Bizi Takip Edin

Diplomasi

Putin-Trump görüşmesinin takvimi belli değil

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki olası bir görüşmenin zamanlamasının, Ukrayna’daki çatışmanın çözümünde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, cuma günü yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında planlanan olası bir görüşmenin henüz bir zaman çizelgesinin olmadığını ve bu durumun Ukrayna’daki çatışmanın çözümünde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacağını söyledi.

Gazeteci Catherine Herridge’e verdiği mülakatta konuşan Rubio, “Bu görüşmenin büyük ölçüde Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesinde herhangi bir ilerleme kaydedip edemeyeceğimize bağlı olacağını düşünüyorum,” dedi.

Eski Başkan Joe Biden’ın görev süresi boyunca Rusya ile temasın kesilmesinin bir kayıp olup olmadığı sorulan Rubio, “Hiç temas yok. Oysa Soğuk Savaş’ın ortasında, en kötü günlerinde bile, ABD ile Sovyetler Birliği arasında temas vardı,” ifadelerini kullandı.

Rubio, ABD ve Rusya’nın “şu anda çeşitli konularda işbirliği yapabileceğini ve çatışma riskini azaltabileceğini”, fakat Ukrayna’daki çatışmanın “hâlâ bir engel teşkil ettiğini” de sözlerine ekledi.

Rubio, “Pek çok konuda farklı düşüneceğiz ancak üzerinde anlaşabileceğimiz veya ciddi çatışmalara yol açabilecek konulardaki gerilimi azaltabileceğimiz şeyler üzerinde çalışabiliriz. Ukrayna engeli ortadan kalkmadığı sürece bu mümkün değil,” şeklinde konuştu.

Rubio, “Rusya, dünyanın önemli bölgelerinde etkili olmaya devam ediyor. Sonuçta, hoşumuza gitsin ya da gitmesin, küresel bir güç ve Suriye’de, Orta Doğu’da, hatta Batı yarımkürede ve kesinlikle Avrupa’da yer alıyor,” diye ekledi.

“Washington’ın, en büyük taktik nükleer silah stoğuna ve stratejik nükleer silahlarda ikinci en büyük stoğa sahip devletle diyalog kurabilmesi gerektiğini” belirten Rubio, “Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, onlarla temas halinde olmalıyız ve ilk adım Moskova’daki büyükelçiliğimizin zar zor çalışıyor olması,” ifadelerini kullandı.

Rubio, Rusya ile iletişimin “Moskova’nın Ukrayna çatışmasını sona erdirme niyetlerini teyit etmek için de gerekli olduğunu” açıkladı.

Rubio, “Başkan Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin davranışlarından son derece memnuniyetsiz,” diyerek, “Zelenskiy’nin bazı açıklamalarının Washington’da rahatsızlığa neden olduğunu” belirtti.

Rubio sözlerine şöyle devam etti: “Zelenskiy ile maden kaynakları konusunu görüştük, işbirliği önerdik, kabul etti ve konuyu parlamentoya sunacağını söyledi. Ancak iki gün sonra fikri alenen reddetti. Bu, bize söylediği şey değildi.”

ABD Dışişleri Bakanı’na göre, Trump’ın Ukrayna konusundaki tutumu “değişmedi”. Rubio, “Minnettarlık yerine dezenformasyon suçlamaları duyduğumuzda, bu çok ters tepiyor ve Trump buna tahammül edecek türden biri değil,” dedi.

Geçtiğimiz salı günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, Rusya-ABD görüşmelerine ev sahipliği yaptı.

Rus heyetinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu CEO’su Kirill Dmitriyev yer alırken, ABD tarafını Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti.

Trump’tan Zelenskiy’e ağır sözler

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English