Bizi Takip Edin

Rusya

‘Rusya, Odessa’ya yaklaşırsa Transdinyester’de çatışma kaçınılmaz olur’

Yayınlanma

Donetsk Halk Cumhuriyeti Devlet Güvenlik Bakanı Andrey Pinçu, Moldova ile askeri bir çatışmanın ancak Rusya ordusunun Odessa’ya yaklaşması durumunda kaçınılmaz olacağını belirtti. Pinçuk’a göre Batı, Rusya’nın ilerleyişine kadar bölgede tansiyonun yükselmesinden yana değil, bilakis yavaş entegrasyon stratejisi izliyor.

Geçmişte Transdinyester Moldova Cumhuriyeti’nde terörle mücadele, yolsuzluk ve iç güvenlik birimlerinin yöneticisi olarak da görev yapan Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) Devlet Güvenlik Bakanı Andrey Pinçuk, Moldova ile Rusya arasında sıcak çatışmanın başlayacağı yönündeki spekülasyonları ele adlı.

Pinçuk’a göre bu tür öngörüler, “Rusya tehdidini” vurgulamayı amaçlıyor ve 28 Eylül’de yapılacak parlamento seçimleri öncesinde seçmenleri seferber etme amacını taşıyan bir unsur.

Moskovskiy Komsomolets gazetesinin sorularını yanıtlayan Pinçuk, “Moldova’da Rusya ve Batı arasında siyasi bir çatışmadan bahsediliyorsa, bu zaten şu anda yaşanıyor. Bu durum oldukça uzun zamandır devam ediyor: karşılıklı siyasi suçlamalar, diplomatik adımlar, iktisadi kısıtlamalar, yaptırımlar, istihbarat teşkilatlarının mücadelesi. Bütün bunlar zaten oluyor,” dedi.

Rusya’nın dâhil olacağı bir askeri ihtilafa ilişkin ise Pinçuk, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya’nın dâhil olduğu bir askeri ihtilaf meselesine gelince, Moldova ile ortak sınırımız olmadığını görmek için haritaya bakmak yeterli. Transdinyester’deki Rus birliğinin varlığı, Rusya’ya tam teşekküllü askeri harekâtlara katılma imkânı vermiyor, zira Rus birliği kontrol noktalarında duruyor ve Kolbasna’daki askeri depoları koruyor ve bunun için personel ancak yetiyor. Üstelik bu birliğin yüzde 90’ından fazlası, sadece Rus ordusunda kayıtlı olan Rusya vatandaşlığına sahip yerli halktan oluşuyor. Bunlar Rusya’dan gönderilmiş askeri birlikler değil.”

“Çatışmayı Rusya’nın Odessa hamlesi tetikler”

Pinçuk, bölgenin dâhil olduğu bir askeri çatışmanın tek bir durumda mümkün ve “neredeyse kaçınılmaz” olduğunu söyledi.

Pinçuk, “Rusya ordusu taarruza geçer ve bölgeye yaklaşırsa, bu durum ordunun Transdinyester’e ulaşacağı tehdidini yaratır. Ancak bunun gerçekleşmesi için Rusya ordusunun önce Dinyeper’i geçmesi, Anayasa’ya uygun olarak Herson’u yeniden geri alması, ardından şu anda Kırım’a yönelik saldırıların yapıldığı ve Ukrayna üssü adı altında fiilen NATO deniz üssünün kurulduğu Nikolayev ve Oçakov yönünde ilerlemesi, Nikolayev’i alması ve Odessa’ya doğru hareket etmesi gerekiyor,” diye konuştu.

Pinçuk, “Rusya ordusu Odessa’ya yaklaştığında, Transdinyester ihtilafının yeniden alevlenmesi kaçınılmaz olacaktır. Zira Rusya, Transdinyester’e kadar olan güzergâhı geçmeyi başarırsa, Ukrayna Karadeniz sularından tamamen koparılır. Bu da Fransa, Türkiye ve diğer ülkelerin bu kadar ilgi duyduğu tüm uluslararası düzeydeki lojistik imkânlarından mahrum kalacağı anlamına gelir,” değerlendirmesini yaptı.

“Batı’nın stratejisi yavaş entegrasyon”

Pinçuk, Batı’nın Moldova’yı Rusya’ya karşı bir askeri sıçrama tahtası olarak kullanma ihtimaline ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:

“Moldova, Romanya ile uzun yıllardır devam eden bir entegrasyon projesi içinde ve adım adım bu yönde ilerliyor. Nüfusa kitlesel pasaport dağıtımı yapıldı, eğitim, sanayi ve enerji tedarik sistemleri birleştiriliyor. Bölge, Rusya’nın gündeminden sistematik olarak çıkarılıyor ve Romanya ile birleştiriliyor. Bu, uzun vadeli bir hikâye.”

Pinçuk’a göre Romanya ve AB’nin Transdinyester meselesini çözmek için şiddet içermeyen net bir gündemi var ve bu gündem “yavaş ve kademeli entegrasyonla” bağlantılı.

