Bizi Takip Edin

Rusya

Rus basını: Zengezur hamlesi, Erivan ve Bakü’yü Washington’un denetimine sokacak

Yayınlanma

Ermenistan, Azerbaycan ve ABD, Zengezur koridorunun 99 yıllığına özel Amerikan şirketine devredilmesini öngören mutabakat üzerinde anlaştı. Rus uzman Stanislav Pritçin, bu durumun Rusya’nın iktisadi çıkarlarını etkilemeyeceğini ancak Erivan ve Bakü’yü ciddi ABD kontrolü altına sokacağını belirtti.

Ermenistan, Azerbaycan ve ABD, Bakü ile Erivan arasında uzun yıllardır ihtilaf konusu olan 42 kilometre uzunluğundaki Zengezur koridorunun 99 yıllığına özel Amerikan şirketine kiralanmasını öngören mutabakat üzerinde anlaştı.

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IMEMO) Sovyet Sonrası Araştırmalar Merkezi Orta Asya Bölgesi Başkanı Stanislav Pritçin, Ura.ru portalına verdiği mülakatta, bu durumun Rusya’nın iktisadi çıkarlarını etkilemeyeceğini ancak Erivan ve Bakü’yü ciddi ABD kontrolü altına sokacağını ifade etti.

2020 yılında Rusya, Dağlık Karabağ’daki ihtilafı durdurmaya çalıştığında Moskova, Erivan ve Bakü tarafından yapılan ortak açıklamada, Zengezur’daki kontrolün Rusya Federal Güvenlik Teşkilatı (FSB) Sınır Güvenliği Teşkilatına devredileceği belirtilmişti. Ancak taraflar o zamandan beri bu bölümün açılması konusunda anlaşmaya varamadı.

“Ermenistan için esas mesele Rusya’nın kontrol etmemesi”

Pritçin, koridorun Amerikan şirketine devredilmesinin Rusya açısından ne anlama geldiği sorusuna, “Ermenistan üzerinden koridor sağlanması meselesinin çözüm mimarisi, Rusya’nın arabuluculuğu esnasında zaten oluşturulmuştu. Şu anda uygulanan yol haritası, sadece farklı aktörlerle hayata geçirilecek,” yanıtını verdi.

Rus uzmana göre, Rusya’nın bu koridorun kurulmasında arabulucu olmasının önündeki temel engellerden biri, Ermenistan’ın Zengezur koridoru üzerindeki egemenliğini hiçbir şekilde kaybetmek istememesiydi.

Pritçin, “Şimdi anlaşılıyor ki Ermenistan, bu güzergâhı Rusya’nın kontrol etmesini istemiyormuş. Güzergâhı kimin kontrol edeceği Erivan için sorun değil; yeter ki Rusya olmasın. Anlaşılan Ermenistan, ABD için istisna yapmaya hazır,” diye konuştu.

Pritçin, “Eğer Erivan ve Bakü böyle adıma hazırsa ve özellikle Azerbaycan için iç iletişimle, yani Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki bağlantıyla ilgili bu ilkesel konuyu, bölgede çıkarı olmayan ve burada tamamen farklı amaçlar ve çıkarlar doğrultusunda çalışacak Amerikan şirketinin kontrolüne vermeye razıysa, bu durum Ermenistan ve Azerbaycan’ın milli çıkarlarına ne kadar uygundur? Bu benim için büyük soru işareti. Eğer Amerika’nın 100 yıllığına imtiyaz ve koridor üzerinde kontrol elde etmesini istiyorlarsa, bu onların seçimi,” ifadelerini kullandı.

“Rusya’nın iktisadi çıkarları etkilenmez”

Öte yandan Pritçin, Zengezur koridoru kararının Rusya’nın Kuzey-Güney ulaşım koridoru projesi için risk oluşturup oluşturmadığı ve iktisadi anlamda kayıp yaşanıp yaşanmayacağı sorusunu da yanıtladı.

Uzman, “Kuzey-Güney projesiyle ilgili herhangi açıklama yapılmadı. Dikkat ederseniz, kültürel bağlarımız zayıflıyor, siyasi temaslarımız sınırlanıyor. Ancak kimse iktisadi projeleri durdurmuyor. Kimse Kuzey-Güney’den vazgeçmiyor, kimse ticareti sınırlamıyor,” dedi.

Pritçin’e göre, taraflar son derece pragmatik yaklaşıyor ve beyan edilen ve uygulanan iktisadi kalkınma imkânlarını korumaya çalışıyor.

Zengezur koridorunun ABD kontrolünde olmasının Rusya’nın çıkarlarını ve lojistik kabiliyetlerini hiçbir şekilde azaltmayacağını vurgulayan Pritçin, “Zengezur koridoru, öncelikle Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile kara bağlantısına sahip olması için önemli. Ciddi koridor inşa etme planları iddialı, ancak nesnel olarak bunun için ön koşullar yok, zira bu çok uzun soluklu hikâye ve çok fazla sınır geçmek gerekiyor. Örneğin, koridorun nihayetinde ulaşması planlanan Türkiye’de, Türkiye’yi Nahçıvan’a bağlayan demiryolu hattı henüz mevcut değil,” diye ekledi.

Pritçin, kesintisiz fiziki altyapının ortaya çıkması için milyarlarca dolar yatırım gerektiğini ve bunun faaliyete geçmesi için daha çok zaman, kaynak ve anlaşma gerektiğini belirtti.

Barack’tan ‘Zengezur’ açıklaması: 100 yıllığına biz kiralayalım

“Rusya’yı bölgeden çıkarma senaryosu fantastik”

Pritçin, Ermenistan ve Azerbaycan’ın Rusya’yı Güney Kafkasya’dan çıkarmak için birlikte hareket etme ihtimalini “fantastik senaryo” olarak nitelendirdi.

Uzman, “Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çelişkiler o kadar kapsamlı ki, anlaşıp Rusya’ya karşı harekete geçmeleri fantastik senaryo olur. Ayrıca Rusya’yı bölgeden çıkarmanın onlar için anlamı yok. Bu, iktisadi bağları koparmak ve Rusya gibi düşman yaratmak demektir. Ermenistan ve Azerbaycan’ın buna neden ihtiyacı olsun?” dedi.

Pritçin, Rusya’nın savunma sanayii imkânlarıyla Ermenistan ve Azerbaycan’ın toplam imkânlarının kıyaslanamaz olduğunu ve böyle senaryonun muhtemelen hiç düşünülmediğini de sözlerine ekledi.

Anlaşmanın akıbeti belirsiz

Pritçin, Zengezur koridoruyla ilgili anlaşmaların ne kadar kalıcı olacağının büyük soru işareti olduğunu belirtti.

Uzman, “Özel Amerikan şirketinin dahil olduğu bu yapılandırma çok tuhaf. Burada pasaport ve gümrük kontrolünün nasıl yapılacağı önemli. Zira bu, Ermenistan topraklarında şahısların ve Azerbaycan yüklerinin hareketini kontrol edecek özel aktör. Azerbaycan’ın buna ne ölçüde razı olacağı ve Ermenistan’ın kendi topraklarında fiilen eksklav (toprakları dışında kalan bölge) oluşmasını kabul edip etmeyeceği belirsiz,” diyerek sözlerini tamamladı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English