Amerika
Trump’tan ICE konusunda geri adım sinyali

Donald Trump, hafta sonu Minnesota’da ICE ajanları tarafından bir kişinin öldürülmesi üzerine artan öfkeyi yatıştırmak için, yönetiminin göçmenlere yönelik sert tutumunda bir değişiklik sinyali verdi.
Başkan pazartesi günü, sınır sorumlusu Tom Homan’ı Minnesota’ya gönderdiğini açıkladı. Bu hamle, Trump’ın göçmenleri gözaltına almak ve sınır dışı etmek için yürüttüğü agresif kampanyayı denetleyen iç güvenlik bakanı Kristi Noem’e yönelik bir eleştiri olarak görüldü.
Trump ayrıca Minnesota’daki Demokrat liderler hakkındaki söylemlerini yumuşattı ve sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, eyaletin Demokrat valisi Tim Walz ile “çok iyi bir görüşme” yaptığını söyledi.
Başkan, “Aslında [Walz ile] benzer bir frekansta olduğumuzu gördük,” diye yazdı. Trump, daha önce Walz’ı “aşırı yetersiz” ve “aptal, düşük IQ’lu vali” olarak tanımlamıştı.
Walz’ın ofisi, valinin başkanla yaptığı görüşmeyi “verimli” olarak nitelendirdi ve Trump’ın, Pretti ve Good’un öldürülmesiyle ilgili olarak eyalet yetkililerinin bağımsız soruşturma yürütmesine izin vermeyi kabul ettiğini söyledi.
Vali sözcüsü ayrıca, başkanın “Minnesota’daki federal ajan sayısını azaltmayı ve şiddet suçlularına ilişkin göçmenlik uygulamaları konusunda eyaletle daha koordineli bir şekilde çalışmayı kabul ettiğini” söyledi.
Trump daha sonra Minneapolis belediye başkanı Jacob Frey ile “çok iyi bir telefon görüşmesi” yaptığını belirterek, “Çok ilerleme kaydediliyor!” diye ekledi.
Bu belirgin değişiklik, 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti’nin cumartesi günü Minneapolis sokaklarında federal ajanlar tarafından vurulmasıyla tırmanan krizin ortasında gerçekleşti.
Silahlı saldırı, siyasi yelpazenin her iki tarafında da öfkeye yol açtı ve Beyaz Saray ile daha geniş Cumhuriyetçi Parti içinde, göçmenlik konusunda sert tutum sergileyenler ile sınır dışı edilmelere daha ölçülü bir yaklaşım çağrısı yapanlar arasındaki bölünmeleri ortaya çıkardı.
Son kamuoyu yoklamaları, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, başkanın göçmenlik politikasına ilişkin kamuoyu desteğinin tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğunu gösteriyor.
Silahlı saldırılar, ABD’nin çeşitli şehirlerinde geniş çaplı protestolara yol açarken, birçok yerel ve eyalet lideri başkanın göçmenlik ajanlarını görevden almasını talep etti.
ABD medyasında yer alan haberlere göre, Trump’ın göçmenlik uygulamalarında merkezi bir rol oynayan Sınır Devriye Komutanı Greg Bovino ve bazı diğer ajanların salı günü Minnesota’yı terk etmesi, Homan’ın ise eyalete girmesi bekleniyordu.
Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda yaptığı bir paylaşımda, sınır çarı Homan’ın “sert ama adil” olduğunu söyledi. Demokrat başkan Barack Obama’nın altında görev yapan Homan, uzun süredir Noem ile anlaşmazlık içinde.
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Noem’in “hâlâ ABD başkanının en büyük güvenine sahip oluğunu” söyledi.
Ne var ki Leavitt, “Sınır sorumlusu Homan, her şeyi bırakıp Minnesota’ya giderek eyalet ve yerel yetkililerle bu verimli görüşmeleri sürdürmek için eşsiz bir konumda,” diye ekledi.
Leavitt ayrıca, Trump’ın göçmenlik politikalarının mimarı olan başkan yardımcısı Stephen Miller’ın, hafta sonu öldürülen protestocuyu “suikastçı adayı” olarak nitelendiren yorumlarından başkanın uzak durduğunu belirtti.
Leavitt, “Bu durumun çok değişken ve hızlı bir şekilde geliştiği açık. Başkan Trump’a gelince… O, soruşturmanın devam etmesini ve bu davada gerçeklerin ortaya çıkmasını istediğini söyledi,” dedi.
Leavitt’in açıklamaları, Beyaz Saray’ın üst düzey yetkililerinin hafta sonu, bu iddiaları çürüten video görüntülerine rağmen Pretti’nin ajanları ateşli silahla tehdit ettiğini ısrarla savunmasının ardından geldi.
Birkaç Cumhuriyetçi Kongre üyesi ve eyalet valisi, olayla ilgili endişelerini kamuoyuna dile getirerek, kapsamlı bir soruşturma yapılması çağrısında bulundu ve ICE’ın Minneapolis’teki operasyonlarını durdurması gerektiğini öne sürdü.
Minnesota vali adayı Cumhuriyetçi Chris Madel, pazartesi günü başkan ve kendi partisine yönelik sert eleştirilerle kampanyasını askıya aldı ve şunları söyledi:
“Ulusal Cumhuriyetçilerin eyaletimiz vatandaşlarına yönelik intikamını destekleyemem, bunu yapacak bir partinin üyesi olarak kendimi göremem.”
Teksas’ın Cumhuriyetçi valisi ve başkanın sadık müttefiki Greg Abbott bile pazartesi günü Trump yönetiminin ICE’a yaklaşımını “yeniden ayarlaması” gerektiğini söyledi.
Abbott, “Bu, özellikle mevcut koşullar altında kolay bir görev değil, fakat [Beyaz Saray’ın] yeniden ayarlamayı ve belki de farklı bir yönden çalışarak başlangıçta yapmak istedikleri şeyi, yani insanları ülkeden çıkarmak için geri dönmelerini sağlamak için bir plan üzerinde çalıştığını biliyorum,” dedi.
Cumhuriyetçiler, Minnesota’daki cinayetin ele alınış biçimi konusunda, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem dahil olmak üzere, yönetimi daha doğrudan sorguluyor.
Utah Senatörü John Curtis pazartesi günü X’te yayınladığı yazıda, “Noem’in tüm gerçekler ortaya çıkmadan önce verdiği ve güveni zayıflatan erken DHS tepkisine katılmıyorum,” dedi.
Noem’in 3 Mart’ta Senato Yargı Komitesi önünde bir denetim oturumunda ifade vermesi bekleniyor. Cumhuriyetçi Başkan Chuck Grassley’in ofisi bunu doğruladı.
Her iki meclisteki İç Güvenlik komitelerinin Cumhuriyetçi başkanları da DHS’nin üst düzey yetkililerini yaklaşan duruşmalarda ifade vermeye çağırdı.
Senatör Rand Paul, taleplerinin ekran görüntüleriyle birlikte bir paylaşım yaparak, “Bugün, ICE, CBP ve USCIS başkanlarını İç Güvenlik Komitesi önünde ifade vermeye çağırıyorum,” dedi.
Senatör Jerry Moran da yayınladığı mesajında, “Minneapolis’te federal ajanların karıştığı silahlı saldırıdan derin endişe duyuyorum. Anayasamız vatandaşları hükümetten korur. Bizim ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve silah taşıma hakkımız var,” dedi.
Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz ise, Beyaz Saray’a “daha ölçülü davranmasını, trajediyi kabul etmesini ve kimsenin hayatını kaybetmesini istemediğini söylemesini” tavsiye etti.”
Senatör Todd Young yaptığı açıklamada, “Minneapolis’teki trajik olayla ilgili tam ve şeffaf bir soruşturmayı destekliyorum. Kongre, ICE, CBP ve USCIS liderlerinden açık bir duruşmada ifade vermelerini talep etti ve onlar da yakında ifade vermeli,” dedi.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









