Bizi Takip Edin

Avrupa

AB, kalan 21 milyar avroluk SAFE kredileri için alıcı bulmaya çalışıyor

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu’nun, AB ülkelerini yaklaşık 21 milyar avroluk kullanılmamış savunma kredilerini devralmaya ve Ukrayna’nın savunmasını desteklemeye ikna etmek için yıl sonuna kadar süresi var.

Karadeniz’de kötüleşen güvenlik durumu, Romanya’yı ek krediler aramaya teşvik edebilir. Bükreş, SAFE kapsamında halihazırda 16,7 milyar avro temin etmişti.

Bu rakam, Macaristan ve İtalya’nın AB’nin 150 milyar avroluk “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) programı kapsamındaki taleplerini önemli ölçüde azaltmasının ardından kesinleşti.

Komisyon çarşamba günü, son bekleyen başvuru olan Macaristan’ın harcama planını onayladıktan sonra yakında ikinci bir başvuru çağrısı başlatacağını açıkladı.

Durum, Brüksel’in talebin mevcut 150 milyar avroyu çok aşacağından emin olduğu Ağustos 2025’ten çok farklı.

19 AB ülkesinden gelen başvurular, sonunda bu tutarı yaklaşık 40 milyar avro aştı.

Şimdi ise ulusal seçimler ve kamu maliyesi üzerindeki baskı, hükümetlerin ek borç almaktan çekinmesine neden olabilir.

Bazı AB diplomatları, Rapporteur’e ikinci turun şartlarının hâlâ belirsiz olduğunu ve bu nedenle ülkelerinin başvurup başvurmayacağını söylemenin zor olduğunu belirtti.

Komisyon, ikinci çağrıyı Aralık ayı sonuna kadar yayınlamak zorunda. Ülkelerin kredileri Mayıs 2026’ya kadar ulusal ihale sözleşmeleri için kullanabildiği ilk turdan farklı olarak, kalan para ortak alımlar için harcanmalı.

Polonya, önceki esneklikten yararlanarak 43,7 milyar avro –en büyük ulusal tahsisat– elde etti ve sözleşmeleri imzalamak için hızlı hareket etti.

Varşova, paranın %90’ının Polonyalı şirketlere gideceğini açıkladı.

Brüksel ayrıca, kalan paranın Ukrayna’nın savunmasını güçlendirmek için kullanılmasını umuyor.

Temmuz ayında, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, ülkeye yaptığı resmi ziyaret sırasında, kullanılmamış SAFE kredilerinden yaklaşık 10 milyar avronun Kiev’e yönlendirilebileceğini öne sürmüştü.

Savunma Komiseri Andrius Kubilius, bu hafta Paris’te düzenlenen bir E5 toplantısında ikinci SAFE çağrısını tartışırken, değerlendirilen girişimler arasında Freyja anti-balistik füze projesinden bahsetti.

Askeri kaynaklar Rapporteur’e, Romanya’nın önceki hükümeti döneminde ikinci tura katılımın değerlendirildiğini ama bu önerinin artık yeni bir siyasi değerlendirme gerektireceğini bildirdi.

Atina’daki diplomatik kaynaklar Rapporteur’e, Yunanistan’ın da ilgi gösterdiğini bildirdi. Ülke daha önce, kendisine ayrılan payı birkaç milyar avro artırmak için çaba göstermiş fakat başarısız olmuştu.

Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Magdalena Sobkowiak-Czarnecka bu hafta Polonya basınına yaptığı açıklamada, Polonya’nın da olası bir başka başvurunun şartlarını tartıştığını belirtirken, İrlanda ise kalan fonlara ilgi gösterdi.

Zaten ilk talebini azaltmış olan İtalya’nın ikinci tura katılması olası görülmüyor.

Avrupa

CDU, Berlin’de AfD’li siyasetçiyi ilçe meclisine seçmek istiyor

Yayınlanma

Berlin’de, CDU ile AfD arasındaki “güvenlik duvarı” (Brandmauer) çöküyor olabilir.

Berliner Zeitung’da yer alan habere göre, Reinickendorf ilçesinde Hıristiyan Demokratlar, bugün (29 Ekim) bir AfD’li siyasetçiyi ilçe meclisine seçmeyi planlıyor.

Bu hamlenin arkasında, Reinickendorf CDU ilçe başkanı ve Federal Meclis üyesi Marvin Schulz bulunuyor.

Schulz, Şansölye Friedrich Merz’in emeklilik politikasının eleştirmeni olarak daha önce de adını duyurmuştu.

Schulz, Bild gazetesine verdiği demeçte, “Almanya’daki siyasi sistem verimsiz ve çöküyor. Artık partizan siyaset yerine somut politika izlemeye karar verdik,” dedi.

Ardından bu açıklamayı Instagram’da da paylaştı. AfD’nin ilçe meclisi adayı, 2020 yılında CDU’dan AfD’ye geçen avukat Thomas Ruschin.

AfD, Reinickendorf ilçe seçimlerinde oyların yaklaşık yüzde 18’ini aldı. Schulz’a göre bu, partiye ilçe meclisinde bir koltuk hakkı tanıyor. 

Öte yandan spesifik bir adayın seçilme hakkı söz konusu değil.

Eski SPD ilçe başkanı Jörg Stroedter ise bu plana sert tepki göstererek, “O zaman güvenlik duvarı yıkılır! Parti başkanı Friedrich Merz inandırıcılığını korumak istiyorsa, bu insanlar artık CDU’da yer almamalı,” dedi.

Merz, üç hafta önce Saksonya-Anhalt’ta AfD’li eyalet meclis başkanının seçilmesinin ardından, “AfD’ye oy verenler, aşırılıkçıların oyununa alet olur ve güvenilirliği yok eder. Bu, partim CDU’nun değerleriyle kesinlikle bağdaşmaz,” demişti.

Öte yandan Berlin’in diğer tüm ilçelerinde, AfD adayları muhtemelen yine dışlanacak gibi görünüyor.

2021-2026 döneminde parti dört ilçede görev alma hakkına sahipti fakat dördüncü tur oylamada yalnızca Treptow-Köpenick’te başarılı olabildi.

Açılan davalar sonuçsuz kaldı; Yüksek İdare Mahkemesi’ne göre AfD, aday gösterme hakkını dava yoluyla talep edemez.

Sonuç olarak, diğer partilerin belediye meclis üyeleri boş kalan görev alanlarını da üstlenmek, yani ek iş yükünü omuzlamak zorunda kalıyor.

Schulz’a göre bu artık bir seçenek değil: “Bu durum verimsizliğe yol açıyor. Buna izin vermeye niyetim yok.”

CDU üyelerinin AfD’yi seçecek olmasına rağmen Schulz, Brandmauer olayından bahsetmek istemiyor ve “Kimseyle işbirliği yapmıyoruz, koalisyon kurmuyoruz. Seçmenlerin kararını uyguluyoruz ve bunun dışında somut politikaya odaklanıyoruz,” diyor.

Berlin CDU Genel Sekreteri Lukas Krieger de durumu şöyle açıklıyor:

“CDU için şunu belirtmek gerekir: Ne AfD ile ne de radikalleşmiş Sol Parti ile herhangi bir işbirliği söz konusu değil. Anlaşma yok, ortak strateji yok, çoğunluk oluşturmaya yönelik mutabakat yok.”

Okumaya Devam Et

Avrupa

Enerji bakanları AB’ye geri dönen enerji krizini tartışacak

Yayınlanma

Lüksemburg’da bir araya gelen AB enerji bakanları, yakıt ve elektrik güvenliğini görüşmeyi planlıyorlar.

Rapporteur’e göre bugün (29 Ekim) bir araya gelecek bakanlar, zirveyi gölgeleyen enerji fiyatlarındaki artışla başa çıkmak için yeterince hazırlıklı görünmüyorlar.

Zirvenin arifesinde Avrupa’nın referans gaz fiyatı megavat-saat başına 100 avroyu aştı ve yakın zamanda düşeceğine dair herhangi bir işaret yok.

ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırının ardından elektrik fiyatları da yükseldi; Almanya’da neredeyse iki katına, İtalya’da ise iki kattan fazla arttı.

Alman enerji ekonomisti Lion Hirth, “Doğalgaz ve elektrik fiyatları tavan yapsa da, siyasi açıdan şu anda sağır edici bir sessizlik hakim,” dedi.

Fakat herkes sessiz kalmıyor. Aylardır, AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, kışın yaklaşmasıyla birlikte AB ülkelerine enerji tasarrufu yapmanın gerekliliğini vurgulamak için çaba sarf ediyor.

Jørgensen, gerçek bir kıtlığın yaşanmasının beklenmediğini kabul etmekle birlikte, “Yakıtı karşılayamayan bir işletme veya vatandaş için bunun bir arz güvenliği sorunu olmaması pek de önemli değil,” uyarısında bulundu.

Komiser çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Eğer satın alacak paraları yoksa, aslında satın alınabilecek durumda olması bir şey değiştirmez,” dedi.

Üst düzey bir AB diplomatı, Danimarkalı siyasetçinin bakanlara “mevcut enerji güvenliği durumunu aktarması ve daha önce bahsettiği talep azaltma önlemlerini ele almasının” beklendiğini söyledi.

Daha önce, Rapporteur’ün elde ettiği bir mektupta, bloğun enerji sorumlusu, ulusal başkentlere gece vakti kamu aydınlatmasını sınırlamaları ve yüksek talep dönemlerinde vatandaşların enerji kullanımını kısıtlamaları çağrısında bulunmuştu.

Gelgelelim 2022’de alınan önlemleri tekrarlamaya yönelik siyasi irade –o dönemde memurların ofis sıcaklığını 19 derecede tutmak zorunda kalmaları ve vatandaşlara günlük duş sürelerini sınırlamaları yönünde yapılan çağrılarla damgasını vurmuştu– son derece sınırlı.

Bir AB diplomatı gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bağlayıcı veya AB koordinasyonunda talep azaltma önlemlerine yönelik herhangi bir istek görmüyorum,” dedi.

İki hafta önce Brüksel’de blok liderleri arasında yapılan önceki görüşmelerde de benzer bir çekingenlik ortaya çıkmıştı.

Zirve, üst düzey yetkililerin önemli eksiklikleriyle de dikkat çekecek: Polonya sadece bir bakan yardımcısı gönderiyor, Almanya bir müsteşar tarafından temsil ediliyor, Avusturya ise sadece büyükelçisiyle katılacak.

İspanya’nın enerji bakanı ve başbakan yardımcısı Sara Aagesen de çarşamba günü 68 kişinin hayatını kaybettiği korkunç tren kazası nedeniyle toplantıya katılamayacak.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İddia: Vučić iktidarı zorla tutma planından telefonlarla vazgeçti

Yayınlanma

İngiliz The Times gazetesi, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in 25 Ekim’deki parlamento seçimlerinin ardından iktidarı zorla elinde tutmaya hazırlandığını, ancak gelen telefonlar üzerine geri adım attığını yazdı. Eski bir polis amiri seçim günü Belgrad’ın merkezine 4 bin polis ve 3 bin kişinin sevk edildiğini öne sürerken, Vučić’in sözcüsü polis varlığının protestocuların şiddet tehditlerine yanıt olduğunu savundu.

İngiliz The Times gazetesinin siyasetçilere ve özel bir polis biriminin eski yöneticisine dayandırdığı haberine göre, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ülkedeki parlamento seçimlerinin ardından iktidarı zorla elinde tutmaya hazırlanıyordu.

Ancak kendisine geri adım atması yönünde gelen telefonların ardından bu senaryodan vazgeçti.

Sırp polisinin terörle mücadele biriminin eski komutanı Spasoje Vulević, gazeteye yaptığı açıklamada, oy verme günü olan 25 Ekim’de başkent Belgrad’ın merkezine 4 bin polisin ve “zorbalar” diye tanımladığı 3 bin kişinin sevk edildiğini söyledi.

Vulević’in değerlendirmesine göre Vučić, seçim sonuçlarını tanımamaya hazırlanıyordu.

Vučić’in sözcüsü ise bu iddiayı reddetti. The Times’a konuşan kadın sözcü, Belgrad’daki polis varlığının protestocuların şiddet tehditlerine verilen bir yanıt olduğunu ve iktidarı ele geçirme girişimiyle ilgisi olmadığını belirtti.

