Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.

Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.

Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.

Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.

Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.

Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.

Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.

Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.

Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.

Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.

İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.

Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi

Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.

Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.

Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.

Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.

Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.

Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.

Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.

Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.

Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.

Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.

Rusya

Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.

İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.

Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.

Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.

Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.

Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor

Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.

Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.

Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Yayınlanma

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.

Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.

Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.

Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.

Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor

Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.

Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.

İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.

Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Dmitriyev: Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki diyalog olumlu bir adım

Yayınlanma

Rusya Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev, Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki çok taraflı diyalog kararı ile dizel sevkiyatı mutabakatını değerlendirdi. Son bir günde ABD dizel fiyatlarının yüzde 5 gerilediğini belirten yetkililer, kasım ayında üçlü müzakerelerin yeniden başlamasını ve enerji alanında yeni ortaklıklar kurulmasını bekliyor.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki diyaloğun yeniden başlamasının son derece olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.

Vedomosti gazetesinin haberine göre İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu’nda konuşan Dmitriyev, ekonomik işbirliğinin taraflar arasındaki temasın temel zemini olduğunu vurguladı.

Dmitriyev, bir gün önce Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki çok taraflı görüşmeler kapsamında temasların sürdürülmesi yönünde kritik bir karar alındığını belirterek bunu müzakerelerin en önemli sonucu olarak nitelendirdi.

Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin teşvik ettiği diyalogsuzluğun tehlikeli bir tablo yarattığına işaret eden Dmitriyev, önde gelen nükleer güçlerin konuşmamasının hata riskini aşırı yükselttiğini dile getirdi.

Gelişmelerin öncesinde, 21 Ekim’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff St. Petersburg’da bir araya geldi.

Witkoff bu görüşmede, Ukrayna ve Avrupalı ülkelerle Oslo’da yürütülen istişarelerin ardından hazırlanan ve çatışmanın çözümüne dair önerileri içeren belgeleri sundu.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Rusya’nın ABD ve Ukrayna ile üçlü müzakereleri kasım ayının 10’lu tarihlerinde yeniden başlatmaya hazır olduğunu duyurdu.

Uşakov, olası görüşmelerin ana gündem maddesinin çatışmanın sona ermesinin ardından iki ülke arasındaki güvenlik sisteminin tesisi olabileceğini belirtti.

Gazetecilere yaptığı değerlendirmede ABD ile ekonomik ilişkileri canlandırmanın bütünüyle haklı bir adım olduğunu savunan Dmitriyev, Rus-Amerikan projelerini hedef alan medya duvarını aşmanın önem taşıdığını söyledi.

Dmitriyev, ekonomik işbirliğinin yalnızca dizel yakıt mutabakatına dayanmadığını, ABD’li çiftçilerin ihtiyaç duyduğu Rus gübresi ihracatının da bu kapsamda yer aldığını ifade etti.

Dmitriyev, teknoloji alanında ortak veri merkezi inşası gibi fırsatların değerlendirilebileceğini ve Rusya’nın yapay zeka sektörü için dünyanın en ucuz elektriğine sahip olduğunu kaydetti.

Rus yetkili, Arktik bölgesindeki enerji projeleri ve farklı ortaklıkların da geliştirileceğini sözlerine ekledi.

Enerji alanındaki temaslar ve dizel ihracatı genişliyor

ABD ile enerji alanındaki işbirliğinin ilerleyeceğini dile getiren Dmitriyev, piyasaya dönük sevkiyatların önemine değindi. 9 Ekim’de ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının tedariki konusunda anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.

Trump, Rusya’nın ABD ve küresel piyasalara derhal 300 bin tondan fazla, kasım ayı boyunca 500 bin ton ve ilerleyen süreçte 1 milyon ton dizel yakıt sevk edeceğini duyurmuştu.

Aynı gün konuşan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, dizel ihracatı kısıtlamalarını planlanandan önce kaldırmaya başladıklarını ve iç piyasanın yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını ifade etti.

Ertesi gün Rusya hükümeti basın servisi söz konusu kısıtlamaların kısmen kaldırıldığını bildirdi. Novak, 14 Ekim’deki açıklamasında Rusya’nın 2026 yılı sonuna kadar aylık dizel yakıt ihracatını 3 ila 3,5 milyon tona çıkarabileceğini belirtti.

Dmitriyev, dizel sevkiyatı mutabakatının dünya piyasalarını olumlu etkilediğini ve anlaşma haberinin duyulduğu ilk gün ABD’deki dizel fiyatlarının yüzde 5 gerilediğini hatırlattı.

Avrupa’nın dizel anlaşmasına yönelik itirazlarını eleştiren Dmitriyev, Avrupa ülkelerinin son dört yılda Rusya’dan 320 milyar avroluk enerji kaynağı satın aldığına dikkat çekti.

Forum kulisinde konuşmasını sürdüren Dmitriyev, Avrupa Birliği ülkelerinden talep gelmesi halinde Rus dizel yakıtı sevkiyatının yeniden başlayabileceğini dile getirdi.

Rus temsilci, Avrupa Birliği için yakıt krizini aşmanın tek yolunun Rusya ile ortaklıktan geçtiğini savundu.

Konuşmasında Kuzey Akım 1 hattının yeniden faaliyete geçmesinin ve Kuzey Akım 2 boru hattının devreye girmesinin ekonomik açıdan kaçınılmaz olduğunu öne süren Dmitriyev, bölgedeki gaz fiyatlarının son bir yılda yüzde 140 arttığını hatırlattı.

Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya’dan boru hatları ve sıvılaştırılmış doğalgaz yoluyla gaz almayı sürdürdüğünü belirten Dmitriyev, her iki hattın da gelecekte mutlaka çalışacağını söyledi.

Dmitriyev, Rusya’nın Türkiye ve Avrupa’ya gaz ilettiği TürkAkım boru hattını başarılı bir uluslararası işbirliği örneği olarak gösterdi.

İş dünyası temsilcileri yeni projeler için zemin arıyor

Ekonomi ve enerji alanındaki pragmatik kararların ABD’nin katılımıyla düzenlenecek iş forumunda ele alınacağını bildiren Dmitriyev, eylül ayında gündeme getirdiği Rusya-Almanya-ABD iş forumu önerisini hatırlattı.

Forum kulisinde bu girişimi Almanya için Alternatif (AfD) partisi ve Amerikan Ticaret Odası (AmCham) ile görüştüğünü açıklayan Dmitriyev, AfD temsilcilerinin forum ayrıntılarını müzakere etmek üzere aralık ayında Moskova’ya geleceğini kaydetti.

Rusya’nın iki ülke arasındaki ticareti geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Odası ile yakın temas yürüttüğünü belirten Dmitriyev, “AmCham, Washington’a Amerikan yaptırımlarının her şeyden önce ABD’ye zarar verdiğini ve Amerikan iş dünyasının Rusya ile işbirliğinde büyük fırsatlar gördüğünü anlatarak önemli bir rol oynuyor” dedi.

AmCham Başkanı Robert Agee ise forum kulisinde Dmitriyev ile ortak projeleri ve uygulama adımlarını görüştüklerini ifade etti.

Agee, “Hedeflerimiz zaten örtüşüyor; ABD ile Rusya arasındaki ilişkileri iyileştirmek istiyoruz. Bunun üzerinde uzun süredir çalışıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Yıl sonuna kadar bir veya iki projenin kamuoyuna duyurulabileceğini bildiren Agee, bu adımların yaptırımların kaldırılmasını gerektirmediğini, ihtiyaç halinde Trump’ın engelleri hızla kaldırma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.

Amerikan iş dünyasının veri merkezleri alanında Rusya ile ortaklığa büyük ilgi gösterdiğini dile getiren Agee, Rusya’nın uygun enerji maliyeti, elverişli iklim şartları ve teknoloji alanındaki nitelikli insan kaynağı sunduğunu kaydetti.

Vedomosti gazetesinin sorusunu yanıtlayan Agee, çatışma sona erdiğinde Amerikan yatırımlarının ilk yöneleceği alanlardan birinin veri merkezleri olacağını söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English