Bizi Takip Edin

Rusya

Wagner hakkında kim ne diyor?

Yayınlanma

23 Haziran akşamı Yevgeny Prigojin, Rus birliklerinin Rus paralı askeri şirketi Wagner’in mevzilerini vurduğunu iddia etti ve bunun intikamını alma sözü verdi. Ertesi sabah paralı askerler Rostov-on-Don’u ele geçirdi: paralı askerler kent merkezini işgal etti ve sokaklarda tanklar belirdi.

Prigojin, Rusya Savunma Bakanlığı temsilcileriyle görüşmeler yaptı, Sergey Şoygu’nun kendisine teslim edilmesini talep etti ve Moskova’ya “yürüyeceğini” ilan etti.

Vladimir Putin yaşananları “ihanet” ve “arkadan bıçaklanma” olarak nitelendirdi.

Çeşitli figürler ve siyasetçilerin yorumları şöyle:

Vladimir Zelenskiy, Ukrayna Devlet Başkanı

Kötülük yolunu seçen herkes kendini yok eder. Başka bir ülkenin hayatını yok etmek için ordu konvoyları gönderir ve hayat karşılık verdiğinde kaçmalarını ve onlara ihanet etmelerini engelleyemez. İnsanları aşağılıyor ve yüzbinlerce insanı savaşın içine atıyor, nihayetinde Moskova oblastında kendi silahlandırdıklarına karşı barikat kuruyor.

Rusya uzun zamandır zayıflığını ve yönetiminin aptallığını propaganda ile maskeliyordu. Ve şimdi o kadar büyük bir kaos var ki hiçbir yalan bunu gizleyemez. Ve bunların tamamı, başka bir şey yapmaktan aciz olduğu halde, tek bir adamın tekrar tekrar yaptığı, 1917’yle gözdağı verdiği şey.

Rusya’nın zayıflığı ortada. Tam anlamıyla bir zayıflık. Rus birlikleri ve paralı askerleri topraklarımızda ne kadar uzun süre kalırsa, Rusya o kadar fazla kaos, ıstırap ve sorun yaşayacaktır. Bu da çok bariz. Ukrayna; kalemizi, birliğimizi ve gücümüzü koruyarak Avrupa’yı Rus şeytaniliğinden ve kaosundan koruyabilir. Tüm komutanlarımız, tüm savaşçılarımız ne yapacaklarını biliyor. Ukrayna’ya şan olsun!

Vyaçeslav Volodin, Devlet Duması Başkanı

“Rusya’nın tarihi, dışarıdan gelen zorlukların ve tehditlerin toplumumuzu daha güçlü kıldığını göstermiştir. Birlikte her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Ülkenin sorunları ve dertleri her zaman sadece ihanet, iç karışıklık ve elitlerin ihaneti nedeniyle ortaya çıkmıştır. Rusya Federasyonu yurttaşlarının çıkarlarını temsil eden Devlet Duması milletvekilleri güçlerin birleştirilmesinden yanadır, Başkomutanımız Devlet Başkanı Vladimir Vladimiroviç Putin’i desteklemektedir. Wagner savaşçıları tek doğru seçimi yapmalıdır: halklarıyla birlikte, yasalara riayet etmek, anayurtlarının güvenliğini ve geleceğini korumak ve Başkomutanın emirlerini yerine getirmek.

Bunun dışındaki her şey ihanettir! Nazizm ideolojisini destekleyen, Rus yurttaşlarını yok eden ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden ortak bir dış düşmanla karşı karşıyayız. Bu durumda daha da fazla birlik olmalı ve kazanmak için her şeyi yapmalıyız.”

Mihail Hodorkovskiy, vergi kaçakçısı eski Yukos patronu

“Prigojin’in kalkışması her ne kadar gönülsüz ve hazırlıksız olsa da Putin’in itibarına ağır bir darbe indirdi. Kremlin trolleri yarın her şeyin yoluna gireceğini iddia ediyor. Ne yazık ki bu olmayacak!

Prigojin’in savaşçılarının aslında konuşlandıkları yerin dışına çıkmadıkları ortaya çıksa bile (ki kesinlikle çıktılar), askeri şeflerin teşvikleri, Prigojin’e karşı açılan ceza davaları (Putin’in çetesi başka ne yapabilir ki) ve Kremlin’in korkakça sessizliği (“Putin biliyor” gibi, lanet olası lider) her şeyi anlatıyor; en iyi eğitilmiş silahlı oluşum kontrolden çıktı (hepimizin beklediği bir şey). Kremlin hırsızları haydutları bile bıktırmış durumda.

Ve hepsinden önemlisi Prigojin’in konuşmasıdır; savaş karşıtı muhalefetin savaş başladığından beri söylediklerini kelimesi kelimesine tekrarlamıştır: “Savaşın amacı hırsızlıktır, savaşın resmi gerekçesi (NATO’nun Rusya’ya saldırı hazırlığı) kimsenin inanmadığı bir saçmalıktır. Ordu, Putin’e yakın hırsızların elinde mahvoldu, Ukrayna’yı yenemez (neyse ki). Gerçek düşman Kiev’de değil, Moskova’da.” Ve bunu Putin’in en sadık adamları kendi kitlesine söylüyor.

Şu anda ülkemize yardım etmek için yapabileceğimiz şey, doğruyu söylediği sürece insanların Prigojin’i duymasına yardımcı olmaktır (ne diyorum ben!). Ve eğer Moskova’ya giderse, benzin ve mazot yardımı yapmak, onu durdurmak için gönderilecek olanları artık ortak bir düşmanımız olduğuna ikna etmek. Sözle ve eylemle ikna etmek.

Bu rejime karşı durmaya karar verirse şeytana bile yardım etmek için! Yardım etmek, zira bir işgal savaşı yürütmekten daha kötü bir suç yoktur. Eğer bir suçlu diğerini engellemek istiyorsa, bunu görmezden gelmenin zamanı değildir; şimdi yardım etmeliyiz ve sonra, eğer mecbur kalırsak, bununla da savaşacağız. Ve evet, bu sadece bir başlangıç. Bol şans!”

Dmitriy Rogozin, Roscosmos’un eski başkanı

“Cephedeki durumu Prigojin kadar iyi biliyorum ve tavrımı hiçbir zaman gizlemedim, ancak silahlı bir kalkışmanın gerekçesi ne olursa olsun, bu yine de savaşan bir ordunun gerisindeki silahlı bir kalkışmadır. Savaşta kişi siyasi hırslarını bir kenara itmeli ve elinden gelen her şeyle cepheyi desteklemelidir. Bunu zayıflatmaya yönelik her türlü teşebbüs düşmana yaranmaktan başka bir şey değildir.”

Vladimir Solovyov, Rusya’nın en ünlü gazetecisi

“Zor bir dönem. Bunu görecek kadar yaşamayı beklemiyordum. Ülke savaşta. Şimdi Zaporojye’den dönüyorum. Gerçek kahramanlarımızı kendi gözlerimle gördüm. Çok seyahat ederim. Soledar’da ve Artyomovsk’ta “müzisyenlerin” yanındaydım. Zaporojye ve Herson oblastında, Donetsk ve Lugansk oblastlarında kahramanlar gördüm, askerlerimizi ve gönüllü birliklerin subaylarını, Kızıl Ordu savaşçılarını gördüm.

Bugün duyduğum tüm sorular tek bir şey hakkındaydı: “Ülkede, geride neler oluyor?” 25 bin adam cephede çok faydalı olur. Bir yürüyüş gerekli. Lvov’a, Kiev’e ve gerekirse daha da uzağa.

Ama olup bitenlere baktığınızda şöyle düşünüyorsunuz: Ne oldu? Kornilov isyanı mı? Mussolini’nin Roma’ya yürüyüşü? Biz neden bahsediyoruz? Biz Rus halkıyız, anayurdumuzu seviyoruz. Şimdi sahiden de ülkenin iç çekişmelerde kaybolmasına izin mi vereceğiz?

Şimdi kim bu medya yaygarasına eşlik ediyor? Ukrayna Enformasyon ve Prikolojik Harp Merkezi’nin nasıl sevindiğine, Ukrayna medyasının nasıl coştuğuna bakın! Hodorkovskiy ve onun bir avuç rüşvetçi piçinin ne istediğine bir bakın! Beyler, aklınızı başınıza toplayın! Düşman dışarıda, Ukrayna’da. Ukronazizmle mücadele edilmeli. Çok geç olmadan durdurun. Ülkeyi kaybetmek istemiyoruz. İç savaştan daha kötü bir şey yoktur.”

Boris Akunin, yazar

“Rus devleti gözlerimizin önünde parçalanmaya başlıyor. İç Savaştan bu yana bu ölçekte (herhangi bir ölçekte) bir askeri kalkışma yaşanmamıştı.

Ve bu, istikrarın garantörü olan diktatörün kendisi tarafından kurgulanmıştır.

İlk olarak, paralı askerliği yasaklayan yasayı hiçe sayarak, kötü idare edilen silahlı bir yapı oluşturur. Bunu örtülü ödenekle finanse eder. Suçluların silah altına alınmasına izin verir. Büyük çetenin giderek daha “bağımsız” hale gelmesini sessizce izler.

Tüm bunlar, diktatörün sadece egosunu tatmin etmek için başlattığı şahsi savaşının arka planında gerçekleşiyor. Başı omuzlarının üzerine düşmüş, sessiz bir Rusya, kaptanın gemiyi neşeyle buzdağına doğru sürmesini izliyor.

Antik Roma’dan bu yana imparatorluklar bu şekilde dağılmıştır.”

Maksim Kononenko, köşe yazarı

“Prigojin’in motivasyonu elbette anlaşılabilir. Ancak anlayamadığınız bir şey var ki, o da tüm bunların ortasında bu adamın nasıl olup da mutfaktan bir şeyler kaptığı. Aynı zamanda tüm “Batılı ortaklarımızın” bu çatışmaya dahil olacağını ve sonuna kadar istifade edeceğini bilerek. Batiskafları unutarak. Haydut hayduttur. Stratejik hedefle işi olmaz. O sadece burada ve şimdi olan belirli bir hesaplaşmanın sonuçlarıyla ilgilenir.

Elbette Rostov’u ele geçirme teşebbüsü (genel olarak konuşursak, iki işgalden sağ çıkmıştır) onun adına üzücü bir şekilde sona erecektir. Eğer bir keskin nişancı tarafından indirilirse, onun adına üzülmeyeceğim. Dünden önceki gün o bir kahramandı. Bugün ise bir alçak ve bir hain. Ve biz hayatta kalacağız.”

Valeriy Fadeyev, Rusya Devlet Başkanı Danışmanı

“Hiçbir belirsizlik söz konusu olamaz: Rusya Devlet Başkanı’nın, Başkomutan’ın emir ve talimatlarına kayıtsız şartsız uyulmalıdır. Emir ve talepleri kesinlikle yasal olan ve itaat edilmesi gereken yetkililer vardır. Umarım Wagner savaşçıları sağduyu sahibi olur ve yasadışı eylemlerine son verirler.”

Sergey Mironov, Adil Rusya Partisi Genel Başkanı

“Ülkemiz bir ölüm kalım savaşı veriyor. Ve istikbalimiz için! Düşmana ülke içinde bir çatışma tatmini yaşatmaya en ufak bir hakkımız yoktur. Başkomutanımızın da dediği gibi, her türlü iç çekişme ülkemizin varlığına yönelik ölümcül bir tehdittir. Ve bunu gerçekleştirenler zaferimizi elimizin tersiyle itmektedir.

Batılı ülkeler cani faşist rejimi barışçıl kasaba ve köylerimizi bombalamaya, sivilleri ve savunmasız vatandaşları yok etmeye doğrudan teşvik ederken, hala bir siperde bulunan Anavatan savunucularının arasını açmak suçtur ve kabul edilemez. Hiç kimsenin en zorlu savaşlarda kazanılan zaferi, anayurdun çıkarlarına ters düşen kendi şahsi amaçları için kullanmaya hakkı yoktur. Bugün şahsi şikayetler kabul edilemez! Ve her kim şu ya da bu nedenle yanlış yönlendirilmişse bu suçları derhal durdurmalıdır. Cephede askeri güce ihtiyacımız var!

Ülkemiz, tarihinde bu tür suç eylemlerinin Rus devletini gereksiz yere kan dökülmesine ve zayıflamasına yol açtığı örnekleri hatırlamaktadır. Düşmana en ufak bir şans vermeyeceğiz. Ülkemiz istikbali için savaşmaktadır. Savunma Bakanlığı ya da Wagner’i taraf tutmak olmaz. Bir düşman tarafı ve Devlet Başkanı tarafından yönetilen bir Rus tarafı vardır.

Devlet Başkanı Vladimir Putin, kolluk ve özel kuvvetlere her türlü kanunsuz eyleme karşılık vermeleri için net talimatlar vermiştir. Onlar infaz edilmelidir.

Partinin tüm üyelerini ve destekçilerimizi bir kez daha Devlet Başkanı’nın etrafında toplanmaya çağırıyorum. Bu yıl 20 Mayıs’ta parti kongresinde, Vladimir Putin’i Başkomutan olarak koşulsuz destekleme ve 2024 yılında Rusya Federasyonu Devlet Başkanı olarak aday gösterme yönünde tek doğru kararı aldık.

Bugün hepimiz başkanımızın, ülkemizin ve halkımızın yanında olmalıyız.”

Ramzan Kadirov, Çeçenistan lideri

“Arkadaşlar, yoğun bir gece oldu ve uçuşlar bana bu iğrenç ŞEREFSİZLİK hakkındaki görüşlerimi burada dile getirme fırsatı vermedi! Tüm bunlar arkadan hançerleme ve gerçek bir kalkışmadır!

Savaşın şahsi şikâyetleri dile getirme ve arkamızdaki anlaşmazlıkları çözme zamanı olmadığı konusunda defalarca uyarıda bulundum. İç cephe her zaman sakin ve güvenli olmalıdır. Siperlerdeki askerlerin, karşılarında düşman ve arkalarında hain bir macera varken şu anda nasıl hissettiklerini bir düşünün. İstikrardan, devlet bütünlüğünden ve yurttaşların güvenliğinden bahsediyoruz. Tarih, bu tür eylemlerin kanlı sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Özel askeri harekatta yeterince kayıp vermedik mi? Hala ülke içinde sorun yaratmak zorunda mıyız?

Halk tarafından seçilmiş, durumu tüm ayrıntılarıyla herhangi bir stratejistten, hatta bir iş adamından bile daha iyi bilen, sahadaki komutanları bizzat arayan ve harekatın gidişatı üzerinde tam kontrole sahip bir başkomutanımız var. Ve başkomutanın kararları ölçülü ve titiz bir şekilde alınır. Her birimiz haritanın sadece bir bölümünü görürken, o tamamını birden görüyor! Ve Vladimir Vladimiroviç’in ulusa sesleniş konuşmasında belirttiği kesinlikle doğrudur; bu bir silahlı kalkışmadır! Bu tür eylemlerin hiçbir gerekçesi olamaz! Vladimir Vladimirovi. Putin’in her sözünü tamamen destekliyorum!

Yurtsever savaşçılara sesleniyorum. Provokasyonlara kanmayın. Ulaşmaya çalıştıkları hedefler, size söyledikleri vaatler ne olursa olsun; böyle bir zamanda devletin güvenliği ve Rus toplumunun bütünlüğü her şeyden önemlidir! Batı’daki düşmanlarımızın bu durumdan nasıl istifade ettiklerini bir bakın. Vatandaşlarımızı korkutan ve istikrarsızlaştırıcı bir durum tehlikesi yaratan ne kadar çok ima, ne kadar çok yalan, ne kadar çok yanlış çağrı var. Ve bunlar Prigojin’in hain kalkışmasının beklenen sonuçlarıdır.

Yaşananlar Savunma Bakanlığı’na yönelik bir ültimatom değildir. Bu devlete karşı bir meydan okumadır ve bu meydan okumaya karşı, ordu, güvenlik güçleri, valiler ve sivil halk olarak, ülke liderinin etrafında toplanmak gerekir. Savunma Bakanlığı ve Çeçen Cumhuriyeti Federal Muhafız Teşkilatı askerleri tansiyonun yükseldiği bölgelere doğru yola çıktılar bile. Rusya’nın birliğini korumak ve devlet yapısını muhafaza etmek için her şeyi yapacağız! Kalkışma bastırılmalıdır ve bunun için sert önlemler alınması gerekiyorsa, biz hazırız!”

Ekaterina Şulman, siyaset bilimci

Sistemin çok hızlı tepki vermesi ilginç: bir yandan sadece insanlar yüksek teyakkuzda değil, aynı zamanda üç bölgede terörle mücadele harekâtı ilan edildi ve Devlet Başkanı bir konuşma yaptı. Öte yandan durumun gerektirdiği şekilde değil, alışkın olduğu şekilde tepki veriyor; konuşalım ve bir sürü evrak dolduralım. Devlet Başkanı’nın konuşması benim gözümde çok acıklı; “birleşelim, biz kardeşiz, aynı amacı taşıyoruz…” Bu arada, görünen o ki çok az insan Ukrayna ile savaşmakla ilgileniyor; birbirimizle uğraşmak çok daha ilginç.

Genel olarak yaşananlar, ne kadar çok otokrasi ve merkezileşme o kadar çok düzen şeklindeki popüler efsaneyi canlı bir şekilde ortaya koyuyor. Otokrasi ve istikrar arasındaki ilişki, var olan en uzlaşmaz ilişkidir.”

Rusya

Milyarder Melniçenko, The Economist’e konuştu: Rusya için sessiz kalma dönemi sona erdi

Yayınlanma

Rus sanayici Andrey Melniçenko, Ukrayna savaşı ve Batı yaptırımlarının ardından Kremlin’le yürüttüğü özel temasları ve ülkenin geleceğine dair The Economist dergisine özel mülakat verdi. Nükleer çatışma uyarısı yapan Melniçenko, Rusya’nın Çin uydusu olmasını veya Kuzey Koreleşmesini önleyecek yeni bir elitler egemenliği modeli önerdi.

Rus sanayi sektörünün en önemli aktörlerinden, mineral gübre üreticisi EuroChem ile kömür ve enerji devi SUEK şirketlerinin kurucusu Andrey Melniçenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin’de gerçekleştirdiği teke tek görüşmenin ardından, ülkenin jeopolitik konumu ve ekonomik geleceğine dair analizlerini paylaştı.

The Economist dergisine mülakat vererek, Rusya gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık yüzde 1’ini üreten bir sanayi imparatorluğunun kurucusu olan Melniçenko, son yıllarda yaşanan jeopolitik kırılmaların ardından Rus iş dünyasının ve devlet aygıtının yeni bir rasyonel zemine oturması gerektiğini belirtti.

Sanayici, Kremlin’de gerçekleşen ve bir saatten fazla süren kabulde, Rusya’nın küresel pazarlardaki rolünü ve Batı yaptırımlarının iş dünyasındaki etkilerini doğrudan Rusya Devlet Başkanı Putin’e aktardı.

Görüşmede elitlerin tarihi hatalarına dikkat çeken Melniçenko, iş dünyasının kendi geleceğini Rusya’nın kaderinden ayıramayacağını ifade etti.

“Para kazanmak için ayrı, güvenlik için ayrı ülke olamaz”

Kremlin’deki üst düzey kabulde Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaşan sanayici Melniçenko, Batı dünyasının mülkiyet haklarına dair sunduğu garantilerin yanıltıcı olduğunun son yaptırımlarla kanıtlandığını vurguladı.

Rus elitlerinin uzun yıllar boyunca servetlerini yurt dışında tutarak güvenlik arayışına girmesini eleştiren iş insanı, Rusya Devlet Başkanı Putin’e hitaben şu ifadeleri kullandı:

“Yıllarca Batı’nın mülkiyet haklarını koruyacağına inandık ancak bu durum neredeyse tüm servetimize mal oluyordu. Artık net bir gerçeği kabul etmek zorundayız: Para kazanmak için ayrı bir ülkeye, güvenlik, ailenizin geleceği ve gerçek hayat için başka bir ülkeye sahip olamazsınız.”

Melniçenko, Ukrayna savaşıyla başlayan sürecin küresel ticaret kurallarını tamamen ortadan kaldırdığını kaydetti. Kendi inşa ettiği küresel sanayi yapısının bu süreçten nasıl etkilendiğini anlatan iş insanı, “Bizler uluslararası kurallara dayalı küresel bir dünya olduğuna inanıyorduk. Ancak dünya bizim düşündüğümüz gibi bir yer çıkmadı. Küresel bir dünya yok, küresel kurallar yok. Siz devlet yönetimi olarak bunu bizden çok daha önce anladınız” dedi.

Savaşın ilk günlerinde Avrupa Birliği ve ABD tarafından yaptırım listesine alınan Melniçenko, hukuki zorunluluklar nedeniyle dünyanın en büyük ikinci gübre üreticisi konumundaki EuroChem şirketinin mülkiyet haklarını devretmek zorunda kaldığını anımsattı.

Batı yargısının tarafsızlığını yitirdiğini ifade eden sanayici, Avrupa Adalet Divanı nezdinde başlattığı yasal girişimlerin tamamen siyasi gerekçelerle reddedildiğini kaydetti.

“Sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım risk taşır”

Rusya’nın güvenlik bürokrasisinin bağımsız hareket eden aktörleri bir tehdit olarak algıladığına değinen Melniçenko, bir iş insanı olarak kamusal alanda inisiyatif almanın taşıdığı risklerin farkında olduğunu belirtti.

Sanayici, güvenlik elitlerinin kurduğu baskı ortamına rağmen ülkenin geleceği için fikir üretmenin kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu şu sözlerle açıkladı:

“Mevcut sistemde sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım doğal olarak büyük risk taşır. Tabii ki kafayı öne eğip beklemek en kolay yoldur. Ancak şu an Rusya için ortaya konan bahisler çok yüksek. Eğer bu süreçte ülkenin geleceğini şekillendirmek için sorumluluk almaz ve katılım sağlamazsanız, kendinizi kendi geleceğinizden tamamen dışlamış olursunuz.”

Uzun yıllar İsviçre’de yaşayan ve küresel teknoloji liderleriyle yakın ilişkiler geliştiren Melniçenko, Rusya ile olan bağını bir dış yatırımcı mantığıyla sürdürdüğü dönemin kapandığını ilan etti.

“Hayatımda ilk kez Rusya’dan başka bir ülkem olmadığını derinden hissediyorum” diyen iş insanı, Rus elitlerinin sermayeleriyle birlikte hırslarını ve entelektüel enerjilerini de ülkelerine geri getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Mevcut güç yapısına doğrudan meydan okumak gibi bir niyetinin olmadığını dile getiren sanayici, amacının devlete rasyonel bir dönüşüm mimarisi sunmak olduğunu ifade etti. Melniçenko, ideolojilerden arınmış, fiziksel gerçekliğe ve ekonomik verilere dayanan bir yönetim yaklaşımının Rusya’yı mevcut çıkmazdan kurtarabileceğini savundu.

“Savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek”

Rusya topraklarının uzun bir aradan sonra doğrudan askeri saldırılara maruz kaldığına dikkat çeken sanayici, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik drone operasyonlarının sanayide ve enerji tedarikinde ciddi aksamalara yol açtığını kaydetti.

Ekonominin büyük bir baskı altında olduğunu ve elitler arasında ülkenin bir çıkmaza girdiğine dair ortak bir kanaatin oluştuğunu belirten Melniçenko, askeri çatışmanın küresel bir savaşa evrilme ihtimaline karşı uyardı:

“Ukrayna’daki savaş artık tartışmasız bir şekilde Rusya ile Batı dünyası arasında topyekun bir çatışma olarak görülüyor. Bu savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek. Nükleer silahların kullanılması ihtimalini bile dışlayamayız. Bizleri bu noktaya getiren nedenler her ne olursa olsun, kimin haklı ya da kimin haksız olduğunu tartışmayı bir kenara bırakıp mevcut gerçekliği kabul etmek zorundayız: Şu an tamamen haritalandırılmamış, belirsiz ve tehlikeli bir bölgedeyiz.”

Kaos dönemlerinin aynı zamanda yeni sistemler kurmak için bir laboratuvar işlevi gördüğünü dile getiren iş insanı, modern Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin yıkılış sürecindeki büyük dönüşümden doğduğunu hatırlattı.

Toplumun ve iş dünyasının şu an en çok düzen, öngörülebilirlik ve net bir gelecek vizyonuna ihtiyaç duyduğunu söyleyen Melniçenko, “İnsanlar özgürlükten korkmaz, insanlar kaostan korkar” değerlendirmesini yaptı.

“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir”

Eğitimini aldığı kuantum istatistiği ve alan teorisinin dünyaya bakışını şekillendirdiğini belirten Melniçenko, fiziksel dünyanın akışkan yapısının kendisine dogmatik olmayan bir düşünce esnekliği kazandırdığını kaydetti.

Sanayici, bu felsefeyi iş dünyasına ve ülke yönetimine nasıl uyarladığını şu sözlerle anlattı:

“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir. Gerçeklik akışkandır. Eğer bir gelişme, bir olay ya da bir olgu sizin hayata dair yerleşik görüşlerinizi çürütüyorsa, bu bir trajedi değil, aksine yeni bir fırsattır. Ben katı kuralları olan bir insan değilim. Bugün, dünden daha farklı bir stratejiye inanabilirim ve bu durum değişen koşullara uyum sağlamanın tek yoludur.”

Bu esnek vizyon sayesinde 2000’li yılların başında Çin’in ekonomik büyümesini önceden analiz ederek kömür ve gübre sektöründe devasa yatırımlar yaptığını belirten Melniçenko, Rusya’nın özelleştirme döneminde atıl kalan demiryolu hatlarını ve limanlarını küresel ticaret rotalarına entegre ettiğini anımsattı.

Dönemin Rusya Elektrik Monopolü RAO UES Başkanı Anatoliy Çubays ile gerçekleştirdiği hisse alım ortaklığını örnek göstererek, devlet kurumlarıyla kavga etmeden, pazar reformlarına inanarak büyük sanayi entegrasyonları gerçekleştirdiğini ifade etti.

“Rusya kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa dış çatışmayı iç politika aracı yapar”

Makalesinde Rusya’nın önündeki dört olası gelecek senaryosunu analiz eden Melniçenko, bu yollardan ilk üçünün ülke için yıkıcı sonuçlar doğuracağını savundu.

İlk senaryoda Rusya’nın Batı sistemine çevre bir ülke olarak yeniden entegre edilmesini “vasallık” olarak nitelendiren iş insanı, gururu kırılmış ve yenilmiş bir Rusya’nın kaçınılmaz olarak daha saldırgan bir rövanşizm üreteceğini belirtti.

İkinci senaryo olan Çin’in yörüngesine tamamen girme ihtimalini de değerlendiren sanayici, Pekin’in Rusya’yı sadece bir hammadde deposu ve tampon bölge olarak kullanmak isteyeceğini, ancak Rusya’nın iç sorunlarının sorumluluğunu üstlenmeyeceğini yazdı. Melniçenko, bu iki senaryo arasındaki tek farkın “derebeyinin kimliği” olacağını vurguladı.

Üçüncü tehlikenin, ülkenin nükleer silahların kontrolsüz dağıldığı bir iç çatışma ve bölünme sürecine girmesi olduğunu belirten sanayici, dördüncü ve en olası tehlikeye karşı ise şu uyarıyı yaptı:

“Güvenlik servislerinin desteklediği ve Kremlin’de ciddi şekilde tartışılan Kuzey Kore tarzı bir içe kapanma modeli, hem elitler hem de halk için büyük bir tehdittir. Rusya eğer kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa, dış çatışmayı kalıcı bir iç politika aracı haline getirir. Bu model askeri baskıyı, ekonomik rasyonelleşmeden uzaklaşmayı, karne uygulamasını ve istikrarsızlık ihracını beraberinde getirir.”

Melniçenko, bu karanlık senaryolardan çıkışın tek yolunun, devletin mülkiyet haklarını bir lütuf olarak değil, anayasal bir yükümlülük olarak koruduğu “gerçek egemenlik” modeli olduğunu kaydetti.

“Amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği kadar cazip bir yer yapmak olmalı”

Önerdiği egemen devlet modelinin sadece siyasi bir söylemden ibaret olmadığını, ekonomik rasyonaliteye dayanması gerektiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetlerinden nitelikli iş gücünü çekebilmesi ve ülkeden kaçan eğitimli nüfusu geri kazanabilmesi için yaşam standartlarının yükseltilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Sanayici, tarihi referanslarla desteklediği vizyonunu şu şekilde özetledi:

“Bizim temel amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği, yaşamak için can atacağı kadar cazip, güvenli, öngörülebilir ve müreffeh bir yer yapmak olmalıdır. Ancak o zaman insanların ülkeden kaçması için bir neden kalmaz. Bu Rusya, ne Batı ne de Çin için dikte edilebilir bir ortak olmak zorundadır. Kendi vatandaşlarının konforunu ve güvenliğini öncelikli kılan, dış dünya için ise öngörülebilir ve rasyonel hareket eden bir devlet yapısı inşa edilmelidir. Batı için zor bir ortak olabiliriz ama en azından bir kara delik olmayız. Çin için bir uydu devletten daha az kullanışlı olabiliriz ama büyük ve istikrarsız bir vasaldan çok daha güvenli bir komşu oluruz.”

Tarihsel dönüşümlerin her zaman elitlerin uzlaşısıyla yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın geleceğini inşa edecek kadroların sanayiciler, teknokratlar ve sivil toplum liderlerinden oluşması gerektiğini savundu.

Egemenlik ve katılım hakkı verilen elitlerin, kendi çıkarlarını korumak adına devlet mekanizmasını rasyonel bir çizgide tutacağını ifade etti.

Sanayici, değişimin zamanını tahmin etmenin imkansız olduğunu ancak o an geldiğinde hazırlıklı olmak gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı:

“Kuantum fiziğinde olduğu gibi, sadece bir gözlemcinin ortaya çıkışı bile dünyaya ve sisteme yeni bir anlam kazandırmaya yeterlidir.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Şohin’den Rusya Merkez Bankasına faiz uyarısı

Yayınlanma

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, akaryakıt fiyatlarındaki artışın Rusya Merkez Bankasının 24 Temmuz’daki toplantısında politika faizini artırması için bir gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirtti. Şohin, Merkez Bankasının bu duruma doğrudan faiz artışıyla yanıt vermemesini beklediklerini ifade etti.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Uzak Doğu Federal Bölgesi’ndeki Bölgesel İşveren Dernekleri Koordinasyon Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, yakıt piyasasındaki fiyat artışlarının Rusya Merkez Bankasının (CBR) 24 Temmuz’da yapacağı toplantıda politika faizini artırması için bir gerekçe teşkil etmemesi gerektiğini ifade etti.

Şohin, yakıt piyasasında gözlenen durumun iş dünyası için ek zorluklar yarattığını kabul etmekle birlikte, olası bir enflasyon ivmelenmesine karşı para politikasını sıkılaştırarak mücadele etmenin yanlış bir yaklaşım olacağını dile getirdi.

Konuya dair değerlendirmesinde Şohin, “Merkez Bankasından, diğer sektörlerde de fiyat artışlarını tetikleme potansiyeli taşıyan yakıt fiyatlarındaki yükselişe karşı politika faizini artırarak doğrudan ve sert bir tepki vermesini beklemek kuşkusuz doğru olmaz” dedi.

RSPP Başkanı, iş dünyasının, faiz kararı alınırken ekonomi yönetiminin “sağduyulu” hareket edeceğine güvendiğini sözlerine ekledi.

Rusya Merkez Bankası ucuz krediyle büyüme tezini reddetti

Merkez Bankası enflasyonist risklere dikkat çekmişti

Rusya Merkez Bankası, 19 Haziran’daki son toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.

Bununla birlikte kurum, enflasyonist risklerin ağırlığını koruduğu yönünde uyarı yapmıştı. Merkez Bankası yetkilileri, motorlu taşıt yakıtı üretiminde yaşanan geçici düşüşün risk unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, yakıt piyasasında haziran ayında ortaya çıkan tablonun mevcut fiyat artış hızını destekleyebileceğine ve daha önce öngörülenden daha yüksek bir faiz patikasına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmişti.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, haziran ayındaki toplantının ardından yaptığı açıklamada, yönetim kurulunun üç seçeneği değerlendirdiğini bildirmişti.

Bu seçeneklerin faizi yüzde 14,50 seviyesinde sabit tutmak, yüzde 14,25’e veya yüzde 14’e düşürmek olduğunu belirten Nabiullina, faiz indirimleri için hareket alanının daraldığını kaydetmişti.

Karar sürecinde beklentiler izlenecek

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin ise 29 Haziran’da yaptığı açıklamada, 24 Temmuz’daki toplantı için güncellenecek makroekonomik öngörüler hazırlanırken yakıt piyasasındaki durumun dikkate alınacağını belirtmişti.

Zabotkin, kurum için sadece benzin ve dizel fiyatlarındaki değişimin değil, bu değişimin hanehalkı ile iş dünyasının enflasyon beklentilerine olan etkisinin de önem taşıyacağını ifade etmişti.

Merkez Bankası tarafından 1 Temmuz’da yayımlanan haziran ayı toplantı özetinde de enflasyonist risklerin belirginleşmesi sebebiyle, enflasyonu hedef seviyeye geri döndürmek amacıyla nisan öngörülerine kıyasla daha yüksek bir politika faizi patikasının gerekebileceği aktarılmıştı.

Daha sonra konuya değinen Nabiullina, faiz indirimi yönünde alanın halen var olduğunu, ancak gevşeme adımlarının zamanlaması ile hızının yakıt piyasasındaki gelişmelerin ikincil etkilerine bağlı şekilleneceğini açıklamıştı.

Rus milyarder Melniçenko: Küresel güvenlik için öngörülebilir bir Rusya gerekli

Okumaya Devam Et

Rusya

AB’den Rusya krizi nedeniyle Venedik Bienali’ne ceza

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, Rusya pavyonunun yeniden açılmasına izin veren Venedik Bienali’ne yönelik 2 milyon avroluk hibe desteğini kesme kararı aldı. Karar, katılımcıların pavyonun açılışını savunmak amacıyla sundukları gerekçelerin incelenmesinin ardından verildi.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansına (EACEA) bir tavsiyede bulunarak Venedik Bienali’ne sağlanan 2 milyon avro tutarındaki hibenin durdurulmasını talep etti.

Karar, Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen tarafından sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamayla duyuruldu.

Virkkunen yaptığı paylaşımda, “Bu karar, bienal katılımcılarının Rus pavyonunun yeniden açılmasını haklı göstermek amacıyla gönderdikleri yanıtların titizlikle değerlendirilmesinin ardından alındı. Avrupa’da vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen kültür, demokratik değerleri teşvik etmeli ve korumalıdır” ifadelerini kullandı.

Rusya’ya, serginin düzenlendiği Venedik’teki Giardini Bahçeleri’nde kendi pavyonunu açma izni 2022 yılından bu yana ilk kez verildi. Bu karar, hem İtalya Hükümeti hem de Avrupa Birliği kanadında ciddi tartışmalara ve eleştirilere yol açtı.

Brüksel, nisan ayında bienale yönelik 2 milyon avroluk sübvansiyonu askıya alırken, İtalya makamları durumu incelemek üzere Venedik’e müfettişler gönderdi.

Financial Times gazetesinin haberine göre Avrupa Komisyonu, Rus pavyonunun bienale kabul edilmesinin AB yaptırımlarının ihlali anlamına geleceği konusunda İtalya Hükümetini önceden uyardı.

Tartışmaların odağındaki Venedik Bienali’nin Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ise savunmasında, bienalin bir “mahkeme” değil, aksine bir “barış bahçesi” olduğunu dile getirdi.

Buttafuoco, Fransız Devrimi, Aydınlanma ve sekülerizmle şekillenen modern dünyanın, günümüzde adeta bir “hoşgörüsüzlük laboratuvarına” dönüştüğünü; sansür, kapatma ve dışlama taleplerinin merkez haline geldiğini ifade etti.

Öte yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kallas, Avrupa Komisyonunun uyguladığı baskılara rağmen, Rusya’nın spor müsabakaları ve Venedik Bienali gibi etkinliklere katılımı sayesinde Avrupa ülkelerindeki nüfuzunu giderek artırdığını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English