Bizi Takip Edin

Amerika

Trump ailesi kripto para düzenlemelerini gevşetiyor

Yayınlanma

Financial Times’ta (FT) yayınlanan başyazıda, Trump ailesinin dijital varlıklar ve kripto para dünyasına girişi ve finansal piyasalardaki köklü değişiklik arayışı masaya yatırılıyor.

Başkan Donald Trump’ın yanı sıra oğulları Eric Trump ile Donald Trump Jr. ve Başkan Yardımcısı JD Vance, geleneksel finansal aygıtlara karşı kripto varlıklarda temsil edilen yeni finansal ürünlerin en büyük savunucuları arasında yer alıyor.

Las Vegas’taki bitcoin zirvesine de değinen FT, Fed kaynaklı dijital dolar çıkarılmadığı sürece kriptoya hücumun ters etki yaratacağını savundu.

FT başyazısı şöyle:

Kripto, Beyaz Saray’da bir destekçi kazandı

Donald Trump, bitcoin’in ‘dolandırıcılık gibi göründüğünü’ söylediği günlerden bu yana oldukça uzun bir yol kat etti. Bu hafta, Trump ailesinin medya şirketi, kripto para birimini satın almak için yatırımcılardan 2,5 milyar dolar topladığını açıkladı. Oğulları Eric ve Donald Jr, Las Vegas’ta binlerce turuncu giysili bitcoin yatırımcısına bir servet vaat etti. Bunun nedenlerinden biri, başkan yardımcısı JD Vance’in aynı konferansta söylediği gibi, ‘kripto paranın nihayet Beyaz Saray’da bir destekçisi ve müttefiki olması’ydı. Bitcoin, ABD’li Kongre üyelerinin yakında ilk kripto düzenlemelerini kabul edeceği yönündeki iyimserlikle son zamanların rekor seviyesine ulaştı. Bu düzenlemeler, stabilcoinler veya dolar veya başka bir para birimine sabitlenmiş dijital tokenleri kapsayacak. 

Ne var ki, Trump ailesinin kripto girişimlerine olan hevesi, yönetiminin kripto para birimlerine olumlu yaklaşımıyla birleşince, bariz bir çıkar çatışması ortaya çıkıyor. Genellikle dalgalı olan kripto varlıkları meşrulaştırma çabası, finansal sisteme yeni riskler getirme tehdidi de oluşturuyor.

Eric Trump’tan bitcoin zirvesinde büyük bankaları yok etme çağrısı

Görevdeyken bir sektörle bu kadar yakından ilişki kuran başkan ve ailesi çok azdır. ABD lideri, $TRUMP memecoin’ini tanıtmış ve en büyük sahipleri için bir gala yemeği düzenlemiştir. Trump’ı ‘baş kripto savunucusu’ olarak listeleyen World Liberty Financial, dolara sabitlenmiş bir stabilcoin olan USD1’i piyasaya sürdü ve şu anda 2,15 milyar dolarlık piyasa değerine sahip.

Trump, göreve döndükten birkaç gün sonra, kripto risklerini sınırlamayı amaçlayan Biden dönemindeki önlemleri iptal eden bir başkanlık kararnamesi imzaladı ve ABD’nin ‘dijital varlıklar ve finansal teknolojide liderliğini’ teşvik etme sözü verdi. Bir başka kararname ise stratejik bir bitcoin rezervi oluşturulmasını öngörüyor. Başkan, Paul Atkins’i Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu [SEC] başkanlığı da dahil olmak üzere önemli görevlere kripto savunucuları atadı.

Yeni yönetim, ‘uygulama yoluyla düzenleme’den kripto için bir düzenleyici çerçeve oluşturma ve büyümeyi teşvik etme çabalarına geçti. Adalet Bakanlığı, SEC ile birlikte kripto şirketlerine karşı açılmış birkaç davayı düşürdü. Kripto meraklıları, yenilikçiliği ve meşru kripto işlerini desteklemek için mahkemeler yerine kongre yoluyla düzenleyici netlik sağlanmasını uzun süredir öneriyordu. Fakat bunlara daha fazla izin veren bir ortam, dolandırıcılık ve piyasa manipülasyonu gibi tehlikeleri artırabilir.

Yakın zamana kadar, Trump ailesinin kendi kripto çıkarlarının yasama çabalarını engelleyebileceği görülüyordu. Bir grup Demokrat senatör, seçilmiş yetkililerin ve ailelerinin (başkan dahil) stabilcoin girişimlerine sahip olmasını veya bu girişimlere katılmasını yasaklayan adımlar içermediği sürece, stabilcoinleri düzenlemeye yönelik Genius Act’ı desteklemeyi reddetti. Ancak bu ay, net kurallara ihtiyaç olduğunu öne sürerek, tasarıya destek veren Cumhuriyetçilere katıldı. Tasarı, ABD’deki stabilcoin ihraççılarının dolaşımdaki coinlerin %100’üne eşit tutarda dolar, ABD Hazine tahvili veya eşdeğerleri ile rezerv tutmalarını ve net itfa prosedürleri belirlemelerini zorunlu kılan gibi önemli kurallar getiriyor. Ancak bazı üst düzey Demokratlar, tasarıda tüketiciyi yeterince korumadığını ve ABD borsalarının, suç faaliyetlerini kolaylaştırmak için kullanıldığına dair kayıtları olan Tether gibi offshore olarak çıkarılan stabilcoinlerin ticaretine izin vereceğini belirtti (Tether ise herhangi bir suç işlediğini reddetti). Stabilcoinler, bankalar, ödeme sistemleri ve menkul kıymetler gibi işlev görmelerine rağmen, bunların hiçbirine tabi olmayan gri bir dünyada varlıklarını sürdürüyor. Genius Act, çok gevşek bir çerçeve sunuyor.

Dijital varlık savunucuları, bunların ödemeleri hızlandırabileceğini ve finansal kapsayıcılığı artırabileceğini savunuyor. Fakat bu faydalar, merkez bankası dijital para birimleri aracılığıyla daha güvenli bir şekilde elde edilebilir. Trump, Amerikan CBDC’sine [merkez bankası dijital para birimi] şiddetle karşı çıkıyor ve bunun yerine özel stabilcoinlerin ‘ABD dolarının hakimiyetini genişleteceğini’ savunuyor. Son derece dikkatli bir şekilde denetlenmedikleri sürece, bunlar tam tersi bir etki yaratabilir.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English