Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın Powell’a saldırısı piyasaları sarsarken dolar zayıflıyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın Federal Rezerv Başkanı Jay Powell’a yönelik sert eleştirilerinin ardından yatırımcıların ABD ekonomi politikasına ilişkin artan belirsizliğe tepki vermesiyle dolar pazartesi günü düşüşe geçti.

Dolar, önemli ticaret ortaklarından oluşan bir sepet karşısında son üç yılın en düşük seviyesine geriledi. Altın, troy ons başına 3.389 dolar ile yeni bir rekor kırarken, İsviçre frangı dolar karşısında yüzde 1,2 kadar yükselerek son on yılın en yüksek seviyesi olan 0,8069 SFr’ye ulaştı.

Avro yüzde 1,1 artışla 1,15 dolara yükselirken yen yüzde 1 güçlenerek dolar başına 140,7 yene çıktı.

Bu hareketler, Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’in Trump’ın Fed lideri Powell’ı görevden alma konusunu “incelemeye devam edeceğini” söylemesinin ardından geldi. Başkan perşembe günü Powell’ı kovma hakkına sahip olduğunu iddia etmişti.

Hassett, ABD piyasalarının kapalı olduğu cuma günü Washington’da gazetecilere verdiği demeçte, “Yapmanız gereken bazı açıklamalar var. Başkan Trump’ın Fed’in politika geçmişinden hayal kırıklığına uğramasının kabul edilemez olduğunu düşünüyorsanız, bence yapmanız gereken bazı açıklamalar var,” dedi.

Trump faiz oranlarını düşürmesi için Powell’a defalarca baskı yaptı. Fed, 2024 yılında üç kez indirdiği faiz oranlarını bu yıl şimdiye kadar sabit tuttu. Federal Rezerv para politikasını hükümetin diğer organlarından bağımsız olarak belirliyor.

Yatırımcılara ve analistlere göre, görev süresi Mayıs 2026’da sona erecek olan Powell’ı görevden almaya ya da para politikasını baskı altına almaya yönelik herhangi bir girişim ABD’de daha fazla piyasa kargaşasına neden olabilir.

10 yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirisi 0,03 puan artarak yüzde 4,36’ya, 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi ise 0,07 puan artarak yüzde 4,87’ye yükseldi. Tahvil getirileri genelde fiyatlara ters yönde hareket eder.

BNP Paribas’ta Asya döviz stratejisti Parisha Saimbi, Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, “Gördüğümüz şey döviz ve faizler arasında bir kırılma. Küresel yatırımcılar portföy varlıklarını yeniden gözden geçiriyor olabilir,” dedi ve avro ve yenin yatırımcıların varlıklarını ülkelerine geri göndermesinden faydalanıyor olabileceğini belirtti.

Nomura Securities döviz stratejisti Yujiro Goto, müşterilerine gönderdiği bir notta, gelişmekte olan piyasalarda tahvil satışları ve para birimindeki değer kaybının aynı anda gerçekleşmesinin nadir olmadığını, fakat ABD gibi büyük bir rezerv para piyasasında bu kombinasyonu görmenin şaşırtıcı olduğu uyarısında bulundu.

Goto, beklenmedik şekilde yüksek gümrük vergileri tehdidi, ABD’de stagflasyon endişelerinin artması ve “ABD varlıklarının güvenilirliğine yönelik artan güvensizlik” nedeniyle yenin 140 yen seviyesini beklenenden daha erken aşabileceğini söyledi.

Çinli yatırım bankası CICC’nin analistleri pazar günü yayınladıkları bir raporda, ABD’nin iç politika belirsizliğinin dolar ve Hazine tahvillerinin “daha çok risk varlıkları gibi davranmasına” yol açtığını ve Trump’ın Powell hakkındaki son sözlerinin “Federal Rezerv’in bağımsızlığına ilişkin piyasa endişelerini daha da artırdığını” söyledi.

Hong Kong ve Avustralya’daki piyasaların Paskalya tatili nedeniyle kapalı olması nedeniyle bölgede ticaret zayıf geçti. Japonya ve Tayvan borsaları sırasıyla yüzde 1,2 ve yüzde 1,5 düşerken, Çin’in CSI 300 endeksi yüzde 0,3 yükseldi. S&P 500 ve Nasdaq için vadeli işlemlerin her ikisi de yüzde 0,7 düştü.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English