Rusya
Rusya’da kamu ihalelerinde kuralları esnetecek tasarıya kabine desteği

Rusya’da hükümet yasama komisyonu, kamu alımlarını ve ihale süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı değişikliklerini onayladı. Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in de aralarında yer aldığı parlamento üyelerince hazırlanan tasarı, teklif sorgulama limitlerinin artırılmasını ve ürün değişim kolaylıklarını içeriyor.
Rusya’da hükümetin yasama faaliyetleri komisyonu, 20 Temmuz’da yaptığı toplantıda, devlet ve belediye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal, iş ve hizmet alımlarındaki sözleşme sistemini düzenleyen 44-Fiziki nolu kanunda kolaylıklar öngören değişiklik tasarısını onayladı.
Vedomosti gazetesine konuşan ve görüşmelere katılan bir kaynak ile hükümete yakın bir başka yetkili bu bilgiyi doğruladı.
Parlamanterler ve her iki meclisin başkanları Vyaçeslav Volodin ile Valentina Matviyenko tarafından hazırlanan belge, komisyon toplantısı sonucunda, ikinci okuma sürecine kadar üzerinde çalışılması şartıyla hükümet tarafından desteklendi.
Kaynaklar, mevcut itirazların tasarının esasına yönelik olmadığını belirtti.
Yasama faaliyetleri portalında yer alan bilgiye göre, belgenin 21 Temmuz’da Devlet Duması’nda ilk okumada ele alınması planlanıyor.
Yasa tasarısı, elektronik ortamda yapılan ihale teklif sorgulamalarında sözleşme başlangıç azami bedel limitinin 2027 yılı sonuna kadar 10 milyon rubleden 20 milyon rubleye çıkarılmasını öngörüyor.
Ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle (KOBİ) yapılan sözleşmelerde bu limitin 20 milyon rubleden 30 milyon rubleye yükseltilmesi planlanıyor. Böylece basitleştirilmiş ihale usullerinin kapsamına daha fazla sözleşme dahil edilecek.
Düzenleme ayrıca, tek tedarikçiden yapılan alımlar da dahil olmak üzere, ihale konusu malların benzer özelliklere sahip başka ürünlerle değiştirilmesine olanak tanıyor.
Rus ürünlerine yönelik koruyucu önlemlere uyulması kaydıyla, ürünün menşe ülkesinin değiştirilmesi de mümkün hale geliyor.
Tasarı, Rusya Maliye Bakanlığına sözleşme sistemi mevzuatının uygulanmasına ilişkin zorunlu açıklamalar yapma yetkisi veriyor ve ihale katılımcılarının çalışmalarında bu açıklamalara uymasını zorunlu kılıyor.
Sözleşme fiyatının, diğer esaslı koşullar korunarak en fazla yüzde 10 oranında değiştirilmesi konusunda hem alıcıya hem de yükleniciye daha geniş haklar tanıyan tasarı, belirli alım türlerinin yetkili kurumlarla koordinasyon sürelerinin de kısaltılmasını içeriyor.
Vedomosti’nin konuyla ilgili görüş talep ettiği Başbakan Yardımcısı Dmitri Grigorenko’nun ofisi ile Maliye Bakanlığı temsilcileri ise henüz dönüş yapmadı.
Maliye Bakanlığının 2025 yılı ihale izleme raporu verilerine göre, alımların en büyük kısmını yüzde 26 ile (24 bin 338 adet) bölgesel ve yüzde 66,8 ile (62 bin 475 adet) belediye düzeyindeki alımlar oluşturuyor. Federal düzeydeki alımlar ise toplam hacmin yalnızca yüzde 7,1’ine (6 bin 671 adet) karşılık geliyor.
Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Aleksey Matuşanski’nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılı sonuçları itibarıyla, kamu katılımı olan şirketlerin sözleşmelerini düzenleyen 44 ve 223 nolu kanunlar kapsamındaki toplam alım hacmi 6,1 trilyon ruble olarak gerçekleşti.
Bu tutarın 4,6 trilyon rublelik kısmını Rus üreticilerin ürünleri oluşturdu.
Yasa tasarısının getirdiği avantajlar ve riskler
Rusya Halk Sağlığı ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANHiGS) Bölgesel Politika Merkezi Direktörü Vladimir Klimanov, mevcut devlet alım prosedürlerinin hızla değişen toplumsal koşullar karşısında aşırı katı kaldığını belirterek bu girişimin son derece gerekli olduğunu ifade etti.
Mevcut bilgi sisteminin yüklenicileri, geçmiş iş deneyimlerini ve ürün özelliklerini takip etmeye yeterli olduğunu kaydeden Klimanov, bu sayede prosedürlerin kolaylaştırılabileceğini aktardı.
Klimanov, bu değişiklik ihtiyacının, sorunların daha hızlı ve alışılagelmişin dışında çözülmesini gerektiren Ukrayna’daki savaş ile de bağlantılı olduğunu belirtti.
Birçok prosedür için başlangıç azami sözleşme bedellerinin mutlak değerler olarak belirlendiğine işaret eden Klimanov, birikmiş enflasyon koşullarında bu sınırların yükseltilmesinin ve belirli aralıklarla gözden geçirilmesinin mantıklı olduğunu vurguladı.
Kulik & Partners Law.Economics Kamu Alımları ve Zorunlu İhaleler Bölüm Başkanı Dmitri Pavlovski de limit artışının temel olarak değişen ekonomik koşullardan ve mal, iş ile hizmet maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı görüşüne katılıyor.
Pavlovski, gerekli güncellemeler yapılmadığı takdirde kolaylaştırılmış usullerle daha az alım yapılabileceğini, bunun da ihale sürelerini uzatarak hem alıcılar hem de piyasa oyuncuları üzerindeki idari yükü artıracağını ifade etti.
Kontur.Zakupki projesi uzmanı Yevgeniya Sergiyenko, önerilen değişikliklerin operasyonel yükü azaltmak ve alım süreçlerini hızlandırmak amacıyla getirildiğini söyledi.
Hız artışının yanı sıra bu normların alımların şeffaflığı ve nesnelliği açısından riskler barındırdığını dile getiren Sergiyenko, plansız denetimler ve yetki suistimallerine yönelik yaptırımlar dahil olmak üzere kontrolün sıkılaştırılması gerekebileceğini bildirdi.
Sergiyenko, kolaylaştırılmış usullerin kullanımına ilişkin şeffaf istatistiklere ihtiyaç duyulacağını ve tüm bunların idari yükün artmasına yol açma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Diğer taraftan Sergiyenko, tasarıda öngörülen tek tip resmi açıklamaların, kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin farklı yorumlanması riskini azaltabileceğini ve alıcıların hata yapma ihtimalini düşürebileceğini sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Sosyal Üniversitesi Rektör Danışmanı Konstantin Pozdnyakov, Devlet Duması’na sunulan tasarının, süreçlerde hız eksikliği yaşayan bölgesel alıcıların talepleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Elektronik teklif sorgulama sınırının 20 milion rubleye çıkarılmasının orta bütçeli alımları hızlandıracağını ifade eden Pozdnyakov, bu prosedürün tam kapsamlı ihaleler gerektirmediğini ve en düşük fiyatı veren tedarikçinin hızla belirlenmesine imkan tanıdığını açıkladı.
Pozdnyakov, KOBİ’lerle yapılan sözleşmelerde limitin 30 milyon rubleye yükseltilmesinin küçük şirketlerin daha büyük devlet projelerine erişmesini sağlayacağını ve bölgelerdeki rekabeti güçlendireceğini savundu.
Ayrıca, ihale konusu ürünlerin benzer özellikli mallarla değiştirilebilmesi imkanının, başlangıçta beyan edilen ürünün piyasadan çekilmesi durumunda sözleşmelerin iptal edilmesi problemini ortadan kaldıracağını ekledi.
Klimanov ise prosedürlerin kolaylaştırılmasının getirdiği risklere dikkat çekerek, bu durumun teslim edilen ürünlerin kalitesinde düşüşe veya teslimat sürelerinin uzamasına neden olabileceğini aktardı.
Alım kurallarının esnetilmesinin her zaman şeffaflık ve rekabetin korunması konularında soru işaretleri yarattığını belirten Pozdnyakov, ihale sisteminin etkinliğinin bürokratik engellerin sayısıyla değil, denetim kalitesiyle belirlendiğini, bu nedenle prosedürlerin serbestleştirilmesinin denetim organlarının izleme faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Rusya
Bulgaristan Başbakanı Radev Karadeniz’deki gemi saldırılarını Rusya’ya bağladı

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında iki kargo gemisine düzenlenen dron saldırılarının arkasında muhtemelen Rusya’nın yer aldığını duyurdu. Hedef alınan Ukrayna bağlantılı iki ticari gemiden biri batarken mürettebattan çok sayıda kişi kayboldu.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında salı günü iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının arkasında büyük olasılıkla Rusya’nın durduğunu açıkladı.
Televizyondan halka hitap eden ve Rusya’nın Sofya Büyükelçisi Eleonora Mitrofanova ile de görüşen Radev, Karadeniz’deki askeri tırmanışı “kabul edilemez” olarak niteledi.
Radev konuşmasında, “Taraflardan herhangi birine karşı suçlamada bulunmak için elimizde güçlü ve kesin kanıtlar yok ancak mantık bu sonucun Rusya Federasyonu’nun işine yaradığını gösteriyor” dedi.
Gelişmeler üzerine NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefonda görüştüğünü aktaran Bulgaristan Başbakanı, Rutte’nin ihtiyaç halinde bölgedeki savunmayı güçlendirme sözü verdiğini bildirdi.
Büyükelçi Mitrofanova: “Saldırılar üçüncü bir tarafın provokasyonu olabilir”
Bulgar haber ajansı BTA’nın aktardığına göre Başbakan Radev, Rusya Büyükelçisi Mitrofanova’yı Başbakanlığa çağırarak Ukrayna’nın kendi gemilerini imha etmesinin anlamsız olduğunu, dolayısıyla olayın muhtemel failinin Rusya olduğunu iletti.
Büyükelçi Mitrofanova ise saldırılar hakkında Moskova’dan bilgi almadığını belirterek olayın üçüncü bir tarafça tezgâhlanan “provokasyon” olabileceğini savundu.
Hedef alınan kargo gemilerinden Malta bayraklı ve Ukrayna mülkiyetindeki “Chelsea 3”, üç insansız hava aracının saldırısına uğradı. Gemideki yedi Ukraynalı ve sekiz Azerbaycanlı personelin tamamı kurtarıldı.
Gece saatlerinde vurulan ikinci yük gemisi “HS Dignity” ise saldırının ardından battı. Gemideki mürettebattan bir kişi kurtarılırken diğer personeli arama çalışmaları sürüyor.
Avrupa Komisyonu: “Karadeniz yeni bir tırmanma cephesine dönüştü”
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara tepki gösterdi.
Von der Leyen, “Karadeniz, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın yeni bir tırmanma cephesi haline geldi” ifadelerini kullanarak gelişmeyi Başbakan Radev gibi “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.
Bulgaristan kıyılarında bir hafta önce de kimliği belirsiz dronlar iki ticari gemiyi hedef almış, saldırıya uğrayan gemilerden biri batmıştı.
Rusya
Novak: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya 320 milyar dolardan fazla ödedi

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022’den bu yana Avrupa Birliği’ne 320,7 milyar dolar, bu yılın ilk dokuz ayında ise 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı sağladıklarını duyurdu. Novak, Rus şirketleri ile bakanlıkların dizel yakıt sevkiyatı kapsamında ABD’li yetkililer ve alıcılarla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022 yılından bu yana Avrupa Birliği (AB) ülkelerine toplam 320,7 milyar dolar tutarında enerji kaynağı ihraç ettiklerini açıkladı.
İnformasiyonnaya Slujba Vesti’ye demeç veren Novak, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’nin Rusya’dan 250 milyar dolarlık enerji kaynağı aldığı yönündeki değerlendirmesini yanıtladı.
Söz konusu tutarın Trump’ın ifade ettiğinden daha yüksek olduğunu belirten Novak, “Bu rakam, Amerikalı meslektaşlarımızın dile getirdiği 250 milyar dolardan belirgin biçimde fazla. 2022’den bugüne kadarki dönemde bu miktar 320,7 milyar dolar düzeyine ulaşıyor; AB ülkelerine yapılan enerji sevkiyatının hacmi budur” dedi.
Rusya Enerji Bakanlığı verilerine işaret eden Novak, bu yılın ilk dokuz ayında da Avrupa’ya 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı gönderildiğini kaydetti.
İstisnalar kapsamında sevkiyat sürüyor
Yaptırımlara rağmen bazı güzergahlarda muafiyetler sayesinde sevkiyatın devam ettiğini belirten Novak, Moskova’nın güvenilir bir tedarikçi olarak imzalanan sözleşmeleri yerine getirdiğini söyledi.
Novak, AB’ye yönelik ihracat dengesindeki değişimin Rusya’dan kaynaklanmadığını savunarak “Avrupalı meslektaşlarımızın talep ettiği ürünleri tedarik ediyoruz” ifadesini kullandı.
İhracatın büyük kısmını büyüyen Asya-Pasifik pazarlarına yönlendirdiklerini aktaran Novak, temel ortaklarının bu bölgedeki ülkeler olduğunu ve dost ülkelerle uzun vadeli ilişkiler kurmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Novak, Rus şirketlerinin ABD’li ticari kuruluşlarla dizel yakıt tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.
Rusya Enerji Bakanlığı ile ABD Enerji Bakanlığı arasında da temasların sürdüğünü belirten Novak, Rus ham maddesi alıcılarıyla müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının küresel piyasalara sunulmasını öngören bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı.
Kararın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeline yönelik yaptırımları Nisan 2027’ye kadar askıya aldı. Trump’ın açıklamasına göre Moskova, ilk etapta birkaç aşamada 1,8 milyon tondan fazla akaryakıt sağlayacak, ardından 3 milyon tonluk ek sevkiyat yapabilecek.
Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada ise Putin’in, “Rus tarafı petrol ve petrol ürünlerini Amerikan ve dünya pazarlarına sunmaya hazır olduğunu teyit etti” ifadelerine yer verildi.
Novak da Rusya’nın dizel ihracat kısıtlamalarını planlanan tarihten önce derhal kaldırmaya başlayacağını ve ekim ayında ABD’ye sevkiyata hazır olduğunu belirtti.
Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş
Anlaşma AB ile ABD arasında tartışma yarattı
Moskova ile Washington arasındaki dizel mutabakatı Brüksel’in tepkisini çekti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme zamanı olmadığını ve Avrupa’nın böyle bir adım atmayacağını söyledi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Kallas’ın açıklamalarını ikiyüzlülük olarak nitelendirdi. Bessent, Avrupa ülkelerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçememesi nedeniyle 2022’den bu yana Rusya’ya Ukrayna’ya verdikleri destekten daha fazla ödeme yaptıklarını kaydetti.
Petrol ürünlerindeki fiyat artışını frenlemek amacıyla G7 ülkeleri ve Uluslararası Enerji Ajansı, ekim ayı başında 100 milyon varile kadar dizel rezervini serbest bırakma kararı almıştı.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Ikonen, bu tedbire rağmen enerji maliyetleri nedeniyle AB’yi “oldukça zorlu bir kış” döneminin beklediğini ifade etmişti.
Rusya
Finlandiya, AB’ye Ruslara turistik vizenin tamamen yasaklanmasını önerdi

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş bitene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin AB genelinde tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Üye ülkeler, Rus turistlerin dolaşımını kısıtlamak amacıyla vizelerin belirli ülkelerle sınırlandırılmasını ve LTV uygulamasını değerlendiriyor.
Finlandiya, Ukrayna’daki savaş sona erene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin Avrupa Birliği (AB) genelinde tamamen yasaklanmasını önerdi.
AB’nin Finlandiya’nın izlediği yolu takip ederek Rusya vatandaşlarına turistik vize verilmesini tüm birlik genelinde durdurması durumunda, Rusların Avrupa ülkelerine seyahat imkanı ortadan kalkabilir.
Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Rusya Ukrayna’ya yönelik savaşını bitirene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesini durdurması için AB’ye resmi çağrıda bulundu.
Valtonen, Finlandiya’da acil ve zorunlu olmayan gerekçelerle yapılan seyahatler ile turistik amaçlı vizelerin Ruslara verilmesinin 2022 yılında zaten yasaklandığını hatırlattı.
Bu uygulamanın artık birlik ölçeğinde de geçerli olması gerektiğini savunan Valtonen, “Aynı yaklaşımın nihayet AB düzeyinde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Rusya saldırganlığını sürdürdüğü müddetçe vatandaşlarına turistik vize verilmemelidir. Rusya Ukraynalıların evlerini bombalarken Rusların Avrupa’ya gelmesi, buradaki yaşam tarzının ve özgürlüklerin tadını çıkarması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.
Birlik sınırlı geçerliliğe sahip vize seçeneğini değerlendiriyor
Üye ülkelerin ele alacağı vize politikasını sertleştirmeye dönük bir diğer seçenek, tüm Rusya vatandaşlarına sınırlı bölgesel geçerliliğe sahip vize (LTV) verilmesi sistemine geçilmesini içeriyor. Bu vizelerde hamilin kalabileceği ülke ya da ülkeler doğrudan belirtiliyor ve Schengen bölgesi içinde kalsa dahi bu sınırların dışına çıkılması vize rejimi ihlali kabul ediliyor.
AB Konseyinin 14 Ekim’de yapılması planlanan toplantısının gündeminde bu konunun değerlendirilmesi yer alıyor.
AB ülkeleri, 2024-2026 döneminde hem yaptırımların sıkılaştırılması hem de Rusların Avrupa içindeki serbest dolaşımını sınırlandırma arzusu doğrultusunda Rus vatandaşlarına giderek daha sık LTV vizesi vermeye başladı.
Valtonen, Avrupa Komisyonuna da ilettiği mektupta LTV vizelerinin uygulamaya konulması teklifine destek vereceğini, ancak bu yöntemi yalnızca geçici bir tedbir olarak gördüğünü kaydetti.
AB’yi vize kurallarını sertleştirmeyi tartışmaya sevk eden bir diğer etkeni, Rusya’ya atfedilen eylemler.
Bölgedeki istihbarat teşkilatları ile siyasetçiler, Moskova’nın Avrupa sahasında yürüttüğünü iddia ettiği “hibrit savaş eylemleri ve sabotaj girişimlerinin” giderek daha sık ve pervasız hale geldiğini, bu durumun can kayıplarına yol açabileceğini öne sürüyor.
Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada vize kısıtlamalarının artırılması çağrısını dile getirdi.
Sikorski, “Kiev’deki köprülerin vurulduğu ve binalardan çocuk cesetlerinin çıkarıldığı görüntüleri izlerken, ardından Rus turistlerin Avrupa’da paralarını saçtığını duymak beni adeta sarsıyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Alman soruşturma makamları, Leipzig Havalimanı’nda insansız hava araçlarıyla sabotaj düzenleme girişiminde bulunan şüphelilerden birinin Almanya’ya turistik vizeyle giriş yapan ve Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğunu iddia ediyor.
Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor
Avrupa Komisyonu nihai kuralları ocak ayında sunacak
AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda Rus diplomatların hareket alanına getirilecek kısıtlamaları ve turistik vize uygulamasını ele almayı planlıyor.
Konu daha sonra üye ülkelerin liderleri tarafından da görüşülecek. Bazı AB temsilcilerinin Politico’ya aktardığına göre Avrupa Komisyonu, Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarının sertleştirilmesine ilişkin nihai teklif paketini ocak ayında sunmayı planlıyor.
Vize kurallarının köklü biçimde sıkılaştırılmasını Finlandiya ve Polonya’nın yanı sıra İsveç, Estonya ve bazı diğer ülkeler de talep ediyor.
Turistik vize verme konusunda ise Fransa, İtalya ve İspanya en faal ülkeler olarak öne çıkıyor. Rus vatandaşları 2025 yılında Schengen bölgesinde seyahat imkanı sağlayan yaklaşık 478 bin turistik vize aldı.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını6 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Görüş1 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı











