Rusya
UAEK: Zaporojye santralindeki tüm nükleer güvenlik bileşenleri hasar gördü

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Rafael Grossi, Zaporojye nükleer santralinde bulunan yedi temel nükleer güvenlik bileşeninin tamamının ya kısmen ya da tamamen hasar gördüğünü belirtti.
Kurumun santraldeki duruma ilişkin hazırladığı son raporda Grossi, “Zaporojye nükleer santralindeki durum, yedi temel güvenlik bileşeninin kısmen ya da tamamen hasar görmesiyle birlikte iki yıldır istikrarsız ve bu istikrarsızlık devam ediyor,” ifadelerini kullandı.
Grossi, santralde meydana gelen soğutma kulesindeki yangın ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları gibi olayların henüz bir radyolojik kazaya yol açmadığını, ancak santral personeli ve uluslararası toplum için risklerin ‘çatışma sürdükçe arttığını’ kaydetti.
Grossi, “Zaporojye nükleer santralindeki varlığımızın üçüncü yılına girerken, uluslararası topluma, üye ülkelere ve kamuoyuna açık bir şekilde bilgi ve UAEK değerlendirmelerini sunmaya devam etmeye kararlıyız,” dedi.
Ayrıca yetkili, ‘nükleer tesislere yönelik saldırıların hiç kimsenin yararına olmayacağını’ vurguladı.
Raporda, santralin personel, reaktörlerin soğutulması için gerekli su temini ve harici güç kaynağına erişim konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Grossi, Mart 2022’de nükleer emniyet ve nükleer santrallerin fiziksel güvenliğinin yedi temel bileşenini ana hatlarıyla belirlemişti.
Bu bileşenler arasında santral yapılarının fiziksel bütünlüğünün ve ekipmanların çalışabilirliğinin korunması, personelin normal çalışma koşullarının sağlanması, harici güç kaynağına erişim, etkili radyasyon izleme ve denetim otoritesi ile ‘diğer taraflarla’ iletişim kanallarının güvence altına alınması yer alıyordu.
Zaharova: Batı, Zaporojye santrali üzerinden nükleer şantaj yapıyor
Rusya
Rusya’da Merkez Bankası’ndan risk senaryosu

Rusya Merkez Bankası, petrol fiyatlarının 25-35 dolara gerilemesi ve Batı yaptırımlarının sertleşmesi durumunda ekonominin son 30 yılın en ağır daralmasıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Kurumun hazırladığı risk senaryosuna göre gayrisafi yurt içi hasıla 2027 ve 2028 yıllarında üst üste küçülürken enflasyon savaşın ilk yılındaki rekor seviyelere dönebilir.
Rusya ekonomisi, petrol fiyatlarının sert düşmesi ve Batı yaptırımlarının yoğunlaşması halinde son 30 yılda ilk kez üst üste iki yıl küçülme riskiyle karşı karşıya.
Rusya Merkez Bankasının önümüzdeki üç yıla dair yayımladığı “Para Politikasının Temel Yönleri” raporundaki “risk senaryosu”, petrolün varil fiyatının 25-35 dolara inmesi durumunda enflasyonun savaşın ilk yılındaki zirvelere döneceğini, hanehalkı tüketiminin daralacağını ve hükümetin Ulusal Refah Fonu’nun tamamen tükenmesi tehlikesiyle karşılaşacağını öngörüyor.
Merkez Bankasının projeksiyonuna göre bu kriz senaryosunda Rusya’nın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 2027 yılında yüzde 3-4, 2028 yılında ise ilave yüzde 1,5-2,5 oranında daralıyor.
Ekonomideki gerilemenin en sert hissedildiği dönem olan gelecek yılın dördüncü çeyreğinde ise yıllık bazdaki düşüşün yüzde 8-9 bandına ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu hızda bir daralma, ekonominin yüzde 7,9 küçüldüğü 2009 yılından bu yana görülen en sert resesyon anlamına geliyor.
Süre bakımından ise Rusya’nın modern tarihinde en son üst üste iki yıl ekonomik küçülme yaşadığı 1995-1996 döneminden bu yana en uzun süreli kriz tablosuna işaret ediyor.
Merkez Bankası, risk senaryosunun küresel piyasalarda 2007-2008 finansal krizine benzer büyüklükte bir “dış koşullarda sert bozulma” varsayımına dayandığını kaydetti.
Senaryo, dünya borsalarındaki yapay zeka şirketlerine ait “balonun” sönmesi gibi etkenlerle tetiklenebilecek ABD ve Avrupa merkezli bir resesyonu içeriyor.
Raporda, “Ayrıca yaptırım baskısının artması Rus mallarına uygulanan iskonto marjını genişletecek, petrol ihracatını ve üretimini azaltacaktır” değerlendirmesi yapıldı.
Bu koşullar altında Rusya ekonomisinin krizin ilk yılında 115 milyar dolar, ikinci yılında ise ilave 57 milyar dolar ihracat geliri kaybedeceği hesaplanıyor.
İhracat gelirlerinin toplamda 286 milyar dolara gerilemesi öngörülürken bu rakam 2006 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye karşılık geliyor.
Enflasyonun yüzde 11-13 aralığına tırmanacağı, Merkez Bankasının buna politika faizini yeniden yüzde 19-21 seviyesine çekerek karşılık vereceği tahmin ediliyor.
Tüketim düşecek, fonlar tükenecek
Kriz senaryosu doğrudan Rus vatandaşlarının yaşam standartlarını da hedefliyor. Rusya’ya yapılan ithalat sevkiyatlarının fiziksel hacim olarak 2027’de yüzde 6-8, 2028’de yüzde 18-20 oranında azalacağı, parasal değer bazında ise iki yılda dörtte bir oranında düşeceği öngörülüyor.
Özel tüketim hacminin krizin ilk yılında yüzde 1-2, ikinci yılında ise ilave yüzde 5,5-6,5 daralması, vatandaşların harcamalarını ciddi biçimde kısmak zorunda kalacağını gösteriyor.
Emtia fiyatlarındaki sert düşüşün hükümeti “Ulusal Refah Fonu’nun likit kısmını yoğun biçimde kullanmaya” mecbur bırakacağını belirten düzenleyici kurum, bunun fon kaynaklarının hızla tükenmesi riskini doğurduğu uyarısında bulundu.
Merkez Bankası, bu riskin engellenmesi için hükümetin bütçe kuralında reforma gitmesi ve bütçe harcamalarını reel olarak kısması gerekeceğine işaret etti.
Bu yıl küçülmeye başlayan Rus ekonomisine yönelik riskler konusunda, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığından üst düzey yetkililerin ilkbahar aylarında Devlet Başkanı Vladimir Putin’i uyardığı iddia edildi.
Bloomberg’e konuşan kaynaklar, yetkililerin bütçe açısından taşınamaz boyutlara ulaşan askeri harcamalara dikkat çektiğini ve bu durum nedeniyle bütçe açığının üçüncü yılda da hedeflerin oldukça üzerine çıkabileceğini aktardı. Bütçe açığı temmuz ayı sonu itibarıyla 6,45 trilyon rubleye ulaşmış durumdaydı.
Bloomberg’in haberine göre Putin, ekonomi ve finans yönetiminin bu yaklaşımını reddederek askeri kalemler dışındaki tüm bütçe harcamalarında kesintiye gidilmesi talimatını verdi.
Haberde Maliye Bakanlığının sivil harcamaları üçte bir oranında kıstığı, hükümete bağlı kurumlara personel kadrolarını yüzde 15 daraltma hazırlığı yapmaları talimatı verildiği ve Putin’in askeri harekatı tırmandırmaya hazırlandığı kaydedildi.
Rusya
Citibank Londra’ya Rusya yaptırımlarını ihlalden para cezası

İngiltere Maliye Bakanlığına bağlı Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisi, Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine 4,7 milyon sterlin para cezası kesti. Bankanın 2022 yılında Rus varlıklarının dondurulması ve diğer kısıtlamaları aşarak toplam değeri yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme gerçekleştirdiği tespit edildi.
İngiltere hükümeti basın servisi, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisinin (OFSI), Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine (CBNA London) 4,7 milyon sterlin para cezası verdiğini duyurdu.
OFSI tarafından yapılan incelemede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlamasının ardından, Şubat ile Kasım 2022 döneminde bankanın Rus varlıklarının dondurulması kararını ve diğer kısıtlamaları ihlal ederek toplam tutarı yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme işlemini gerçekleştirdiği belirlendi.
Hükümet yetkilileri, ihlallerin büyük kısmının yaptırım listesindeki şahıslara ait olan veya bu şahısların kontrolünde bulunan şirketlerin hesaplarıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.
CBNA London’ın, Rus bir iş insanıyla bağlantılı 11 şirketin hesaplarını zamanında bloke etmeyerek bu hesaplar üzerinden yaklaşık 5,9 milyon sterlin tutarında 242 ödeme gerçekleştirdiği aktarıldı.
Yaptırım kapsamındaki Sovcomflot PJSC ile ilişkili yapıların hesapları üzerinden ise 5,4 milyon sterlinlik 328 işlemin daha yapıldığı kaydedildi.
Bankanın ayrıca daha önce dondurulmuş hesaplardan dahili komisyon kestiği ve dondurulan varlıkları yasal süresi içinde düzenleyici kuruma bildirmediği belirtildi.
İhlallerin bir diğer grubunu ise Alfa-Bank, Gazprombank, Moskova Kredi Bankası (MKB), Rosbank ve Avrupa yaptırımları altındaki diğer Rus bankalarıyla yürütülen muhabir bankacılık işlemleri oluşturdu.
İngiltere makamları, tarama sistemindeki aksaklıklar sebebiyle muhabir bankanın denetimden sonra ödeme zincirine dahil edildiğini ve bu yolla ödemelerin yaptırım uygulanan kuruluşlara ulaştığını ifade etti.
İhlalleri ciddi nitelikte değerlendiren OFSI, Citibank’ın sistem ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı sonucuna vardı.
İhlallerin çoğunun gönüllü olarak bildirilmesi ve soruşturma makamlarıyla işbirliği yapılması gerekçesiyle cezada yüzde 20, sürecin hızlı şekilde uzlaşmayla sonuçlandırılması nedeniyle de ilave yüzde 20 indirime gidildi. Böylece nihai ceza tutarı 4,7 milyon sterlin olarak kesinleşti.
İngiltere yönetimi, 1 Eylül tarihinde Rusya’ya yönelik yaptırımların delinmesine karşı tedbirleri sıkılaştırdı.
Yapılan düzenlemeyle OFSI’nin uygulayabileceği azami para cezası sınırı ihlal tutarının yüzde 50’sinden yüzde 100’üne çıkarıldı.
Maliye Bakanı John Healey, yaptırımların delinmesinin tespiti ve Rusya ile bağlantılı finansal ağların çökertilmesi amacıyla müttefik ülkelere uluslararası işbirliğini artırma çağrısında bulundu.
Petrol sahası hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd. (PFML) de haziran ayı sonunda, Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma sürecinde Rusya karşıtı yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle İngiltere bütçesine 569 bin sterlin ceza ödemişti.
İngiliz makamları, şirketin Rusya ile ilişkili kişilere yaptırım kapsamındaki sanayi ürünlerini tedarik ettiğini ve bu ürünlere yönelik teknik destek sağladığını açıklamıştı.
Rusya
Rusya Merkez Bankası bankacılık sektörü kâr tahminini yükseltti

Rusya Merkez Bankası, bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 3,9 ila 4,4 trilyon rubleye yükseltti. Yüksek net faiz marjı sektörel kârlılığı desteklerken kurumsal kredilerdeki batık riskleri ve karşılık giderleri artış gösteriyor.
Rusya Merkez Bankası yayımladığı sektör değerlendirme raporunda, Rus bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 500 milyar ruble artırarak 3,9 ila 4,4 trilyon ruble aralığına yükselttiğini duyurdu. Bu adım, Merkez Bankasının yıl içindeki ikinci yukarı yönlü revizyonu oldu. Düzenleyici kurum, yılın başında bankaların 3,3 ila 3,8 trilyon ruble kâr elde edeceğini öngörmüş, mayıs ayında ise bu tahmini 3,4 ila 3,9 trilyon rubleye çıkarmıştı.
Rus bankacılık sektörü 2025 yılında 3,5 trilyon ruble net kâr açıklamıştı. Sektörün önceki kâr rekoru ise 3,8 trilyon ruble ile 2023-2024 döneminde kaydedilmişti.
Merkez Bankası, kâr tahmininin yeniden yükseltilmesini kredi faizlerinin fonlama maliyetinden daha yavaş gerilemesi sonucu net faiz marjının yüksek kalmasına bağladı.
Raporda konuya ilişkin olarak, “Yüksek marjın korunması sayesinde 2026 yılı kâr tahminimizi 0,5 trilyon ruble artırdık” değerlendirmesi yer aldı.
Kredi kuruluşları yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,3 artışla 2,3 trilyon ruble net kâr elde etti. Ancak sektörün finansal sonuçları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe kıyasla geriledi.
İlk çeyrekte 1,24 trilyon ruble olan net kâr, ikinci çeyrekte 1,08 trilyon rubleye düştü. Kârdaki bu çeyreklik düşüşün temel nedeni, başta Rusya federal devlet tahvillerindeki (OFZ) negatif yeniden değerleme olmak üzere ana faaliyet dışı gelirlerin azalması olarak gösterildi. Buna karşılık bankaların ana faaliyet kârı yüzde 4 artışla 43 milyar ruble yükseldi.
Ana faaliyet kârındaki artışın temel kaynağı faiz gelirleri olmaya devam etti. Bankaların net faiz geliri ikinci çeyrekte yüzde 11 artarak 237 milyar rublelik yükselişle 2,41 trilyon rubleye ulaştı. Bu artış, faiz giderlerindeki düşüşün faiz gelirlerindeki düşüşten daha hızlı gerçekleşmesi sayesinde sağlandı.
Net komisyon gelirleri ise havale, transfer ve vezne-hesap hizmetlerindeki komisyon artışlarının etkisiyle ikinci çeyrekte yüzde 10 artarak 58 milyar rublelik yükselişle 644 milyar rubleye çıktı.
Merkez Bankası verilerine göre sektörün net faiz marjı ilk çeyrekteki yüzde 5,1 seviyesinden yüzde 5,5’e yükseldi. Bu dönemde fonlama maliyeti 0,9 yüzdelik puan gerilerken aktif kârlılığı yalnızca 0,4 yüzdelik puan düştü.
Merkez Bankası, piyasanın para ve kredi koşullarında daha kademeli bir gevşeme beklemesi nedeniyle kredi faizlerinin mevduat faizlerine kıyasla daha yavaş düştüğünü belirtti.
Düzenleyici kurum, 2026 yılı net faiz marjı beklenti aralığını da önceki yüzde 4,4-4,6 seviyesinden yüzde 4,9-5,1’e revize etti.
Fonlama maliyetlerindeki hızlı gerilemenin yalnızca politika faizinin seyrinden değil, bankaların topladığı kaynakların vade yapısından da kaynaklandığı bildirildi. Merkez Bankası verilerine göre bireysel mevduat bakiyelerinin yaklaşık yüzde 70’i 6 aya kadar, şirket mevduatlarının yaklaşık yüzde 60’ı ise 3 aya kadar vadelerden oluşuyor.
Kurumsal kredi portföyünün yaklaşık yüzde 65’inin değişken faizli kredilerden oluştuğuna işaret eden Merkez Bankası, kurumsal segmentte aktif kârlılığının para ve kredi koşullarındaki gevşemeye daha hızlı tepki verdiğini, bireysel kredilerde ise faiz indirimlerinin daha sınırlı kaldığını kaydetti.
Net faiz gelirlerindeki artış, sektörün yükselen karşılık giderlerini telafi etmesini sağladı. İkinci çeyrekte kredi zarar karşılığı giderleri yüzde 25 artışla 130 milyar ruble yükseldi.
Bu artışın büyük ölçüde kurumsal segmentten kaynaklandığı, bankaların mali güçlük yaşayan şirketlerin kredilerine ilişkin zararları bilançolarına daha fazla yansıttığı ifade edildi.
Merkez Bankası, yüksek borç yükü taşıyan ve geçmişten gelen sorunları bulunan şirketler için karşılık ayırma eğiliminin yılın ikinci yarısında da süreceğini öngörüyor.
Kredi portföyüne oranla ayrılan karşılık miktarını gösteren risk maliyeti (CoR), kurumsal tarafta çeyreklik bazda 0,7 yüzdelik puan artarak yüzde 1,3’e ulaştı.
Bireysel kredilerde ise risk maliyeti 0,8 yüzdelik puan azalarak yüzde 2,2’ye geriledi. Merkez Bankası 2026 yılı kurumsal risk maliyeti tahminini yüzde 1,3-1,7, bireysel risk maliyeti tahminini ise yüzde 2,2-2,6 aralığında korurken, yılın ikinci yarısında karşılık giderlerinin ilk yarıya kıyasla daha yüksek olmasını bekliyor.
Kurumsal portföy kalitesinde de kısmi bir bozulma görüldü. Tüzel kişilere verilen sorunlu kredilerin payı ilk çeyrek sonundaki yüzde 11,6 seviyesinden haziran ayı sonunda yüzde 11,8’e yükseldi.
Merkez Bankası kredi kalitesindeki değişime ilişkin olarak, bazı sanayi şirketlerindeki yüksek riskli borç yapılandırmalarının 0,2 trilyon rublelik ilave getirdiğini, gayrimenkul sektöründeki bazı borçluların mali durumunun 0,1 trilyon ruble ve petrol ile doğalgaz sektöründeki borçluların mali durumunun da 0,1 trilyon ruble bozulma yarattığını açıkladı.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu









