Bizi Takip Edin

Amerika

Trump strateji değiştiriyor: DHS bütçesi için Senato tasarısına destek sinyali

Yayınlanma

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi Parti’den kaynaklar, Başkan Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) birimlerini fonlayan ancak Göç ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni kapsam dışı bırakan Senato tasarısına destek vermesini bekliyor. Bu hamle, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ile yaşanan ve hükümetin kısmi kapalılık halini haftalarca uzatma riski taşıyan gerilimli çıkmazı sonlandırabilir.

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi Parti’den kaynaklar, Başkan Donald Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) büyük bir kısmını fonlayan ancak Göç ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni kapsam dışında tutan, Senato’da kabul edilmiş tasarıya destek vermesini bekliyor.

Bu adımın, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, ile yaşanan ve hükümetin kısmi kapalılık halini haftalarca uzatma tehdidi savuran gerilimli bekleyişi sona erdirmesi öngörülüyor.

Beyaz Saray ile yapılan görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir dizi kaynak, ICE’yi fonlamasa bile Trump’ın Senato tasarısını onaylamasını beklediklerini ifade etti. Kaynaklar, bunun hükümetin kapalılık halini sona erdirmenin ve göçmenlik yasalarının uygulanması ile muhtemelen Pentagon’un fonlanması için ikinci bir bütçe uzlaşma paketi üzerinde çalışmaya başlamanın en hızlı yolu olduğunu belirtti.

Thune ve Trump arasındaki kritik temas

Senato Çoğunluk Lideri John Thune, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri ile yaşanan tıkanıklığı aşmanın bir yolunu bulmak amacıyla pazartesi günü Trump ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kaynaklar, Trump’ın şu an için Johnson’a tasarıyı Temsilciler Meclisi genel kuruluna getirmesi için yeşil ışık yakacak olan Senato tasarısını desteklemeye açık olduğunu, ancak her an fikir değiştirebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Cumhuriyetçi Parti’den bir Senato danışmanı, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Thune üzerinde DHS planımızın ne olduğunu netleştirmesi için büyük bir baskı var” dedi.

Danışman, tabanın sabrının tükendiğini ve bir şeyler yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak ayrıca, Senato Demokratlarının bloke etme sözü vermesi nedeniyle, Beyaz Saray’ın DHS’nin tamamını fonlayan ve Temsilciler Meclisi’nden geçen iki aylık geçici bütçeye verdiği desteği yeniden gözden geçirdiğini kaydetti. Temsilciler Meclisi söz konusu geçici bütçeyi cuma günü kabul etmişti.

Beyaz Saray’dan Kongre’ye tatil dönüşü çağrısı

Trump, milletvekillerine iki haftalık Paskalya tatilinden Washington’a dönerek İç Güvenlik Bakanlığının bir an önce fonlanmasını sağlama çağrısında bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, pazartesi günü muhabirlere yaptığı açıklamada, başkanın Kongre’ye “tekrar tekrar” toplanma çağrısı yaptığını belirtti.

Leavitt, başkanın “Eğer Kongre geri döner ve bu konuda Demokratlarla mücadele ederse, burada Beyaz Saray’da büyük bir Paskalya yemeği düzenleyeceğini” söylediğini aktardı.

Leavitt, “Bunu yapmalıyız çünkü Demokrat Parti yine hatalı tarafta yer alıyor” ifadelerini kullandı. Senato Cumhuriyetçileri, Demokratları, göçmenlik uygulamasını da fonlayan ve Temsilciler Meclisi’nden geçen İç Güvenlik bütçe tasarısına karşı yedi kez oy kullanmaya zorladı; ancak Cumhuriyetçi stratejistler bu mesajın siyasi getirisinin azalmaya başladığını değerlendiriyor.

Bütçe uzlaşma yöntemiyle çözüm planı

Diğer birkaç Senato Cumhuriyetçi kaynağı, pazartesi günü Thune ile görüştükten ve ICE ile Sınır Devriyesi fonlarını artırmak için hedeflenmiş bir bütçe uzlaşma tasarısına hızla geçmenin avantajları hakkında bilgilendirildikten sonra, Trump’ın Senato tasarısına yönelmesinin beklendiğini doğruladı. Bu planın ayrıca “SAVE America” yasasının unsurlarını da hayata geçirebileceği kaydedildi.

Ancak kaynaklar, Trump’ın Temsilciler Meclisi tasarısını desteklemenin Cumhuriyetçi taban seçmeniyle çok fazla sorun yaratacağına karar vermesi durumunda yeni bir stratejiyi benimseyebileceği konusunda temkinli konuştu.

Senato Tahsisatlar Komisyonu’nun kıdemli üyelerinden Senatör John Hoeven,, Trump’ın Temsilciler Meclisi Başkanı’nı ve Cumhuriyetçileri Senato’dan geçen tasarıyı oylamaya teşvik etmesinin yararlı olup olmayacağı sorusuna, “Üzerinde çalıştığımız şeyler tam olarak bunlar” yanıtını verdi.

Johnson ve Thune arasındaki düğüm çözülebilir

Trump’ın müdahalesi, Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA), Sahil Güvenlik, Federal Acil Durum Yönetim Kurumu (FEMA) ve Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı’nı (CISA) fonlayacak mevzuatın hızla geçirilmesi için anlaşmayı hazırlayan Johnson ve Thune arasındaki tuhaf bekleyişi sona erdirecek.

Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerine Senato tasarısını genel kurula getirmeleri için baskı yapmak, Johnson’ın cuma günkü sert söyleminden geri adım atmasını gerektirecek. Johnson cuma günü, Cumhuriyetçilerin ICE’nin fonlarını kesmek olarak nitelendirilebilecek hiçbir mevzuatı desteklemeyeceğini açıklamıştı.

Johnson cuma günü düzenlediği basın toplantısında, “Cumhuriyetçiler sınırlarımızı yeniden açmaya veya göçmenlik uygulamasını durdurmaya yönelik hiçbir çabanın parçası olmayacaklar” dedi.

Johnson’ın bir milletvekiliyle yaptığı görüşme hakkında bilgi sahibi olan bir kişiye göre, Temsilciler Meclisi Başkanı üyelerine meclisin “Senato tasarısını kesinlikle geçirmeyeceğini” söylüyor.

Senato Cumhuriyetçileri, Trump’ın temmuz ayında imzaladığı yasayla ICE ve Sınır Devriyesi’ne dört yıllık fon sağlandığına dikkat çekiyor.

Göçmenlik uygulaması için daha fazla para sağlamak amacıyla bir bütçe uzlaşma paketi üzerinde hızla çalışmaya başlayabileceklerini belirtiyorlar. Ayrıca, Senato Demokratlarının, müzakerecilere ICE ve Gümrük ve Sınır Muhafaza Dairesi (CBP) reformları üzerinde anlaşmaya varmaları için zaman tanımak amacıyla DHS’nin tamamını daha kısa bir süreliğine fonlama tekliflerini zaten reddettiklerini not ediyorlar.

Cumhuriyetçi senatörler bu argümanları geçen hafta Trump’a sundular. Görüşmelere aşina kaynaklar, Trump’ın o dönemde İç Güvenlik Bakanlığının mümkün olduğunca büyük bir kısmını normal tahsisat süreciyle fonlayıp, ardından ICE ve Sınır Devriyesi’ni bütçe uzlaşması yoluyla takviye etme stratejisini destekleyeceğinin sinyalini verdiğini belirtti.

Cumhuriyetçi Parti’den bir danışman, Trump’ın Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri ve tabanın Senato tasarısına gösterdiği öfkeli tepkiyi gördükten sonra perşembeden cumaya “çark ettiğini” söyledi.

Danışman, “Bence Trump, Temsilciler Meclisi’nin bunu reddettiğini ve tabanın çıldırdığını görene kadar bu işe sıcak bakıyordu. Hiç kimse Donald Trump’tan daha iyi strateji değiştiremez” dedi.

Thune, DHS’nin büyük bölümlerini normal bir bütçe tasarısıyla fonlamanın, basit çoğunluk oyuyla geçebilecek bir bütçe uzlaşma paketinde ICE ve Sınır Devriyesi ödeneklerini artırmayı çok daha kolaylaştıracağını savundu.

Partiler Üstü Politika Merkezi’nden bütçe uzmanı Rachel Snyderman, Senato’daki engellemeyi aşmak için bütçe uzlaşma süreci aracılığıyla birden fazla kurum için ödenek fonlamaya çalışmanın karmaşık olacağını belirtti.

Snyderman, “Karmaşıklığı artırıyorsunuz çünkü ek komisyonları ve paydaşları işin içine katıyorsunuz. DHS, hepsi aynı tekil misyonu desteklemek için çok farklı faaliyetlerde bulunan kurum ve bürolardan oluşan bir İsviçre çakısı gibidir” dedi.

Trump, Senato Cumhuriyetçilerine çoğunluk oyuyla yeni bir emsal oluşturarak Senato engellemesini sonlandırmaları çağrısında bulundu.

Ancak Cumhuriyetçi Parti danışmanları, bunu yapmak için sadece sekiz kesin “evet” oyu olduğunu ve en fazla 20 Cumhuriyetçi senatörün bu seçeneği keşfetmeye açık olduğunu ifade ediyor.

Senato Cumhuriyetçi liderleri, tabanın tasarıya yönelik hararetli tepkisi dindikten sonra, Trump’ı geçen haftaki stratejilerine yeniden dahil etmek için yeni bir girişimde bulunuyor. Bir Cumhuriyetçi stratejist, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerinin cuma günü Senato’dan geçen DHS tasarısına bu kadar öfkeyle tepki vermesinin nedeninin, Senato’daki meslektaşlarının kendilerini hazırlıksız yakaladığını hissetmeleri olduğunu belirtti. Stratejist, “Günün sonunda Temsilciler Meclisi, Senato’nun kabul ettiği şeyi alabilir” dedi.

Stratejist ayrıca şunları ekledi: “Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri arasında, Senato Cumhuriyetçilerinin kendilerini nasıl yönettiği konusunda yoğun bir hayal kırıklığı var. Temsilciler Meclisi ve Senato arasındaki iletişim eksikliği her zaman kötüdür ama bu örnekte özellikle vahimdi. Bu yüzden ‘canınız cehenneme’ dediler ve bunu diyebildiler çünkü TSA zaten fonlanmıştı.”

Trump perşembe günü, İç Güvenlik kapalılığı sırasında TSA çalışanlarına ödeme yapmak için bir başkanlık kararnamesi imzalayacağını duyurmuş, bu da Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerine Senato tasarısını reddetmek için daha fazla alan tanımıştı.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English