Rusya
Trump’ın Rusya’ya yönelik petrol tehdidi ABD’yi resesyona sürükleyebilir

Donald Trump, Ukrayna’daki ihtilafın 50 gün içinde çözülmemesi halinde Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkeleri yaptırımla tehdit etti. Ancak uzmanlara göre, bu hamle küresel bir ticaret savaşını veya enerji krizini tetikleyerek en çok ABD ekonomisine zarar verebilir. Bu nedenle piyasalar, Trump’ın ültimatomuna sakin bir tepki verdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Ukrayna’daki ihtilafın 50 gün içinde barış anlaşmasıyla sonuçlanmaması durumunda Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkelere ikincil yaptırımlar uygulama tehdidi, küresel piyasalarda endişeden çok soru işaretlerine yol açtı.
Uzmanlar, Trump’ın bu ültimatomunun başta Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere Rusya’nın en büyük müşterilerini hedef alsa da, olası sonuçlarının en çok ABD ekonomisine zarar vereceğini ve bu nedenle piyasaların sakin kaldığını belirtiyor.
Vzglyad gazetesine demeç veren Open Oil Market Genel Müdürü Sergey Tereşkin’e göre, olası yaptırımlar şirketlerin yaptırım listesine alınmasından ziyade, ABD’nin talimatlarına uymayan ülkelerden ithal edilen ürünlere yüzde 100’lük gümrük vergisi getirilmesi şeklinde olabilir.
Tereşkin, “Eğer Trump yönetimi bu planı uygularsa, Eylül 2025 gibi erken bir tarihte Çin, Hindistan ve Türkiye’den gelen mallara yüzde 100’lük tarifeler uygulanabilir,” dedi.
İki senaryo da ABD’yi resesyona sokuyor
Rusya Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov, piyasaların paniğe kapılmamasının nedenini, her iki olası senaryonun da ABD için olumsuz sonuçlar doğurmasına bağlıyor.
Yuşkov, bu senaryoları şöyle açıklıyor: Birinci senaryoya göre, Çin ve Hindistan, ABD’nin tehditlerine boyun eğmeyerek Rusya’dan petrol almaya devam eder. Bu durumda ABD, bu ülkelerin ürünlerine ağır gümrük vergileri uygular.
Yuşkov, “Bu, küresel bir ticaret savaşının başlangıcı anlamına gelir. ABD’ye artık Çin ve Hindistan’dan mal gelmez. Çin de misilleme olarak Amerikan ürünlerine vergi koyar ve ABD’ye nadir toprak metalleri sevkiyatını kısıtlar. Bu durum ABD’de devasa bir enflasyona yol açar, Fed faizleri artırmak zorunda kalır ve yüksek faizler ile enflasyon Amerikan ekonomisini resesyona sürükler,” diye konuştu.
İkinci senaryoda ise Çin, Hindistan ve diğer tüm alıcılar ABD’yi dinleyerek Rusya’dan petrol almayı durdurur.
Yuşkov’a göre bu durum, piyasadan bir anda 5 ila 7 milyon varil petrolün çekilmesiyle küresel bir enerji krizini tetikler.
Uzman, “Petrol fiyatları yeniden üç haneli rakamlara çıkar. Bu, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla yaşanacak senaryoyla aynı etkiyi yaratır: Küresel bir kıtlık ve enerji krizi. Bundan, enerji ithalatçısı olan ABD dahil tüm Batı ülkeleri zarar görür. ABD’de akaryakıt fiyatları yeni rekorlar kırar, bu da yine enflasyon, faiz artışı ve nihayetinde ekonomik durgunluk demektir,” ifadelerini kullandı.
Yuşkov, “Hangi senaryoyu ele alırsanız alın, ABD’nin kendisi zarar görüyor. Trump’ın böyle bir gelişmeye izin vereceğini hayal etmek zor,” diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye’nin aracı rolü ve AB’ye olası etkiler
Uzmanlar, Trump’ın tehditlerinin Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ni (AB) de vurabileceğine dikkat çekiyor.
Yuşkov, Türkiye’nin 2022’den bu yana Rusya’dan petrol ürünleri alımını ciddi ölçüde artırdığını ve aynı oranda AB’ye ihracatını yükselttiğini belirtiyor.
Rakamlara göre, Türkiye’nin Rusya’dan petrol ithalatı 2021’de 9,5 milyon ton iken 2024’te 16,1 milyon tona çıktı. Aynı dönemde Türkiye’nin toplam petrol ürünleri ihracatı 11 milyon tondan 22,2 milyon tona, AB’ye olan sevkiyatı ise 5,2 milyon tondan 11,4 milyon tona yükseldi.
Yuşkov, “Eğer ABD, Türkiye’nin Rusya’dan aldığı yakıtı AB’ye satmasını engellerse, Ankara bu kazançlı işi kaybederken, Avrupa’da yakıt sıkıntısı baş gösterecek ve fiyatlar artacaktır,” değerlendirmesinde bulundu.
LNG piyasası için farklı bir strateji
Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) konusunda ise Yuşkov, Trump’ın daha farklı ve doğrudan bir yol izleyebileceğini düşünüyor. Uzmana göre ABD, Avrupa pazarını Rusya’nın LNG’sinden temizlemek için genel tehditler yerine doğrudan Yamal LNG projesine yaptırım uygulayabilir.
Yuşkov, “Avrupa’ya Rusya’dan gelen tüm LNG, fiilen tek bir tesisten, Yamal LNG’den geliyor. ABD’nin bu projeye yaptırım uygulaması yeterli olacaktır. Bu senaryonun muhtemel olduğunu düşünüyorum, ancak şimdi değil, birkaç yıl içinde ABD’nin LNG ihracatı arttığında gündeme gelebilir,” diye ekledi.
Macaristan, Sırbistan ve Rusya yeni bir petrol boru hattı inşasını görüştü
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı








