Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, Belarus’tan ithalata kasım ayına kadar süre tanıdı

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinden yapılan ithalatta KDV ve özel tüketim vergisi tutarındaki güvence ödemelerinin zorunlu hale getirilmesini kademeli olarak erteleme kararı aldı. Ürün Teslimatı Beklenti Onay Sistemi 1 Haziran itibarıyla hayata geçirilecek olsa da ödeme yükümlülüğü diğer birlik üyeleri için temmuz, Belarus için ise kasım ayında başlayacak.

Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan’dan Rusya’ya yapılan ithalatta, katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarındaki güvence ödemelerinin yatırılması 1 Temmuz tarihinden itibaren zorunlu hale gelecek.

Belarus üzerinden gerçekleştirilen ithalatta ise bu yükümlülük 1 Kasım tarihine kadar ertelenecek. Dolaylı vergilerin avans olarak tahsil edilmesini öngören Ürün Teslimatı Beklenti Onay Sistemi (SPOT), ödemeler dışındaki diğer tüm teknik unsurlarıyla planlandığı gibi 1 Haziran tarihinde faaliyete geçecek.

Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Ofisi Başkanı Dmitriy Grigorenko’nun ofisinden RBK’ya yapılan açıklamada yeni takvimin ayrıntıları paylaşıldı.

İlk planlamalara göre güvence ödemesinin 1 Haziran tarihinden itibaren tüm ithalatçılar için istisnasız olarak zorunlu kılınması öngörülüyordu.

Grigorenko’nun ofisi tarafından yapılan açıklamada, “Yeni prosedürün ithalatçılar için en konforlu koşullarda devreye girmesini sağlamak amacıyla hükümet, güvence ödemesinin gerçekleştirilmesi için bir geçiş dönemi belirleme kararı almıştır. Ödeme sürelerindeki erteleme bir ay olarak uygulanacaktır” ifadelerine yer verildi.

Bu doğrultuda, güvence ödemesinin yapılması yükümlülüğü, Rusya sınırını 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçmeye başlayacak sevkiyatlar için geçerlilik kazanacak.

Başbakan Yardımcısının ofisinden yetkililer, Rusya ile Belarus arasındaki sınır hattından taşınarak ülkeye giriş yapan ithal ürünlerde ise ödeme ertelemesinin 31 Ekim 2026 tarihine kadar devam edeceğini netleştirdi.

Ödemeler ertelenmiş olsa da ithalatçıların yaklaşmakta olan sevkiyata dair resmi belgeyi düzenleme ve sınır kapısında taşımacı tarafından ibraz edilecek QR kodu alma zorunluluğu 1 Haziran tarihinden itibaren tamamen yürürlüğe girecek.

SPOT mekanizması nisan ve mayıs ayları boyunca gönüllülük esasına dayalı olarak test modunda denendi. Bu süreçte iş dünyası temsilcileri, planlanan ürün sevkiyatlarına ilişkin belgelerin sistem üzerinden nasıl düzenleneceğini uygulamalı olarak test etti.

Sistem kapsamında her sevkiyata özel bir QR kod tanımlanıyor. İthalatçı firma bu kodu taşımacı şirkete iletiyor, gümrük görevlileri ise sınırda kodu taratarak taşınan yükün belgelerle uyumunu kontrol ediyor.

Sınırdaki denetimde ürünlerin beyan edilen belgelerle uyuşmadığının tespit edilmesi durumunda araçların Rusya’ya girişine izin verilmiyor.

Rus sivil toplum kuruluşu Opora Rossii Başkanı Aleksandr Kalinin, test süreci boyunca sistem üzerinden 6,5 binden fazla belgenin işlem gördüğünü açıklamıştı.

Grigorenko’nun ofisinden yapılan bilgilendirmede, iş dünyasından gelen geri bildirimler doğrultusunda sistemde teknik geliştirmelerin yapıldığı vurgulandı.

Bu kapsamda, muhasebe kayıt sistemlerinden verilerin otomatik olarak yüklenmesi özelliği devreye alındı. Ayrıca sistemler arasında doğrudan veri alışverişini sağlayacak bir API (uygulama programlama arayüzü) altyapısının kurulması yönündeki çalışmalar da devam ediyor.

SPOT sisteminin temel işleyişine göre ithalatçı firmalar, ürünlerin ülkeye girişinden en geç iki takvim günü öncesine kadar, ileride tahakkuk edecek KDV ve ÖTV ödemelerinde kullanılmak üzere güvence bedelini sisteme yatırmakla yükümlü kılınıyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, bu sistemin devreye alınmasıyla dolaylı vergilerden elde edilecek ek federal bütçe gelirlerinin 2026 yılında 50 milyar ruble, 2027 yılında 100 milyar ruble ve 2028 yılından itibaren yıllık bazda 150 milyar ruble seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.

Sistemde bazı ithalatçı grupları için muafiyetler de tanımlandı. En büyük vergi mükellefleri kategorisinde yer alan şirketler, vergi izleme sistemine dahil olan katılımcılar (2026 yılı için bu sayı 870 olarak açıklandı) ve basitleştirilmiş gümrük kontrolü yetkisine sahip yetkilendirilmiş ekonomik operatörler vergileri avans olarak ödemek zorunda kalmayacak.

Dijital pazar yerleri için ülkeye getirilen ürünlerde de güvence ödemesi alınmayacak, ancak bu tedarikçilerin de sevkiyat belgesini düzenlemesi ve sınır geçişi için QR kod alması gerekecek.

İş dünyası işletme sermayesinin bloke edilmesinden endişe ediyor

Sektör temsilcileri ve uzmanlar, vergi ödemelerinin avans olarak talep edilmesinin şirketlerin işletme sermayesini bloke edeceğini ve bu durumun nakit akışında ciddi sıkışmalara yol açacağını belirtiyor.

Girişimciler ve lojistik uzmanları ayrıca, gümrüklerde yaşanabilecek olası gecikmeler, belgelerin yeniden düzenlenmesi süreçleri ve ek denetimlerin maliyetleri artıracağını, taşımacıların bu riskleri doğrudan navlun tarifelerine yansıtacağını ifade ediyor.

Taxology hukuk firmasının SPOT sistemine ilişkin hazırladığı inceleme raporunda, güvence ödemesinin iş dünyası açısından sürecin en karmaşık ve sorunlu başlıklarından biri olduğuna dikkat çekildi.

Raporda, “Soru işaretlerinin büyük kısmı, güvence ödemesinin yatırılması, muhasebeleştirilmesi, iade mekanizmaları ve bu ödemenin tek vergi hesabı ile olan ilişkisine odaklanıyor. Ayrıca takip sistemine tabi etiketli ürünlerdeki ödeme mekanizmasının yeni sistemle nasıl entegre edileceği konusu da netlik bekliyor” tespitine yer verildi. Hukukçular, şirketlerin güvence ödemesinden muaf tutulma kriterleri konusunda daha net ve somut tanımlamalara ihtiyaç duyduğunu aktarıyor.

Rusya Federal Vergi Servisi (FNS) tarafından yapılan açıklamada, yatırılan güvence ödemesi miktarının, ithalatçının beyan ettiği sevkiyat belgelerindeki nihai tutarı aşması durumunda, şirketin fazla ödenen kısmın iadesi için başvuru yapabileceği belirtildi. Vergi idaresi, iade edilen bu tutarların mükellefin tek vergi hesabı bakiyesine aktarılacağını açıkladı.

Taxology raporunda öne çıkan bir diğer endişe kaynağı ise sevkiyat belgesinin ürünün ülkeye girişinden iki gün önce düzenlenmesi zorunluluğu oldu.

Şirketler, özellikle sınır bölgelerindeki tedarik zincirlerinde bu sürenin fiilen uygulanmasının imkansız olduğunu savunuyor.

Hukuk firmasının raporunda, konuya dair şu örneğe yer verildi:

“Belarus’tan yapılan sevkiyatlar bu durumun en somut örneğidir. Nakliye aracının sipariş edilmesinden yüklenmesine, sınırı geçmesinden boşaltılmasına kadar geçen süre çoğunlukla 24 saatin altındadır. Bu lojistik modelde, taşınacak yüke ve araca ilişkin kesin bilgiler ancak sevkiyatın gerçekleştiği gün netleşebilmektedir. İş dünyası, yasal düzenlemelerin teorik bir belge akışı modeline göre değil, sınır ötesi lojistiğin gerçek hızına göre uyarlanmasını talep etmektedir.”

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English