Diplomasi
Orbán hükümetinin İsrail’e desteği tam gaz devam ediyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın İsrail’in Gazze’deki işgaline verdiği destek hız kesmeden sürüyor.
Ağustos ayının son haftasında Orbán, bir ülkedeki Müslüman seçmenlerin oranı Yahudi seçmenlerin oranına göre artarsa, o ülkenin hükümetinin “Filistin ve İslam yanlısı” bir politika izleyeceğini ve ardından “Yahudilerin toparlanıp ülkeyi terk etmek zorunda kalacağını” öne sürdü.
Başbakan, Warriors’ Hour adlı YouTube programına konuk olarak katıldı ve göç, İsrail ve Avrupa’daki Yahudilerin durumu hakkındaki sorulara cevap verdi.
Göç ve Fransa’nın Filistin devletini tanıma isteği hakkında yapılan tartışma sırasında Orbán, göçün iki ana risk oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu. Ona göre bunlardan biri “terör ve suç”, diğeri ise “demokratik” sistemler üzerindeki etkisi.
Müslüman ve Yahudi seçmenlerin oranı konusunda fikrini açıklarken Macar lider, “Matematik böyle işliyor, demokrasi böyle işliyor ve Yahudiler toparlanıp gitmek zorunda kalacaklar” dedi ve ayrıca, bunun Batı Avrupa’nın birçok ülkesinde zaten yaşandığını da öne sürdü.
Orbán, iki devletli çözümü bir “illüzyon” olarak nitelendirerek, bağımsız bir Filistin devletinin ancak her iki tarafın birbirini tanıması durumunda düşünülebileceğini belirtti.
Bugün durumun böyle olmadığını, çünkü İsrail’in “güvenlik endişeleri” nedeniyle iki devletli çözüme karşı çıktığını söyleyen Macar lider, “Tarafların hiçbiri birbirini tanımadığı sürece, konuşacak bir şey yok. Bu nedenle, iki devletli çözümü gündemde tutmanın, aksi takdirde ulaşılabilecek türden anlaşmaları engellediğini düşünüyorum. Bu, mevcut koşullar altında işbirliğini azaltan veya tamamen engelleyen bir illüzyonu canlı tutmak anlamına geliyor. Bu nedenle bu konuda temkinliyim,” dedi.
İsrail’in Macaristan Büyükelçisi Maya Kadosh da sosyal medya hesabından Viktor Orbán’a teşekkürlerini dile getirerek, “Net ve cesur duruşunuz için teşekkür ederim, Başbakan Viktor Orbán!” dedi.
Ağustos ayında Esztergom’da düzenlenen ve hükümetin güçlü bir şekilde desteklediği MCC Fest’te bu mesele, MCC Orta Doğu Araştırma Projesi Direktörü Fanni Surjányi’nin moderatörlüğünü üstlendiği ve İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Sharren Haskel, Actionable Consultancy Direktörü Mzahem Alsaloum, Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Merkezinden Orta Doğu uzmanı ve araştırmacı Nir Boms ve İngiliz Ordusu eski komutanı Richard Kemp’in katıldığı bir panel tartışmasında da ana konulardandı.
İki ülke arasındaki ikili işbirliğini güçlendirmek için Macaristan’ı ziyaret eden İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Filistin devletini tanıma niyetini eleştirerek, bunun “teröristleri cesaretlendirdiğini” söyledi.
Kendisi de orduda görev yapmış olan Haskel, savaşı “korkunç” olarak nitelendirerek Macron’a, “Cehenneme giden yol iyi niyetlerle döşenmiştir ve bu yolda yürümek korkunç sonuçlara yol açabilir,” uyarısında bulunmuştu.
Haskel, Gazze’deki savaşın tek bir şekilde sona erebileceğini açıklayarak, “Hamas, 7 Ekim 2023’teki terör saldırılarından bu yana işkence odalarında tuttuğu yaklaşık 50 İsrailli rehineyi serbest bıraktığında,” dedi.
İsrailli yetkili, “teröristlerin taleplerine boyun eğmenin sadece daha fazla şiddete yol açacağı” konusunda uyarıda bulunmuştu.
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısına göre, bu çatışma bir toprak savaşı değil, “radikal İslamcı ideolojiye karşı bir din savaşı” idi ve Macron gibi Batılı liderlerin bunu anlamıyordu.
Ona göre Hamas, “evrensel Batı değerlerine” karşı savaşıyor ve İsrail’e kendini savunmaktan başka seçenek bırakmıyor.
İsrail’in krizleri sürekli olarak güce dönüştürdüğünü savunan İsrailli yetkili, “Bunların hepsi fırsatlardır, 7 Ekim’deki korkunç saldırı bile; çünkü bu saldırı uluslararası toplumun Lübnan ve Suriye’yi İran’ın etkisinden kurtarmasını sağladı. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz,” diye eklemişti.
Temmuz ayında AB’nin İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak girişimine karşı adım atma isteğine en sert karşı çıkan ülkeler arasında Macaristan da yer almıştı.
Birkaç AB üyesi ülke arasında daha sert önlemler alınması yönünde artan desteğe rağmen, Macaristan’ın önderlik ettiği ve Almanya ile Çek Cumhuriyeti’nin de dahil olduğu bir grup ülke, İsrail’e karşı herhangi bir cezai önlem alınmasına defalarca direnmişti.
Özellikle Macaristan, AB içinde İsrail’in en yakın müttefiki olarak hareket ediyor ve İsrail politikasını eleştiren ortak açıklamaları ve önlemleri düzenli olarak veto ediyor.
Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, temmuzdaki AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanması konusunda güçlü bir baskı olacağını belirtmişti.
Buna rağmen dışişleri bakanı, bunun yanlış bir karar olacağını, çünkü şu anda “yaptırımların değil, diyalog ve diplomasinin zamanı” olduğunu söylemişti.
Szijjártó, “Macaristan’ın menfaati, mümkün olan en kısa sürede ateşkes ve rehine anlaşmasına varılması. Bu, Hamas tarafından tutulan Macar rehine Omri Miran’ın serbest bırakılmasını sağlayacaktır,” diyerek sözlerini tamamlamıştı.
Macaristan Dışişleri Bakanı daha önce de İsrailli mevkidaşı Gideon Sa’ar ile yaptığı görüşmede, hükümetinin diyalogun önemi ruhu içinde AB-İsrail Ortaklık Konseyinin çalışmalarının yoğunlaştırılması için baskı yapacağını söylemişti.
Bakan aynı zamanda Macaristan’ın, AB’nin İsrailli kişileri yaptırım listesine almasına karşı çıkmaya devam edeceğini de eklemişti.
Orbán hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama kararını da uygulamamıştı.
Nisan ayında Orbán, Başbakan Benjamin Netanyahu’yu Budapeşte’de ağırlayarak İsrail’i “Orta Doğu’nun dayanak noktası” olarak nitelendirmişti.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’











