Bizi Takip Edin

Amerika

Trump, Powell’ı kovma konusunda ciddileşiyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump salı günü bir grup Cumhuriyetçi Kongre üyesine Fed Başkanı Jerome Powell’ı kovması gerekip gerekmediğini sordu.

Trump çarşamba günü Oval Ofis’te gazetecilere, Powell’ın görevden alınması konusunda Kongre üyeleri ile konuştuğunu doğruladı.

Trump, “Onlarla onu kovma fikrini konuştum. ‘Ne düşünüyorsunuz?’ dedim. Neredeyse hepsi kovmam gerektiğini söyledi. Ama ben onlardan daha muhafazakârım,” dedi.

Kaynaklar, CBS’e, Trump’ın bu açıklamayı salı gecesi Oval Ofis’te Cumhuriyetçi Kongre üyelerine yaptığını söyledi. Kongre üyeleri, Trump’ın desteklediği kripto para birimi yasasını Temsilciler Meclisinde geçirecek bir usul oylamasını engellemişti.

Başkanın Fed başkanını görevden alması fikri yasal olarak test edilmiş değil. Federal yasa, başkanın ancak “haklı bir neden” ile görevden alınabileceğini belirtiyor.

Çarşamba günü, Powell’ın Fed genel merkezinin yenilenmesiyle ilgili dolandırıcılık soruşturması açılmasını isteyip istemediği sorulan Trump, “Sanırım zaten soruşturma altında. Yeniden inşa için olması gerekenden çok daha fazla para harcadı,” dedi.

Trump, “Bence onda bazı sorunlar var” dedi ve Başkanlık görevini isteyen “çok sayıda kişi” olduğunu da ekledi.

Trump, “Hiçbir şeyi göz ardı etmiyorum, ancak dolandırıcılık suçlamasıyla görevinden ayrılmak zorunda kalmadıkça bunun olasılığı çok düşük,” dedi.

Çarşamba günü yayınlanan bir röportajda Trump’a Powell’ı görevden almayı düşünüp düşünmediği tekrar soruldu. Trump, Real America’s Voice‘a “İstifa etmek isterse çok sevinirim, bu ona kalmış. Bunu yaparsam piyasaları bozacağını söylüyorlar,” ifadelerini kullandı.

Fed’in yenilenen genel merkezi eleştiri oklarının hedefinde

Bütçe ve Yönetim Ofisi direktörü Russ Vought, geçen hafta Powell’a bir mektup göndererek, “yasalara aykırı” olabilecek “gösterişli” bir ofis yenileme projesini yürüttüğünü iddia etti.

Powell, geçen ay Senatoda verdiği ifadesinde, yenileme projesine ilişkin bazı açıklamaların “yanıltıcı ve yanlış” olduğunu söyledi.

Yönetim içinden kaynaklar CBS’e, başkanın kamuoyuna ve özel açıklamalarında haklı nedenlerle işten çıkarma olasılığını dile getirdiğini, fakat Beyaz Saray’ın henüz resmi bir yasal dayanak oluşturmadığını söyledi.

Öte yandan bazı Cumhuriyetçiler olası bir görevden alma hamlesine karşı çıkıyor. CBS’e verilen bilgilere göre, Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesinin bazı üyeleri çarşamba gecesi Powell ile görüşmeyi planlıyordu. Kaynaklardan biri, bazı üyelerin Powell’ın bağımsızlığını güçlendirmek istediğini söyledi.

Fakat komite başkanı French Hill’in sözcüsü, toplantının Temsilciler Meclisindeki oylama zamanının belirsizliği nedeniyle iptal edildiğini söyledi. Hill, toplantının komitenin yeni üyelerinin Trump’a tanıtılması için aylar önce planlandığını belirtti.

Cumhuriyetçiler olası bir görevden alma nedeniyle tedirgin

POLITICO’ya konuşan kaynaklar da Başkanın bazı müttefiklerinin özel konuşmalarında, her şeye “evet” demeyen bir Fed başkanının, 2024’te Demokratları batıran türden zararlı enflasyonu önlemenin bir yolu olduğunu savunuyorlar.

Yani, yatırımcılar ve işletmeler, bu daha yüksek faiz oranları anlamına gelse bile, merkez bankasının enflasyonu önlemek için gerekli olanı yapmaya hazır olduğuna inanmak zorundalar.

Cumhuriyetçi Senatör Mike Rounds, “Fed başkanının bağımsızlığı, uygulanan politikalarla ekonomik büyüme iyileştikçe geri gelebilir ve yönetimi destekleyebilir,” dedi.

Powell’ın yerine geçecek en güçlü adaylardan biri olan Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, çarşamba akşamı NBC’de yaptığı açıklamada, “Beyaz Saray’daki herkes Fed’in bağımsızlığının son derece önemli olduğunu anlıyor,” dedi.

Hassett, merkez bankaları bağımsızlıklarını kaybettiğinde “bu durum ekonomi ve piyasalar için kötü” olduğunu söyledi.

Powell’ın yerine geçebilecek isimler arasında Hassett’in yanı sıra, eski Fed yönetim kurulu üyesi Kevin Warsh, Hazine Bakanı Scott Bessent ve mevcut Fed yönetim kurulu üyesi Chris Waller’ın adı geçiyor.

Vergi tasarısına karşı çıkan ve yeniden seçime aday olmayacağını açıklayan Kuzey Carolina Cumhuriyetçi Senatörü Thom Tillis, “bağımsız Fed”i ateşli bir şekilde savundu.

Fed’i denetleyen ve başkanlık adaylarını onaylayan Senato Bankacılık Komitesi üyesi Tillis, “Fed başkanının görevden alınabileceğine dair bazı söylentiler var,” dedi ve Fed’i doğrudan başkanın kontrolüne tabi kılmanın “büyük bir hata” olacağını söyledi.

Tillis, “Siyasetçilerin ekonomik karara katılmadıkları için Fed başkanını görevden almanın sonucu, ABD’nin gelecekteki güvenilirliğinin sarsılması olacaktır. Böyle bir durumda, oldukça hızlı bir tepki göreceğimizi düşünüyorum ve bunu önlemeliyiz,” dedi.

Wall Street Journal’dan Trump’a çağrı: Powell’ı görevden alma

Wall Street Journal yayın kurulu çarşamba günü, Başkan Trump’a Powell’ı görevden alma tehdidini yerine getirmemesi çağrısında bulunarak, bunun sonuçlarının mevcut durumdan daha kötü olacağı uyarısında bulundu.

Başyazıda, “Başkan Trump’ın bir konuda ciddi olup olmadığını veya sadece dikkatleri başka yöne çekmek için konuşup konuşmadığını anlamak genellikle zordur. Ancak bu hafta Cumhuriyetçi Kongre üyelerine Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell’ı görevden alabileceğini söylerken gerçekten ciddiyse, ona bir tavsiyemiz var: Bunu yapmayın,” deniyor.

Kurul, Trump’ın ek faiz indirimleri çağrısına direnen ve Fed’in Trump’ın gümrük vergilerinin olası enflasyonist sonuçlarını izlemesi gerektiğini defalarca belirten Powell’a yönelik hayal kırıklığını kabul etti.

Yayın kurulu ayrıca, Powell’a açık bir alternatifin olmadığını ve “Powell’ın, kendisi ve Fed’in, onu erken görevden almaya yönelik her türlü girişimi engellemek için dava açacağını” belirttiğini kaydetti.

Kurul, “Muhtemelen kazanacaktır. Yüksek Mahkeme yakın zamanda başkanın yarı bağımsız kurumlara atamalar üzerindeki kontrolünü genişletmiş olsa da, yargıçlar Fed’i bir istisna olarak gördüklerini açıkça belirtmişlerdir,” dedi.

WSJ, Trump’a “kendisine özgü olmayan bir itidal” göstermesi çağrısında bulunarak, Powell’ın Beyaz Saray’dan bağımsız görünmesinin önemine dikkat çekti.

Yazıda, “Powell, veriler elverirse bu yıl faiz indirimini tercih edecektir. Ancak Fed’in kurumsal bağımsızlığını korumak için Beyaz Saray’ın baskısına çok kolay boyun eğdiği izlenimi vermemesi gerektiğini bilmektedir. Trump, Powell hakkında her konuşmasında Fed’in istediğini yapmasını zorlaştırmaktadır,” ifadeleri kullanıldı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English