Bizi Takip Edin

Rusya

Rus analist Korotçenko: Kupyansk’ın alınmasıyla Kiev’in direnişi anlamsız hale geldi

Yayınlanma

Askeri analist İgor Korotçenko, Rusya ordusunun Kupyansk’ı ele geçirmesinin büyük bir operasyonel başarı olduğunu ve Ukrayna’nın direnişini anlamsız kıldığını belirtti. Korotçenko, bu zaferin Rusya’ya yeni taarruz imkânları sunduğunu ve Batı’nın eninde sonunda bu durumu kabul etmek zorunda kalacağını ifade etti.

Askeri analist, Natsionalnaya Oborona dergisinin genel yayın yönetmeni ve Dünya Silah Ticareti Analiz Merkezi (TSAMTO) Direktörü İgor Korotçenko, TASS haber ajansına yazdığı makalede, Rusya’nın Kupyansk’ı ele geçirmesinin savaşın seyrini değiştiren stratejik bir zafer olduğunu belirtti.

Korotçenko, dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Batı harekat grubunun komuta merkezlerinden birini ziyaret ettiğini ve Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un kendisine Kupyansk’ın kurtarıldığını rapor ettiğini hatırlattı.

“Bu, büyük bir operasyonel başarıdır”

Kupyansk bölgesinde Ukrayna ordusuna ait 15 taburun abluka altına alındığını ifade eden Korotçenko, “Bu, büyük bir operasyonel başarıdır, zira bu şehir düşmanın savunma hattındaki kilit tahkimat noktalarından biriydi” diye konuştu.

Korotçenko, Kupyansk’ın kontrol altına alınması ve kuşatılan Ukrayna birliklerinin teslim olmaya veya imha edilmeye zorlanmasıyla Rusya ordusunun daha ileri bir taarruz için yeni imkânlar elde ettiğini vurguladı.

Analiste göre bu durum, Ukrayna’nın genel olarak askeri direniş gösterme kabiliyetini şimdiden kritik düzeyde etkiliyor.

Bu zaferin aynı zamanda çatışmaların seyrini izleyen tüm dünya ülkeleri açısından da önemli bir başarı olduğunu belirten Korotçenko, şu ifadeleri kullandı:

“Stratejik inisiyatif tamamen Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin elindedir. Tüm temas hattı boyunca ilerliyorlar. Kiev rejiminin, kolektif Batı’nın Vladimir Zelenskiy ve Ukrayna ordusunu ayakta tutmak için gösterdiği tüm çabalara rağmen savaşın seyrini değiştirme şansı yok.”

Kupyansk’ın stratejik önemi

Korotçenko, Kupyansk’ın Harkov Oblastı’nda aynı adı taşıyan ilçenin idari merkezi ve büyük bir yerleşim yeri olduğunu kaydetti.

Şehrin, Kupyansk-Uzlovaya ve Kupyansk-Sortirovoçniy istasyonları ile T-2109 ve R-07 karayollarının kesiştiği önemli bir lojistik merkez olduğuna dikkat çekti.

Ukrayna ordusunun Oskol Nehri’nin doğu yakasındaki tüm birliklerinin ikmal yollarının bu şehirden geçtiğini belirten Korotçenko, bu nedenle Kupyansk’ın Ukrayna komutanlığı için Harkov Oblastı’nın doğu kısmını kontrol etmede kilit bir rol oynadığını söyledi.

Şehrin Oskol Nehri kıyısındaki konumu sayesinde savunmaya elverişli olduğunu da ekleyen Korotçenko, Kiev yönetiminin Kupyansk’ı güçlü bir müstahkem mevkiye dönüştürdüğünü belirtti.

Korotçenko, “Neredeyse her bina, mühendislik açısından iyi donatılmış ve uzun zamandır korunan birer atış noktasıydı. Şehir, betonarme yapılar ve mayın tarlaları kullanılarak fiilen bir ‘kaleye’ dönüştürülmüştü” dedi.

Yeni taarruz hedefleri

Korotçenko, “Batı” grubuna bağlı askerlerin bu “kaleyi” ele geçirmeyi başardığını ve Kupyansk üzerindeki kontrolün, İzyum ve Çuguyev yönleri de dahil olmak üzere Harkov Oblastı’nın derinliklerine doğru taarruzu geliştirmeye imkân tanıyacağını ifade etti.

Bunun yanı sıra Kupyansk’ın alınmasıyla Volçansk’a giden yolun da doğrudan açıldığını belirten analist, bu başarının Rusya ordusunun Slavyansk-Kramatorsk düzlüklerine doğru ilerlemesini sağlayacağını vurguladı.

Korotçenko, bu durumun Donbass’taki kilit savunma hatları olan Slavyansk ve Kramatorsk’un kontrolünü hızlandıracağını ve Rusya ordusuna hızlı ilerleme için operasyonel bir alan açacağını söyledi.

Öte yandan Korotçenko, Kupyansk’ın alınması ve Krasnoarmeysk’teki ilerleme gibi sahadaki başarıların Rusya’nın konumunu güçlendirdiğini belirtti.

Barışçıl bir çözümün temelini, İstanbul’daki ikinci tur müzakereler sırasında Rusya tarafının Ukrayna temsilcilerine sunduğu memorandumun oluşturabileceğini ifade eden Korotçenko, “Mevcut Kiev yönetimi meşru kabul edilemez. Aslında bu, Rusya Devlet Başkanı’nın da dile getirdiği üzere, organize bir suç örgütüdür” dedi.

Korotçenko, Moskova’nın yalnızca Rusya’nın memorandumunda belirtilen maddeler ve koşullar temelinde müzakere edeceğini vurguladı.

Batı’ya mesaj: Zaferi kabul etmek zorunda kalacaksınız

Korotçenko, Batı’nın Rusya’nın başarılarını tanıyıp tanımamasının bir öneminin olmadığını belirterek, “Sahadaki durumu ve zaferlerimizi kabul etmek zorunda kalacaklar, siyaset budur” diye konuştu.

Zelenskiy’nin, yakın çevresindeki büyük yolsuzluk suçlarının ortaya çıkmasıyla ülke içinde siyasi olarak mutlak bir kayıp içinde olduğunu söyleyen Korotçenko, Amerikalıların sunacağı argümanlara karşı artık daha esnek olacağını düşündüğünü ekledi.

Korotçenko, Rusya ordusunun Kupyansk yakınlarındaki Oskol Nehri kıyısında kalan Ukrayna birliklerini imha etmesi veya esir alması durumunda bunun “çok güçlü bir psikolojik etki yaratacağını” ve Kiev yönetimine önemli bir darbe vuracağını vurguladı. Korotçenko, sözlerini “Bu, artık direnişin anlamsız olduğu anlamına gelecektir” diyerek tamamladı.

Korotçenko ayrıca, Devlet Başkanı Putin’in, Ukrayna ordusunun istemesi halinde teslim olmalarına imkân sağlanması gerektiğini vurguladığını da hatırlattı.

ABD, ‘barış planı’ için Ukrayna’ya Şükran Günü’ne kadar süre verdi

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English