Amerika
Zelenski ABD’de: Ne umdu, ne buldu?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, bazı Beyaz Saray yetkilileri tarafından bile sürpriz olarak görülen ABD ziyareti tamamlandı.
Zelenski’nin önce trenle Polonya’ya geçtiği, oradan da uçakla ABD’ye gittiği ortaya çıktı.
CNN’e konuşan Ukraynalı kaynaklar, Rusya’nın Zelenski’ye zarar verme ihtimaline karşı ABD hükümetinden bazı üst düzey yetkililerle Ukrayna’nın Washington’daki elçilik personeline ziyaret konusunda bilgi verilmediğini söylediler.
Önce Başkan Joe Biden ile bir araya gelen Zelenski, daha sonra Washington’da Kongre’ye seslendi.
Kongre’de Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile Sözcü Nancy Pelosi tarafından karşılanan Zelenski, ateşli sayılan bir konuşma yaptı.
Zelenski, Harris ile Pelosi’ye üzerinde cephedeki askerlerin imzalarının bulunduğu bir Ukrayna bayrağı verdi.
Zelenski, birlikte yaptıkları görüşmede ABD liderine Ukrayna askeri madalyası takdim etti.
‘Verdiğiniz para hayır işi değil, küresel güvenliğe yatırım’
Kongre’de yaptığı konuşmada Zelenski’nin üzerinde durduğu konu, ülkesine daha fazla yardım idi.
Kongre üyelerine “Paranız hayır işine gitmiyor,” diye seslenen Ukraynalı lider, Kiev’e desteğin “küresel güvenlik ve demokrasiye yatırım” olduğunu öne sürdü.
Zaman zaman Kongre üyelerinin ayağa kalkarak alkışladığı Zelenski’nin ağladığı görüldü.
“Bu savaş dondurulamaz veya ertelenemez. Okyanus veya başka bir şeyin engelleyeceği umuduyla görmezden gelinemez,” diyen Ukraynalı lider, ABD’ye seslenerek, “Dünya size bağlı,” sözlerini sarf etti.
Dünyanın güvenini kazanma savaşında Rusya’yı yendiklerini iddia eden Zelenski, bu savaşı Ukrayna’nın yanı sıra ABD ve Avrupa’nın da kazandığını söyledi.
Toplarının olduğunu ama bunların yeterli olmadığını söyleyen Ukrayna lideri, ABD Patriotlarına işaret ederek, “Sizin Patriotlarınız şehirlerimize karşı Rus terörünü durdurursa, Ukrayna patriotları [vatanseverleri] da özgürlüğümüzü savunmak için tüm gücünü kullanır,” dedi.
Uluslararası düzenin restorasyonunun kendi görevleri olduğunu söyleyen Zelenski, Biden’a kendi ülkesinin 10 maddelik barış planını sunduğunu belirtti.
Konuşmanın yankıları: Cumhuriyetçilerin kafası karışık
ABD Kongresi’nde Ukraynalı liderin konuşmasını nasıl tepki vereceği merakla beklenen grup Cumhuriyetçilerdi.
Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi Sözcüsü Kaliforniya Senatörü Kevin McCarthy, konuşmadan sonra yaptığı yorumda, “Pozisyonum hiç değişmedi. Ukrayna’yı destekliyorum ama açık çek vermeyi asla desteklemedim. Herkesin, harcanan paranın sorumluluğuna sahip olduğundan emin olmak istiyoruz,” dedi.
Zelenski konuşması boyunca 18 kez ayakta alkışlanırken, Ukrayna’ya yapılan yardımlara şüpheyle yaklaşan iki Cumhuriyetçi senatör, Marjorie Taylor Greene ve Josh Hawley toplantıya katılmadı.
Colorado ve Florida’nın Cumhuriyetçi senatörleri Lauren Boebert ve Matt Gaetz ise Zelenski Kongre’ye girdiğinde ayağa kalkmadı ve konuşması sırasında başkanı nadiren alkışladı.
Zelenski’nin konuşması sonrasında basın mensuplarına açıklama yapan Gaetz, “Saygımdan dolayı katıldım, hemfikir olduğumdan değil,” dedi.
Ohio senatörü Warren Davidson ise Zelenski’nin Kongre’ye seslenmemesi gerektiğini düşünenlerden. Davidson, “Savaşı sınırlamayı denemeye odaklanmalıyız, onu genişletmeye değil”, dedi.
Bir başka Teksas senatörü Chip Roy da Zelenski’nin konuşmasını Demokratlar tarafından düzenlenen bir ‘siyasi tiyatro’ olarak nitelendirdi.
Brian Fitzpatrick ve önümüzdeki sene Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı olması beklenen Teksas senatörü Michael McCaul ise Ukrayna’ya yardımı destekleyen isimlerden. Hatta McCaul, Biden yönetiminin “provokatif olmak konusunda çok endişeli olduğunu” ileri sürerek, “Yapmamız gereken şeyleri yapmayarak onların [Ukraynalıların] bu savaşı hızlı kazanmasını engelliyoruz,” diyor.
Cumhuriyetçiler Ocak ayında Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu alacağı için Ukrayna meselesindeki tutumları önem kazandı.
Biden ile Zelenski’den Putin’e salvolar
Kongre konuşmasından önce Zelenski ile görüşen Biden, ‘ne kadar sürerse sürsün’ Ukrayna’ya desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
İkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında da sert sözler söyledi. Zelenski, Putin ve Rusya ordusuna ‘terörist’ derken, Biden Rus liderin ‘insanlık dışı’ olduğunu söyledi.
Biden, Putin’in ‘bu gaddar savaşı durdurma niyetinin olmadığını’ açıkça gösterdiğini öne sürdü.
“Rusya kışı silah olarak kullanıyor: insanları donduruyor, açlıktan öldürüyor, birbirlerinden ayrı bırakıyor,” diyen Biden, “Başkan Zelenski, ABD Ukrayna’nın cesur halkıyla birlikte,” ifadelerini kullandı.
Hayaller ve hayatlar
Zelenski’nin ABD ziyaretinin kısmen başarılı olduğu görülüyor.
Biden, Zelenski ile ortak basın toplantısında, Pentagon’un Ukrayna’ya askeri yardımlarını kolaylaştırmak için Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı imzalayacağını söyledi. Bu yasa harekete geçirilince, savunma bakanlığı Ukrayna’ya mühimmat ve kritik ekipman teminini hızlandıracak.
Biden bunun yanı sıra, 1,85 milyar dolarlık güvenlik yardım paketine de imzasını attı. Bu pakette, doğrudan ekipman transferlerinin yanı sıra Ukrayna silahlı kuvvetlerine ihtiyaç duyduğu mühimmatın bir kısmı da verilecek.
Paket kapsamındaki en önemli unsur, Kiev’in uzun süredir beklediği Patriot füzeleri. Biden, Ukraynalı askerlerin Patriotları kullanmak üzere eğitime tabi tutulacağını da açıkladı.
Öte yandan Patriot füzelerinin Ukrayna için bir dönüm noktası olup olmayacağı tartışma konusu. Rusya’nın savaş uçağı ve drone saldırılarına karşı savunma kapasitesini artıracağı açık olan Patriotlar, Kiev yönetiminin arzuladığı uzun menzilli saldırı silahlarının yerini tutmayacak.
ABD, Kiev’in uzun süredir istediği ve savaşı Rusya topraklarına ve Kırım’a götürecek uzun menzilli saldırı silahlarını temin etmekten kaçınıyor.
Öte yandan Patriotların işler hale gelmesinin de önümüzdeki bahar aylarını bulabileceği söyleniyor. Ukrayna ordusunun envanterinde Rusya ve İran drone’larını engelleyebilecek kapasite bir hava savunma sistemi hâlâ bulunmuyor.
Ayrıca Washington’un Kiev’e gönderdiği savunma sistemi, yalnızca bir bataryada sekiz fırlatıcıdan oluşuyor. Dolayısıyla Patriot, Ukrayna’ya yalnızca bir bölgede savunma şansı verecek.
Rusya’nın Ukrayna’nın kritik altyapısına saldırılarda kullandığı kamikaze drone’larla bunları tespit edecek Patriot durdurucularını maliyeti arasında da büyük farklar var. Tek bir Patriot durdurucusu 3 milyon dolarken, İran’ın Rusya’ya verdiği Shahed-136 kamikaze İHA’larının tahmini değeri bunun yalnızca 100’de 1’i.
Kiev, ABD’den uzun menzilli füzelerin yanı sıra tank, SİHA ve savaş uçağı da istiyor. ABD’nin bu silahları Ukrayna’ya vereceğine dair henüz bir sinyal yok.
Dolayısıyla Zelenski’nin ABD ziyareti, ses getirmesi anlamında başarı kazansa da şimdilik askeri sahada büyük bir değişiklik yaratacak gibi görünmüyor. Bununla birlikte, Joe Biden’ın imzalamaya hazırlandığını duyurduğu 45 milyar dolarlık acil yardım paketi, Ukrayna’nın savaşı sürdürmesine bir hayli yardımcı olacak.
Amerika
Signal yazışmalarında şirket sırrı şüphesi OpenAI çalışanlarını işten etti

OpenAI, yapay zeka modellerinin iç yapısına dair gizli bilgileri harici bir uzmanla paylaştıklarından şüphelendiği üç araştırmacısını işten çıkardı. İncelemede çalışanların kişisel telefonlarındaki Signal yazışmalarında kaybolan mesaj özelliğini kullandığı belirlendi.
Yapay zeka devi OpenAI’ın güvenlik birimi, üç araştırmacısının kişisel telefonlarını incelemeye alarak mesajlaşma uygulaması Signal üzerindeki yazışmalarını denetledi.
Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin araştırmacılara ve şirket açıklamalarına dayandırdığı haberine göre, bazı yazışmalarda kaybolan mesaj özelliğinin açık olduğu saptandı.
Söz konusu incelemenin ardından Tomek Korbak, Mikita Balesni ve Jasmine Wang, ekim ayı başında aynı anda yeni toplantılara çağrılarak görevden çıkarıldı.
Şirket yönetimi, üç araştırmacının yapay zeka modellerinin iç mimarisine dair en sıkı korunan şirket sırlarını sızdırdığından şüpheleniyordu. Yazışmaların yapay zeka güvenliği alanında çalışan harici bir uzmanla yürütüldüğü belirlendi.
İşten çıkarma gerekçesi gizli bilgi ihlali olarak açıklandı
Korbak, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede şirket yönetiminin tavrını aktardı: “Yetkisiz kanallar üzerinden üçüncü tarafla iletişime geçtiğim gerekçesiyle güven ilişkisinin zedelendiği söylendi.”
Korbak ve Balesni, yöneticilerin kaybolan mesaj kullanımını işten çıkarma gerekçeleri arasında saydığını dile getirdi. OpenAI cephesi ise Signal uygulamasının onaylı iletişim kanalı olmadığını doğruladı ancak kararın sadece bu uygulamanın kullanımıyla sınırlı kalmadığını bildirdi.
WSJ’ye açıklama yapan OpenAI yetkilileri, iç soruşturmanın gizli bilgilerin kullanımına dair şirket kurallarının çiğnendiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Şirket, işten çıkarma kararlarının güvenlik kaygılarının dile getirilmesiyle hiçbir ilgisi olmadığını savundu.
Buna karşılık araştırmacılar şirket sırlarını dışarı aktardıkları yönündeki suçlamaları reddediyor. Eski çalışanlar, kendilerine iddia edilen ihlallere dair herhangi bir yazılı açıklama iletilmediğini söylüyor.
Modellerin karar adımları araştırmacıları böldü
WSJ’nin aktardığına göre görevden alınan araştırmacılar, modellerin problem çözme aşamalarındaki ara adımlara dair daha az kayıt tuttuğu yeni mimarilere karşı çıkıyordu. Araştırmacılar, bu kayıtların azalmasının yapay zekanın tehlikeli davranışlarını tespit etmeyi zorlaştıracağını savunuyordu.
Balesni, bu konudaki öneriyi harici araştırmacı Ryan Greenblatt ile şirket sırlarını dışarıda bırakarak tartıştığını ve bu görüşmeyi OpenAI’ın izniyle yürüttüğünü ifade etti.
İşten çıkarılan çalışanlar, yaşanan bu sürecin şirket içindeki diğer araştırmacıları bağımsız uzmanlarla temas kurmaktan çekinir hale getireceğinden endişe ediyor. OpenAI ise bağımsız kuruluşlarla işbirliğini sürdürdüğünü belirtiyor.
OpenAI cephesinde çalışan hareketliliği ve fikri mülkiyet tartışmaları başka dosyalara da yansıyor. Şirket, bir eski çalışanını Apple’a geçmeden önce 100 dosya çalmakla suçlamıştı.
Şirket içindeki risk tartışmaları açık mektupla gündeme geldi
Ekim ayı başında Reuters, işten çıkarma gerekçelerine itiraz eden araştırmacıların kaleme aldığı açık mektuba şirketin verdiği yanıtı aktarmıştı. Araştırmacılar mektupta, sürecin etrafındaki belirsizliğin kurum içindeki riskleri açıkça tartışma kültürünü zedeleyebileceği uyarısını yapmıştı.
OpenAI yönetimi mektuba verdiği yanıtta kurum içi diyaloğu savundu: “OpenAI bünyesinde güvenlik ve araştırma tartışmaları her gün yapılıyor; bu tartışmalar genellikle canlı ve son derece eleştirel geçiyor. Bu müzakereleri teşvik ediyoruz ve doğru kararlar almak için gerekli görüyoruz. Çalışanlarımızdan hiçbirini soru işaretlerini dile getirdikleri için işten çıkarmadık, çıkarmıyoruz.”
Yapay zeka modellerinin denetimi ve güvenliği konusundaki tartışmalar, temmuz ayında OpenAI modellerinin Hugging Face platformuna yönelik gerçekleştirdiği test saldırısıyla daha da alevlenmişti. Şirket verilerine göre modeller birden fazla açığı birleştirerek internete erişmiş ve ele geçirilen kimlik bilgilerini kullanarak platformun sistemlerine sızmıştı.
OpenAI, yaşanan bu hadisenin ardından güvenlik önlemlerini artırdığını ve test prosedürlerini yeniden düzenlediğini duyurmuştu.
Amerika
Michigan Senato yarışında El-Sayed ve Rogers son kez karşılaştı

Michigan’daki kritik Senato koltuğu için yarışan Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers son münazarada karşı karşıya geldi. Kamuoyu yoklamalarında El-Sayed az farkla önde seyrederken tahmin modelleri Demokrat adaya yüzde 67 kazanma şansı veriyor.
ABD Senatosu’ndaki çoğunluğu belirleme potansiyeli taşıyan Michigan eyaletinde, Demokrat aday Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers ikinci ve son televizyon münazarasında karşı karşıya geldi.
Emekliye ayrılan Demokrat Senatör Gary Peters’ın boşalttığı koltuk için yarışan eski Wayne County sağlık yetkilisi El-Sayed ile eski Temsilciler Meclisi üyesi Rogers, ay başında yapılan ilk karşılaşmaya kıyasla daha sakin geçen oturumda siyasi geçmişleri ve bağlılıkları üzerinden keskin hatlar çizdi.
Kamuoyu yoklamaları El-Sayed’in az farkla önde olduğunu gösterirken, Decision Desk HQ tahminleri Demokrat adayın seçimi kazanma ihtimalini yüzde 67 olarak hesaplıyor.
Adaylar Müslüman Kardeşler suçlamaları üzerinden tartıştı
Münazarada Cumhuriyetçi Rogers, rakibi El-Sayed’i yeniden Müslüman Kardeşler teşkilatıyla ilişkilendirmeye çalıştı.
El-Sayed’in kampanyasına Hamas ve Hizbullah’ı destekleyen isimlerden bağış geldiğini öne süren Rogers, “Müslüman Kardeşler tarafından satın alınmak sorun değil mi? Birleşik Devletler Senatosu’na gidecekseniz bilmemiz gerekiyor: Amerika’nın yanında mısınız yoksa denizaşırı ülkelerdeki bu terör gruplarının mı?” diye sordu.
El-Sayed ise Cumhuriyetçi rakibinin anayasaya bağlılığını sorgulamasını sert sözlerle eleştirdi.
Hiçbir zaman parçası olmadığı bir örgütle sürekli ilişkilendirilmeye çalışıldığını belirten El-Sayed, “Bunun hiçbir mantığı yok ve Mike, anayasaya olan sadakatimi sorgulaman senin seviyenin gerçekten çok altında kalıyor” dedi.
Seçim sürecinde Rogers cephesi, Müslüman Kardeşler bağlantılı kişilerden El-Sayed’e yapılan bağışlara işaret ederek Demokrat adayın örgüte destek sözü verdiğini iddia etti.
The New York Times haberine göre El-Sayed, teşkilat mensubu olan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin seçilmesinin ardından 2012 yılında “medya ve polisin tasfiyesini” destekleyen bir açık mektuba imza attı. Demokrat aday, eski Başkan Donald Trump’ın geçen yıl terör örgütü listesine aldığı Müslüman Kardeşler ile bağını reddediyor.
Amerika’yla ve Amerikalı olmakla gurur duyduğunu vurgulayan El-Sayed, “Hepimize dilediğimiz gibi ibadet etme hakkı tanıyan anayasamızla gurur duyuyorum. Bunu sorman bence gerçekten utanç verici” ifadesini kullandı.
Rogers ile Trump arasındaki mesafe tartışma yarattı
Rogers, düşük kamuoyu onay oranlarına sahip Trump ile arasına mesafe koyma çizgisini münazarada da sürdürdü. Daha önce İran savaşına ve Trump’ın Kanada ile girdiği ticaret savaşına derhal son verilmesi çağrısında bulunan Rogers, Kanada gümrük vergilerinin “iyi düşünülmediğini” dile getirdi.
El-Sayed ise Trump’ın Rogers’a verdiği desteği kampanyanın merkezine yerleştirmeye çalıştı.
Trump’ın pazar günü Michigan’a yapacağı ziyareti hatırlatan El-Sayed, “Donald Trump buraya gelip senin için miting yapmadan bu yarışı kazanamazsın. Gelmesi için ona bu yüzden yalvardın” diye konuştu.
El-Sayed, izleyicilere “MAGA tombalası” oynamalarını önererek Trump destekçilerinin dikkat dağıtmak amacıyla sürekli hazır sloganlar kullandığını öne sürdü.
Rogers bu suçlamaya tepki göstererek rakibinin yalnızca Trump’a odaklandığını savundu.
Rogers, “Tombala oyunu, son 30 dakikada verdiği her yanıta kaç kez Trump kelimesini sıkıştırdığı üzerinden oynanmalı; bu gülünç” diyerek yarışın Michigan için en doğru yolu seçmekle ilgili olduğunu kaydetti.
Rogers ılımlı Demokrat seçmene seslendi
Rogers kapanış konuşmasında, Demokrat Parti ön seçiminde ılımlı çizgideki Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı destekleyen seçmenlere yöneldi.
Stevens’ı tercih eden ve El-Sayed’i “fazla aşırı” bulan seçmenlere seslenen Rogers, “Bizim yanımızda size de yer var” çağrısında bulundu.
El-Sayed, ABD’nin İsrail politikasının belirleyici olduğu çekişmeli ağustos ön seçiminde Stevens’ı yalnızca bir puan farkla mağlup etmişti.
Sahada “Mike Rogers İçin Demokratlar” adıyla bir koalisyon kuran Cumhuriyetçi aday, rakibini Amerika Demokratik Sosyalistleri grubuyla ilişkilendirmeye çalıştı. El-Sayed bu grubun üyesi olmasa da Herkes İçin Sağlık Sigortası (Medicare for All) gibi kuruluşun desteklediği politikaları savunuyor.
Eyalet genelinde El-Sayed’in politikalarını aşırı bulan çok sayıda yetkili olduğunu savunan Rogers, “Lafı gediğine koymakta çok başarılı ama mesele siyasete ve politikalara gelince o kadar iyi değil” dedi.
Amerika
Peter Thiel’dan Trump’a İran tepkisi: “Bu savaşı başlatmamalıydık”

Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen bağışçılarından ve Palantir’in kurularından olan Peter Thiel, basına sızan konuşmasında ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesini eleştirerek bu savaşa hiç girilmemesi gerektiğini söyledi. Trump’a desteğini sürdürdüğünü belirten Thiel, Uluslararası Ceza Mahkemesi tehdidinin yönetim üzerinde baskı kurduğunu savundu.
Milyarder teknoloji yatırımcısı Peter Thiel, ABD’nin İran ile yürüttüğü savaşa şüpheyle yaklaştığını ve bu askeri hamlenin hiç başlatılmaması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen bağışçıları arasında yer alan Thiel’ın bu çıkışı, onu Başkan Donald Trump ile dış politikanın en kritik kararlarından birinde karşı karşıya getirdi.
Thiel’ın 12 Ekim’de basına kapalı bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ses kaydına Politico bünyesindeki Decoded ulaştı.
Kongre’deki çoğunluğunu korumaya çalışan Cumhuriyetçi Parti için ara seçimlere iki haftadan az bir süre kala kaydedilen bu sözler, ünlü yatırımcının İran savaşına dair kamuoyuna yansıyan en açık değerlendirmesi niteliğini taşıyor.
İran’a yönelik savaşa kuşkuyla baktığını belirten Thiel, “Bunu yapmamalıydık, yapılan çok fazla hata oldu” dedi.
Thiel konuşmasında, “Belki de yeterli sert gücümüz yok, belki de yumuşak güç savaşını kaybedeceğiz” ifadesini kullandı.
Konuşmanın tamamında neo-con’lara ve Ortadoğu’daki savaşlara kesin biçimde karşı olduğunu dile getiren Thiel, İran savaşına yönelik eleştirilerine rağmen Trump’a desteğini sürdürdüğünü vurguladı ve başkanı korumak istediğini ima etti.
Buna rağmen dile getirdiği itirazlar, bugüne kadar Trump’ın en sıkı müttefiklerinden birinin söz konusu çatışmaya dair derin endişelerini açığa vuran en somut örneklerden biri oldu.
ABD ve İsrail, ara seçimlerin ardından İran’ı vurmayı planlıyor
Uluslararası Ceza Mahkemesi uyarısı
Söz konusu ifadeler, Thiel’ın sonbahar başından bu yana Nashville’de sürdürdüğü ve Decoded tarafından takip edilen konferans dizisinde dile getirildi.
Son oturumda Uluslararası Ceza Mahkemesinin denetimsiz gücüne dair kapsamlı uyarılarda bulunan Thiel, George W. Bush döneminin kilit isimleri Donald Rumsfeld ve Dick Cheney’nin geçmişteki açıklamalarına atıfta bulundu.
Cheney ailesinin sergilediği Trump karşıtlığını Uluslararası Ceza Mahkemesine şirin görünme ve yargılanmaktan kaçınma çabası olarak okuduğunu belirten Thiel, bu hamle için muhtemelen çok geç kalındığını söyledi.
Thiel, mahkemenin tutuklama emri tehdidinin, İran’daki savaşı sürdürmeye çalışan Trump yönetiminin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallandığından şüphelenmeye başladığını kaydetti.
Thiel, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın ardından 2024 başında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmeye de değindi. Görüşmede Gazze’deki planlarını sorduğu Netanyahu’nun kendisine, “Orayı öylece Dresden’e çeviremem” yanıtını verdiğini aktardı.
Netanyahu’nun bu ifadesiyle, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik güçlerin yaklaşık 25 bin kişinin ölümüne yol açan Alman kenti Dresden bombardımanına gönderme yaptığı belirtildi.
Büyük teknoloji yatırımcıları arasında 2016’da Trump’ı ilk destekleyen ve aynı yıl Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi’nde konuşma yapan Thiel, 2022’deki Senato yarışında şimdiki Başkan Yardımcısı JD Vance’i destekleyen siyasi eylem komitelerinin de en büyük mali destekçisiydi.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum











