Bizi Takip Edin

Diplomasi

Wang Yi, Münih Güvenlik Konferansı’nda ‘çok kutuplu dünya’ya dair Çin’in önelerini açıklayacak

Yayınlanma

Çin Dışişleri Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada, Çin’in üst düzey diplomatı Wang Yi’nin Münih’teki yıllık güvenlik konferansına katılmak ve İspanya ile Fransa’yı ziyaret etmek üzere Avrupa’ya gideceğini bildirdi.

Bakanlığa göre Çin Dışişleri Bakanı Wang, 16-18 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan Münih Güvenlik Konferansı’na katılacak ve konferans sırasında Çin seminerinde bir konuşma yaparak “Çin’in insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir toplum inşa etme ve eşit ve düzenli çok kutuplu bir dünyayı savunma konusundaki önerilerini” açıklayacak.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Şu anda dünyadaki büyük değişiklikler hızlanıyor ve dünya yeni bir türbülans ve dönüşüm dönemine girdi” denildi.

Bu yıl 60’ıncısı düzenlenen uluslararası güvenlik politikaları konferansı her yıl Münih’teki Hotel Bayerischer Hof’ta gerçekleştiriliyor. “Savunmanın Davos’u” olarak da adlandırılan konferansa dünyanın dört bir yanından savunma ve güvenlik yetkilileri katılıyor. Dışişleri bakanlığına göre Çin bu etkinliğe sık sık üst düzey temsilciler gönderiyor.

Bu yılki konferansta Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşların ele alınması bekleniyor.

Gazze Şeridi ve Kızıldeniz’de tırmanan çatışmalar ve Ukrayna’daki savaş gerekçesiyle Rusya ve İran’dan hükümet yetkilileri konferansa davet edilmedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Arnavutluk ziyaretinin ardından ABD heyetine Münih’te liderlik edecek.

Karşılıklı ilişkileri onarma gündemi

Wang geçen yıl konferansa katılmış ve etkinlik sırasında Blinken ile bir araya gelmişti.

The Guardian’ın haberine göre Wang bu sefer ayrıca İngiltere Dışişleri Bakanı ve eski Başbakan David Cameron ile bir araya gelecek.

Uzmanlara göre Wang, Batı ile çözülme sürecine girmeden bağları onarmak istiyor.

South China Morning Post’a konuşan Nottingham Üniversitesi doçenti Benjamin Barton, “Wang Yi ve Batılı mevkidaşları arasında gerçekleşecek tartışmaların birçoğunun, dünyanın mevcut güvenlik ikilemlerinin daha büyük resmini göz önünde bulundurarak ilişkileri yeniden canlandırma arzusuyla ilerlemeye odaklanacağını tahmin ediyorum” dedi ve ekledi: “Amaç, her iki tarafın da birbiriyle bağlantılı farklı çatışmaların aynı anda ortaya çıktığı bir dönemde küresel istikrarı korumak için nasıl ilerlenebileceğine dair ortak bir algı geliştirmeye çalıştığı bir noktaya ulaşmak gibi görünüyor.”

İspanya ve Fransa’yı da ziyaret edecek

Wang ayrıca Münih konferansının ardından Çin’in iki ülke ile diplomatik ilişkilerinin sırasıyla 50. ve 60. yıldönümlerini kutlamak üzere İspanya ve Fransa’yı da ziyaret edecek.

Altı yıl aradan sonra ilk kez bir Çin dışişleri bakanı İspanya’yı ziyaret edecek. Çin Dışişleri Bakanlığı İspanya’nın “AB’nin önemli bir ülkesi ve Çin’in kapsamlı bir stratejik ortağı” olduğunu belirterek ziyaretin iki ülke arasında “50 yıllık yeni bir ilişkinin başlangıcı” olacağını söyledi.

Wang bu yıl Fransa’ya yapacağı ilk ziyarette ikili görüşmelerde bulunacak ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un üst düzey diplomatik danışmanı Emmanuel Bonne ile birlikte Çin-Fransa Stratejik Diyaloğu’nun yeni turuna eş başkanlık edecek.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Çin, Çin-Avrupa ilişkilerini sağlam ve istikrarlı bir büyümeye doğru ortaklaşa yönlendirmek ve küresel barış, istikrar, kalkınma ve ilerlemeye katkıda bulunmak için stratejik iletişimi daha da derinleştirmek, siyasi karşılıklı güveni pekiştirmek istiyor ve pratik işbirliğini ilerletmek üzere Fransa ile birlikte çalışmayı umuyor” denildi.

Diplomasi

Rus ordusunu izleyecek yeni NATO projesi: EFDI

Yayınlanma

NATO, Finlandiya’dan Romanya’ya uzanan doğu sınırında Rus birliklerinin hareketliliğini anlık olarak takip edecek yeni bir askeri gözetleme mekanizması başlatıyor. Yapay zeka ve insansız sistemlerin öncelikli olacağı bu yeni savunma doktriniyle, olası bir askeri hareketliliğe karşı karar alma süresinin kısaltılması hedefleniyor.

NATO, ittifakın doğu kanadı boyunca Finlandiya’dan Romanya’ya kadar uzanan alanda Rus askeri hareketliliğini gerçek zamanlı olarak izlemeyi sağlayacak yeni bir ortak gözetleme sistemi kuruyor.

Bild gazetesinin ittifakın iç belgelerine dayandırdığı haberine göre, hazırlanan projeye “Doğu Kanadı Caydırıcılık Girişimi” (Eastern Flank Deterrence Initiative – EFDI) adı verildi.

Proje kapsamında NATO’nun tüm doğu sınırı boyunca askeri hareketlilikleri kaydedebilecek uydular, insansız hava araçları, kara sensörleri ve robotik sistemlerden oluşan bir ağ konuşlandırılacak. Rus askeri birliklerine dair elde edilen tüm veriler yapay zeka tarafından analiz edilecek.

Sistem, örneğin bir insansız hava aracının ittifak sınırlarında Rus tank konvoyu tespit etmesi durumunda uydu görüntülerini, sensör verilerini ve radar bilgilerini otomatik olarak birleştirecek.

Oluşturulan bu veriler gerçek zamanlı olarak tüm ittifak üyesi ülkelerin erişimine sunulacak. Bu sayede NATO komutanları sahadaki durumun eksiksiz bir görüntüsüne sahip olacak ve olası bir saldırıyı püskürtmek için hangi güçlerin ve araçların devreye sokulacağını hızla belirleyebilecek.

“Kill Web” (Cezalandırma Ağı) adı verilen bu yeni konsept, hedefi tespit etme, karar alma ve vuruş gerçekleştirme prensibine dayanıyor.

ABD ordusunda görevli subay Matt Bluebaugh, NATO’nun geleneksel silah türlerinden vazgeçmeyeceğini belirtti. Bluebaugh konuya ilişkin açıklamasında, “Bu sistem tankların, topçuların, savaş uçaklarının veya askerlerin yerini almıyor. Konseptin amacı, bu unsurların muharebe potansiyelini korumak, komutanlara karar alma süreçlerinde daha fazla zaman kazandırmak ve avantaj sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni yaklaşımla birlikte NATO, doğu kanadındaki savunma yöntemlerini de değiştirecek. Olası bir saldırı durumunda, çatışmaya ilk olarak taarruz amaçlı insansız hava araçları, kara robotları ve insan dahli olmadan çalışan diğer otonom sistemler girecek.

Bu sistemler, savaş uçakları, tanklar ve kara birlikleri çatışmaya dahil olmadan önce düşmanın ilerleyişini yavaşlatmayı ve düşmana azami zararı vermeyi hedefleyecek.

Bild’in aktardığı bilgilere göre ittifak, projeyi kısa süre içinde hayata geçirmek istiyor. Dijital gözetleme, yapay zeka ve otomatik istihbarat paylaşımı kombinasyonunun Rusya’yı caydıracağını ve bir saldırı olasılığini azaltacağını öngörüyor.

Yeni girişim, Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından NATO’nun başlattığı geniş kapsamlı silahlanma ve modernizasyon programının bir parçası olarak öne çıkıyor.

İttifak bu kapsamda ayrıca, 40 milyar doların üzerinde bütçeye sahip “Drone Edge” insansız hava aracı programını başlatıyor, “HALO” uydu gözetleme sistemini genişletiyor, İsveç yapımı on adede kadar “Saab GlobalEye” erken ihbar uçağı satın almayı planlıyor ve silah üretimini hızla artırmak amacıyla “NATO Engine” adı verilen bir üretim tesisleri ağı kuruyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Trump yönetimi, yeni ChatGPT modelinin kısıtlamasını kaldırdı

Yayınlanma

ABD Ticaret Bakanlığı, yapay zeka şirketi OpenAI’ın en gelişmiş modeli GPT-5.6’nın geniş kitlelerin kullanımına sunulmasına izin verdi. Washington yönetiminin uyguladığı aşamalı sürüm şartının kaldırılmasının ardından, yeni modelin bu hafta içinde genel kullanıma açılması bekleniyor.

ABD Ticaret Bakanlığı, yapay zeka şirketi OpenAI’a en gelişmiş modeli GPT-5.6’yı geniş kitlelerin kullanımına sunması için resmi izin verdi.

Axios sitesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, şirketin yeni GPT-5.6 modelini bu hafta içinde genel kullanıma sunması bekleniyor.

Söz konusu iznin, ek testlerin gerçekleştirilmesi ile şirket yetkilileri ve hükümet temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin ardından verildiği belirtildi.

Test sürecinin, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi tarafından yürütüldüğü kaydedildi.

OpenAI’ın ise olası soruları yanıtlamak ve teknik pürüzleri gidermek amacıyla Washington’da kalıcı teknik uzmanlar görevlendirdiği bildirildi.

Haziran ayının başında ABD Başkanı, yapay zeka modeli geliştiricilerinin yeni ürünlerini piyasaya sürmeden 30 gün önce test edilmesi amacıyla hükümete gönüllü olarak sunmalarını öngören bir kararname imzalamıştı.

Bloomberg’in haberine göre, OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman çalışanlara yaptığı bilgilendirmede, hükümetin kendilerinden GPT-5.6 modelini geniş kitlelere sunmadan önce ilk olarak sınırlı bir ortak çevresinin erişimine açmalarını talep ettiğini aktarmıştı.

Altman, hükümetin en gelişmiş modellerin kabiliyetleri konusunda giderek daha fazla endişe duyduğunu ifade etmişti.

OpenAI, Trump yönetimine yüzde 5 hisse teklif etti

OpenAI CEO’su, resmi makamların pozisyonuna katılmasalar dahi, yeni modellerin güvenliği ve kısıtlamalarıyla ilgili tüm konularda Trump yönetimiyle işbirliği içinde çalışmaları gerektiğinin altını çizmişti.

Bu karardan önce bir diğer yapay zeka şirketi Anthropic, hükümetin ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı ülke vatandaşlarının bu modelleri kullanımını sınırlandırma talimatı üzerine en gelişmiş iki yapay zeka ürünü olan Mythos 5 ve Fable 5’e yurt dışından erişimi kapatmıştı. Söz konusu kısıtlama, hem ABD dışındaki hem de ülke içindeki yabancı vatandaşları kapsıyordu.

Daha sonra Anthropic tarafından yapılan açıklamada, yetkililerin ulusal güvenlik riskleri nedeniyle uygulanan erişimi durdurma kararını kısmen esneterek, şirketin Claude Mythos 5 modeline yalnızca “güvenilir” görülen bazı ABD merkezli kuruluşların erişmesine izin verdiğini duyurmuştu.

Ardından Ticaret Bakanlığı, Claude Fable 5 ve Mythos 5 modelleri üzerindeki ihracat kontrollerini tamamen kaldırarak yabancı uyruklu kişilerin de bu sistemlere erişimine izin vermişti.

Axios, Trump yönetiminin geçen ay OpenAI’dan GPT-5.6 modelini aşamalı olarak piyasaya sürmesini istediğini ve ilk erişimi hükümet tarafından onaylanmış kuruluşlarla sınırlandırdığını aktardı. OpenAI ise bu yaklaşımın kendileri için tercih edilen bir yöntem olmadığını açıklamıştı.

Diğer yandan, ABD makamlarının yeni modellerin piyasaya sürülmesine yönelik standartlar belirlemek amacıyla yapay zeka geliştiricileriyle aktif görüşmeler yürüttüğü 2 Temmuz’da bildirilmişti.

Financial Times gazetesine konuşan kaynaklar, Donald Trump yönetiminin yeni modellerin piyasaya sürülme süreçlerine müdahil olmasının ardından, resmi yetkililer ile şirketler arasındaki bu müzakerelerin hız kazandığını belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Trump Ankara’da duyurdu: İran ile ateşkes bitti

Yayınlanma

Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Beştepe’de bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran’a yönelik düzenlenen askeri harekatı değerlendirdi. Trump, dün akşam gerçekleştirilen saldırının ardından İran ile ateşkes sürecinin kendisi için sona erdiğini açıklarken, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını alacağını ifade etti.

Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, müttefik ülkelerin liderleri Beştepe’de bir araya geliyor. Zirve çerçevesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ikili bir görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam İran’a yönelik düzenlenen askeri operasyon, ittifakın savunma bütçesi paylaşımı ve küresel ticari ilişkilere dair doğrudan açıklamalarda bulundu.

Dün akşam gerçekleştirilen askeri harekata ilişkin konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimine yönelik şu ifadeleri kullandı:

“İran’a dün gece saldırdık, nükleer silaha sahip olamayacaklar. İran ile anlaşmak vakit kaybı, müzakereler devam edebilir ama umurumda değil. İran ile ateşkes benim için bitti.”

İran’daki askeri hedeflere yönelik operasyonun gerekçelerini detaylandıran Trump, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İran’daki çok tehlikeli kişilere bir saldırı gerçekleştirdik. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de dün akşam onları çok sert vurduk. Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız dedik. Onlar gerçekten pislikler, onları sevmiyorum, onlar kötü insanlar. İran’ın nükleersizleştirilmesini istiyoruz. Çünkü onlar deliler. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte ve binlerce masum insanı öldürdüler. Kasım Süleymani yaşasaydı daha da tehlikeli olacaktı. Yolun kenarında yürüdüğünüzde bir anda kolunuzu, bacağınızı kaybediyordunuz. Gerçekten onları sevmiyorum.”

Saldırının şiddetine değinen ve İran rejiminin yönetim kabiliyetini eleştiren Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“20 kat fazla sert vurduk. Ne zaman siz saldırırsanız biz vuracağız dedik. Kirli oynuyorlar, onları sevmiyorum onlar kötü insanlar. İran’ın nükleersizleştirilmesini sağlayacağız. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte. Onlarla çok vakit harcayarak hata yaptık. Ne yaptıklarını bildiklerini düşünmüyorum. Beceriksiz olduklarını düşünüyorum. 47 yıldır sorun çıkarıyorlar. Benim için ateşkes bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar.”

Görüşmede Türkiye ile ilişkilere ve savunma sanayisi projelerine de değinen Trump, Türkiye’nin askeri gücünü överek F-35 projesine ilişkin şu beyanatı verdi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seviyorum. Türkiye F-35’leri alacak.”

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise ABD’nin askeri müdahalesine tam destek vererek şu ifadeleri kullandı:

“Dün akşamki saldırı çok gerekli ve orantılıydı. ABD şirketleri daha fazla iş yapmaya başladı. İran konusunda herkesin uzaktan destek verdiğini söyleyebilirim. ABD’nin İran’a yaptığı önemli. Dün akşam başkanlık sarayında da görüştük. Bence sizin yaptığınız, İran’ın nükleer kapasitesini azaltmış olmanız hem İsrail hem bölge hem de dünya için çok önemli. Sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız, ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız gerçekten gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Sizin yanınızdayım. NATO’ya geldiğiniz zaman sizin başardıklarınız, büyük bir kazanç. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum. Avrupa ABD için devasa bir üs oldu.”

NATO müttefiklerinin savunma harcamalarındaki payına yönelik memnuniyetsizliğini dile getiren Trump, geçmiş dönemdeki ABD yönetimlerini de hedef alarak şunları kaydetti:

“Burada olduğum için mutluyum. NATO’dan memnuniyetsiz olmama karşın milyarlarca dolar fazladan ödüyoruz ve biz onları koruyoruz ama onlar bizim yanımızda olmuyor bu hiç adil değil. Diğer büyük bir sorun da bize katılır mısınız dediğimde ‘hayır’ dediler, bizim yanımızda olmadılar ama biz onların yanında olduk. Trilyonlarca dolar harcadık onlar için, Mark da bunu çok iyi anlıyor. Bize adil davranılmadı. NATO’nun yüzde 100’ünü biz ödüyorduk. Bedavacılık yaptılar, Biden’ın biraz beyni olsaydı ki yoktu, ‘fazla ödeme yapmanız lazım’ derdi. Obama da aynı şekilde.”

İttifak üyesi İspanya’yı sert sözlerle hedef alan Trump, ticaret ilişkilerini keseceklerini şu sözlerle ifade etti:

“NATO’dan memnun değilim çünkü dünyanın bir numaralı terör ülkesi İran konusunda bize yardım etmediler. Mark’la da bu konuyu konuşmadım, bana yardım edecekler mi bilmiyorum. Yardıma da ihtiyacım yok. İspanya cidden vakit kaybı, onlarla vakit harcamak istemiyoruz. İspanya NATO’da berbat bir ortak. İspanya umutsuz vaka ve ticaret yapmak istemiyorum. Düşmanca davranıyorlar, sonrasında arayıp ‘ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz’ dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Çok daha az iş yapacaklar. Ve bunun haricinde kısa süre sonra büyük bir toplantı yapacağız.”

Küresel jeopolitik konulara ve toprak taleplerine de değinen Trump, Grönland ve Panama Kanalı hususunda şu açıklamalarda bulundu:

“Grönland bizim için büyük bir sorun. Grönland ABD için çok önemli ama Danimarka için böyle değil. Danimarka Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde bir günde sürüldüler. Ve sonrasında bizden icabına bakmamı istediler, biz sonrasında da aptal gibi geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Burası savunma için çok önemli. Çin de Panama Kanalı’nı almaya çalışıyor ama bu gerçekleşmeyecek.”

Trump, açıklamasının sonunda NATO Genel Sekreteri Rutte’nin liderlik yeteneğini överek, “NATO’dan hiç memnun değilim ama bu adam gerçekten çok büyük bir lider, anlıyor. Birçok liderden daha iyi anlıyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English