Bizi Takip Edin

Asya

Sandık başına giden Pakistan mobil hizmetleri askıya aldı, sınırları kapattı

Yayınlanma

Pakistan’da 128 milyonu aşkın seçmen, ülkede 5 yıl yasama görevini yürütecek Pakistan Ulusal Meclisi (NA) ve eyalet meclislerinin seçimi için sandık başında.

Mevcut yönetim perşembe günü ülke genelinde cep telefonu hizmetlerini geçici olarak askıya aldı ve terör saldırılarının arttığı bir ulusal seçimde oy verme işlemi başlarken kanun ve düzeni koruma gerekçesiyle bazı kara sınırlarını kapattı.

Çarşamba günü güneybatıdaki Belucistan eyaletinde seçim adaylarının ofislerinin yakınında meydana gelen iki patlamada 26 kişi öldü. Patlamaların sorumluluğunu daha sonra IŞİD üstlendi.

Seçim aynı zamanda derin bir ekonomik krizin ortasında ve oldukça kutuplaşmış bir siyasi ortamda yapılıyor ve pek çok analist net bir kazananın ortaya çıkmayacağına inanıyor.

‘Dış güçler istikrarı ve CPEC’i engellemek için Belucistan’ı hedef alıyor’

Ulusal Meclis’te 336 sandalye bulunuyor

Pakistan Ulusal Meclisi’nde 336 sandalye bulunuyor. Ulusal Meclis’teki 336 sandalyeden 60’ı kadınlara, 10’u ise dini azınlıklara ayrılmış durumda. Ulusal Meclis’te sandalye elde etme yarışına giren her siyasi parti, Seçim Komisyonuna önceden hazırladıkları 60’ı kadın ve 10’u dini azınlık olmak üzere 70 kişilik listeleri teslim ediyor. Bu 70 sandalye de oyların yüzde 5’inden fazlasını alan partiler arasında nispi temsil yoluyla paylaştırılıyor. Söz konusu 70 sandalye için milletvekilleri aday olmuyor.

Hükümeti kuracak başbakan da Ulusal Meclis üyeleri arasından seçilecek. Mecliste 169 salt çoğunluğu sağlayan aday, ülkenin 25. başbakanı olacak.

Pakistan Müslüman Birliği-Navaz (PML-N) lideri eski Başbakan Navaz Şerif ve eski Başbakan Benazir Butto’nun oğlu Pakistan Halk Partisi (PPP) lideri Bilaval Butto Zerdari, başbakanlık koltuğu için seçimlerdeki en güçlü iki aday olarak öne çıkıyor. Cezaevindeki eski Başbakan İmran Han’ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) de yine öne çıkan partiler arasında gösteriliyor.

Mobil kısıtlamalara tepki

Ülke genelinde oy verme merkezlerine binlerce asker konuşlandırıldı ve İran ve Afganistan ile olan sınırlar barışçıl bir seçim yapılmasını kolaylaştırmak amacıyla geçici olarak kapatıldı.

İçişleri Bakanlığı X’te yayınladığı bir mesajda “Ülkede son zamanlarda meydana gelen terör olayları sonucunda değerli hayatlar kaybedilmiştir, kanun ve düzen durumunu korumak ve olası tehditlerle başa çıkmak için güvenlik önlemleri şarttır” dedi.

Mobil ağların askıya alınması muhalefet partilerinin liderlerinin eleştirilerine yol açarken, eski başbakan Benazir Butto’nun 35 yaşındaki oğlu Pakistan Halk Partisi lideri Bilawal Bhutto Zardari, “derhal eski haline getirilmesi” çağrısında bulundu.

X mesajlaşma platformunda yaptığı açıklamada “(Ben) partimden bu amaçla hem ECP’ye (Pakistan Seçim Komisyonu) hem de mahkemelere başvurmasını istedim” dedi.

Baş Seçim Komiseri Sikandar Sultan Raja, mobil ağlarla ilgili kararın çarşamba günkü şiddet olaylarının ardından “kanun ve düzen kurumları” tarafından alındığını ve komisyonun konuya müdahale etmeyeceğini söyledi.

Hapisteki eski Başbakan İmran Han’ın Pakistan Tehreek-e-Insaf (PTI) partisi, X’te yaptığı bir paylaşımda, “bu son derece önemli günde çevredeki herkesin internete erişebilmesi için” insanları kişisel Wifi hesaplarındaki şifreleri kaldırmaya çağırdı.

Bazı seçmenler de mobil hizmetlerin askıya alınmasına kızgınlıklarını dile getirdi.

Reuters’ın haberine göre, Rawalpindi şehrinde oyunu kullanan 50 yaşındaki Mehmood Chaudry, “Bu nedenle seçmenlerle ve diğerleriyle iletişim kurmak çok zor … internetin kapatılması nedeniyle pek çok sorunla karşı karşıyayız” dedi.

Pakistan’da yaklaşan seçimler öncesi İmran Han’ın partisine sosyal medya kısıtlaması

Şiddet olayları devam ediyor

Sıkı güvenliğe rağmen, Reuters’ın haberine göre istihbarat servislerinden bir kaynak, silahlı kişilerin kuzeybatıdaki Tank bölgesinde güvenlik güçlerine ait bir araca ateş açması sonucu bir kişinin öldüğünü söyledi.

Güvenlik güçlerinden hemen bir doğrulama gelmedi.

Makran bölgesi komiseri Saeed Ahmed Umrani Reuters’a yaptığı açıklamada, Belucistan’ın Kech bölgesinin farklı yerlerinde de el bombası saldırıları olduğunu ancak can kaybı olmadığı için oy verme işleminin etkilenmediğini söyledi.

Seçim ağının askıya alınması, İmran Han’ın geçen yıl tutuklanmasını protesto ederken güvenlik güçleriyle çatışan destekçilerine sonuçlar açıklanana kadar oy verme kabinlerinin dışında beklemeleri çağrısının ardından geldi.

Partisinin medya ekibi Reuters’a yaptığı açıklamada, Han’ın perşembe sabahı Rawalpindi’deki bir cezaevinden posta yoluyla oyunu kullandığını söyledi.

Katılım yoğun

Seçimin resmi olmayan ilk sonuçlarının oy verme işleminin saat 17:00’de (GMT 1200) sona ermesinden birkaç saat sonra açıklanması beklenirken daha net bir tablonun cuma günü erken saatlerde ortaya çıkması muhtemel.

Başlıca çekişmelerin, partisi son ulusal seçimi kazanan Han’ın desteklediği adaylar ile üç kez başbakanlık yapan Navaz Şerif’in Pakistan Müslüman Birliği arasında geçmesi bekleniyor.

Butto Zardari de dışarıdan aktif bir kampanya yürütüyor.

Sert kış soğuğuna rağmen, oy verme işleminin başlamasından saatler önce seçim merkezlerinde uzun kuyruklar oluşmaya başladı.

Generaller devrede

Analistler net bir kazananın olmayabileceğini ancak güçlü generallerin bir rol oynayabileceğini söylüyor. Ordu, 76 yıllık bağımsızlık döneminde nükleer silahlara sahip bu ülkeye doğrudan ya da dolaylı olarak hakim oldu ancak birkaç yıldır siyasete müdahale etmediğini savunuyor.

Bir köşe yazarı olan Abbas Nasır, “Belirleyici faktör, güçlü ordunun ve güvenlik kurumlarının hangi tarafta yer aldığıdır” diye yazdı ve ekledi: “Ekonomik zorluklar o kadar ciddi, vahim ve çözümler o kadar acı verici ki, iktidara gelen herhangi birinin gemiyi nasıl yürüteceğinden emin değilim.”

Son genel seçimler 2018’de yapılmıştı

Pakistan’da son genel seçimler 25 Temmuz 2018’de yapılmış ve İmran Han hükümeti göreve gelmişti.

Pakistan Ulusal Meclisinde 10 Nisan 2022’de yapılan güven oylamasında, 174 “hayır” oyuyla İmran Han hükümeti düşmüştü.

Üç dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan 2022’de Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla çoğunluğun desteğini alarak Başbakan seçilmiş ve ülkeyi Ağustos 2023’e kadar yönetmişti.

Ülkeyi genel seçimlere kadar yönetecek geçici hükümetin Başbakanı Anvarul Hak Kakar ise 14 Ağustos 2023’te yemin ederek göreve başlamıştı.

Asya

Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

Yayınlanma

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.

Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.

Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.

Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi 

Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.

Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.

Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.

Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.

Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.

Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.

Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Yayınlanma

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.

Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.

X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.

“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”

Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.

Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.

Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu

Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.

Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.

Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.

Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English