Rusya
Rusya’nın Çin ile Sibirya’nın Gücü 2 müzakereleri çıkmazda

Rusya’nın Avrupa pazarının yerini almasını hedeflediği Sibirya’nın Gücü 2 doğalgaz boru hattı projesinde Çin ile yürütülen müzakereler durma noktasına geldi. Wall Street Journal gazetesine konuşan kaynaklara göre Pekin yönetimi, Moskova’dan doğalgaz fiyatını Rusya iç pazarı seviyesine çekmesini talep etti.
Rusya’nın Avrupa pazarının yerini doldurması için bel bağladığı ve Çin ile 10 yılı aşkın süredir devam eden yeni doğalgaz boru hattı projesi Sibirya’nın Gücü 2’ye ilişkin müzakereler çıkmaza girdi.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin’e gerçekleştirdiği son resmi ziyarette Çinli yetkililer, Rus delegasyonundan şartlar değişene kadar boru hattı konusunu bir daha gündeme getirmemelerini talep etti.
Pekin’in fiyat talebi Rusya iç pazarı seviyesinde
Söz konusu kaynaklar, Çin’in yeni boru hattı üzerinden gaz tedariki anlaşmasını imzalamak için fiyatta radikal bir indirim şart koştuğunu bildirdi.
Buna göre Pekin, bin metreküp doğalgaz için Rusya’nın iç pazar fiyatı olan yaklaşık 50 doları ödemek istiyor.
Çin halihazırda Gazprom’dan dünya piyasalarına kıyasla ciddi indirimlerle doğalgaz satın alıyor. Pekin bu yıl bin metreküp gaz için 258,8 dolar ödüyor.
Bu tutar, Rus şirketinin uzak dış ülkelerdeki diğer müşterilerine uyguladığı 420,2 dolarlık fiyattan yüzde 39 daha düşük bir seviyeye karşılık geliyor.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, gelecek yıl Çin Halk Cumhuriyeti için gaz fiyatının bin metreküp başına 223,9 dolara gerilemesi ve indirim oranının yüzde 34 olarak uygulanması öngörülüyor.
WSJ’ye konuşan kaynaklar, Mayıs ayındaki Pekin ziyaretine katılan Rus heyetinin adeta “duvara tosladığını” ifade etti.
Çin’in talebinin mevcut fiyatın beş kat, Gazprom’un diğer yabancı müşterilerine uyguladığı fiyatın ise sekiz kat altında bir ücrete denk geldiği, bunun da Moskova’nın Sibirya’nın Gücü 2 projesini fiilen sübvanse etmesi anlamına geldiği belirtildi.
Putin ve Gazprom’un açıklamaları karşılıksız kaldı
Rusya Devlet Başkanı Putin ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Eylül 2025’teki Çin ziyareti sonrasında, Batı Sibirya yataklarındaki gazı Çin’e taşıyacak boru hattı inşaatını başlatacak “hukuki olarak bağlayıcı bir mutabakat zaptı” imzalandığını duyurmuştu. Ukrayna savaşı öncesinde bu gaz Avrupa’ya ihraç ediliyordu.
Ancak savaşın ardından Gazprom’un eski ana pazarı konumundaki Avrupa’ya sevkiyatı, 1970’lerin başından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Rus tarafının açıklamalarına karşılık Çin kanadından herhangi bir teyit gelmedi. Putin’in Mayıs ayındaki Pekin ziyareti sonunda imzalanan 42 ikili belgenin hiçbirinde Sibirya’nın Gücü 2 projesine veya doğalgaz sevkiyatına yer verilmedi.
“Çin bu anlaşmayı hiçbir zaman imzalamayabilir”
Washington merkezli DGA Group ortaklarından Jörg Wuttke, Çin’in Gazprom ile hiçbir zaman bir sözleşme imzalamayabileceğini ifade etti.
Küresel piyasada yeterli miktarda gaz olduğunu ve Çin’in ithal gaz tüketiminin 2030’lu yılların ortalarında zirveye ulaşmasının beklendiğini kaydeden Wuttke, “İnşaatı altı yıl sürecek bir boru hattıyla kendilerini neden bağlasınlar ve başka ülkelerden gaz temin edebilecekken Rusya’ya olan bağımlılıklarını neden artırsınlar?” değerlendirmesinde bulundu.
Carnegie Rusya Avrasya Merkezi Direktörü Aleksandr Gabuyev ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Putin’i her türlü şartı kabul edene kadar “bekletmeyi” tercih edeceğini öngörüyor.
Gabuyev, Çin’in müzakerelerdeki yaklaşımını, “Rusya’daki ekonomik durumun daha da kötüleşmesini ve ülkenin Çin için tamamen avantajlı şartları imzalamak zorunda kalacağı anı beklemek” olarak tanımlıyor.
Rusya
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.
S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.
Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.
S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.
Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.
Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.
Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.
Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.
İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.
Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.
Rusya
Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını tarihi zirveye taşıdı

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı tarihi zirveye çıktı. Kpler verilerine göre ülkenin toplam ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaşırken Rus petrolü bu hacmin yarısından fazlasını oluşturdu.
Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksamaların ardından Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol alımları tarihi zirveye ulaştı.
Financial Times’ın analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Hindistan’ın toplam petrol ithalatı çatışmaların başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak günlük yaklaşık 5 milyon varil oldu.
Alımlardaki bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daralmasının ardından kaydedildi.
Analiz verilerine göre, şubat ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı günlük yaklaşık 1 milyon varil düzeyindeydi.
Yeni Delhi yönetimi, haziran ve temmuz aylarında ise Rusya’dan günlük 2,6 milyon varilin üzerinde ham petrol ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam ham petrol ithalatının yarısından fazlasına karşılık geliyor.
Hindistan daha önce, Rusya ekonomisine destek vermekle suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilerinin ardından Rus petrolü alımlarını azaltmıştı.
Fakat alternatif tedarik kanallarındaki açık nedeniyle Washington, Hindistan’ın Rus ham petrolünü almaya devam etmesine olanak tanıyan muafiyetler sağladı.
İhtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazın yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Hindistan için Ortadoğu’daki aksamalar enerji güvenliği risklerini tırmandırdı.
Başbakan Narendra Modi, enerji güvenliğinin sağlanmasını temel önceliklerden biri olarak nitelendirerek alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine hız verilmesi çağrısında bulundu.
Ülke enerjisinin omurgasını fosil yakıtlar oluşturmaya devam ediyor. Enerji tüketiminde kömürün payı yaklaşık yüzde 60, petrolün payı yüzde 28 seviyesindeyken nükleer enerjinin payı yüzde 1,6 düzeyinde kalıyor.
Reuters’ın hafta başında aktardığına göre, Hindistan’a sevk edilen Rus Urals petrolü mayıs ayından bu yana ilk kez gösterge Brent petrole kıyasla primli satılmaya başladı.
Üç işlemciye dayandırılan bilgilere göre, eylül teslimatlarında 1 ila 2 dolarlık indirimle işlem gören kargolar, bu hafta ekim teslimatları için varil başına 1 dolara varan primle teklif edildi.
Hint rafinerileri, İran’la yaşanan gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamaları sebebiyle Ortadoğu tedarikinin güvenliğine yönelik artan endişeler üzerine Rus petrolü alımlarını yükseltti.
Aynı etkenler, Uzak Doğu menşeli ESPO Blend türü dahil olmak üzere Çin’in Rus petrolüne yönelik talebini de destekledi.
İşlemciler, Çinli alıcıların Ortadoğu’dan gelebilecek olası aksamalara karşı alternatif aramasıyla ESPO primlerinin yükseldiğini belirtti.
Rus petrolü fiyat avantajı sayesinde Asyalı rafineriler için cazibesini korurken, güçlü talep doğrultusunda uygulanan indirimler yıl boyunca daralma kaydetti.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Amerika3 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı










