Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da Merkez Bankası’ndan risk senaryosu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, petrol fiyatlarının 25-35 dolara gerilemesi ve Batı yaptırımlarının sertleşmesi durumunda ekonominin son 30 yılın en ağır daralmasıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Kurumun hazırladığı risk senaryosuna göre gayrisafi yurt içi hasıla 2027 ve 2028 yıllarında üst üste küçülürken enflasyon savaşın ilk yılındaki rekor seviyelere dönebilir.

Rusya ekonomisi, petrol fiyatlarının sert düşmesi ve Batı yaptırımlarının yoğunlaşması halinde son 30 yılda ilk kez üst üste iki yıl küçülme riskiyle karşı karşıya.

Rusya Merkez Bankasının önümüzdeki üç yıla dair yayımladığı “Para Politikasının Temel Yönleri” raporundaki “risk senaryosu”, petrolün varil fiyatının 25-35 dolara inmesi durumunda enflasyonun savaşın ilk yılındaki zirvelere döneceğini, hanehalkı tüketiminin daralacağını ve hükümetin Ulusal Refah Fonu’nun tamamen tükenmesi tehlikesiyle karşılaşacağını öngörüyor.

Merkez Bankasının projeksiyonuna göre bu kriz senaryosunda Rusya’nın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 2027 yılında yüzde 3-4, 2028 yılında ise ilave yüzde 1,5-2,5 oranında daralıyor.

Ekonomideki gerilemenin en sert hissedildiği dönem olan gelecek yılın dördüncü çeyreğinde ise yıllık bazdaki düşüşün yüzde 8-9 bandına ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bu hızda bir daralma, ekonominin yüzde 7,9 küçüldüğü 2009 yılından bu yana görülen en sert resesyon anlamına geliyor.

Süre bakımından ise Rusya’nın modern tarihinde en son üst üste iki yıl ekonomik küçülme yaşadığı 1995-1996 döneminden bu yana en uzun süreli kriz tablosuna işaret ediyor.

Merkez Bankası, risk senaryosunun küresel piyasalarda 2007-2008 finansal krizine benzer büyüklükte bir “dış koşullarda sert bozulma” varsayımına dayandığını kaydetti.

Senaryo, dünya borsalarındaki yapay zeka şirketlerine ait “balonun” sönmesi gibi etkenlerle tetiklenebilecek ABD ve Avrupa merkezli bir resesyonu içeriyor.

Raporda, “Ayrıca yaptırım baskısının artması Rus mallarına uygulanan iskonto marjını genişletecek, petrol ihracatını ve üretimini azaltacaktır” değerlendirmesi yapıldı.

Bu koşullar altında Rusya ekonomisinin krizin ilk yılında 115 milyar dolar, ikinci yılında ise ilave 57 milyar dolar ihracat geliri kaybedeceği hesaplanıyor.

İhracat gelirlerinin toplamda 286 milyar dolara gerilemesi öngörülürken bu rakam 2006 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye karşılık geliyor.

Enflasyonun yüzde 11-13 aralığına tırmanacağı, Merkez Bankasının buna politika faizini yeniden yüzde 19-21 seviyesine çekerek karşılık vereceği tahmin ediliyor.

Tüketim düşecek, fonlar tükenecek

Kriz senaryosu doğrudan Rus vatandaşlarının yaşam standartlarını da hedefliyor. Rusya’ya yapılan ithalat sevkiyatlarının fiziksel hacim olarak 2027’de yüzde 6-8, 2028’de yüzde 18-20 oranında azalacağı, parasal değer bazında ise iki yılda dörtte bir oranında düşeceği öngörülüyor.

Özel tüketim hacminin krizin ilk yılında yüzde 1-2, ikinci yılında ise ilave yüzde 5,5-6,5 daralması, vatandaşların harcamalarını ciddi biçimde kısmak zorunda kalacağını gösteriyor.

Emtia fiyatlarındaki sert düşüşün hükümeti “Ulusal Refah Fonu’nun likit kısmını yoğun biçimde kullanmaya” mecbur bırakacağını belirten düzenleyici kurum, bunun fon kaynaklarının hızla tükenmesi riskini doğurduğu uyarısında bulundu.

Merkez Bankası, bu riskin engellenmesi için hükümetin bütçe kuralında reforma gitmesi ve bütçe harcamalarını reel olarak kısması gerekeceğine işaret etti.

Bu yıl küçülmeye başlayan Rus ekonomisine yönelik riskler konusunda, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığından üst düzey yetkililerin ilkbahar aylarında Devlet Başkanı Vladimir Putin’i uyardığı iddia edildi.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar, yetkililerin bütçe açısından taşınamaz boyutlara ulaşan askeri harcamalara dikkat çektiğini ve bu durum nedeniyle bütçe açığının üçüncü yılda da hedeflerin oldukça üzerine çıkabileceğini aktardı. Bütçe açığı temmuz ayı sonu itibarıyla 6,45 trilyon rubleye ulaşmış durumdaydı.

Bloomberg’in haberine göre Putin, ekonomi ve finans yönetiminin bu yaklaşımını reddederek askeri kalemler dışındaki tüm bütçe harcamalarında kesintiye gidilmesi talimatını verdi.

Haberde Maliye Bakanlığının sivil harcamaları üçte bir oranında kıstığı, hükümete bağlı kurumlara personel kadrolarını yüzde 15 daraltma hazırlığı yapmaları talimatı verildiği ve Putin’in askeri harekatı tırmandırmaya hazırlandığı kaydedildi.

Rusya

NYT: Batı’nın tecrit planı çöktü, Trump Putin’in dönüşüne yol açtı

Yayınlanma

Amerikan The New York Times gazetesi, Batı’nın tecrit çabalarına rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dünya sahnesine döndüğünü yazdı. Analizde, Donald Trump yönetiminin Rus dizeline onay vermesi ve yaptırımları hafifletme arayışının Moskova’nın diplomatik hareket alanını genişlettiği kaydedildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin Moskova’yı diplomatik tecrit altında tutma çabalarına rağmen uluslararası temaslarını adım adım yeniden kurarak dünya siyasetinin merkezine dönüyor.

Amerikan gazetesi The New York Times, Rus liderin son dönemdeki dış politika trafiğini incelediği analizinde Batı’nın tecrit stratejisinin çöktüğü sonucuna vardı.

Haberde, “Putin tecritten kurtuluyor ve ABD Başkanı Donald Trump bu süreçte kendisine büyük destek veriyor.” değerlendirmesi yer aldı.

Gazete, Rus liderin yabancı devlet ve hükümet başkanlarıyla yürüttüğü temas trafiğindeki belirgin artışa dikkat çekti.

Putin geçen hafta Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ile telefon görüşmeleri yaptı.

Rus lider ayrıca Moskova’da Katar Emiri Temim bin Hamed es-Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldi.

Putin, Rusya-Afrika Zirvesi kapsamında Afrika ülkelerinin temsilcileriyle de müzakereler yürüttü.

Gazetenin değerlendirmesine göre, Donald Trump yönetiminin Rusya politikasındaki rota değişikliği Putin’in diplomatik manevra alanını genişletti.

ABD Başkanı Rus dizel yakıtının ithalatına onay verirken, Washington yönetimi Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’na (RDIF) yönelik yaptırımları kaldırma seçeneğini de gündemine aldı.

Haberde, Moskova ile Washington arasındaki yakınlaşmanın paralelinde ABD ile Ukrayna ilişkilerinin kötüleşmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

Avrupa ülkelerinin ise Putin ile doğrudan diyalog kurulması gerekip gerekmediği konusunda görüş ayrılığı yaşadığı vurgulandı.

The New York Times’ın aktardığı bilgilere göre Rus liderin kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılması bekleniyor.

Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko, Putin’in söz konusu zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geleceğini duyurdu.

Putin’in, Trump’ın ilettiği daveti kabul etmesi durumunda aralık ayında Miami’de yapılacak G20 zirvesine de katılabileceği belirtiliyor.

Trump, ekim ayında Amerikan pazarına ve dünya piyasalarına Rus dizel yakıtı sevkiyatı yapılması konusunda Putin ile anlaştıklarını açıklamıştı.

Bu mutabakatın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeliyle yapılacak işlemlere ve yakıtın ABD’ye ithalatına 7 Nisan 2027 tarihine kadar izin veren geçici bir lisans yayımladı.

Rus hükümeti de yakıt ihracatındaki kısıtlamaları kısmen gevşeterek ilk etapta küresel piyasalara 500 bin ton dizel sevk edilmesine onay verdi.

Söz konusu uzlaşmanın uygulanması sürecine Rusya Doğrudan Yatırım Fonu dahil edildi.

RDIF Başkanı Kirill Dmitriyev, ABD Hazine Bakanlığı’nın ödemelerin ve mali takas işlemlerinin yürütülmesine yardımcı olması için fondan talepte bulunduğunu söyledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English