Amerika
Washington’da yolcu uçağı ile helikopter çarpıştı

Washington’daki Reagan Ulusal Havalimanı’na inişe geçen bir yolcu uçağı ile askeri helikopter havada çarpıştı. İki hava aracı da Potomac Nehri’ne düştü. Kazada en az 18 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Yetkililer, kazanın nedenini soruşturuyor ve kurtarma çalışmaları devam ediyor.
29 Ocak’ta yerel saatle 21.00 civarında (TSİ 30 Ocak 05.00), Washington’daki Ronald Reagan Havalimanı’na inişe geçen PSA Airlines’a ait Bombardier CRJ700 yolcu uçağı, bir UH-60 Black Hawk helikopteri ile havada çarpıştı.
Çarpışmanın ardından her iki hava aracı da Potomac Nehri’ne düştü.
American Airlines, X sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, “5342 sefer sayılı uçuş kaza geçirdi,” ifadelerini kullanarak, daha fazla bilginin gelmesiyle birlikte paylaşılacağını belirtti.
Daha sonra yapılan açıklamada, American Eagle’ın 5342 sefer sayılı uçuşunun Kansas’taki Wichita’dan kalktığı ve 60 yolcu ile 4 mürettebat taşıdığı bildirildi. Askeri bir yetkili ise helikopterde üç kişinin bulunduğunu belirtti.
CBS News’in aktardığına göre, şu ana kadar en az 18 ceset bulundu. Polis yetkilileri, henüz hayatta kalan birinin bulunamadığını ifade etti. Reuters’ın iki kaynağı da nehirden birkaç cesedin çıkarıldığını doğruladı.
NBC’nin kolluk kuvvetleri ve acil durum servislerindeki kaynakları, uçağın kaza sonucu ikiye ayrıldığını bildirdi. Uçak, Potomac Nehri’nin yaklaşık 2 metre altında bulunurken, helikopter suyun içinde ters dönmüş halde duruyor.
Washington Sailing Marina’dan nehre bakanlar, CityCruise adlı ticari teknelerin kurtarma operasyonuna yardım ettiğini görebiliyor. NBC, bu teknelerin nehirdeki arama-kurtarma çalışmalarına destek verdiğini belirtti.
NBC News’in aktardığına göre, ismi açıklanmayan bir askeri yetkili, helikopterin eğitim uçuşu yaptığını söyledi.
Yetkili, “Bugünkü olaya karışan helikopter, 12. Havacılık Taburu’nun ‘Bravo’ birliğine ait bir UH-60 helikopteriydi ve Fort Belvoir’daki Davison Havaalanı’ndan eğitim uçuşu için kalkmıştı,” dedi. Yetkili, askerilerin yerel makamlarla iş birliği yaptığını ve daha fazla bilginin daha sonra paylaşılacağını ekledi.
The Associated Press (AP), soruşturmacıların uçakların çarpışmadan önceki son anlarını, hava trafik kontrolörleriyle iletişimini ve yolcu uçağının irtifa kaybını inceleyeceğini yazdı. American Airlines’ın 5342 sefer sayılı uçağı, Reagan Ulusal Havalimanı’na yaklaşırken yaklaşık 122 metre yükseklikte ve saatte 140 mil hızla ilerliyordu. Ancak, radyo vericisi verilerine göre, uçak Potomac Nehri üzerinde hızla irtifa kaybetti.
İnişten birkaç dakika önce, hava trafik kontrolörleri gelen uçağa, Reagan Ulusal Havalimanı’ndaki daha kısa olan 33 numaralı pisti kullanıp kullanamayacağını sordu. Pilotlar bunu yapabileceklerini söyledi ve kontrolörler uçağın 33 numaralı piste inmesine izin verdi. Uçuş takip sitelerinde, uçağın yeni piste yaklaşmak için rotasını ayarladığı görüldü.
Kazadan 30 saniyeden daha kısa bir süre önce, hava trafik kontrolörü helikoptere, gelen uçağı görüp görmediğini sordu. Birkaç saniye sonra kontrolör, helikoptere bir kez daha çağrı yaptı. Bunun hemen ardından çarpışma meydana geldi. Uçağın radyo sinyali, pistten yaklaşık 730 metre uzakta, nehrin ortalarında kesildi.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon ve ordunun olayı soruşturmaya başladığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, “Reagan Ulusal Havalimanı’nda yaşanan korkunç kazadan tamamen haberdarım. Tanrı onları korusun. Kurtarma ekiplerimizin yaptığı inanılmaz iş için teşekkür ederim. Durumu yakından takip ediyorum ve detayları öğrendikçe paylaşacağım,” dedi.
Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, uçağın “havalimanına iniş için ideal ve normal bir rotada olduğunu” helikopterin ise uzun bir süre boyunca doğrudan uçağa doğru ilerlediğini yazdı.
Trump, “Hava açıktı, uçağın ışıkları yanıyordu. Helikopter neden yükselmedi, alçalmadı ya da dönmedi? Neden kontrol kulesi helikoptere ne yapması gerektiğini söylemek yerine, uçağı görüp görmediğini sordu? Bu, önlenebilecek gibi görünen kötü bir durum,” ifadelerini kullandı.
Ronald Reagan Havalimanı, ABD başkentinin merkezinde, Beyaz Saray ve Kongre gibi önemli federal kurumların yakınında bulunuyor. Aynı zamanda nehrin karşısında Pentagon’a komşu.
NBC’nin aktardığına göre, havalimanı en az 30 Ocak saat 05.00’e kadar tüm kalkış ve inişleri durdurdu. Terminal binası ise açık kalmaya devam ediyor. İptal edilen uçuşların yolcularına biletlerini yeniden rezerve etmeleri önerildi.
American Airlines CEO’su Robert Isom, durumu değerlendirmek ve çalışanlara destek olmak için Washington’a gideceğini söyledi. Isom, video mesajında, “Ekibimiz şimdiden Washington’a gidiyor, ben de yakında orada olacağım,” dedi. Havayolu şirketi, ayrıca yakınları ve arkadaşlar için bir destek hattı kurdu.
Diğer yandan yeni Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, çarşamba günü yaptığı açıklamada, yerel yetkililerle kazayı görüştüğünü söyledi. Duffy, Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve ABD Ulaştırma Bakanlığı’na (USDOT) “tam destek vermeleri” talimatını verdiğini belirtti.
Duffy, “Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser, Virginia Valisi Glenn Youngkin, Kansas Valisi Laura Kelly ve NTSB Başkanı Jennifer Homendy ile görüşerek, kurumumuzun tam desteğini sundum,” ifadelerini kullandı.
Bakan, “Olay yerinde arama-kurtarma çalışmalarını yürüten tüm acil durum çalışanlarına teşekkür ederim,” diye ekledi.
Washington İtfaiye ve Acil Durum Servisleri Şefi John Donnelly, Reagan Ulusal Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında, Potomac Nehri’ndeki arama-kurtarma operasyonunda yaklaşık 300 acil durum çalışanının görev aldığını söyledi.
Amerika
ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.
Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.
Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.
Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.
Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.
Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:
“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”
Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.
Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.
Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.
Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.
Amerika
Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.
Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.
Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.
Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.
Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.
Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.
2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.
Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.
Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.
Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.
Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.
Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.
Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.
Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.
Amerika
Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.
Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.
Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.
Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”
Ocasio-Cortez şöyle devam etti:
“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”
Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:
“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”
Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.
Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.
Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.
AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.
Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.
Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu3 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi
Rusya1 hafta önceRus milyarderler 2026 yılında 5 milyar dolar kaybetti












