Rusya
Rusya-Ukrayna savaşı: Yanlış teşhis konulan hasta bitkisel hayatta

Editörün notu: George Beebe, Quincy Institute’ta Büyük Strateji Direktörü. Yirmi yılı aşkın süre boyunca hükümette istihbarat analisti, diplomat ve politika danışmanı olarak görev yaptı; CIA’in Rusya analiz bölümünü yönetti ve Başkan Yardımcısı Cheney’e Rusya konularında danışmanlık yaptı. 2019 tarihli The Russia Trap: How Our Shadow War with Russia Could Spiral into Nuclear Catastrophe adlı kitabın yazarı. Beebe, son makalesinde Batı’nın Ukrayna’daki savaşı yanlış teşhis ettiğini ve Rusya’yı irrasyonel bir saldırgan olarak görmekle sorunun özünü kaçırdığını vurguluyor. Beebe’ye göre Putin’in işgal kararı, toprak hırsından çok NATO’nun genişlemesine karşı bir güvenlik tepkisiydi ve kalıcı çözüm, tarafların güvenlik endişelerini karşılayan karşılıklı tavizlerle mümkün olabilir.
***
Rusya-Ukrayna savaşı: Yanlış teşhis konulan hasta bitkisel hayatta
George Beebe
27 EKim 2025
ABD’nin Rus petrol üreticilerine yeni yaptırımlar uygulaması ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Washington’u ziyaret eden Rus temsilci Kirill Dmitriyev’i “propagandacı” diye nitelendirerek geri çevirmesi, Trump yönetiminin Ukrayna’daki savaşı bitirme çabalarının pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor.
Bu çabaların başarılı olup olmayacağı, basit bir önermeye dayanıyor: Bir sorunu çözmek için önce doğru anlamak gerekir. Ne yazık ki Batı, on yılı aşkın süredir Ukrayna’daki sorunu yanlış teşhis ediyor; bunun sonucu da giderek büyüyen trajediler oluyor. Başkan Trump’ın bu teşhisi -ve buna bağlı politika reçetesini- düzeltmek için zamanı hızla tükeniyor.
En az 2014’ten beri, yani Ukrayna’daki Maydan Devrimi’nden ve Rusya’nın Kırım’ı ilhak edip Donbass’taki ayrılıkçı güçleri destekleme kararından bu yana, Batı’nın dış politika çevreleri Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri eylemlerini, Başkan Putin’in “sebepsiz” biçimde toprak kazanma ve imparatorluğu yeniden kurma hevesinin, otoriter dürtülerinin bir sonucu olarak gördü.
Bu teşhis doğrultusunda Batı, Putin’in savaş yürütmesinin maliyetini artırmaya, Rus ekonomisine baskı kurmaya, ordusuna ağır insan ve teçhizat kayıpları verdirmeye ve Rusları uluslararası alanda dışlanmış hale getirmeye odaklandı. Bu yaklaşımın mantığı şuydu: Putin, güç ve prestij kazanma girişiminin yalnızca zayıflık ve aşağılanma getirdiğini görürse, işgal gücünü geri çekecek veya Ukrayna’nın barış koşullarına boyun eğecekti.
Bu teşhis, savaş sonrası düzen tasavvurunu da biçimlendirdi. Ukrayna’ya NATO’nun Beşinci Maddesi benzeri bir güvence verilmesi veya ülke topraklarında bir Avrupa “güvence gücü” konuşlandırılması ısrarı buna dayanıyor. Aksi halde, Rusya’nın yeniden toparlanıp herhangi bir anlaşmadan sonra Ukrayna’yı ikinci kez işgal etmeye kalkışacağı düşünülüyor.
Bu yaklaşım sonuç vermedikçe, savunucuları Moskova’ya iktisadi, askeri ve diplomatik baskıyı artırma çağrılarını yükseltti. Bu yüzden Rusya’ya yönelik yaptırımların sertleştirilmesi, Ukrayna’ya verilen Batı silahlarının menzil ve yıkıcılık sınırlarının kaldırılması istendi. Bu yüzden son olarak, Ukrayna’ya “oyun değiştirici” olacağı iddia edilen bir silah daha -bu kez Tomahawk seyir füzeleri- sağlama önerisi geldi. Umut, bunun sonunda Putin’i aklı başına getirmesiydi.
Fakat bu reçete yetersiz dozdan değil, yanlış teşhisten dolayı başarısız oldu. Batı’nın dış politika mimarları çözmeye çalıştıkları sorunu temelden yanlış anladı.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Nazi Almanyası’nı andıran saldırgan yayılmacılığın yeniden sahnelenmesinden çok, bir tırmanma sarmalı, yani “güvenlik ikilemi” denilen durumun ürünüdür. Taraflar kendi eylemlerini ihtiyatlı savunma önlemleri olarak görürken, karşı taraf bunları tehdit olarak algılar. Böylece her iki taraf da savunmada olduğunu sanarak bir eylem-tepki döngüsüne girer; bu da I. Dünya Savaşı öncesinde olduğu gibi çatışmaya sürüklenmeye yol açar.
Başka bir deyişle, Putin’in Ukrayna’yı işgal etmesinin asıl nedeni toprak hırsı ya da Moskova’nın kayıp imparatorluğunu yeniden kurma arzusu değildi. Eğer amacı bu olsaydı, 2014’te Kırım’la birlikte Donbass’ı da ilhak edebilirdi; o dönemde Ukrayna çok daha zayıf bir askeri kapasiteye sahipti. Ancak Putin, Rus milliyetçilerin ve Donbass’taki ayrılıkçıların sert eleştirilerine rağmen bunu sekiz yıl boyunca yapmadı. Çünkü Donetsk ve Lugansk’ın Ukrayna içinde kalmasının, ülkenin NATO’ya katılımına karşı içeriden bir muhalefet bloğu yaratacağına inanıyordu.
Putin’in asıl motivasyonu, ABD ve NATO’nun giderek artan biçimde Ukrayna’nın güvenlik yapısına nüfuz ettiğine, Batı’nın bu adımlarının Rusya’yı caydırmak yerine kışkırttığına ve Ukrayna’yı Moskova’ya karşı kullanılacak bir “batmaz uçak gemisine” -Batı’nın askeri ve istihbarat operasyonları için bir üsse- dönüştürdüğüne olan inancıydı.
İşgalden önce Rus yetkililer, Amerika Birleşik Devletleri ve NATO’ya taslak antlaşmalar sundu; bu belgelerde ittifakın genişlemesinin durdurulması ve Batı’nın askeri kuvvetlerini Rus sınırlarından uzaklaştırması talep edildi. ABD ve Avrupa yetkilileri bu talepleri reddetti; Ukrayna’nın bir gün NATO’ya katılacağını ve Rusya’nın bu kararı veto etme hakkı bulunmadığını ısrarla vurgulamayı sürdürdüler.
Başkan Biden’a, Rusya’nın Ukrayna’daki NATO genişlemesine dair itirazlarının nasıl ele alınacağı sorulduğunda, “kimsenin kırmızı çizgisini tanımayacağını” söyledi. Haftalar içinde Putin işgal emrini verdi.
Ukrayna’daki savaşın temel nedenini nasıl teşhis ettiğimiz son derece önemli. Yayılmacı bir zorba devletle karşı karşıya olunduğunda uzlaşma arayışı gerçekten de ters etki yaratır; zira bu tür “yatıştırma” çabaları, yalnızca saldırganları cesaretlendiren bir zayıflık ve çekingenlik göstergesi olarak algılanır. Fakat caydırıcılığı artırma stratejisi, bir güvenlik ikilemi söz konusu olduğunda durumu iyileştirmek yerine kötüleştirir. Her iki tarafın da karşısındaki düşmanı uzlaşmaz biçimde tehditkâr gördüğü ve yalnızca güç kullanarak durdurabileceğine inandığı bir döngüyü besler; tırmanma merdiveninde yeni basamaklar yaratır.
Eğer Ukrayna’daki bu tırmanma döngüsünden çıkmanın tek yolu müzakereyle ulaşılan bir uzlaşmaysa, bu süreç nasıl işleyecektir?
Başlangıç noktası, tartışmalı toprakları bölüştürmek olmamalıdır; çünkü bu mesele savaşın asıl nedeni değildir. Süreç, tarafların temel güvenlik kaygılarını, hiçbirinin aşırı tehdit altında hissetmeyeceği biçimde ele almakla başlamalıdır. Batı, Ukrayna’yı NATO’ya dahil etmeyeceğini, bir anlaşmadan sonra Ukrayna’ya Batılı muharip birlikler göndermeyeceğini ve Kiev’e uzun menzilli taarruz silahları sağlamayacağını taahhüt etmelidir.
Buna karşılık Rusya, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğini kabul etmeli, Ukrayna’nın etkili bir öz savunma kapasitesine sahip olma hakkını tanımalı ve Kiev’in Batı’dan silah, eğitim ve askeri bakım desteği almasına razı olmalıdır.
Bu tür bir güvenlik düzenlemesinin ayrıntıları müzakere ve ince ayar gerektirse de, Trump yönetimi böyle bir süreci başlatırsa bu uzlaşma yakın zamanda mümkün olabilir. Putin, Rusya’nın Ukrayna’nın AB üyeliğine karşı çıkmayacağını kamuoyu önünde dile getirdi; Alaska zirvesinde yaptığı açıklamada “Ukrayna’nın güvenliği de (Rusya’nınki kadar) sağlanmalıdır” diyerek “bunun üzerinde çalışmaya hazır olduklarını” söyledi. Öte yandan Ukraynalı yetkililer de giderek NATO üyeliğinin gerçekçi olmadığını, özellikle ABD’nin Ukrayna için savaşmayacağını defalarca açıkça ifade etmesiyle birlikte, anlamaya başlamış görünüyor. Bu durumda Ukrayna için en iyi seçenek, otomatik yaptırım mekanizmaları ve Batı’dan garanti altına alınmış askeri destek görünüyor.
Bu tür bir uzlaşmayı çerçeve anlaşması biçiminde resmileştirmek, savaşı tek başına bitirmeye yetmeyecektir. Ancak bu adım, savaşı kapsamlı bir çözüm yoluna sokacak önemli bir başarı olur. Tarafların toprak konusundaki anlaşmazlıklarını çözmesini, ateşkes ve barış gücü operasyonlarıyla ilgili konularda uzlaşmasını çok daha kolaylaştırırdı. Ve belki de her şeyden önemlisi -bu savaşa eşlik eden güvensizlik ortamı göz önüne alındığında- tarafların birbirini teslim olmaya zorlamak yerine karşılıklı kabul edilebilir bir uzlaşma arayışında olduklarını gösterebilirdi.
Bekleneceği üzere, son birkaç on yıldır ABD dış politikasına yön veren hükümet ve medya çevreleri, Rusya ile her türlü uzlaşmaya hâlâ karşı çıkıyor. Fakat bu tutumları, çatışmanın başlamasının başlıca nedenlerinden biri.
Rusya
Wildberries depolarına drone saldırıları sonrası telefon kısıtlaması geldi

Rus e-ticaret devi Wildberries ve Russ ortak şirketi RWB, lojistik merkezlerinde akıllı telefon kullanımının yasaklanmasını ek güvenlik önlemleriyle açıkladı. Şirket, depolara yalnızca kamerasız tuşlu telefonlarla girilmesine izin verildiğini duyurdu. Kararın, tesislere yönelik insansız hava aracı saldırıları sırasında yapılan izinsiz çekimleri engellemek amacıyla alındığı bildirildi.
Rus online ticaret devi Wildberries ile Russ grubunun birleşik şirketi RWB, lojistik tesislerinde akıllı telefon kullanımına getirilen kısıtlamalara ilişkin açıklama yaptı.
Şirket basın servisinden RBK medya kuruluşuna yapılan bilgilendirmede, depolara telefon sokma kurallarının özünde değişmediği, kamerasız ve tuşlu cihazların kullanımına izin verilmeye devam edildiği belirtildi. Şirket yetkilileri, uygulamanın ek bir güvenlik adımı olduğunu vurguladı.
RWB basın servisinden yapılan açıklamada, “Söz konusu gereklilikler, lojistik tesislerin sınırları içinde izinsiz fotoğraf ve video çekimini önlemeye yönelik ek güvenlik tedbirlerinin bir parçasıdır” ifadelerine yer verildi.
Drone görüntülerinin çekilmesi yasağı getirdi
Süreç, “Klub partnerov na marketpleysah” adlı Telegram kanalının Wildberries’in kurum içi talimatına dayanarak yaptığı haberle gündeme geldi. İlgili belgede, 3 Ağustos itibarıyla depo alanlarına yalnızca kamerasız tuşlu cep telefonlarıyla girilmesine izin verildiği aktarıldı.
Kanalın ulaştığı belgede, akıllı telefonlara izin verilen dönemde insansız hava araçlarının uçuşlarının ve “yaşanan olayların” kayda alındığı vakaların tespit edildiği kaydedildi.
Talimatta ayrıca hava tehlikesi alarmı sırasında çekim yapmanın kesinlikle yasak olduğu hatırlatıldı.
Çok sayıda bölgede depolar hedef oldu
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin 18 Temmuz’dan itibaren düzenlediği saldırılarda Tambov, Moskova, Vladimir, Volgograd, Penza ve Samara bölgeleri ile çok sayıda farklı bölgedeki Wildberries depoları isabet aldı. Saldırılar sonucunda şirket çalışanları hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.
Tesislerde yangınlar çıkarken, bazı depolar faaliyetlerini geçici olarak durdurmak ve personeli tahliye etmek zorunda kaldı.
Saldırıların ardından Wildberries lojistik zincirlerini yeniden yapılandırdığını, tesis korumasını artırdığını, çalışanlara ve satıcılara destek önlemleri sağladığını duyurdu.
Wildberries Yöneticisi Tatyana Kim, şirkete ait depoların mevcut tüm koruma araçlarıyla donatıldığını açıkladı.
Tesislerdeki yangın güvenliği sistemlerinin 2024 yılı itibarıyla tamamen yenilendiğini belirten Kim, saldırıların başladığı ilk günden bu yana savunma tedbirlerinin her gün artırıldığını bildirdi.
Kim, yoğunluğu giderek artan saldırıların büyük bölümünün başarıyla püskürtüldüğünü sözlerine ekledi.
Rusya’da asimetrik İHA saldırılarının makroekonomik sonuçları
Rusya
Rus milyarderler 2026 yılında 5 milyar dolar kaybetti

Rus milyarderlerin toplam serveti 2026 yılının başından bu yana 5 milyar dolardan fazla eridi. En ağır kaybı servetinin üçte birini kaybeden Mihail Prohorov yaşarken, küresel piyasalarda tam tersi bir hareketlilik kaydedildi. Bloomberg verilerine göre dünyadaki en zengin 500 kişinin serveti aynı dönemde rekor artışlar gördü.
Rusya’nın en zengin iş insanlarının toplam serveti yıl başından bu yana 5,02 milyar dolar azaldı. Bloomberg Milyarderler Endeksi verilerine göre hazırlanan liste, iş insanlarının sahip olduğu halka açık varlıkların borsa kote değerleri esas alınarak oluşturuldu.
Sıralamaya göre, Rus katılımcılar arasında serveti en çok gerileyen isim Mihail Prohorov oldu. Prohorov’un sermayesi 5,66 milyar dolar azalarak 10,9 milyar dolara geriledi.
Telegram’ın kurucusu Pavel Durov’un serveti 1,86 milyar dolar kayıpla 12,5 milyar dolara düştü. Nornikel Başkanı Vladimir Potanin’in sermayesi 3,44 milyar dolar eriyerek 23 milyar dolara, NLMK Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Lisin’in serveti 1,16 milyar dolar kayıpla 22,6 milyar dolara, Lukoil’in kurucusu Vagit Alekperov’un sermayesi ise 1,41 milyar dolar azalarak 21,2 milyar dolara geriledi.
Kazananlar tarafında Mordaşov öne çıktı
Sermaye değişiminde zıt bir dinamik sergileyen Severstal’in ana hissedarı Aleksey Mordaşov ise servetini 1,79 milyar dolar artırarak 28,1 milyar dolara çıkardı.
Novatek Başkanı Leonid Mihelson’un serveti 1,48 milyar dolar artışla 25,2 milyar dolara, Yevrohim ve SUEK’in kurucusu Andrey Melniçenko’nun sermayesi 1,18 milyar dolar artışla 20,1 milyar dolara ulaştı.
Novatek ve Sibur’un ortaklarından Gennadiy Timçenko servetini 1,15 milyar dolar artırarak 15,4 milyar dolara, UGMK’nin kurucusu Iskander Mahmudov ise 700 milyon dolar artışla 8,58 milyar dolara yükseltti.
Ayrıca RWB CEO’su Tatyana Kim’in sermayesi 418 milyon dolar artışla 8,3 milyar dolara, Senatör Suleyman Kerimov’un serveti 358 milyon dolar artışla 10,8 milyar dolara çıktı. Monaco futbol kulübünün başkanı Dmitriy Rıbolovlev servetini 247 milyon dolar artırarak 10 milyar dolara, Alfa-Group’un kurucularından Mihail Fridman ise 162 milyon dolar artışla 10,2 milyar dolara ulaştırdı.
Küresel ölçekte tarihi servet rekoru
Rusya’daki erimenin aksine, Bloomberg versiyonuna göre dünyanın en zengin 500 insanının toplam serveti 15 Haziran’da tek bir günde 336 milyar dolar arttı.
Ajansın verilerine göre bu durum, tarihteki en büyük günlük artış olarak kayıtlara geçti ve söz konusu kişilerin toplam serveti 13,3 trilyon dolara ulaştı.
Bu rekor artıştan birkaç gün önce, 12 Haziran’da Amerikalı milyarder Elon Musk, uzay ve havacılık şirketi SpaceX’in halka arzının (IPO) ardından dünyanın ilk trilyoneri oldu.
Forbes verilerine göre iş insanının serveti o tarihte yaklaşık 1,1 trilyon dolara yükselirken, Bloomberg Musk’ın servetini yaklaşık 1,05 trilyon dolar olarak tahmin etti.
Zirve noktasında 1,4 trilyon dolara kadar ulaşan Musk’ın sermayesi, 1 Ağustos itibarıyla yarıdan fazla azalarak 684 milyar dolara geriledi.
Rusya
Ukrayna İHA’larının hedefi olan Wildberries lojistiği yeniliyor

Rus e-ticaret devi Wildberries kurucusu Tatyana Kim, şirketin lojistik merkezlerini hedef alan insansız hava aracı saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Dokuz ayrı bölgedeki ana dağıtım merkezlerini vuran saldırıların sivilleri hedef aldığını belirten Kim, zarar gören satıcılar için hükümetle devlet desteği paketinin hazırlandığını ve lojistik altyapısının hızla yeniden yapılandırıldığını duyurdu.
Rus e-ticaret devi Wildberries’in kurucusu Tatyana Kim, şirketin lojistik merkezlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları hakkında açıklama yaptı.
Kim, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırıların birden fazla ülkenin sivil vatandaşlarını hedef aldığını söyledi.
Tesislerin korunması için alınan güvenlik önlemlerini detaylandıran Kim, zarar gören satıcılar için devlet desteği paketi hazırlandığını ve lojistik ağının tamamen yeniden yapılandırıldığını ilan etti.
Lojistik merkezleri dokuz bölgede insansız hava araçlarının hedefi oldu
Wildberries’in lojistik merkezleri, insansız hava araçlarıyla düzenlenen emsalsiz bir saldırı dalgasının hedefi haline geldi.
Ukrayna İHA’larının vurduğu tesisler arasında Moskova, Voronej, Penza, Volgograd, Ryazan ve Leningrad bölgeleri ile Krasnodar ve Stavropol krayları ve Udmurtya Cumhuriyeti’nde yer alan ana dağıtım merkezleri ve kritik bölgesel depolar bulunuyor.
Depolara yapılan vuruşları terör saldırısı olarak nitelendiren Kim, bu eylemlerin durumu istikrarsızlaştırmayı ve çok sayıda insanı korkutmayı amaçladığını vurguladı.
Ukrayna İHA’larının düzenlediği saldırıların ekosistemdeki herkesi etkilendiğini belirten Kim; çalışanların, satıcıların, üreticilerin, lojistikçilerin ve sipariş teslim noktası sahiplerinin zarar gördüğünü ifade etti.
RWB Başkanı Kim açıklamasında, “Wildberries altyapısına yapılan saldırılar, sivil vatandaşlara yapılan saldırılardır. Ve tekrar ediyorum; sadece Ruslara değil” dedi.
Şirket ekosisteminde Kırgızistan, Belarus, Kazakistan, Ermenistan, Özbekistan ve Çin’den yaklaşık 10 bin kişinin iş yürüttüğünü açıklayan Kim, bu ülkelerdeki girişimcilerin de milyarlarca rublelik zarara uğradığına dikkat çekti.
Askeri nitelikteki malların ticaretinin yapıldığı yönündeki suçlamalara yanıt veren Kim, ürün çeşitliliğinin diğer küresel pazaryerleriyle karşılaştırılmasını önerdi.
Kim, “Teröristlerin eylemlerinde hiçbir mantık, sağduyu ve rasyonellik yoktur ve olamaz. Düşman, Wildberries’e yönelik saldırıların sıradan Rus vatandaşlarını hedef aldığına dair kendisi kamuoyuna açıklamalarda bulundu” ifadelerini kullandı.
Şirket tesislerinin mevcut tüm koruma araçlarıyla donatıldığını ve güvenlik sistemlerinin her geçen gün güçlendirildiğini aktaran Kim, “Saldırıların büyük bölümünü başarıyla püskürtüyor olmamız bunun doğrudan kanıtıdır” diye konuştu.
RWB Başkanı, birleşmenin gerçekleştiği 2024 yılından itibaren depolardaki yangın güvenliği sisteminin tamamen yenilendiğini bildirdi. Bu süreçte özel yangın söndürme ekiplerinin kurulduğunu, modern yangın söndürme sistemlerinin devreye alındığını ve düzenli tahliye tatbikatlarının yapıldığını aktardı.
Tüm depolarda yangın güvenliğini sağlamak amacıyla her gün yaklaşık 2 bin kişinin görev yaptığını belirten Kim, “Bu durum, depolardaki insanların güvenliğini sağlamamıza, yangını hızla kontrol altına almamıza ve mümkün mertebe satıcılarımızın mallarını bütün olarak korumamıza imkan tanıdı ve tanımaya devam ediyor” dedi.
Ayrıca haberde, Wildberries’in malları zarar gören 97 binden fazla mağdur satıcıya ikinci dilim destek ödemelerini aktardığı bilgisi yer aldı.
Rusya’da asimetrik İHA saldırılarının makroekonomik sonuçları
Saldırılar mücbir sebep sayılarak hukuki uyarı yapıldı
Girişimcileri hukuki durum konusunda uyaran Kim, söz konusu saldırıların mücbir sebep (önlenemez durum) niteliği taşıdığını bildirdi.
Bu maddenin kullanıcı sözleşmelerine eklenmiş olmasının ya da bulunmamasının hukuken bir önemi olmadığını kaydeden Kim, kanun gereği zararların bu yolla tazmin edilmediğini söyledi. Kim, sorunları çözme vaadiyle hizmet sunan avukatlara itibar edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
İnternet ortamındaki risklere dikkat çeken Kim, “Ne yazık ki internette ortak felaketimizden haksız kazanç sağlamak isteyen çok sayıda dolandırıcı ve avukat türedi” diyerek yalnızca resmi kanallardan yapılan açıklamalara güvenilmesini tavsiye etti.
Zarar gören satıcılar için hükümetle devlet desteği hazırlanıyor
Ukrayna saldırılarında ürünleri zarar gören satıcılar için iki kademeli destek ödemesinin tamamlandığını vurgulayan Kim, ikinci destek dalgasından yaklaşık 100 bin küçük ve orta ölçekli işletme temsilcisinin yararlandığını aktardı.
Devlet nezdindeki girişimlere değinen Kim, “Küçük ve orta ölçekli işletmelerin çıkarlarının temsilcisi olarak hareket ettik ve ülke hükümetiyle zarar gören tüm girişimcilere yönelik kapsamlı destek tedbirlerini şimdiden görüştük. Şu anda herkesin yardım alacağı genel bir sistem geliştiriliyor” açıklamasını yaptı.
Büyük ortaklar için ilave kolaylıklar sağlandığını belirten Kim, masrafları şirket tarafından karşılanan artırılmış daimi müşteri indirimi ve “WB Bank” üzerinden kredi erteleme imkanı sunulduğunu kaydetti.
Kim, önümüzdeki haftadan itibaren saldırılardan en çok etkilenen bölgelerdeki girişimcilerle yüz yüze görüşmelerin planlandığını duyurdu.
Şirket yurtiçinde ve yurtdışında yeni lojistik alanları kiralıyor
Wildberries’in lojistik altyapısını hızla yeniden yapılandırdığını ve ürünleri alternatif tesislere yönlendirdiğini belirten Kim, “Rusya içinde ve dışında lojistik kapasite kiralanmasına yönelik onlarca teklif var elimizde, sözleşmelerin bir kısmı imzalandı bile. Bunun yanı sıra faaliyette bulunduğumuz ülkelerde inşa ettiğimiz kendi tesislerimizi de yakında hizmete açacağız” dedi.
Girişimcilik topluluğuna mevcut şartlara uyum sağlama çağrısında bulunan Kim, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Şu anda yapılabilecek tek şey, Rusya girişimcilik camiası olarak hepimizin soğukkanlılıkla yakın gelecek için bir yeniden yapılanma planına sahip olması, uyum sağlaması ve dönüşmesidir.”
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı











