Amerika
Rubio: Venezuela aylık gelirini bizimle paylaşacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela’nın geçici hükümetinin Trump yönetimine aylık bir “bütçe” sunmayı kabul ettiğini öne sürdü.
Bu bütçeye, ülkenin petrol satışlarından elde edilen ve başlangıçta Katar tarafından yönetilen bir hesaptan para aktarılacak.
Fakat New York Times’a göre plan, şüpheci Demokratların keskin sorularına yol açtı ve Rubio, planın “yeni” ve aceleyle tasarlanmış olduğunu kabul etti.
Bir Orta Doğu ülkesi olan Katar’ın rolü, planın yasallığını ve şeffaflığını sorgulayan Demokratların eleştirilerinin odağındaydı.
Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesinde yaptığı konuşmada planın ayrıntılarını açıkladı. Bakan, senatörlere, Trump yönetiminin Maduro’nun yakın müttefiki ve onun kaçırılmasından sonra iktidara gelen Delcy Rodríguez hükümetiyle “çok saygılı ve verimli bir iletişim hattı” kurduğunu garanti etti.
Sonuç olarak, Trump yönetiminin Venezuela’ya karşı “hiçbir zaman” askeri güç kullanmayı “niyet etmediğini veya beklemediğini” söyledi.
Fakat Rubio, komiteye sunduğu ama sözlü olarak okumadığı yazılı açılış konuşmasında daha tehditkar bir üslup kullandı ve bunun yerine kısa bir doğaçlama konuşma yaptı.
Yazılı açıklamada, “diğer yöntemler başarısız olursa” ABD’nin Rodríguez hükümetinden “azami işbirliğini sağlamak için güç kullanmaya hazır” olduğu uyarısında bulunuldu.
Bu işbirliği büyük ölçüde Venezuela’nın petrol endüstrisine odaklanıyor.
Rubio, ABD’nin, yaptırımlara tabi Venezuela petrolünün satışından elde edilen gelirleri dağıtarak Venezuela hükümetinin temel kamu hizmetlerini finanse etmesine yardımcı olacağını söyledi.
Bakan, bu yaklaşımın Venezuela’daki “mali kriz” nedeniyle gerekli olduğunu ve kalıcı hale gelmesi amaçlanmayan “kısa vadeli bir mekanizma” olduğunu savundu.
Rubio şöyle konuştu:
“Polis memurlarını, temizlik işçilerini ve hükümetin günlük faaliyetlerini finanse etmek için acil olarak paraya ihtiyaçları vardı. Bu fonların önemli bir kısmını doğrudan ABD’den ilaç ve ekipman satın almak için kullanacaklarına söz verdiler.”
Rubio, alışılmadık bir düzenleme olduğunu kabul ederek, fonların başlangıçta Katar’ın kontrolündeki bir offshore hesapta tutulacağını ve daha sonra ABD Hazine hesabına aktarılacağını söyledi.
ABD’li bakan ayrıca, Venezuela’ya uygulanan ABD finansal yaptırımları ve ülkenin, yaklaşık 20 yıl önce Amerikan enerji şirketlerinin varlıklarına el koyması nedeniyle borçlu olduğu ABD’li alacaklıların, aksi takdirde fonlar üzerinde yasal hak talebinde bulunarak ödemeleri zorlaştırabilecekleri için üçüncü taraf hesabının gerekli olduğunu söyledi.
Bazı Demokratlar senatörlerin ise şüpheleri vardı. Hawaii Demokrat Senatörü Brian Schatz, Rubio’ya “Bence bu yeni bir şey. Bence bu tuhaf. Bence bu kabul edilemez bile olabilir,” dedi.
Schatz, Trump yönetiminin böyle bir hesap oluşturma ve yönetme konusunda yasal yetkiye sahip olup olmadığını sorguladı. Ayrıca, yönetimin Rubio’nun Rodríguez hükümetiyle yazılı bir anlaşma olduğunu söylediği metni yayınlamadığından şikayet etti.
Rubio, Hazine Bakanlığının anlaşmayı sağlayabileceğini söyledi.
Teksas Demokrat temsilcisi Lloyd Doggett, yaptığı açıklamada Rubio’nun ifadesinin “cevaplardan çok soru işareti yarattığını” söyledi ve yönetimin Katar yerine neden “çok daha güçlü bankacılık yasalarına ve petrol gelirlerinin sağlam bir şekilde yönetilme geçmişine sahip bir ülke” seçmediğini öğrenmek istedi.
Doggett, “Şu anda Rodríguez ailesinin, ülkedeki kontrolünü sürdürmek için paramiliter gruplar ve uyuşturucu kartelleri de dahil olmak üzere Maduro’nun müttefiklerine ödeme yapmak için bu geliri kullanmamasını sağlayacak hiçbir güvenlik önlemi yok,” dedi.
Ayrıca Katar hesabını kullanarak parayı alacaklılardan koruyarak, Trump yönetiminin “ABD kurumlarına olan borçları yasadışı bir şekilde ödemeyi reddediyor” olduğunu da ekledi.
Rubio, ABD’nin Maduro’nun yandaşlarının iktidarını sona erdirecek bir siyasi geçişi ısrarla talep edip etmeyeceği ve ne zaman talep edeceği konusunda soruları geçiştirdi:
“Bunun ne kadar süreceği konusunda bir zaman çizelgesi veremem. Sonsuza kadar süremez. Anlıyorum. Hepimiz hemen bir sonuç istiyoruz. Ama bu, mikrodalgaya koyduğunuz ve iki buçuk dakika sonra yemeye hazır hale gelen dondurulmuş bir yemek değil.”
Rubio’nun yazılı açıklamaları ise ABD’nin Rodríguez’e zaman tanıdığını gösteriyor. Bakan, “Onun kendi çıkarlarının, bizim temel hedeflerimizi ilerletmekle uyumlu olduğuna inanıyoruz. Venezuela’nın enerji sektörünü Amerikan şirketlerine açmayı, üretime öncelikli erişim sağlamayı ve gelirleri Amerikan malları satın almak için kullanmayı taahhüt etti,” diye yazdı.
Birçok Cumhuriyetçi, Rubio ve Trump’ı Maduro’ya karşı attıkları kararlı adımlar için övdü, fakat bu politika birçok Demokratın hoşuna gitmedi.
Connecticut Senatörü Christopher S. Murphy, “Silah zoruyla onların petrolünü alıyorsunuz. 30 milyon nüfuslu bir ülkede bu paranın nasıl ve hangi amaçlarla kullanılacağına siz karar veriyorsunuz. Çoğumuz bunun başarısızlığa mahkum olduğuna inanıyoruz,” dedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor












