Bizi Takip Edin

Rusya

Wagner hakkında kim ne diyor?

Yayınlanma

23 Haziran akşamı Yevgeny Prigojin, Rus birliklerinin Rus paralı askeri şirketi Wagner’in mevzilerini vurduğunu iddia etti ve bunun intikamını alma sözü verdi. Ertesi sabah paralı askerler Rostov-on-Don’u ele geçirdi: paralı askerler kent merkezini işgal etti ve sokaklarda tanklar belirdi.

Prigojin, Rusya Savunma Bakanlığı temsilcileriyle görüşmeler yaptı, Sergey Şoygu’nun kendisine teslim edilmesini talep etti ve Moskova’ya “yürüyeceğini” ilan etti.

Vladimir Putin yaşananları “ihanet” ve “arkadan bıçaklanma” olarak nitelendirdi.

Çeşitli figürler ve siyasetçilerin yorumları şöyle:

Vladimir Zelenskiy, Ukrayna Devlet Başkanı

Kötülük yolunu seçen herkes kendini yok eder. Başka bir ülkenin hayatını yok etmek için ordu konvoyları gönderir ve hayat karşılık verdiğinde kaçmalarını ve onlara ihanet etmelerini engelleyemez. İnsanları aşağılıyor ve yüzbinlerce insanı savaşın içine atıyor, nihayetinde Moskova oblastında kendi silahlandırdıklarına karşı barikat kuruyor.

Rusya uzun zamandır zayıflığını ve yönetiminin aptallığını propaganda ile maskeliyordu. Ve şimdi o kadar büyük bir kaos var ki hiçbir yalan bunu gizleyemez. Ve bunların tamamı, başka bir şey yapmaktan aciz olduğu halde, tek bir adamın tekrar tekrar yaptığı, 1917’yle gözdağı verdiği şey.

Rusya’nın zayıflığı ortada. Tam anlamıyla bir zayıflık. Rus birlikleri ve paralı askerleri topraklarımızda ne kadar uzun süre kalırsa, Rusya o kadar fazla kaos, ıstırap ve sorun yaşayacaktır. Bu da çok bariz. Ukrayna; kalemizi, birliğimizi ve gücümüzü koruyarak Avrupa’yı Rus şeytaniliğinden ve kaosundan koruyabilir. Tüm komutanlarımız, tüm savaşçılarımız ne yapacaklarını biliyor. Ukrayna’ya şan olsun!

Vyaçeslav Volodin, Devlet Duması Başkanı

“Rusya’nın tarihi, dışarıdan gelen zorlukların ve tehditlerin toplumumuzu daha güçlü kıldığını göstermiştir. Birlikte her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Ülkenin sorunları ve dertleri her zaman sadece ihanet, iç karışıklık ve elitlerin ihaneti nedeniyle ortaya çıkmıştır. Rusya Federasyonu yurttaşlarının çıkarlarını temsil eden Devlet Duması milletvekilleri güçlerin birleştirilmesinden yanadır, Başkomutanımız Devlet Başkanı Vladimir Vladimiroviç Putin’i desteklemektedir. Wagner savaşçıları tek doğru seçimi yapmalıdır: halklarıyla birlikte, yasalara riayet etmek, anayurtlarının güvenliğini ve geleceğini korumak ve Başkomutanın emirlerini yerine getirmek.

Bunun dışındaki her şey ihanettir! Nazizm ideolojisini destekleyen, Rus yurttaşlarını yok eden ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden ortak bir dış düşmanla karşı karşıyayız. Bu durumda daha da fazla birlik olmalı ve kazanmak için her şeyi yapmalıyız.”

Mihail Hodorkovskiy, vergi kaçakçısı eski Yukos patronu

“Prigojin’in kalkışması her ne kadar gönülsüz ve hazırlıksız olsa da Putin’in itibarına ağır bir darbe indirdi. Kremlin trolleri yarın her şeyin yoluna gireceğini iddia ediyor. Ne yazık ki bu olmayacak!

Prigojin’in savaşçılarının aslında konuşlandıkları yerin dışına çıkmadıkları ortaya çıksa bile (ki kesinlikle çıktılar), askeri şeflerin teşvikleri, Prigojin’e karşı açılan ceza davaları (Putin’in çetesi başka ne yapabilir ki) ve Kremlin’in korkakça sessizliği (“Putin biliyor” gibi, lanet olası lider) her şeyi anlatıyor; en iyi eğitilmiş silahlı oluşum kontrolden çıktı (hepimizin beklediği bir şey). Kremlin hırsızları haydutları bile bıktırmış durumda.

Ve hepsinden önemlisi Prigojin’in konuşmasıdır; savaş karşıtı muhalefetin savaş başladığından beri söylediklerini kelimesi kelimesine tekrarlamıştır: “Savaşın amacı hırsızlıktır, savaşın resmi gerekçesi (NATO’nun Rusya’ya saldırı hazırlığı) kimsenin inanmadığı bir saçmalıktır. Ordu, Putin’e yakın hırsızların elinde mahvoldu, Ukrayna’yı yenemez (neyse ki). Gerçek düşman Kiev’de değil, Moskova’da.” Ve bunu Putin’in en sadık adamları kendi kitlesine söylüyor.

Şu anda ülkemize yardım etmek için yapabileceğimiz şey, doğruyu söylediği sürece insanların Prigojin’i duymasına yardımcı olmaktır (ne diyorum ben!). Ve eğer Moskova’ya giderse, benzin ve mazot yardımı yapmak, onu durdurmak için gönderilecek olanları artık ortak bir düşmanımız olduğuna ikna etmek. Sözle ve eylemle ikna etmek.

Bu rejime karşı durmaya karar verirse şeytana bile yardım etmek için! Yardım etmek, zira bir işgal savaşı yürütmekten daha kötü bir suç yoktur. Eğer bir suçlu diğerini engellemek istiyorsa, bunu görmezden gelmenin zamanı değildir; şimdi yardım etmeliyiz ve sonra, eğer mecbur kalırsak, bununla da savaşacağız. Ve evet, bu sadece bir başlangıç. Bol şans!”

Dmitriy Rogozin, Roscosmos’un eski başkanı

“Cephedeki durumu Prigojin kadar iyi biliyorum ve tavrımı hiçbir zaman gizlemedim, ancak silahlı bir kalkışmanın gerekçesi ne olursa olsun, bu yine de savaşan bir ordunun gerisindeki silahlı bir kalkışmadır. Savaşta kişi siyasi hırslarını bir kenara itmeli ve elinden gelen her şeyle cepheyi desteklemelidir. Bunu zayıflatmaya yönelik her türlü teşebbüs düşmana yaranmaktan başka bir şey değildir.”

Vladimir Solovyov, Rusya’nın en ünlü gazetecisi

“Zor bir dönem. Bunu görecek kadar yaşamayı beklemiyordum. Ülke savaşta. Şimdi Zaporojye’den dönüyorum. Gerçek kahramanlarımızı kendi gözlerimle gördüm. Çok seyahat ederim. Soledar’da ve Artyomovsk’ta “müzisyenlerin” yanındaydım. Zaporojye ve Herson oblastında, Donetsk ve Lugansk oblastlarında kahramanlar gördüm, askerlerimizi ve gönüllü birliklerin subaylarını, Kızıl Ordu savaşçılarını gördüm.

Bugün duyduğum tüm sorular tek bir şey hakkındaydı: “Ülkede, geride neler oluyor?” 25 bin adam cephede çok faydalı olur. Bir yürüyüş gerekli. Lvov’a, Kiev’e ve gerekirse daha da uzağa.

Ama olup bitenlere baktığınızda şöyle düşünüyorsunuz: Ne oldu? Kornilov isyanı mı? Mussolini’nin Roma’ya yürüyüşü? Biz neden bahsediyoruz? Biz Rus halkıyız, anayurdumuzu seviyoruz. Şimdi sahiden de ülkenin iç çekişmelerde kaybolmasına izin mi vereceğiz?

Şimdi kim bu medya yaygarasına eşlik ediyor? Ukrayna Enformasyon ve Prikolojik Harp Merkezi’nin nasıl sevindiğine, Ukrayna medyasının nasıl coştuğuna bakın! Hodorkovskiy ve onun bir avuç rüşvetçi piçinin ne istediğine bir bakın! Beyler, aklınızı başınıza toplayın! Düşman dışarıda, Ukrayna’da. Ukronazizmle mücadele edilmeli. Çok geç olmadan durdurun. Ülkeyi kaybetmek istemiyoruz. İç savaştan daha kötü bir şey yoktur.”

Boris Akunin, yazar

“Rus devleti gözlerimizin önünde parçalanmaya başlıyor. İç Savaştan bu yana bu ölçekte (herhangi bir ölçekte) bir askeri kalkışma yaşanmamıştı.

Ve bu, istikrarın garantörü olan diktatörün kendisi tarafından kurgulanmıştır.

İlk olarak, paralı askerliği yasaklayan yasayı hiçe sayarak, kötü idare edilen silahlı bir yapı oluşturur. Bunu örtülü ödenekle finanse eder. Suçluların silah altına alınmasına izin verir. Büyük çetenin giderek daha “bağımsız” hale gelmesini sessizce izler.

Tüm bunlar, diktatörün sadece egosunu tatmin etmek için başlattığı şahsi savaşının arka planında gerçekleşiyor. Başı omuzlarının üzerine düşmüş, sessiz bir Rusya, kaptanın gemiyi neşeyle buzdağına doğru sürmesini izliyor.

Antik Roma’dan bu yana imparatorluklar bu şekilde dağılmıştır.”

Maksim Kononenko, köşe yazarı

“Prigojin’in motivasyonu elbette anlaşılabilir. Ancak anlayamadığınız bir şey var ki, o da tüm bunların ortasında bu adamın nasıl olup da mutfaktan bir şeyler kaptığı. Aynı zamanda tüm “Batılı ortaklarımızın” bu çatışmaya dahil olacağını ve sonuna kadar istifade edeceğini bilerek. Batiskafları unutarak. Haydut hayduttur. Stratejik hedefle işi olmaz. O sadece burada ve şimdi olan belirli bir hesaplaşmanın sonuçlarıyla ilgilenir.

Elbette Rostov’u ele geçirme teşebbüsü (genel olarak konuşursak, iki işgalden sağ çıkmıştır) onun adına üzücü bir şekilde sona erecektir. Eğer bir keskin nişancı tarafından indirilirse, onun adına üzülmeyeceğim. Dünden önceki gün o bir kahramandı. Bugün ise bir alçak ve bir hain. Ve biz hayatta kalacağız.”

Valeriy Fadeyev, Rusya Devlet Başkanı Danışmanı

“Hiçbir belirsizlik söz konusu olamaz: Rusya Devlet Başkanı’nın, Başkomutan’ın emir ve talimatlarına kayıtsız şartsız uyulmalıdır. Emir ve talepleri kesinlikle yasal olan ve itaat edilmesi gereken yetkililer vardır. Umarım Wagner savaşçıları sağduyu sahibi olur ve yasadışı eylemlerine son verirler.”

Sergey Mironov, Adil Rusya Partisi Genel Başkanı

“Ülkemiz bir ölüm kalım savaşı veriyor. Ve istikbalimiz için! Düşmana ülke içinde bir çatışma tatmini yaşatmaya en ufak bir hakkımız yoktur. Başkomutanımızın da dediği gibi, her türlü iç çekişme ülkemizin varlığına yönelik ölümcül bir tehdittir. Ve bunu gerçekleştirenler zaferimizi elimizin tersiyle itmektedir.

Batılı ülkeler cani faşist rejimi barışçıl kasaba ve köylerimizi bombalamaya, sivilleri ve savunmasız vatandaşları yok etmeye doğrudan teşvik ederken, hala bir siperde bulunan Anavatan savunucularının arasını açmak suçtur ve kabul edilemez. Hiç kimsenin en zorlu savaşlarda kazanılan zaferi, anayurdun çıkarlarına ters düşen kendi şahsi amaçları için kullanmaya hakkı yoktur. Bugün şahsi şikayetler kabul edilemez! Ve her kim şu ya da bu nedenle yanlış yönlendirilmişse bu suçları derhal durdurmalıdır. Cephede askeri güce ihtiyacımız var!

Ülkemiz, tarihinde bu tür suç eylemlerinin Rus devletini gereksiz yere kan dökülmesine ve zayıflamasına yol açtığı örnekleri hatırlamaktadır. Düşmana en ufak bir şans vermeyeceğiz. Ülkemiz istikbali için savaşmaktadır. Savunma Bakanlığı ya da Wagner’i taraf tutmak olmaz. Bir düşman tarafı ve Devlet Başkanı tarafından yönetilen bir Rus tarafı vardır.

Devlet Başkanı Vladimir Putin, kolluk ve özel kuvvetlere her türlü kanunsuz eyleme karşılık vermeleri için net talimatlar vermiştir. Onlar infaz edilmelidir.

Partinin tüm üyelerini ve destekçilerimizi bir kez daha Devlet Başkanı’nın etrafında toplanmaya çağırıyorum. Bu yıl 20 Mayıs’ta parti kongresinde, Vladimir Putin’i Başkomutan olarak koşulsuz destekleme ve 2024 yılında Rusya Federasyonu Devlet Başkanı olarak aday gösterme yönünde tek doğru kararı aldık.

Bugün hepimiz başkanımızın, ülkemizin ve halkımızın yanında olmalıyız.”

Ramzan Kadirov, Çeçenistan lideri

“Arkadaşlar, yoğun bir gece oldu ve uçuşlar bana bu iğrenç ŞEREFSİZLİK hakkındaki görüşlerimi burada dile getirme fırsatı vermedi! Tüm bunlar arkadan hançerleme ve gerçek bir kalkışmadır!

Savaşın şahsi şikâyetleri dile getirme ve arkamızdaki anlaşmazlıkları çözme zamanı olmadığı konusunda defalarca uyarıda bulundum. İç cephe her zaman sakin ve güvenli olmalıdır. Siperlerdeki askerlerin, karşılarında düşman ve arkalarında hain bir macera varken şu anda nasıl hissettiklerini bir düşünün. İstikrardan, devlet bütünlüğünden ve yurttaşların güvenliğinden bahsediyoruz. Tarih, bu tür eylemlerin kanlı sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Özel askeri harekatta yeterince kayıp vermedik mi? Hala ülke içinde sorun yaratmak zorunda mıyız?

Halk tarafından seçilmiş, durumu tüm ayrıntılarıyla herhangi bir stratejistten, hatta bir iş adamından bile daha iyi bilen, sahadaki komutanları bizzat arayan ve harekatın gidişatı üzerinde tam kontrole sahip bir başkomutanımız var. Ve başkomutanın kararları ölçülü ve titiz bir şekilde alınır. Her birimiz haritanın sadece bir bölümünü görürken, o tamamını birden görüyor! Ve Vladimir Vladimiroviç’in ulusa sesleniş konuşmasında belirttiği kesinlikle doğrudur; bu bir silahlı kalkışmadır! Bu tür eylemlerin hiçbir gerekçesi olamaz! Vladimir Vladimirovi. Putin’in her sözünü tamamen destekliyorum!

Yurtsever savaşçılara sesleniyorum. Provokasyonlara kanmayın. Ulaşmaya çalıştıkları hedefler, size söyledikleri vaatler ne olursa olsun; böyle bir zamanda devletin güvenliği ve Rus toplumunun bütünlüğü her şeyden önemlidir! Batı’daki düşmanlarımızın bu durumdan nasıl istifade ettiklerini bir bakın. Vatandaşlarımızı korkutan ve istikrarsızlaştırıcı bir durum tehlikesi yaratan ne kadar çok ima, ne kadar çok yalan, ne kadar çok yanlış çağrı var. Ve bunlar Prigojin’in hain kalkışmasının beklenen sonuçlarıdır.

Yaşananlar Savunma Bakanlığı’na yönelik bir ültimatom değildir. Bu devlete karşı bir meydan okumadır ve bu meydan okumaya karşı, ordu, güvenlik güçleri, valiler ve sivil halk olarak, ülke liderinin etrafında toplanmak gerekir. Savunma Bakanlığı ve Çeçen Cumhuriyeti Federal Muhafız Teşkilatı askerleri tansiyonun yükseldiği bölgelere doğru yola çıktılar bile. Rusya’nın birliğini korumak ve devlet yapısını muhafaza etmek için her şeyi yapacağız! Kalkışma bastırılmalıdır ve bunun için sert önlemler alınması gerekiyorsa, biz hazırız!”

Ekaterina Şulman, siyaset bilimci

Sistemin çok hızlı tepki vermesi ilginç: bir yandan sadece insanlar yüksek teyakkuzda değil, aynı zamanda üç bölgede terörle mücadele harekâtı ilan edildi ve Devlet Başkanı bir konuşma yaptı. Öte yandan durumun gerektirdiği şekilde değil, alışkın olduğu şekilde tepki veriyor; konuşalım ve bir sürü evrak dolduralım. Devlet Başkanı’nın konuşması benim gözümde çok acıklı; “birleşelim, biz kardeşiz, aynı amacı taşıyoruz…” Bu arada, görünen o ki çok az insan Ukrayna ile savaşmakla ilgileniyor; birbirimizle uğraşmak çok daha ilginç.

Genel olarak yaşananlar, ne kadar çok otokrasi ve merkezileşme o kadar çok düzen şeklindeki popüler efsaneyi canlı bir şekilde ortaya koyuyor. Otokrasi ve istikrar arasındaki ilişki, var olan en uzlaşmaz ilişkidir.”

Rusya

Rusya kripto işlemlerinde tam kimlik doğrulaması getirecek

Yayınlanma

Rusya, kripto para piyasasını düzenleyecek yasa paketini 1 Temmuz 2026’ya kadar kabul etmeyi hedeflerken, piyasadaki tüm katılımcılar için tam kimlik doğrulaması ve işlem denetimi zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor. Rosfinmonitoring’e göre dijital saklama kuruluşları yüksek riskli müşterilerin işlemlerini sınırlandırmakla yükümlü olacak.

Rusya’da kripto para piyasasında faaliyet gösteren tüm katılımcılar, müşteriler için tam kimlik doğrulaması yapmak, işlemleri ve transferleri denetlemekle yükümlü olacak.

Rosfinmonitoring Direktörü Danışmanı Vlada Korçagina, dijital saklama kuruluşlarının yüksek riskli müşterilere yönelik işlemleri sınırlandırmak zorunda kalacağını söyledi.

Rus yetkililer, FATF’nin talep ettiği takvim doğrultusunda kripto para piyasasının serbestleştirilmesini öngören yasa tasarısını 1 Temmuz 2026’ya kadar kabul etmeyi planlıyor.

Korçagina, salı günü Bankacılık İncelemesi dergisinin dijital varlıklar konferansında yaptığı konuşmada, “Kripto piyasasındaki yalnızca yasal katılımcıların değil, suçluların da yeni ödeme biçimlerine yönelmesi kaçınılmaz olarak dikkat çekiyor. Bu durum, diğer tüm finansal araçlarda olduğu gibi kaçınılmazdır” dedi.

Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine yönelik uluslararası standartları belirleyen FATF, kripto para dolaşımına ilişkin kurallar yayımlamıştı. Korçagina, kuruluşun kripto para transferlerinde bilgi eşlik mekanizmasının uygulanmasını zorunlu tuttuğunu belirtti.

Korçagina’ya göre Rusya’nın 2028 yılında yapılacak bir sonraki FATF değerlendirmesinden geçememesi halinde ülke, kuruluşun gri veya kara listelerine alınma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Korçagina, bunun Rusya’nın küresel finans sisteminden tamamen dışlanmasına yol açabileceğini, bu sürecin bir bölümünün Batı yaptırımları nedeniyle zaten yaşandığını ifade etti.

Rus yetkililerin amacının yalnızca uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek değil, aynı zamanda ülkenin kripto piyasasını “suç unsurlarından arındırmak” olduğunu belirten Korçagina, bu kapsamda tüm piyasa katılımcıları için kara para aklamayla mücadele düzenlemelerinin getirileceğini söyledi.

Korçagina, “Kripto piyasası katılımcılarının kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri kapsamında öncelikli konu müşteri kimlik doğrulaması, yani KYC olacaktır. Kripto piyasasına katılan tüm yeni müşteriler, kendileriyle birlikte temsilcileri, yararlanıcıları ve nihai faydalanıcıları da kapsayan tam kimlik doğrulamasından geçirilecektir” dedi.

Rusya, stabil kripto para düzenlemesinin detaylarını açıkladı

Rosfinmonitoring’in açıklamasına göre, brokerler ve portföy yöneticileri halen müşteriler için basitleştirilmiş kimlik doğrulaması uygulayabiliyor.

Ancak mevcut bir müşteri kripto piyasasına girmek isterse, ek bilgiler toplanarak kimlik doğrulama sürecinin tamamlanması gerekecek.

Dijital saklama kuruluşları ile kripto para borsalarına, müşteri kimlik doğrulama işlemlerini bankalara ve menkul kıymet piyasası katılımcılarına devretme imkanı tanınacak.

Yeni düzenleme kapsamında tüm piyasa oyuncuları için zorunlu işlem denetim sistemi de kurulacak.

Korçagina, “Dijital para ve dijital haklarla bağlantılı, zorunlu denetime tabi beş yeni işlem türü ortaya çıkacak. Bu işlemler hakkında Rosfinmonitoring’e bildirim yapılması gerekecek. Eşik değer 1 milyon rubleden başlayacak. Bu nedenle söz konusu uygulama tüm işlemlerin izlenmesi değil, en büyük işlemlerin denetlenmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Dijital saklama kuruluşları, bankalarda olduğu gibi, müşterinin kara para aklama veya terörizmin finansmanıyla bağlantılı olabileceğine dair şüphe bulunması halinde dijital hesap sözleşmesi yapmayı veya dijital tanımlayıcıya erişim sağlamayı reddedebilecek.

Korçagina, “Önemli unsurlardan biri de travel rule, yani transferlere ilişkin bilgilerin eşlik etmesi kuralıdır. Dijital saklama kuruluşları bu sisteme tam olarak entegre edilecek ve dijital para ile dijital hak transferlerinde hem gönderici hem de alıcıya ilişkin bilgileri iletmekle yükümlü olacaktır” dedi.

Ayrıca dijital saklama kuruluşlarının, Rusya Merkez Bankasının “Müşterini Tanı” platformuna entegre edilmesinin planlandığını belirten Korçagina, Merkez Bankasının bu kuruluşlara kurumsal müşterilerin risk değerlendirmelerine ilişkin bilgi sağlayacağını söyledi.

Korçagina, bu bilgileri kullanan dijital saklama kuruluşlarının yüksek riskli müşterilere karşı kısıtlayıcı tedbirler almak zorunda kalacağını ifade etti.

Korçagina, söz konusu yükümlülüklerin 1 Temmuz’a kadar kabul edilmesi planlanan temel yasa tasarısına eşlik eden düzenleme paketinde yer aldığını belirtti.

“Kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri neredeyse hemen yürürlüğe girecek. Herhangi bir geçiş süresi öngörülmüyor. Bu nedenle şirketler hazırlıklara şimdiden kademeli olarak başlayabilir” diyen Korçagina, sektörün yeni kurallara erkenden uyum sağlamasının önem taşıdığını kaydetti.

Rusya’da kripto para yasasıyla kitlesel kapanma dalgası ufukta

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya yaptırımların gölgesinde yüksek buz sınıfı tanker filosunu genişletiyor

Yayınlanma

Rusya, yaptırım altındaki Arktik LNG-2 projesi için kritik önem taşıyan yüksek buz sınıfı ikinci gaz taşıma gemisini tamamlayarak teslim aldı. Yıl sonuna kadar üçüncüsü vadedilen bu özel tankerler projede yıl boyu kesintisiz sevkiyatın önünü açarken, Çin de yaptırımlı Rus gazını doğrudan ithal edebilmek için ikinci alım terminalini devreye sokmaya hazırlanıyor.

Rusya, Uzak Doğu’daki Zvezda tersanesinde inşa edilen ve en yüksek buz sınıfı olan Arctic7 kategorisinde yer alan Konstantin Posyet adlı yeni gaz tankerini tamamlayarak deniz filosuna dahil etti. Bu gemi, ocak ayından bu yana yük taşımacılığı yapan Aleksey Kosıgin’in ardından aynı sınıfta inşa edilen ikinci tanker olma özelliği taşıyor.

Yıl sonuna kadar üçüncü tankerin de hizmete girmesi bekleniyor.

İnşa edilen bu özel tankerler, ABD yaptırımlarının hedefindeki Arktik LNG-2 projesi için büyük önem taşıyor. Bölgedeki çetin kış şartları nedeniyle standart gaz taşıma gemileri yılın yaklaşık sekiz ayı boyunca fabrikaya yanaşamıyor.

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, konuya ilişkin değerlendirmesinde yüksek teknolojili kargo tankerlerinin Arktik’in zorlu koşullarında çalışmak için en etkili araçlar olduğunu ifade etti.

Mişustin, yüksek manevra kabiliyeti ve yüksek buz sınıfı sayesinde bu gemilerin buz kırıcı desteği olmaksızın iki metrelik buz kütlelerini kendi başlarına aşabildiğini belirtti.

Üretim ve sevkiyat kapasitesi özel filonun yetersizliğine takılıyor

Arktik LNG-2 projesinde her biri 6,6 milyon ton kapasiteli ilk iki hat uzun süre önce tamamlanmış olmasına ve toplamda yıllık asgari 13,2 milyon ton üretim kapasitesine ulaşılmasına rağmen, fiili ihracat miktarı beklentilerin gerisinde kaldı.

Vzglyad gazetesine konuşan Finam Grubu analisti Sergey Kaufman, teknik olarak hazır olan bu iki hattın kapasitesine karşın geçen yıl projeden yalnızca yaklaşık 1,3 milyon ton ihracat yapılabildiğini kaydetti.

Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov, Arktik LNG-2 fabrikasındaki üretim hacimlerinin iki temel faktöre bağlı olduğunu belirtti.

Yuşkov, birinci ve şu anki en büyük kısıtlayıcı unsurun özel sevkiyat filosunun eksikliği olduğunu ifade etti. İkinci sorunun ise alıcı terminallerin kapasitesiyle ilgili olduğunu aktaran uzman, fabrikadan çıkan tüm ürünün şu anda yalnızca Çin’de yaptırım kapsamındaki Rus gazı için ayrılmış tek bir terminale gönderildiğini ve bu terminalin kapasitesinin Arktik LNG-2’nin iki hattının gücünden çok daha düşük olduğunu vurguladı.

Yüksek buz sınıfına sahip gemilerin kritik rolüne dikkat çeken Yuşkov, kasım ile haziran ayları arasındaki dönemi kapsayan yılın büyük bölümünde Yamal Nenets Özerk Bölgesi’ndeki Gıdan Yarımadası’nda bulunan Utrenniy Terminali’ne sadece Arctic7 sınıfı tankerlerin girebildiğini söyledi.

Diğer tankerlerin ise yalnızca buz yükünün en az olduğu sıcak dönemlerde ve Rosatom’un özel izniyle sefer yapabildiğini, daha düşük buz sınıfındaki gemilerin de ciddi operasyonel kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını ekledi.

Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

Yaptırımlar tedarik zincirini ve ortaklıkları vurdu

Projenin orijinal planlamasında, yıllık 19,8 milyon ton kapasiteli üç üretim hattının inşası sürerken, Zvezda tersanesinde Güney Koreli ortaklarla birlikte 15 adet özel Arctic7 gaz tankerinin yapılması öngörülüyordu.

Ayrıca 6 adet benzer geminin de doğrudan Güney Kore’de üretilerek Rusya’ya teslim edilmesi planlanmıştı.

Ancak hem fabrikanın hem de tankerlerin yapım aşaması, ABD’nin batı teknolojileri ve ekipmanlarına erişimi engelleyen sert yaptırım dönemine denk geldi. Bu da Rusya’nın o ana kadar ülkeye getirmeyi başardığı ekipmanlarla yetinmesini zorunlu kıldı.

İlk hatların inşasının tamamlanmasıyla birlikte ABD doğrudan fabrikayı da yaptırım listesine aldı.

Rusya’nın daha önce bu tip teknolojik olarak ham petrol tankerlerinden çok daha karmaşık olan gaz gemilerini tek başına inşa etmediğini hatırlatan İgor Yuşkov, şu değerlendirmede bulundu:

“Şu an teslim edilen Aleksey Kosıgin ve Konstantin Posyet tankerleri, yaptırımlar nedeniyle Güney Koreli ortağın ilişkileri kesmesinden önce Rusya’ya ulaştırılan hazır gemi kitlerinden monte edildi. Resmi olmayan verilere göre, Zvezda’da yapımı süren tankerlerden sadece üçü için Fransız şirketi tarafından üretilen özel sızdırmazlık membranları tedarik edilebildi. İki tanker hizmete girdi, üçüncüsünün ise yıl sonuna kadar teslim edilmesi bekleniyor. Asıl soru bundan sonra başlayacak. Rusya bu tankerlerin ekipmanlarını, özellikle de o özel membranları kendi imkanlarıyla üretmeyi başardı mı başaramadı mı? Kendi güçlerimizle seri üretime geçmek ne kadar gerçekçi? Bunlar henüz yanıtı olmayan sorular.”

Arktik LNG-2 projesinin filosu başlangıçta yalnızca Christophe de Margerie adlı tek bir Arctic7 tankerinden oluşurken, ocak ayında ve son olarak bu ay Zvezda’dan teslim alınan gemilerle sayı üçe yükseldi.

Yıl sonuna kadar teslim edilecek yeni tankerle birlikte toplam dört gemilik bir filo kurulmuş olacak.

Yuşkov’un hesaplamalarına göre, başlangıçta planlanan 19,8 milyon tonluk üretimin taşınması için 21 adet Arctic7 tankeri gerekirken, mevcut dört gemilik filo ile yıllık ihracat seviyesinin ancak 3 ila 4 milyon ton düzeyine çıkarılması mümkün görünüyor.

Diğer taraftan Çin, yaptırımlı Rus gazını alabilmek için terminal altyapısını genişletiyor. Reuters verilerine göre Pekin, Rusya’dan gelecek LNG için Longkou limanında yıllık 5 milyon ton kapasiteli ikinci bir ithalat terminalini ekim ayında devreye almayı planlıyor.

Bu terminal, Ağustos 2025’ten bu yana yaptırımlı Rus gazını kabul eden yıllık 6 mlyon ton kapasiteli Beihai terminaline destek sağlayacak.

Böylece Çin’in iki terminalle ulaşacağı toplam kabul kapasitesi yıllık 11 milyon tona yaklaşacak. Bu miktar, Arktik projesinin ilk iki hattının toplam kapasitesi olan 13,2 milyon tonun biraz altında kalıyor.

Yuşkov, projenin planlanan 19,8 milyon tonluk üçüncü hattının inşasının ise şu an için belirsiz olduğunu ifade etti.

Yeni hat için ekipman tedarikinin yasaklandığını ve Çin’in de Belokamenka’da kendi modüllerini monte etmeyi reddettiğini belirten uzman, mevcut şartlarda temel hedefin en azından ilk iki hattın toplamı olan 13,2 milyon tonluk kapasiteye ulaşmak olduğunu kaydetti.

Rusya’nın daha önce Arktik LNG-2’nin ardından Ob LNG, Murmansk LNG ve Arktik LNG-1 gibi çok sayıda yeni tesis kurmayı planladığını hatırlatan uzmanlar, bu projelerin de geleceğinin belirsizleştiğini belirtiyor.

Finansal olarak Novatek’in kaynak sağlayarak yabancı yatırımcıları projelere yüzde 49 ortak etme planının yaptırımlarla kesintiye uğradığını ifade eden Yuşkov, yabancı sermayenin gelmediğini ve Rusya’nın büyük tonajlı tesisler inşa etmek için henüz tüm ekipman yelpazesini yerlileştiremediğini ekledi.

Sergey Kaufman ise Rusya’daki Yamal LNG ve Sahalin-2 dışındaki tüm büyük projelerin ABD yaptırımı altında olmasının müşteri bulmayı zorlaştırdığını belirterek şu yorumu yaptı:

“Ortadoğu’daki çatışmalar geçici olarak durumu kolaylaştırmış olabilir ancak önümüzdeki bir ila üç yıllık vadede küresel LNG pazarının arz fazlası aşamasına girmesi yüksek ihtimal. Bu da satışı zorlaştıracaktır. ABD’nin dünyanın en büyük LNG ihracatçısı olması, yakın gelecekte yaptırımların yumuşatılması olasılığını düşürüyor.”

Kaufman, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın Rus gazına olan talebi desteklemesiyle bu yıl Arktik LNG-2’den yapılacak ihracatın yaklaşık 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörüyor.

İlk iki hattın tam kapasiteye ulaşmasının ise tanker eksikliği ve yaptırımlar nedeniyle 2 ila 3 yılı bulabileceğini tahmin eden Kaufman, Rus LNG’si için Çin dışındaki ana pazarlar olan AB ve Japonya ekseninde, AB’nin gelecek yıl uygulamaya koyacağı ithalat yasakları nedeniyle 2027’den itibaren Çin’e yapılacak sevkiyatların daha da önem kazanacağını ve ek terminallerin kritik hale geleceğini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası Başkanı Nabiullina sessizliğini bozdu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, son dönemde önemli etkinliklere katılmamasını soğuk algınlığına bağlı ses kaybıyla açıkladı. Nabiullina’nın yokluğunda, görev süresinin biteceği 2027 yılı sonrasına ilişkin iddialar basına yansımıştı.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, geçirdiği hastalık nedeniyle aralarında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF), Ulusal Borsa Katılımcıları Derneğinin (NAUFOR) yıllık konferansı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan hükümet toplantısının da bulunduğu bir dizi önemli kamu etkinliğini kaçırdı.

Nabiullina, konuya ilişkin açıklamayı Merkez Bankasının faiz kararı toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında yaptı.

Nabiullina, “Sadece gerçekten soğuk algınlığı geçirdiğimi ve bir süreliğine sesimi kaybettiğimi teyit edebilirim. Söyleyebileceğim tek şey, sağlığım konusunda içtenlikle endişe duyanlara teşekkür etmektir” ifadelerini kullandı.

Rusya Merkez Bankası Başkanı, haziran ayının başından bu yana kamuoyunun önüne çıkmamıştı. Vedomosti gazetesine Merkez Bankasından yapılan açıklamada, Nabiullina’nın SPIEF’e raporlu olduğu için katılamadığı belirtilmişti.

Financial Times (FT) gazetesi de kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Nabiullina’nın ağır bir solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle bazı etkinlikleri kaçırmış olabileceğini yazmıştı.

Nabiullina’nın kamuoyunda uzun süre yer almamasının ardından basında, Rus liderliğinin gözünden düştüğüne dair tartışmalar başlamıştı.

FT’nin haberine göre hükümet içinde, Merkez Bankası Başkanının görev süresinin dolacağı Haziran 2027 sonrasına ilişkin senaryolar ele alındı.

Gazetenin kaynakları, Merkez Bankasının denetim yetkilerinin birden fazla kurum arasında bölüştürülmesi ve yüzde 4’lük enflasyon hedefine sıkı sıkıya bağlı kalma politikasından vazgeçilmesi gibi olası kurumsal değişikliklerin tartışıldığını aktardı.

Haziran 2013’ten bu yana Rusya Merkez Bankası Başkanlığı görevini yürüten Nabiullina’nın görev süresi son olarak 21 Nisan 2022’de uzatılmıştı.

Rusya yasalarına göre Merkez Bankası Başkanı, Devlet Başkanının takdimiyle Devlet Duması tarafından beş yıllık süre için seçiliyor. Adayın göreve atanması için milletvekillerinin salt çoğunluğunun oyu gerekiyor.

FT kaynakları, Nabiullina’nın yerine gelebilecek olası adaylar arasında Rusya Devlet Başkanlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin ve Promsvyazbank Yönetim Kurulu Başkanı Petr Fradkov’un isimlerini sıraladı.

Diğer yandan, Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu 19 Haziran’daki toplantısında politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 14,25 seviyesine çekti. Bu karar, bankanın üst üste dokuzuncu faiz indirimi oldu.

Rusya Merkez Bankası politika faizini yüzde 14,25’e düşürdü

Merkez Bankasından yapılan açıklamada, orta vadeli perspektifte enflasyonist risklerin halen dezenflasyonist risklere kıyasla ağırlığını koruduğu kaydedildi.

Merkez Bankasının bu kararı ekonomistlerin beklentileriyle uyuşmadı. Vedomosti gazetesinin anketine katılan 19 ekonomistten yalnızca ikisi bu yönde bir karar beklerken, 14 uzman faizin 50 baz puan düşürülerek yüzde 14’e çekileceğini tahmin etmişti.

Diğer analistlerden biri yüzde 14 ila yüzde 14,25 aralığını beklerken, bir diğeri yüzde 13,5 ila yüzde 14 seviyesine düşüş öngörmüş, bir uzman ise faizlerin sabit tutulacağını tahmin etmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English