Bizi Takip Edin

Diplomasi

Trump, Endonezya ile anlaştıklarını ve ‘karşılıklı’ gümrük vergisinin %19’a indirileceğini duyurdu

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump salı günü, Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi olan Endonezya’ya uygulanan “karşılıklı” gümrük vergisi oranının daha önce tehdit edilen %32’den %19’a düşürülmesini öngören bir ticaret anlaşması üzerinde Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile anlaştığını açıkladı.

Buna karşılık Endonezya, 15 milyar dolarlık ABD enerjisi, 4,5 milyar dolarlık Amerikan tarım ürünü ve “çoğu 777 model” 50 adet Boeing jet uçağı satın almayı taahhüt etti. Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Endonezya’ya yapılan Amerikan ihracatının hem gümrük vergilerinden hem de tarife dışı engellerden muaf olacağını belirtti. Bu önlem, Cakarta’daki analistler arasında endişe yarattı.

Trump, Prabowo ile görüştükten sonra anlaşmayı sonuçlandırdığını söyledi. Bu, Vietnam ile yapılan anlaşmaya benzetildi. Trump, Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri To Lam ile görüştükten sonra anlaşmaya vardığını açıklamıştı. Bu ayın başlarında Trump, Vietnam lideri ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Hanoi’nin %46 yerine %20 gümrük vergisi ile karşı karşıya kalacağını söylemişti.

Bu, ABD başkanının Vietnam, İngiltere ve Çin ile yaptığı anlaşmalardan sonra açıkladığı dördüncü gümrük vergisi anlaşması.

ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi’ne göre, ABD ve Endonezya 2024 yılında yaklaşık 38,3 milyar dolarlık mal ticareti gerçekleştirdi. Amerika, o yıl Endonezya ile 17,9 milyar dolarlık mal ticareti açığı bildirdi. ABD’nin Güneydoğu Asya ülkesinden başlıca ithalat kalemleri arasında palm yağı ve diğer tarım ürünleri, metaller, tekstil ve ayakkabı yer alıyor.

Trump, “Bu tarihi anlaşma, Endonezya’nın TÜM PAZARINI tarihinde ilk kez ABD’ye açıyor” diye yazdı ve ekledi: “İlk kez, çiftçilerimiz, hayvancılarımız ve balıkçılarımız 280 milyondan fazla insanın yaşadığı Endonezya pazarına tam ve eksiksiz erişim hakkına sahip olacak.”

Trump, çoğu ülkeyle olduğu gibi, daha yüksek gümrük vergisi uygulanan bir ülkeden yapılan tüm aktarmaların, menşe noktasında uygulanan gümrük vergilerine tabi olacağını belirtti.

“Endonezya halkına dostluğu ve ticaret açığımızı dengeleme konusundaki kararlılığı için teşekkür ederim. Amerikan halkı ve Endonezya halkı için çalışmaya devam edeceğiz!” dedi.

Salı günü geç saatlerde, Trump ayrıca Pennsylvania’da düzenlenen bir enerji konferansında Endonezya’nın bakırına ilgi duyduğunu söyledi.

Trump, “Endonezya’nın gerçekten harika bakırları var. Çok, çok güçlü bakırlar” derken, hükümetle ‘büyük’ bir anlaşmaya vardığını da tekrar vurguladı: “Endonezya’ya tam erişimimiz var.”

Prabowo, Instagram’da yaptığı paylaşımda Trump ile yaptığı görüşmeyi “çok iyi” olarak nitelendirdi. “Birlikte, Endonezya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ilişkileri iki büyük ulusumuzun karşılıklı yararına olacak yeni bir döneme taşımaya karar verdik” dedi.

Bölgedeki diğer ülkeler ne yapacak?

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Hasan Nasbi, anlaşmanın ayrıntılarının “yakında kesinleşeceğini” ve Prabowo’nun daha sonra daha fazla ayrıntı vereceğini söyledi.

Endonezya İşverenler Derneği Başkanı Shinta Kamdani ise, Endonezya’nın Trump’ın açıklamasını gümrük vergileri konusunda nihai anlaşma olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Nikkei Asia‘ya verdiği demeçte, “Bölgedeki bazı rakiplerimiz hala ABD hükümetiyle müzakere sürecinde” dedi.

“Bu nedenle, bölgesel rekabetin yapısını değiştirebilecek rakiplerimizin nihai tutumunu yakından izlememiz gerekiyor” diye belirtti.

Shinta, çoğu ABD ürününün halihazırda %5’in altında gümrük vergisine tabi olduğunu da sözlerine ekledi. “Bu durumda, devam eden müzakerelerin sonuçlarından ürün bazında etkisini göreceğiz ve inceleyeceğiz” dedi.

Samuel Sekuritas Indonesia’nın araştırma müdürü Harry Su, rakiplerin benzer veya daha yüksek gümrük vergileriyle karşı karşıya kalacağı için anlaşmanın ülkenin ihracatçıları için “muhtemelen neredeyse kabul edilebilir” olduğunu belirtti.

“Asıl sorun, Endonezya pazarına sıfır gümrük vergisiyle girebilen ABD ürünleri için”, dedi ve “üretim maliyetlerimizin ABD’den çok daha yüksek olması nedeniyle yok olacak” sektörler olarak tavukçuluk ve mısır yetiştiriciliğini örnek gösterdi.

Su, ek bir sorun olarak şunu ekledi: “ABD ile bu yeni ‘dostluk’, şu anda en yakın ticaret ortağımız ve Endonezya’nın en büyük yatırımcısı olan Çin tarafından nasıl algılanacak? Bu, ortada duran büyük bir sorun.”

Endonezya Palm Yağı Derneği Başkanı Eddy Martono, anlaşmayı Endonezya için “çok iyi” olarak nitelendirdi, “çünkü ABD’ye karşı, özellikle pazar payımızın %89 olduğu palm yağı konusunda fazlalık var” diye belirtti.

“Endonezya’nın ABD’ye palm yağı ihracatı son 5 yılda artmaya devam etti ve 2023’te 2,5 milyon metrik tona ulaştı, ancak 2024’te 2,2 milyon tona geriledi” dedi. “Önümüzdeki iki üç yıl içinde bu konuda ciddi bir şekilde çalışırsak, 3 milyon tona ulaşabileceğinden eminim” değerlendirmesini yaptı.

Ticaret elçisini Washington’a yedi kez gönderen Japonya da dahil olmak üzere diğer ülkeler anlaşma sağlayamadı. Beyaz Saray, anlaşma sağlanamaması halinde 1 Ağustos’tan itibaren uygulanacak gümrük vergilerini tek taraflı olarak bildiren mektuplar gönderdi.

AB ile ticaret anlaşması

Öte yandan Endonezya, Trump yönetiminin vergileri karşısında Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerini de geliştirme arayışında.

Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kapsamlı bir ekonomik ortaklık anlaşması (CEPA) için ilerleme kaydetmek üzere pazar günü siyasi bir anlaşmaya vardıklarını duyurdu. Anlaşmanın eylül ayında kesinleşmesi bekleniyor.

Prabowo, ortak basın toplantısında “Ekonomimizde daha fazla Avrupa varlığı ve katılımı görmek istiyoruz” dedi.

Endonezya hükümetine göre, anlaşma kapsamında, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren bir veya iki yıl içinde Endonezya’nın AB’ye ihracatının %80’i için gümrük vergileri kaldırılacak.

Hükümetin tahminlerine göre, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde Endonezya’nın AB’ye ihracatı %58 artacak ve ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası 0,19 puan artacak.

Endonezya, 2016 yılında Avrupa ile CEPA müzakerelerine başladı, ancak iki taraf ticaret kontrolleri ve çevre önlemleri konusunda uzlaşmaya varmakta zorlanınca görüşmeler durdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın “karşılıklı” gümrük vergileri, müzakereleri hızlandıran katalizör oldu.

Diplomasi

NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

Yayınlanma

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.

The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.

Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.

The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.

Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.

Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.

The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.

Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.

Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.

Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.

Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.

Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.

Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.

Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.

Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.

Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Yayınlanma

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.

Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.

Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.

Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.

Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.

Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.

Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.

Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.

Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.

İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.

Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.

Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.

Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.

Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.

Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.

Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.

Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Yayınlanma

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.

Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.

Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.

Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.

Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.

Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English