Pinçuk, “Bu anlamda Batı, Rusya’nın taarruzuna kadar Transdinyester’de herhangi bir gerginliğin tırmanmasıyla hiç ilgilenmiyor. Bu ihtilafın askeri yollarla yeniden alevlenmesinden sadece Ukrayna çıkar sağlar. Fakat bu, Batı’nın Transdinyester sorununu çözme konseptiyle çelişiyor. Öte yandan, bölgedeki AGİT temsilcisi kotası uzun yıllardır daima ABD’ye aittir. Dolayısıyla Batı’nın, yani Romanya, ABD ve AB’nin pozisyonu koordineli, ancak Ukrayna’nın çıkarları farklılık gösterebilir,” diye ekledi.

Curculeşti Limanı ve askeri altyapı

Romanya’ya devredilen Curculeşti Limanı’nın genişletilmesi ve Ukrayna’ya silah sevkiyatı için kullanılıp kullanılamayacağı sorusuna Pinçuk, “Bu liman öncelikle bir tahıl merkezidir, evet, silah sevkiyatı için de kullanılıyor. Zatoka’daki köprü üzerinden Romanya’dan Ukrayna’ya son üç yıldır silah gönderiliyor. Bu anlamda orada genişletilecek bir şey yok. Liman, tahıl sevkiyatı için bir lojistik merkez olarak genişletiliyor,” yanıtını verdi.

Pinçuk, Moldova’daki NATO entegrasyon programlarının ve askeri altyapı hazırlıklarının Ukrayna’ya dönük askeri müdahaleden çok önce başladığını ve Ukrayna’daki askeri harekâtların desteklenmesiyle hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Pinçuk, Romanya’dan silah ve askeri teçhizat sevkiyatı için lojistik merkezlerin halihazırda çalıştığını da sözlerine ekledi.

Rusya

Ukrayna saldırıları Rusya’yı benzin ithalatına itti

Yayınlanma

Rusya, Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ardından Fas’tan yaklaşık 30 bin ton Ai-92 benzin ithal etti. Reuters’a konuşan sektör kaynaklarına göre, Panama bayraklı tankerin taşıdığı sevkiyat Murmansk limanında boşaltılıyor. Aynı dönemde Hindistan ve Kazakistan’dan da benzin tedariki sağlandı.

Rusya, Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının üretimi son 20 yılın en düşük seviyesine indirmesinin ardından Fas’tan yaklaşık 30 bin ton Ai-92 benzin ithal etti.

Reuters ajansına konuşan sektör kaynaklarına göre, Panama bayraklı tanker Temmuz ortasında Fas’ın Tanca limanında yüklenen sevkiyatı şu anda Murmansk limanında boşaltıyor. Tedarikçi olarak Lukoil şirketi gösterildi.

Fas benzininin büyük olasılıkla St. Petersburg Emtia Borsası’nda satışa sunulduğunu belirten Reuters, alıcılara Kola istasyonundan demiryolu ile teslimat yapıldığını aktardı.

Fas, Ukrayna saldırıları nedeniyle Rusya’nın benzin satın almaya başladığı üçüncü ülke oldu.

Reuters kaynaklarının tahminlerine göre Temmuz ayında benzin üretimi iç tüketimin yalnızca yüzde 65’ini karşılarken, toplam yakıt kıtlığı 700-800 bin tona ulaştı.

Temmuz sonunda Murmansk bölgesindeki Vitino limanına Hindistan’dan ilk benzin sevkiyatı geldi. 42 bin tonluk parti Vadinar rafinerisinden satın alındı.

Rusya, benzin ihracatı yasağını yıl sonuna kadar uzattı

Rusya için benzin taşıyan Varg adlı başka bir tanker ise Süveyş Kanalı’na yöneliyor; burada yük başka bir gemiye aktarılarak Rus limanlarından birine ulaştırılacak.

Hindistan’ın toplamda iki parti halinde yaklaşık 100 bin ton benzin göndermeyi kabul ettiği bildirildi. Sevkiyatların göndericisi, yüzde 49’u Rosneft’e ait olan Nayara Energy şirketi.

Ajansın haberine göre, Rus petrolcüler Temmuz ortasında Hint rafinerilerinden tedarikin artırılmasını talep etti ancak Hindistan devlet petrol şirketleri bu talebi reddetti.

Kazakistan’ın Kondensat tesisi yaklaşık 10 bin ton benzin gönderdi.

Kazakistan toplamda 50 bin ton benzin satmayı kabul etti ve bu “insani yardım” kapsamında değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus e-ticaret devi Wildberries, saldırıların ardından yatırım programlarını dondurdu

Yayınlanma

Wildberries & Russ, satıcıların depolarına yönelik saldırılardan etkilenmesi üzerine yatırım programlarını süresiz olarak durdurdu ve yeni varlık satın alımlarına ilişkin görüşmelerini askıya aldı. Şirket kaynakları, sürecin özellikle yeni birleşme ve satın alma anlaşmalarını kapsadığını belirtti. Wildberries, önceliğini iş süreçlerini yeniden yapılandırmaya ve güvenliği sağlamaya verdiğini açıkladı.

Rus e-ticaret devi Wildberries & Russ (RWB), pazar yeri depolarına yönelik saldırıların ardından mağdur olan satıcılara destek sağlanması gerekçesiyle yatırım programlarını süresiz olarak dondurdu ve yeni varlık satın alımlarına yönelik görüşmelerini askıya aldı.

İzvestiya gazetesinin şirketle çalışan bir yatırım bankacısına ve şirkete yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre bu adım atıldı. Söz konusu kaynaklar, dondurma kararının özellikle yeni birleşme ve satın alma anlaşmalarını kapsadığını aktardı.

RBK’ya konuşan RWB yetkilileri ise şirketin şu anda “iş ortaklarının ürün devir hızını sürdürmek için iş süreçlerini yeniden yapılandırmaya ve saldırılar sonucu ürünleri zarar gören satıcılara ekonomik dayanıklılıklarını sağlamak amacıyla destek tedbirleri uygulamaya odaklandığını” belirtti.

Açıklamada ayrıca “kaynakların ağır yaralananlara ve hayatını kaybedenlerin ailelerine yardım etmeye yoğunlaştırıldığı” ifade edildi. Yetkililer, “mutlak önceliklerinin şirket tesislerinde güvenliğin sağlanması olduğunu” da sözlerine ekledi.

Wildberries, Nisan ayı başında Citimobil, Taxovichkof ve Gruzovichkof’un ulaşım varlıklarını satın almıştı.

Şirket 2025 yılından bu yana İnguşetya’daki Magas Havalimanı, Riv Goş parfüm mağazaları zinciri ve Eapteka’yı da bünyesine katmıştı.

2026 yılında VTB ile Wildberries, ortak işlerini geliştirmek için stratejik ortaklık kurduklarını duyurmuştu.

Rusya SİHA ve terör riski sigortasında tekil sisteme geçiyor

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus petrolünün Kazak tesislerinde işlenmesi gündemde

Yayınlanma

Kazakistan Enerji Bakanlığı, Rus petrolünün Kazak rafinerilerinde işlenmesine yönelik olarak Moskova ile görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi. Elde edilecek akaryakıtın bir kısmının Kazakistan iç pazarında satılması, bir kısmının ise Rusya’ya ihraç edilmesi planlanıyor. Görüşmelerin Kazak rafinerilerinin kapasite kullanımını ve iç pazarın istikrarını sağlamayı hedeflediği kaydedildi.

Kazakistan Enerji Bakanlığı, Rus petrolünün Kazakistan’daki rafinerilerde işlenmesine ilişkin olarak Rusya ile görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.

Reuters’ın Kazakistan Enerji Bakanlığına dayandırdığı habere göre elde edilecek petrol ürünlerinin bir kısmının Kazakistan iç pazarında satılması, bir kısmının ise yeniden Rusya Federasyonu’na ihraç edilmesi planlanıyor.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Rus menşeli petrolün işlenmesi, elde edilen ürünlerin Kazakistan içinde satılması ve ürünlerin bir kısmının Rusya Federasyonu’na ihraç edilmesi konusunda görüşmeler yürütülmektedir” ifadesi kullanıldı.

Kazakistan Enerji Bakanlığı verilerine göre yürütülen temaslar, Kazak rafinerilerinin kapasitelerinin istikrarlı bir şekilde yüklenmesini ve iç pazarın teminini amaçlıyor.

Bununla birlikte işlenecek petrol hacimleri, anlaşma şartları ve görüşmelere katılan işletmelerin listesi açıklanmadı. Sevkiyat yönlerinin bizzat pazar katılımcıları tarafından belirleneceği kaydedildi.

Akaryakıt tedarikine ilişkin süreç ve kısıtlamalar

Reuters agency, 24 Haziran tarihinde dört kaynağa dayandırdığı haberinde, Moskova’nın Astana ile akaryakıt ithalatı konusunda görüşmeler yürüttüğünü bildirmişti.

Kazakistan Enerji Bakanı Yerlan Akkenjenov ise Kazakistan’ın Rus tarafından akaryakıt tedarikine ilişkin herhangi bir talep almadığını söylemişti.

Geçen hafta Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ihtiyaç duyulması halinde Kazakistan’daki fazla petrol ürünlerinin Rusya’ya sevk edilebileceğini belirtti.

Novak, bu seçeneğin Kazak meslektaşlarla halihazırda görüşüldüğünü ve söz konusu durumun “küçük hacimleri” kapsadığını ifade etti.

Rusya hükümeti, 30 Temmuz tarihinde benzin, dizel ve diğer akaryakıt türlerinin ihracatına 31 Ocak 2027 tarihine kadar uygulanacak yeni bir geçici yasak getirdi. Bir önceki ihracat yasağının süresi 31 Temmuz tarihinde sona eriyordu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English