Bizi Takip Edin

Asya

Xi, iş dünyası ile bir araya geldi: Öncelik ekonomik büyeme

Yayınlanma

Analistler, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in iş dünyası liderleriyle gerçekleştirdiği ve neredeyse dört yıldır bir ilk olan yüksek profilli toplantının, görüş almak ama daha da önemlisi, temmuz ayında kilit liderlerin bir araya geleceği önemli bir toplantı öncesinde ülke ekonomisine güvence vermek ve pozitiflik yaratmak için dikkatlice düzenlendiğini söyledi.

South China Morning Post’un haberine göre, 2020’den bu yana yapılan bu tür yüz yüze toplantıların ilkinde Xi, perşembe günü doğudaki Shandong eyaletinin başkenti Jinan’da geniş bir şirket yelpazesini temsil eden girişimcilerle bir araya geldi ve burada başkan, iş dünyası liderlerine güven vermek ve reformların derinleştirilmesini teşvik etmek için güçlü bir iş ve büyüme yanlısı ton kullandı.

Şanghay’daki China Europe International Business School’da ekonomi profesörü olan Zhu Tian, “Şimdi yurtiçi ve yurtdışındaki iş dünyasına verilen sinyal her zamankinden daha net: ekonomik büyüme en önemli öncelik ve Pekin reformlara devam edecek… Pekin aynı zamanda iş dünyasının söyleyeceklerini duymak için ‘can kulağıyla dinliyorum’ diyor” dedi.

Tartışılan spesifik konular muhtemelen temmuz ayında yapılacak üçüncü plenumun reform odağını oluşturacağını kaydetti.

Diğer gözlemciler de bu haftaki toplantıyı Xi’nin girişimcilerle daha önceki etkileşimleriyle ve değişen ekonomik ortamla karşılaştırdı.

Konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen Pekinli bir gözlemci, “Ekonomik kalkınma ve reformların her kilit noktasında Xi’nin iş dünyası liderleriyle bir araya geleceği bir model var gibi görünüyor” dedi.

Kritik zamanlama

Kasım 2018’de Xi girişimcilerle bir araya gelmiş ve ABD’nin yürüttüğü ticaret savaşına yanıt olarak daha fazla denizaşırı pazara açılma konusunu ele almıştı.

Temmuz 2020’de ise Xi, Çin ekonomisi koronavirüs pandemisinin ilk şokundan çıkarken girişimcilerden görüş istemişti.

Pekin merkezli gözlemci, “Şimdi ise arka planda ABD ile ilişkiler yönetiliyor, Xi Avrupalı liderler ve diğer dünya liderleriyle görüştü ve Çin ekonomisi 2024’e doğru bazı olumlu işaretler gösteriyor. Dolayısıyla üst düzey liderlik girişimcilerin büyüme ivmesini inşa etmek ve sürdürmek için güven ve çabalarını sağlamlaştırmalarını istiyor” diye ekledi.

Gözlemciler ayrıca Xi’nin 2018 ve 2020’de girişimcilerle bir araya gelmesinin ardından Pekin’in iş dünyası ve büyüme yanlısı politikalar açıkladığına dikkat çekti.

Katılımcılar arasında State Power Investment Corporation başkanı Liu Mingsheng’in yanı sıra Anta Sports başkanı Ding Shizhong ve Transfar Group başkanı Xu Guanju gibi önde gelen özel sektör iş liderleri de vardı.

Bu arada, Hong Kong merkezli tedarik zinciri yönetimi şirketi Fung Group’un başkanı Victor Fung ve Bosch Çin başkanı David Xu Daquan Hong Kong ve denizaşırı yatırımcıları temsil etti.

Toplantıya Pekin Üniversitesi’nden ekonomist Zhou Qiren, Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Zhang Bin ve Çin Makroekonomik Araştırmalar Akademisi Başkanı Huang Hanquan da katıldı.

Modern yönetişim sistemleri kurma hedefi

Devlet destekli Xinhua Haber Ajansı’nın haberine göre, Çin’in elektrik sistemi reformunun yanı sıra risk sermayesinin geliştirilmesi, geleneksel endüstrilerin iyileştirilmesi, özel işletmelerin daha iyi yönetilmesi, Hong Kong’un Çin’in kalkınmasına daha iyi entegre edilmesi ve yabancı firmalar için iş ortamının iyileştirilmesi konuları ele alındı.

İş dünyası liderleri de çeşitli konularda tavsiyelerini sunma fırsatı bulurken Transfar’ın kurucusu Xu, Xi’ye özel işletmelerin önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve kurumsal yönetişimin iyileştirilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Zhejiang eyaletinin önde gelen kimyasal ürünler üreticisi Transfar’dan yapılan açıklamaya göre, Çin’in özel sektöründe tanınmış bir ses olan Xu, “İşletme yeteneklerini ve kurumsal yönetişim yapılarını geliştirmek ve nitelikli özel işletmeleri modern yönetişim sistemleri kurmaya teşvik etmek gerekiyor” dedi. Xu, özel işletmelerin modern kurumsal yönetimi için ulusal bir değerlendirme ve destek sisteminin kurulması da dahil olmak üzere, hükümetin bu çabaya öncülük etmesini önerdi.

Yedi toplantının en önemlisi

Çin Avrupa Uluslararası İşletme Okulu’ndan Zhu, Xu’nun önerilerinin Pekin’in üçüncü plenumda özel sektör güvenini ve yatırımını canlandırmak için yeni önlemler hazırlarken benimsenebileceğini söyledi.

Geleneksel olarak önümüzdeki beş ila 10 yılın ekonomik stratejisinin belirlendiği bu oturum, Merkez Komite’nin beş yıllık döngüsü boyunca düzenlenen yedi parti toplantısının en önemlisi olarak görülüyor.

Beş gün sürecek olan toplantıya yeni Merkez Komite’nin 376 asil ve yedek üyesi katılacak.

Pekin’de yaşayan ve ismini vermek istemeyen gözlemci, Xi ile girişimciler arasında gerçekleşen yüksek profilli toplantının temmuz ayındaki üçüncü plenuma yönelik beklentileri daha da artırdığını söyledi, ancak kapsamlı değişikliklerin masada olmadığı konusunda da uyardı. “İnsanlar Pekin’in Parti liderliği ve temel siyasi ilkelerden taviz vermeyeceğini akıllarında tutmalılar” diye ekledi.

Asya

Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

Yayınlanma

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.

Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.

Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.

Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi 

Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.

Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.

Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.

Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.

Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.

Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.

Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Yayınlanma

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.

Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.

X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.

“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”

Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.

Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.

Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu

Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.

Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.

Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.

Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English