Asya
Vietnam’daki lider değişikliği dış politikaya nasıl yansır?

Gözlemciler, uzun süredir görevde olan lider Nguyen Phu Trong’un ölümünün ardından Hanoi’de belirsizlik baş gösterse de Çin’in Vietnam ile ilişkilerinin büyük ölçüde istikrarlı kalacağı görüşünde.
Uzun süren bir hastalığın ardından geçen hafta hayatını kaybeden 80 yaşındaki Trong, Vietnam’ın hızlı ekonomik büyümesinde ve yolsuzluğa karşı mücadelede öne çıkan bir lider. Ayrıca Vietnam’ın ABD-Çin arasındaki rekabette hassas bir denge gözeten ‘bambu diplomasisi’ne de liderlik etti.
Geneç cumartesi günü Vietnam’ın Pekin’deki büyükelçiliğine nadir bir ziyarette bulunan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, “derin dostluklarından” söz etti ve Trong’un iki ülke ve iktidar partileri arasındaki bağlara yaptığı “olağanüstü katkıyı” övdü.
Çin Komünist Partisi de Trong’un ölümünün açıklanmasından saatler sonra bir başsağlığı mesajı yayınlayarak onu “iyi bir yoldaş, iyi bir kardeş ve iyi bir dost” olarak nitelendirdi. Çin’in 4 numaralı yetkilisi Wang Huning, cuma günü (bugün) Nguyen’in devlet törenine katılmak üzere Vietnam’a giden bir heyete liderlik ediyor.
Resmi haber ajansı Xinhua’ya göre Hanoi, Pekin ile ilişkilerinin önemini vurgulayarak Çin Büyükelçisi Pham Sao Mai’ye “Çin ile dostane işbirliğini geliştirmenin stratejik tercih ve önceliğine bağlı kalma” sözü verdi.
Guangzhou’daki Jinan Üniversitesi’nde Güneydoğu Asya işleri uzmanı olan Zhang Mingliang, Xi’nin büyükelçilik ziyaretinin Pekin’in Trong döneminde ikili ilişkilerin gelişiminden nispeten memnun olduğunu gösterdiğini söyledi.
South China Morning Post’a konuşan Zhang, “2014‘teki petrol sondaj kulesi krizi ve [eski ABD Başkanı Donald] Trump’ın 2017’de Vietnam’a yaptığı devlet ziyareti sırasındaki ilişkilerle karşılaştırıldığında, Çin-Vietnam ilişkileri, Hanoi’nin geçen yıl Pekin’in talebi üzerine ‘ortak kader topluluğu’ kavramını benimsemesiyle belirgin bir gelişme gösterdi” dedi.
“Güney Çin Denizi’nde Filipinler ile yaşanan şiddetli gerginliklere kıyasla Vietnam ve Çin, bölgesel konulardaki derin farklılıklarını abartmadan iyi geçinmeyi başardılar” diye ekledi.
Komünist komşular arasındaki ilişkiler, 1970’lerde tartışmalı Paracel Adaları üzerindeki çatışmalar ve 1979’da kısa ama kanlı bir sınır savaşı ile geçtiğimiz on yıllarda çalkantılı olmuştu.
Zhang, Hanoi’nin Washington ile ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak görülen, Çin’in Paracel Adaları yakınlarına bir derin su petrol sondaj kulesi yerleştirmesi üzerine 2014 yılında yaşanan diplomatik anlaşmazlık sırasında da ilişkilerin düşük bir noktaya ulaştığını kaydetti.
“Trong’un yönetimi altında Vietnam, Çin ile en azından yüzeysel olarak dostane ilişkiler kurmayı başardı. Ancak aynı zamanda Vietnam’ın ABD ve Rusya ile olan bağları da daha önce görülmemiş boyutlara ulaştı,” değerlendirmesini yaptı Zhang.
“Tüm bunların amacı Çin’i kontrol altında tutarak Vietnam’ın elverişli bir uluslararası ortama ve Çin ile büyük ölçüde Hanoi’nin kontrolünde olan nispeten istikrarlı ilişkilere sahip olmasını sağlamaktır. Bu imkansız bir görev gibi görünebilir ama Trong’un Vietnam’ı büyük güçlerle olan bahislerini korumayı başardı” diye ekledi.
Çin’le ilişkiler
Vietnam’ın kurucu devrimci lider Ho Chi Minh’den bu yana en etkili lideri olan Trong, 2011’de iktidar partisinin genel sekreteri oldu ve 2021’de emsal teşkil eden üçüncü beş yıllık dönemi garantiledi. Trong ayrıca 2018-2020 yılları arasında Vietnam’ın cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
Sağlık durumunun kötüye gittiğine dair spekülasyonlar sürerken Trong, 2019’da felç geçirdikten sonra ilk yurtdışı gezisi olan Ekim 2022’de Pekin’i ziyaret etti ve üçüncü dönemini garantiledikten sonra Xi ile görüşen ilk yabancı lider oldu.
Geçtiğimiz 10 ay boyunca Trong, hastalığına rağmen hem Xi’yi hem de ABD Başkanı Joe Biden’ı Hanoi’de ağırladı ve haziran ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Hanoi ayrıca Japonya, Hindistan, Güney Kore ve Avustralya’yı en üst düzey kapsamlı stratejik ortakları arasına yükseltti.
Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi’nde emeritus profesör olan Carl Thayer, South China Morning Post’a yaptığı değerlendirmede, Trong’un 2015 yılında ABD ve Japonya’ya yaptığı ve Batı ile daha yakın ilişkilerin temellerini atan gezilerle hatırlanacağını söyledi.
Thayer, Hanoi’nin Pekin ile ilişkilerinin ise “istikrarlı ve dostane” kalacağını çünkü Vietnam’ın “barış, işbirliği ve kalkınma” dış politikasından vazgeçmeyeceğini düşünüyor.
“Çin, Vietnam’ın dış ilişkilerinde özel bir rol oynamaktadır. Vietnam’ın ilk kapsamlı stratejik ortağıdır ve kapsamlı stratejik işbirliği ortağı olarak adlandırılan tek büyük güçtür” dedi.
Analistler ayrıca Trong’un Xi ile olan kişisel bağına ve yıllar boyunca Hanoi ile Pekin arasındaki çalkantılı ilişkide bir denge unsuru olarak işlev gören iki komünist parti arasındaki bağlara işaret etti.
Washington’daki Ulusal Savaş Koleji’nde profesör olan Güneydoğu Asya uzmanı Zachary Abuza, “Vietnam diplomasisini genişletmiş ve ABD ile ilişkilerini geliştirmiş olsa da, Trong’un Pekin’i Vietnam’ın gerçekten tarafsız ve bağımsız olduğu ve Washington ile ilişkilerini geliştirmenin Pekin’in zararına olmayacağı konusunda ikna edebildiğini düşünüyorum” dedi.
“Bu, Trong’un kararlı komünist ideolojisi sayesinde mümkün oldu. Dünyaya Xi Jinping’in baktığı gibi bakıyordu” diye ekledi.
Abuza ayrıca Çin’in Vietnam’la partiler arası kanalları sayesinde üst düzey yetkililer arasında sürekli bir iletişim akışı sağladığını ve bu kanalın ABD’de bulunmadığını belirtti.
Singapur’daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nde analist olan Nguyen Khac Giang’a göre Trong ve Xi arasında Marksizm-Leninizm’e olan ortak bağlılıkları nedeniyle yakın bir ilişki vardı.
South China Morning Post’a konuşan analist, “Bu durum, özellikle Güney Çin Denizi’ndeki deniz ihtilafları nedeniyle yaşanan gerginlik dönemlerinde ikili ilişkilerin istikrara kavuşmasına yardımcı oldu. Trong aynı zamanda Çin’e karşı çok olumlu bir bakış açısına sahipti ve Çin Komünist Partisi’ne hayranlık duyuyordu, ancak birçok çetrefilli konuda onlarla pragmatik bir yaklaşım içindeydi” dedi.
Giang, Trong’un Başkan To Lam gibi potansiyel haleflerinin Xi ile bu bağa sahip olmamasına rağmen, “partiler arası bağ güçlü kalmaya devam ettiği için bunun Hanoi’nin Çin ile iyi ilişkiler sürdürme kabiliyetini büyük ölçüde etkileyeceğini sanmıyorum” dedi.
Bambu diplomasisi yaklaşımının “iyi işlediğini” ve Trong’un halefinin en azından orta vadede “yasal varisi olarak meşruiyetlerini kanıtlamak için” bunu ya da temel politikalarını değiştirmesinin olası olmadığını söyledi.
‘Dış politikada keskin değişimler yaşanmaz’
Ölümünden bir gün önce Trong’un görevleri geçici olarak Lam’a devredildi. Mayıs ayında devlet başkanı olan 66 yaşındaki Lam, daha önce Vietnam’ın kamu güvenliği bakanıydı ve yolsuzlukla mücadele kampanyasını denetliyordu. ‘Kızgın fırın’ olarak adlandırılan bu kampanya 2016’dan bu yana partinin Merkez Komitesinin 40 üyesinin ve düzinelerce ordu ve polis generalinin görevden alınmasına yol açtı.
Aralık 2022’den bu yana Politbüro’nun 18 üyesinden altısının görevden alınması – mart ayından bu yana Vietnam’ın en üst düzey beş liderinden üçü de dahil olmak üzere – belirsizlik endişelerini artırdı.
Siyasi çalkantılara rağmen Abuza, Vietnam’ın dış politikasında “kesinlikle bir değişiklik” beklemediğini, Hanoi’nin “titizlikle tarafsız” kalacağını ve hem Çin hem de ABD ve müttefikleriyle derin ekonomik bağları olduğunu söyledi.
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Diplomasi6 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor










