Bizi Takip Edin

Amerika

Trump, Venezuela’da gizli CIA operasyonları emrini verdi

Yayınlanma

Donald Trump yönetimi, Caracas’a karşı rejim değişikliği çabalarının bir parçası olarak, CIA’e Venezuela’da “ölümcül gizli operasyonlar” yürütme yetkisi verdi.

Bazı ABD’li yetkililer New York Times’a, CIA’in Maduro hükümetine karşı ölümcül gizli operasyonlar düzenlemesine ve Karayipler bölgesinde başka belirtilmemiş operasyonlar yürütmesine olanak tanıyan yeni bir başkanlık kararını teyit etti.

Başkan Donald Trump da çarşamba günü, ayrıntılara girmeden CIA’in Venezuela’daki gizli operasyonlarını onayladığını doğruladı.

Trump, Maduro hükümetinin Karayipler rotaları üzerinden uyuşturucu kaçakçılığıyla birlikte “suçluları ve akıl hastanelerinden çıkanları” güney sınırından ABD’ye gönderdiğini iddia ederek gazetecilere bu önlemi haklı çıkardı ve kara saldırılarının da devam edeceğini yineledi.

Venezuela Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın “savaşçı ve abartılı” açıklamalarını ve CIA liderliğindeki istikrarsızlaştırma planlarını kabul etmesini kınayarak tepki gösterdi.

Geçen hafta Venezuela, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) acil toplantısında, Caracas’ın uyuşturucu kaçakçılığına karıştığına dair “yalanlar” kullanılarak, yakın gelecekte olası ABD askeri saldırıları da dahil olmak üzere rejim değişikliği çabalarının sürdüğünü kınamıştı.

Askeri tehditlerin artması, Washington’un 2 Ekim’de Caracas ile tüm diplomatik ilişkilerini askıya almasının yanı sıra, Trump’ın Maduro’nun iktidarı bırakmayı reddetmesinden ve Venezuela’nın “narkoterör” iddialarını temelsiz ve siyasi amaçlı olarak reddetmesinden bıkmış olduğu yönündeki haberlerin ardından geldi.

Maduro hükümeti kısa süre önce, Washington ile bir çatışma çıkarmak amacıyla ABD büyükelçiliğine patlayıcı yerleştirmek için yerel aşırı sağcı gruplar tarafından organize edildiği iddia edilen bir “sahte bayrak operasyonu”nu engellediğini açıkladı.

Bu uyarı, büyükelçilik binasının Caracas’ın diplomatik ilişkileri kesmesi nedeniyle 2019’dan beri boş olduğunu belirten ABD yetkilileri tarafından reddedildi.

Washington, Maduro’nun diyalog ve gerilimin azaltılması çağrılarını da reddetti. Venezuela silahlı kuvvetleri savunma tatbikatları başlattı ve sınırları, havaalanlarını, limanları ve kritik altyapı ve kurumları korumak için ülke genelinde konuşlandırıldı.

Geçen yılın başlarında, Venezuela yetkilileri, Başkan Maduro’ya suikast düzenlemek için aşırı sağcı bir komplo ile bağlantılı olduğu iddia edilen onlarca kişiyi tutuklamış ve CIA ile Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’ni (DEA) bu komployu desteklemekle suçladı.

CIA direktörü John Ratcliffe’in, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray çalışanı Stephen Miller dahil olmak üzere rejim değişikliği savunucuları ile birlikte Venezuela hükümetine karşı yeni agresif stratejiyi şekillendirmek için çalıştığı söyleniyor.

Bu yaklaşım, Washington’un “uyuşturucu ile mücadele” misyonunun bir sonraki aşamasında, Karayiplerdeki ABD askeri varlığının genişletilmesini ve potansiyel olarak Venezuela içindeki hedeflerin vurulmasını içeriyor.

Ağustos ortasından bu yana Beyaz Saray, uyuşturucu kaçakçılığına karşı sözde bir görev kapsamında Karayiplerde en az sekiz savaş gemisi, uçak ve tahmini 10.000 asker konuşlandırdı.

Çarşamba günü, iki ABD B-52 bombardıman uçağı, açık kaynaklı uçak takip web siteleri tarafından Venezuela hava sahasında manevra yaparken görüldü.

Askeri konuşlandırma, Maduro’nun “Cartel de los Soles” ve “Tren de Aragua” çeteleriyle bağlantıları olduğu iddiaları üzerine, ABD’nin bu yılın başlarında “terör örgütü” olarak tanımladığı bu çetelerden birinin lideri olduğu gerekçesiyle 50 milyon dolarlık ödül konulmasının ardından gerçekleşti.

Washington, iddialarını mahkeme tarafından test edilmiş herhangi bir kanıtla desteklemedi. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ve DEA’in raporları, Venezuela’nın önemli bir uyuşturucu üreticisi veya nakliyecisi olmadığını ortaya koyuyor.

ABD’ye giden uyuşturucuların çoğu Kolombiya, Peru ve Bolivya’dan geliyor ve Pasifik rotaları ve Orta Amerika üzerinden ABD’ye ulaşıyor.

Eylül ayından bu yana, ABD Güney Komutanlığı, Venezuela kıyıları yakınlarındaki Karayipler’de en az beş tekneye saldırı düzenleyerek 27 kişiyi öldürdü ve bunların ABD’ye uyuşturucu taşıdığını ve terörist örgütlere ait olduğunu iddia etti.

Venezuela kıyılarında bulunan Trinidad ve Tobago, ölenlerden ikisinin kendi vatandaşı olup olmadığını araştırıyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English