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Sandro Gozi de seçim günü diplomatik kaynaklardan, Vučić’in güç kullanma senaryosuna hazırlandığına dair endişe verici mesajlar aldığını anlattı.

Gazetenin aktardığına göre Gozi’nin siyasi grubu, yerel saatle 21.00 sularında ilk sonuç tahminleri açıklanırken Vučić’in partisinin destekçilerinin çatışma çıkarmak üzere harekete geçirilebileceği uyarısını taşıyan bir bildiri yayımladı.

Vučić’i geri adıma zorlayan telefonlar nereden geldi?

Seçimin galibi “Öğrenci Listesi”nin önde gelen adaylarından Radomir Saičić de taraflar arasındaki oy farkının az çıkması halinde, sonuçları güç kullanarak değiştirme planı yapıldığını savundu.

Saičić, “Sonuçlar birbirine yakın çıkarsa oylama neticesini kaba kuvvetle iptal etme planları vardı. Ancak edindiğim bilgiye göre, kendisine emniyetten ve başka kişilerden gelen çok sayıda telefon fikrini değiştirmesini sağladı. Bu planı uygulamanın kendisi için çok kötü sonuçlanacağına ikna ettiler” dedi.

Eski komutan Vulević ise polislerin belirleyici bir rol oynamış olabileceğine kuşkuyla yaklaştı.

Belgrad’daki birim komutanlarını bizzat Vučić’in seçtiğini ve bu isimlerin ona itiraz etmesinin pek olası olmadığını belirten Vulević, “Vučić’i Avrupa hükümetlerinin temsilcilerinin aradığını tahmin ediyorum; bunlar en üst düzeyde yapılan görüşmelerdi” diye konuştu.

Avrupa Parlamentosu üyesi Gozi, telefon görüşmelerinin belirleyici etkisi olduğu yönündeki iddiayı doğrulamadı.

Gozi, “Telefon görüşmeleri yapılmış olabileceğini ihtimal dışı bırakamam ama her halükarda aleyhindeki oy farkı fazlasıyla büyüktü. Vučić neye uğradığını şaşırdı” ifadelerini kullandı.

The Times’ın aktardığına göre, akşam saatlerinde Belgrad’da yollar kapatıldı, sokaklarda jandarma görevlileri yer aldı ve siyah giyimli erkek grupları kentteki Öncüler Parkı’na (Pionirski Park) doğru yöneldi.

Vulević, bu kişilerin 20-30 kişilik gruplar halinde geldiğini öne sürdü. Ancak gazete, sandıkların kapanmasından bir buçuk saat sonra, saat 21.30’da Vučić’in geri adım attığını ve toplanan destekçilerinin dağıldığını yazdı.

Sırbistan seçimleri: Dört sütunlu illüzyonun dağılışı

Novi Sad’daki çökmeden erken seçim yenilgisine

Sırbistan’da erken parlamento seçimleri 25 Ekim’de yapıldı.

Seçim Komisyonu verilerine göre, 8 bin 139 sandıktaki sonuçların işlenmesinin ardından “Öğrenci Listesi” oyların yüzde 52,65’ini alırken, Vučić’in “Birleşik Sırbistan” koalisyonu yüzde 39,22’de kaldı.

Vučić, kesin sonuçları beklemeden yenilgiyi kabul etti.

“Bu seçimleri kaybettiğimiz ortada. ‘Öğrenci Listesi’ kazandı” diyen siyasetçi, muhalefetin başarısını Avrupa ülkelerinin ve Amerikan “derin devletinin” desteğine bağladı.

Seçim öncesinde ülke, Kasım 2024’te Novi Sad kentindeki tren istasyonu sundurmasının çökmesiyle başlayan uzun süreli kitlesel protestolara sahne olmuştu.

Göstericiler önce sorumluların hesap vermesini ve yolsuzluk iddialarının soruşturulmasını talep etmiş, ardından hükümetin istifasını istemişti.

Eylül 2026’da parlamentoyu fesheden ve cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılacağını duyuran Vučić, bu adımların ardından partisi tarafından başbakan adayı gösterilmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English