Bizi Takip Edin

Asya

Xi, Kuşak ve Yol Girişimini destekleyecek yeni adımlar açıkladı

Yayınlanma

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 17-18 Ekim’de Pekin’de düzenlenen üçüncü Uluslararası İşbirliği için Kuşak ve Yol Forumu’na (KYF) katılan dünya liderleriyle bir araya geldi.

Xi, salı akşamı Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’na katılan konuklara verdiği hoş geldiniz yemeğinde, Kuşak ve Yol işbirliğinin kazanımlarının “ne talih kuşu ne de başkalarının sadaka ve hayırseverliğiyle elde edildiğini, katılımcı ülkelerin hükümetlerinin, işletmelerinin ve halkının çalışkanlıkları, bilgelikleri ve cesaretleriyle kazandıklarını” söyledi.

Kuşak ve Yol işbirliğinin güçlü bir on yılın ardından en parlak dönemini yaşadığını ve bir sonraki altın on yıla doğru ilerlediğini söyleyen Xi, girişimci ruhun korunması gerektiğini vurguladı.

Görevdeki liderlerin yanı sıra, aralarında Pekin’e gelerek Çinli üst düzey yetkililerle bir araya gelen Kuşak ve Yol konusunda uzman Fransız heyetin de bulunduğu çok sayıda eski lider ve sivil toplum figürü de bu yıl etkinliğe katıldı.

Xinhua Haber Ajansının bildirdiğine göre, Çin Devlet Başkanı ile yapılan görüşmelerde yabancı liderlerin hepsi son on yılda Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde Çin ile birlikte elde ettikleri başarılardan söz ettiler ve Çin’in ülkelerinin kalkınmasına yaptığı katkı ve yardımları takdir ettiler. Kuşak ve Yol Girişimi’ne olan güvenlerini ve güçlü desteklerini ifade ederek, girişimin dünyaya değişiklikler getirmesini ve daha fazla insana fayda sağlamasını umduklarını belirttiler.

Xinhua’ya göre liderler ayrıca Çin’i çevrelemeyi ve hegemonik amaçlara hizmet etmeyi amaçlayan “ayrıştırma” ve sözde riskten arındırma eylemlerine karşı çıktılar. Ukrayna krizi ve Filistin-İsrail çatışması gibi devam eden sıcak nokta sorunlarından derin endişe duyan bazıları da siyasi çözüm ve arabuluculuğu teşvik etmek için Çin ile iletişim ve koordinasyonu sürdürme sözü verdi.

İşbirliğini destekleyecek 8 adım

Çin Devlet Başkanı Xi, etkinliğin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çin’in yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini desteklemek üzere atacağı sekiz adımı açıkladı.

Xi, ilk olarak Çin’in çok boyutlu bir Kuşak ve Yol bağlantı ağı inşa edeceğini söyledi.

Ülkenin Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi’nin yüksek kaliteli gelişimini hızlandıracağını, trans-Hazar uluslararası ulaşım koridoruna katılacağını ve Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi İşbirliği Forumu’na ev sahipliği yapacağını kaydetti.

Çin’in diğer taraflarla birlikte Avrasya kıtası boyunca doğrudan demiryolu ve karayolu taşımacılığı ile bağlantılı yeni bir lojistik koridoru inşa edeceğini bildirdi.

Xi, “Limanları, nakliye ve ticaret hizmetlerini ‘Deniz İpek Yolu’ altında güçlü bir şekilde entegre edeceğiz ve Yeni Uluslararası Kara-Deniz Ticaret Koridoru ile Hava İpek Yolu’nun inşasını hızlandıracağız” dedi.

Xi, ikinci olarak, Çin’in açık bir dünya ekonomisini destekleyeceğini ve 2024-2028 döneminde toplam mal ve hizmet ticaretinin sırasıyla 32 trilyon ABD doları ve 5 trilyon ABD dolarını aşmasının beklendiğini söyledi.

Xi, ülkenin İpek Yolu e-ticaret işbirliği için pilot bölgeler kuracağını ve daha fazla ülkeyle serbest ticaret anlaşmaları ve yatırım koruma anlaşmaları yapacağını bildirdi.

Xi ayrıca, ülkenin imalat sektöründe yabancı yatırım erişimindeki tüm kısıtlamaları kaldıracağını duyurdu.

Sınır ötesi hizmet ticareti ve yatırımında yüksek standartlı açılımı daha da ilerletmek, dijital ve diğer ürünler için pazar erişimini genişletmek ve devlete ait işletmeler, dijital ekonomi, fikri mülkiyet ve devlet alımları gibi alanlarda reformu derinleştirmek için çaba gösterileceğini belirtti.

Ülkenin her yıl Küresel Dijital Ticaret Fuarı düzenleyeceğini söyledi.

Üçüncü olarak Çin, KYG için pratik işbirliği gerçekleştirecek. Xi ülkenin hem imza projelerini hem de “küçük ama akıllı” geçim programlarını teşvik edeceğini kaydetti.

Çin Kalkınma Bankası ve Çin İhracat-İthalat Bankası’nın her birinin 350 milyar yuanlık (48.75 milyar ABD doları) bir finansman penceresi kuracağını ve İpek Yolu Fonu’na 80 milyar yuan daha enjekte edileceğini belirterek, piyasa ve ticari operasyon temelinde KYG projeleri için daha fazla finansman desteği sözü verdi.

Çin’in 1,000 küçük ölçekli geçim yardımı projesi yürüteceğini ve Luban Atölyeleri ve diğer girişimler yoluyla mesleki eğitim işbirliğini geliştireceğini söyleyen Xi, KYG projelerinin ve personelinin güvenliğini sağlamak için daha fazla çaba gösterileceğini de sözlerine ekledi.

Forum sırasında düzenlenen CEO Konferansı’nda 97.2 milyar ABD doları değerinde anlaşmalar yapıldığını söyledi.

Dördüncü olarak, Çin yeşil kalkınmayı teşvik etmeye devam edecektir. Ülke yeşil altyapı, yeşil enerji ve yeşil ulaşım gibi alanlarda işbirliğini daha da derinleştirecek ve KYG Uluslararası Yeşil Kalkınma Koalisyonu’na desteğini arttıracak.

Xi, “Çin, KYG Yeşil İnovasyon Konferansını düzenlemeye devam edecek ve güneş enerjisi endüstrisi için diyalog ve değişim mekanizmaları ile yeşil ve düşük karbonlu kalkınma konusunda bir uzmanlar ağı kuracak” dedi.

Xi, Çin’in Kuşak ve Yol için Yeşil Yatırım İlkelerini uygulayacağını ve 2030 yılına kadar ortak ülkeler için 100.000 eğitim fırsatı sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Beşinci olarak, Çin bilimsel ve teknolojik inovasyonu ilerletmeye devam edecektir. Xi, Çin’in Kuşak ve Yol Bilim, Teknoloji ve İnovasyon İşbirliği Eylem Planını uygulamaya devam edeceğini ve ilk Kuşak ve Yol Bilim ve Teknoloji Değişimi Konferansını düzenleyeceğini belirtti.

Xi ayrıca önümüzdeki beş yıl içinde diğer Kuşak ve Yol taraflarıyla kurulan ortak laboratuvar sayısını 100’e çıkaracaklarını ve diğer ülkelerden genç bilim insanlarının Çin’de kısa süreli programlarda çalışmalarını destekleyeceklerini söyledi.

Çin bu yılki forumda Yapay Zeka Yönetişimi için Küresel Girişimi ortaya koyacak. Xi, “Diğer ülkelerle değişim ve diyaloğu arttırmaya ve dünyada sağlam, düzenli ve güvenli YZ gelişimini ortaklaşa teşvik etmeye hazırız” dedi.

Altıncı olarak, Çin insanlar arası değişimleri destekleyecektir. Cumhurbaşkanı, Çin’in KYG ortağı ülkelerle medeniyetler diyaloğunu geliştirmek için Liangzhu Forumuna ev sahipliği yapacağını söyledi.

Xi’ye göre İpek Yolu Uluslararası Tiyatrolar Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Festivali, İpek Yolu Uluslararası Müzeler Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Müzeleri Birliği ve İpek Yolu Uluslararası Kütüphane Birliği’nin yanı sıra Çin, İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm Birliği’ni de kurdu.

Xi, Çin hükümetinin İpek Yolu Programını burslu olarak sürdüreceğini belirtti.

Yedinci olarak, Çin bütünlük temelli Kuşak ve Yol işbirliğini teşvik edecektir.

Xi, işbirliği ortaklarıyla birlikte Çin’in Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasının Başarıları ve Beklentileri ile Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasına İlişkin Üst Düzey İlkeleri yayınlayacağını ve Kuşak ve Yol İşbirliğine Dahil Olan Şirketler için Dürüstlük ve Uygunluk Değerlendirme Sistemini kuracağını duyurdu.

Xi, “Ayrıca Kuşak ve Yol işbirliğinde dürüstlüğün teşvik edilmesine yönelik araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmek üzere uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışacağız” dedi.

Sekizinci olarak Çin, uluslararası Kuşak ve Yol işbirliği için kurumsal yapıyı güçlendirecektir.

Xi, Çin’in enerji, vergilendirme, finans, yeşil kalkınma, afet azaltma, yolsuzlukla mücadele, düşünce kuruluşu, medya, kültür ve diğer alanları kapsayan çok taraflı işbirliği platformlarının inşasını güçlendirmek için KYG ortağı ülkelerle birlikte çalışacağını söyledi.

Xi, Çin’in KYG’ye ev sahipliği yapmaya ve Forum için bir sekretarya kurmaya devam edeceğini söyledi.

Küresel Güney’deki yükselişle uyumlu

Fudan Kuşak ve Yol ve Küresel Yönetişim Enstitüsü Genel Müdürü Huang Renwei Global Times’a verdiği demeçte, KYG’nin Küresel Güney’deki genel yükseliş eğilimiyle uyumlu olduğunu söyledi:

“KYG’nin doğasını doğru anlamak için öncelikle Küresel Güney üyelerinin ya da gelişmekte olan ülkelerin, dünya pazarının gelecekteki büyüme kutbunu temsil eden ana katılımcılar olduğunu kabul etmeliyiz.”

Uzmanlar, bu nedenle ABD ve Batı’daki bazı takipçilerinin olumsuz tutumlarının o kadar da önemli olmadığını ve Çin’e ya da KYG’ye karşı izolasyonlarının eninde sonunda kendilerini izole edeceğini söyledi.

Huang, KYG’nin Küresel Güney için ekonomik bir temel oluşturduğunu, ilgili ülkeleri birbirine bağladığını ve yeni ve daha büyük pazarlar oluşturduğunu vurguladı. Huang, “Bazı ülkeler Çin’i Küresel Güney’den koparmak istiyor, ancak gerçek şu ki Güney’deki ülkeler Çin’den ‘ayrılmayacak’, aksine Çin ile daha yakın işbirliği yapacaklar” dedi.

Asya

Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Yayınlanma

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.

Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.

Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.

Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.

Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.

Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.

Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.

Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.

Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.

Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.

Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.

Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.

Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.

Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.

Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yayınlanma

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.

Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.

Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.

Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.

Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.

Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.

Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.

Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.

Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.

Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.

Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.

Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Yayınlanma

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.

Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.

Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.

Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.

Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.

ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.

Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.

Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.

Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.

Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.

Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.

Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.

Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.

Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.

Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.

“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.

Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.

“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.

Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English