediklerinde, bu elbette Rusya-Almanya ilişkilerini tamamen yok edecektir,” diye konuştu.

Alman yönetiminde hiç kimsenin kendi yurttaşlarının çıkarlarını korumadığını belirten Putin, Almanya’nın enformasyon politikaları ve savunma alanlarında ‘okyanus ötesindeki’ üst akla bağımlı olduğunu savundu.

Alman milletvekili Dağdelen: NATO, Ukrayna’ya asker göndermek için bahane arıyor

Ukrayna’ya uzun menzilli füze tedariki

Diğer yandan Putin, Rusya’nın Ukrayna’ya uzun menzilli silah tedarikine tepkisinin asimetrik olabileceğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı, “Birileri topraklarımıza saldırmak ve bize sorun yaratmak için savaş bölgesine bu tür silahlar tedarik etmeyi mümkün görüyorsa, o zaman neden dünyanın hassas tesislerine saldırılar düzenlenecek bölgelerine aynı sınıftan silahlarımızı tedarik etme hakkına sahip olmadığımızı düşünüyoruz… Cevap asimetrik olabilir. Bunu düşüneceğiz,” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya’nın başka ülkelerin kendisine karşı savaşa sürüklendiğini görürse, benzer şekilde hareket etme hakkını saklı tutacağını da sözlerine ekledi.

ABD başkanlık seçimleri üzerine

Putin, Rusya’nın Amerikan halkı tarafından seçilen herhangi bir ABD başkanıyla çalışacağını söyledi.

Putin, “Bizim için nihai sonucun çok da önemli olmadığına inanıyoruz. Rusya, Amerikan halkı tarafından seçilecek herhangi bir ABD başkanı ile çalışacaktır,” diye konuştu.

Rusya’nın ABD’deki siyasi sürece müdahale etmediğini ve etmeyeceğini söyleyen Putin, ABD’nin iç siyasi mücadelelerle ‘kendi kendini yaktığına’ dikkat çekti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın eski usul bir politikacı olduğunu ve öngörülebilir olduğunu kaydeden Putin, “Sayın Biden hakkındaki açıklamamı herkesin şüpheyle karşıladığını daha önce de söylemiştim, ancak bu açıklamada Başkan Biden’a yönelik bir tür gizli saldırı da gördüler, ancak kendisi gerçekten eski usul bir politikacı,” değerlendirmesini yaptı.

ABD seçim anketi: Biden ile Trump kafa kafaya

Avrupa Birliği ile ilişkiler

Rusya lideri, Avrupa Birliği (AB) liderlerinin kendilerine daha fazla güvenmeleri ve ulusal çıkarlarını korumak için daha fazla cesarete sahip olmaları halinde sorunlara çözüm bulmanın mümkün olacağını vurguladı.

Putin, “Kendilerine daha fazla güven duymaları ve ulusal çıkarlarını korumak için daha fazla cesaret göstermeleri halinde [AB liderleriyle sorunlara çözüm bulmak] mümkün,” diye ekledi.

Washington’un ekonomi politikası üzerine

Rusya Devlet Başkanı, ABD yönetiminin ekonomi politikasında birbiri ardına hatalar yaptığını dile getirerek “Uluslararası politika alanında, iç politikada ve aynı zamanda ekonomi politikasında, bugünkü yönetimin birbiri ardına hatalar yaptığını düşünüyorum,” diye konuştu.

Washington’un küresel liberalizmin lideri olma arzusunun devleti içeriden çökerttiğini vurgulayan Putin, şunları söyledi: “ABD’de kimsenin Ukrayna’yı umursamadığı konusunda bana katılacağınızı düşünüyorum, Ukrayna ve Ukrayna halkı ile değil, kendi üstünlüklerini ellerinde tutmakla ilgileniyorlar.”

Donald Trump’ın iktidara gelmesi halinde ABD’nin Kiev politikasında herhangi bir değişiklik olup olmayacağını söylemenin zor olduğunu belirten Putin, ABD’nin şu anda üstünlük pozisyonuna zarar vereceği düşüncesiyle Rusya’nın başarısını engellemeye çalıştığını da sözlerine ekledi.

Rusya-Çin ilişkileri üzerine

Bunun yanı sıra Putin, Rusya ile Çin arasındaki ikili ilişkilerin durumsal olmadığını ve derin, karşılıklı çıkarlara dayandığını vurguladı.

Rusya lideri, “[Çin ve Rusya arasındaki] ikili ilişkilere gelince, bunların durumsal nitelikte olmadığına dikkatinizi çekmek isterim. Bu ilişkiler derin ve karşılıklı çıkarlara dayanıyor,” diye konuştu.

Putin, Çin’in Rusya’nın başlıca ticaret ortağı olduğu 15 yıl boyunca Moskova ile Pekin’in ilişkilerini fırsatçı dünya olaylarına değil, karşılıklı çıkarlara dayalı olarak inşa ettiklerini kaydetti.

Moskova ile Pekin arasında uçak üretimi ve yapay zeka da dahil olmak üzere yüksek teknoloji ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik beklentileri de ele alan Putin, “Yüksek teknolojiler alanında da iyi beklentilerimiz var,” dedi.

Putin, Rusya ile Çin’in savunma sanayi işbirliğini sürdürdüğünü ve Moskova’nın Pekin’e sunacak bir şeyleri olduğunu belirtti.

Rusya lideri, “Askeri-teknik iş birliği üzerinde çalışıyoruz. Burada Çinli dostlarımıza sunabileceğimiz bir şeyler var. Çinli dostlarımız da bu alanda birlikte çalışmak istiyorlar,” bilgisini verdi.

Putin ayrıca Rusya ve Çin’in ortak tatbikatlar gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam edeceğini kaydetti.

Rusya-Çin Ortak Bildirisi

Türkiye ile ilişkiler

Türkiye ile ilişkilere ve ABD’nin ‘ikincil yaptırım’ tehditleri nedeniyle yaşanan sorunlara değinen Putin, şöyle devam etti:

“Türk hükümetinin ekonomik bloku son zamanlarda Batılı finans kuruluşlarından kredi, yatırım ve hibe almaya odaklanıyor. Bu muhtemelen kötü bir şey değil. Ama eğer bu Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerin kısıtlanmasından kaynaklanıyorsa, o zaman Türk ekonomisinin kazancından çok kaybı olacaktır.”

Azerbaycan ile ilişkiler

Putin, Rusya ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin başarılı, güvenilir ve pragmatik bir şekilde gelişmekte olduğunu, Bakü yönetiminin karşılıklı çıkara dayalı devletlerarası ilişkiler kurmaya kararlı olduğunu ifade etti.

Rusya lideri, “İlişkilerimiz başarılı, güvenilir ve son derece pragmatik bir şekilde gelişiyor. Azerbaycan yönetiminin devletlerarası ilişkileri tam olarak karşılıklı çıkar ve bir dereceye kadar birbirlerine sempati temelinde kurmaya kararlı olduğunu görüyoruz,” diye konuştu.

İkili ilişkilerin daha da geliştirilmesi için Rusya ile Azerbaycan arasındaki ulaşım altyapısının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Putin, şöyle devam etti: “Lojistik gelişimi açısından bu alanda yapılması gereken çok şey var. Kesinlikle haklısınız. Bu sadece Kuzey-Güney [uluslararası ulaşım koridoru] ile ilgili değil, diğer alanlarda da geçerli. Örneğin Rusya-Azerbaycan sınırının Dağıstan kesimindeki lojistik merkezler arasındaki bağlantı.”

Azerbaycan, Ermenistan sınırındaki dört köyde kontrolü ele geçirdi

Rusya’nın ekonomik büyümesi üzerine

Bununla beraber Putin, Rusya ekonomisinin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,4 oranında büyüdüğünü belirtti.

Rusya lideri, ekonomik sıralamadaki yerin kendi başına bir amaç olmadığını, önemli olanın ülkenin ekonomik büyüme hızını korumak olduğunu ve bunu da başardıklarını sözlerine ekledi.

Kuzey-Güney Koridoru

Arap devlet fonları da dahil olmak üzere yabancı yatırımcıların Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoruna ilgi gösterdiklerini ve projenin oldukça karlı olacağını kaydeden Putin, şöyle devam etti: “Çok karlı olacağından, Arap egemen fonları da dahil olmak üzere bu projeye ilgi duyduklarını beyan eden yabancı yatırımcılar da var. Bu anlaşılabilir bir durum, zira egemen fonlar her zaman güvenilir yatırımlar ararlar. Bu güvenilir yatırımlardan biri, çünkü karlılığı sağlanacak ve garanti altına alınacak.”

Putin, projenin hayata geçirilmesinden ‘hiç şüphesi’ olmadığını vurguladı.

Putin: Kuzey-Güney koridoru geniş uluslararası işbirliğine örnek olmalı

Ukrayna üzerinden Avrupa’ya doğalgaz tedariki

Şu anda iki boru hattından sadece biri çalışır durumda olsa da Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya gaz tedarik etmeye devam ediyor.

Putin, “Ukrayna toprakları üzerinden Avrupa’ya gaz tedarik etmeye devam ediyoruz. Biz tedarik ediyoruz. İki boru hattımız vardı. Ukrayna tarafı bunlardan birini kapattı, vanayı bozdu ve öylece kapattı. Oysa bunu yapmak için hiçbir neden yoktu. Sadece bir boru hattı kalmıştı. Her neyse, gazımız bunun üzerinden Avrupa’ya pompalanmaya devam ediyor,” dedi.

Ayrıca Putin, Avrupalı tüketicilerin TürkAkım boru hattı üzerinden de gaz aldığını anımsattı.

Putin, “Kuzey Akım boru hatlarından biri yok edildi. Tanrı’ya şükür bir diğeri hala sağlam, peki Almanya neden gazımızı bu boru hattı üzerinden almak istemiyor? Biri bana bunu açıklayabilir mi? Burada mantık nerede? Ukrayna’dan geçirebiliyorlar, Türkiye’den geçirebiliyorlar ama Baltık Denizi’nden geçiremiyorlar, öyle mi? Bu nasıl bir hezeyandır?” dedi.

Gazze’deki katliamlar üzerine

Gazze Şeridi’ndeki mevcut durumun bir savaştan ziyade sivil nüfusun tamamen yok edilmesi olduğuna dikkat çeken Putin, “İsrail’in uğradığı terör saldırısına karşılık olarak Gazze’de şu anda yaşananlar savaşa pek benzemiyor. Görünen, sivil nüfusun tamamen yok edilmesidir,” diye vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı, bunun Washington’un Filistin krizini çözme konusunu tekeline almasından kaynaklandığına işaret etti.

Putin, “Bunun, ABD’nin İsrail-Filistin çözümünü tekeline alma ve bu karmaşık meseleyi birlikte çözmek için özel olarak oluşturulan tüm uluslararası araçları bir kenara itme politikasının bir sonucu olduğuna inanıyoruz… Belki de ABD yönetiminden birileri, bu konuda ne kadar az görüş olursa sonuç almanın o kadar kolay olacağına inanıyor, ancak açıkça yanılıyorlar,” diye konuştu.

Rus lider, Moskova’nın hem bölgedeki hem de İslam dünyasındaki siyasi ağırlığı nedeniyle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu krizin çözümüne katkıda bulunacağına inandığını ve Moskova’nın da Erdoğan’a yardımcı olmak için elinden geleni yapacağını kaydetti.

Terör söz konusu olduğunda Rusya’nın her türlüsüne karşı olduğunu dile getiren Putin, “Elbette, herhangi bir yerde ve herhangi bir ülkede sivillere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere terörün her türlüsüne karşıyız,” ifadelerini kullandı.

Bu arada Rusya Devlet Başkanı, Rusya’nın Gazze Şeridi konusundaki tutumunun siyasi koşullara bağlı olmadığını ve Sovyetler Birliği’nin Filistin devletini 1988’de tanıdığı göz önüne alındığında Sovyet döneminden bu yana değişmediğini anımsattı.

Rusya’nın çözümde öncü bir rol oynamaması gerektiğini, ancak katkıda bulunabileceğini de vurgulayan Putin, şöyle devam etti: “Rusya’nın öncü bir rol oynaması önemli mi? Bence değil. Bu çatışmaya dahil olan ve meydana gelen olaylar üzerinde büyük etkisi olan pek çok aktör var, ancak İsrail ile son 10 yılda gelişen ilişkilerimizi, geleneksel ilişkilerimizi ve Müslüman Arap dünyası ile çok güvene dayalı ilişkilerimizi göz önünde bulundurarak elbette çözüm girişimlerine katkıda bulunabiliriz.”

ABD ateşkes önerilerini veto etmeseydi Gazze Şeridi’deki savaşın çoktan sona ermiş olacağını ifade eden Putin, “BM Güvenlik Konseyi’nde ateşkes konusunda birkaç kez girişimde bulunduk. ABD engelliyor, veto ediyor. Dayanışma içinde çalışsaydık bir anlaşmaya varabilirdik, bu doğru senaryo olurdu. Şimdiye kadar bu mümkün olmadı,” diye ekledi.

ABD savaş sonrasında Gazze’ye ‘vali’ atamayı planlıyor

Rusya’nın güvenliği üzerine

Aynı zamanda Putin, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün tehdit edilmesi halinde Rusya’nın elindeki tüm araçları kullanacağını duyurdu.

Rusya lideri, “Bizim bir nükleer doktrinimiz var, bakın orada ne yazıyor. Birilerinin eylemleri egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü tehdit ederse, elimizdeki tüm araçları kullanmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz,” değerlendirmesini yaptı.

Rusya’yı sürekli olarak nükleer silah kullanmakla tehdit etmekle suçlamaya çalıştıklarını, ancak bunun doğru olmadığını anımsatan Putin, şöyle devam etti: “Bu çok zor bir konu. ABD, İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima, Nagazaki, 20 kiloton nükleer silah kullanan tek ülkedir. Bizim taktik nükleer silahlarımız 70 ila 75 kiloton, taktik nükleer silahlar. Sadece kullanımını değil, kullanma tehdidini bile gündeme getirmeyelim.”

Ukrayna, Rusya’nın nükleer erken uyarı sistemini hedef aldı

Rusya

Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.

RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.

Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.

Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.

Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.

Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum

Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.

Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.

1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.

1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.

Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı

Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.

Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.

Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.

Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English