Bizi Takip Edin

Diplomasi

Ukrayna, barış için Donbass’tan vazgeçme önerisini reddetti

Yayınlanma

Ukrayna’nın, ABD ile Florida’da yaptığı barış görüşmelerinde, Rusya’nın savaşı bitirmek için Donbass’ın kontrolünün tamamen kendisine bırakılması yönündeki talebini reddettiği bildirildi. Kaynaklar, Kiev’in anayasal kısıtlamalar ve kamuoyu nedeniyle böyle bir adıma karşı çıktığını, topraklarla ilgili müzakerelerin mevcut temas hattından başlaması gerektiğini belirtti.

Ukrayna’nın, ABD ile Florida’da yürüttüğü barış görüşmelerinde, Rusya’nın savaşı sonlandırmak için Kiev’in Donbass’ın Rusya ordusunun kontrolünde kalmayan kısımlarından çekilmesi yönündeki talebini geri çevirdiği öğrenildi.

RBK-Ukrayna‘ya bilgi veren kaynaklar, Florida’daki toplantıda potansiyel barış anlaşmasının “sorunlu konularına” odaklanıldığını ve toprak meselesinin geniş yer tuttuğunu aktardı.

Kaynaklara göre, Amerikan tarafı görüşmede Rusya’nın Ukrayna güçlerinin Donbass’tan tamamen çekilmesini talep eden pozisyonunu Ukrayna heyetine iletti.

Kiev’in tavrı net: Geri çekilmek mümkün değil

Ukraynalı müzakereciler, böyle bir yaklaşımın anayasal kısıtlamalar, Ukrayna’daki kamuoyu ve sahadaki gerçek durumla uyuşmaması nedeniyle mümkün olmadığını vurguladı.

Bu nedenle Kiev’in pozisyonunun değişmediği, topraklar üzerindeki tartışmanın mevcut temas hattından başlaması gerektiği kaydedildi.

RBK-Ukrayna‘ya konuşan bir kaynak, “Potansiyel çözümler arama süreci devam ediyor ama bu elbette çok karmaşık bir konu” dedi.

Aynı zamanda Ukrayna heyeti, NATO’ya üyelik hedefinin ülke anayasasında güvence altına alındığını ve barış anlaşması uğruna anayasanın değiştirilmesinin kötü bir emsal teşkil edeceğini hatırlattı.

Amerikalı yetkililer arabulucu rolünü vurguluyor

Görüşmelerin içeriğine dair bilgi veren kaynak, Amerikalıların Ukrayna’nın argümanlarını dinlemeye hazır olduğunu belirtti.

Kaynak, ABD’li yetkililerin tutumunu şu sözlerle aktardı:

“Sürekli olarak şunu söylüyorlar: ‘Peki, yüzde 100 haklı olabilirsiniz ama bir de diğer taraf var ve o da şunları talep ediyor. Biz arabulucu olarak sizin bir barış anlaşmasına varmanızı sağlamalıyız. Pozisyonunuzu ne kadar mantıklı açıklarsanız açıklayın, eğer diğer taraf ‘hayır’ derse biz ne yapabiliriz?'”

Miami’deki görüşmelerde ilerleme sağlandı ancak nihai anlaşma yok

CNN’e konuşan: Donbass’ı vermek mantık dışı

Öte yandan, görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak CNN‘e yaptığı açıklamada, Donbass’ın Rusya ordusunun kontrolünde kalmayan kısmının Moskova’ya devredilmesinin “mantık sınırlarının ötesinde” olduğunu, zira bunun Ukrayna’nın savunmasını önemli ölçüde zayıflatacağını ve daha fazla saldırı olasılığını artıracağını söyledi.

Söz konusu kaynak, “Ancak bu, anayasal hükümleri korumanın ve Ukrayna’nın güvenliğini sağlamanın potansiyel yolları olmadığı anlamına gelmez” diye konuştu.

Bununla birlikte kaynak, tarafların Ukrayna’nın NATO’ya katılma hedefinden hukuki olarak vazgeçmeye zorlanmadan, Rusya ile yapılacak bir anlaşmayla fiilen ittifaka katılımının engelleneceği bir senaryoyu da tartıştığını ekledi.

The Wall Street Journal‘a konuşan üst düzey bir Amerikalı yetkili ise Kiev ve Washington’un görüşmelerde Ukrayna’da yeni seçimlerin olası takvimini ele aldığını ancak ABD ve Batı’dan ülkeye yönelik güvenlik garantileri meselesini çözemediklerini bildirdi.

Görüşmeler “çok verimli” geçti

Ukrayna ve ABD arasındaki barış planı görüşmeleri 30 Kasım’da Florida’da yapıldı. Amerikan heyetine Dışişleri Bakanı Marco Rubio başkanlık etti.

Rubio, toplantıyı “çok verimli” olarak nitelendirdi ancak önlerinde daha çok iş olduğunu sözlerine ekledi.

Rubio, “Burada çok sayıda hareketli parça var. Ve elbette, denklemin içinde olması gereken bir diğer taraf (Rusya) da bulunuyor” şeklinde konuştu.

Bakan Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel elçisi Steve Witkoff’un bu hafta içinde Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile barış planını görüşeceğini ve çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Diplomasi

ABD, Londra’daki Çin elçilik arazisine göz dikti

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri Londra’daki Royal Mint Court kompleksinde bulunan araziyi yeni elçilik binası için satın alma fikrini görüştü. Fikir, Çin’in dev diplomatik tesis inşaat izninin iptal edilmesi olasılığı üzerine gündeme geldi. Washington temsilcileri konuyu aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı ile Londra elçiliği bünyesinde üst düzeyde değerlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi temsilcileri, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Royal Mint Court kompleksi sınırları içinde yer alan araziyi yeni Amerikan büyükelçiliği için satın alma ihtimalini masaya yatırdı.

Sürdürülen değerlendirmelerin, Pekin yönetiminin söz konusu alanda kurmayı planladığı dev diplomatik tesis için verilen inşaat izninin iptal edilmesi ihtimaline dayandığı bildirildi.

i Paper gazetesinde yer alan habere göre Kraliyet Darphanesi’nin eski genel merkezi olan Royal Mint Court kompleksi, Londra Kulesi ile finans ve iş merkezi olan Londra Şehri’nin (City of London) yakınında konumlanıyor.

Plan aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki üst düzey yetkililer ile Londra’daki Amerikan Büyükelçiliği personeli arasında ele alınıyor. Bazı Amerikalı yetkililer Londra Kulesi yakınındaki bu alanın, ABD diplomatik misyonunun Nine Elms bölgesinde bulunan mevcut binasına kıyasla stratejik açıdan çok daha avantajlı olduğunu savunuyor.

Projeyi destekleyen yetkililer, olası bir satın almayı Washington’ın Pekin karşısında elde edeceği jeopolitik bir zafer olarak nitelendiriyor. Taraflar arasında resmi müzakerelerin henüz başlamadığı kaydedildi.

Gazeteye konuşan kaynaklar, görüşmelerin Washington’ın Royal Mint Court’taki araziyi devralması karşılığında Nine Elms’teki mevcut Amerikan büyükelçiliği kompleksini Çin’e teklif etme şakasına kadar vardığını belirtti. Böyle bir takasın gerçekleşmesi için birden fazla hükümetin onay vermesi gerekiyor.

Londra Mahkemesi 31 Temmuz günü İngiliz makamlarının Royal Mint Court arazisinde Çin büyükelçiliği kurulmasına onay veren kararını hukuka uygun buldu ve bölge sakinleri derneğinin açtığı davayı reddetti.

The Guardian gazetesi, mahalle sakinlerinin kararı temyize götürmeyi planladığını bildirdi.

İngiltere yönetimi, sekiz yıldır süren değerlendirme sürecinin ardından ocak ayında Çin’in Avrupa’daki en büyük büyükelçilik kompleksini inşa etmesine izin vermişti.

Pekin yönetimi eski Kraliyet Darphanesi arazisini 2018 yılında satın almıştı.

Washington yönetimi, tesisin finans merkezine ve iletişim kablolarına yakınlığının güvenlik riski yaratacağı konusunda Londra’yı uyarmıştı.

İngiliz yetkililer istihbarat servislerinin giderilemeyecek bir risk tespit etmediğini duyurmuş, ancak yerel halk projeyi yargıya taşımıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Washington ile Kiev arasında Patriot teknolojisi pazarlığı sürüyor

Yayınlanma

ABD ile Ukrayna arasında Patriot hava savunma sistemlerinin üretim teknolojilerinin Kiev’e devredilmesi konusunda zorlu müzakereler yürütülüyor. ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Turner, iki ülkenin teknoloji transferi ve yerel üretim için temasları sürdürdüğünü bildirdi.

ABD ile Ukrayna, Kiev’in Patriot hava savunma sistemlerini kendi topraklarında üretmesini sağlayacak teknoloji transferi konusunda zorlu müzakereler yürütüyor.

Açıklama, ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Parti Üyesi Mike Turner tarafından yapıldı.

2023-2025 yıllarında Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Turner, CBS News kanalına verdiği mülakatta iki ülkenin istişareleri sürdürdüğünü doğruladı. Turner, “Savunma amaçlı olan Patriot füzeleriyle ilgili durum çok karmaşık” ifadelerini kullandı.

Kongre üyesi, müzakerelerin Ukrayna’ya Patriot teknolojilerine daha geniş erişim sağlanmasını kapsadığını ve bu sayede ülkede söz konusu hava savunma sistemlerinin üretiminin organize edilebileceğini kaydetti.

Turner, Trump yönetimi ile Pentagon’un müzakereleri olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlayarak ilgili kararı almasını umduğunu dile getirdi.

Trump teknoloji hırsızlığı endişesini dile getirdi

Turner’ın çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Patriot füzelerini üretme izni verme vaadinden şüphe duymaya başladığına ilişkin haberlerin ardından geldi.

The New York Times gazetesi, Trump’ın teknolojinin Washington’a karşı kullanılabileceği endişesiyle Ukrayna’nın Patriot füzelerini üretmesine izin verme sözünden vazgeçtiğini yazdı.

ABD Başkanı Trump daha önce Patriot sistemlerinin sırlarını teknoloji devi Nvidia’nın çiplerine benzetmiş ve bu teknolojilerin dışarı sızmasına izin verilemeyeceğini savunmuştu.

Trump, 31 Temmuz’da Camp David’deki başkanlık rezidansında bakanlar kurulu toplantısının ardından CNBC kanalına yaptığı açıklamada, ABD’nin Patriot üretim teknolojisini hiçbir ülkeye devretmediğini, böyle bir şeyin neredeyse imkansız olduğunu fakat bu yönde görüşmelerin yapıldığını söyledi.

Patriot füzelerinin yerel olarak üretilmesi konusu, Kiev yönetiminin hava savunma araçlarındaki yetersizlik beyanlarının gölgesinde aylardır tartışılıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, nisan ayında yaptığı açıklamada ülkesinin çatışmaların başlangıcından bu yana en büyük önleyici füze kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını duyurmuştu.

Zelenskiy, mayıs ayı sonunda Washington’a başvurarak Patriot üretimi için lisans verilmesini talep etmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise temmuz ayı başında ABD’nin Ukrayna’ya söz konusu lisansı vermeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Trump o dönemde Patriot füzelerinin üretiminin “çok karmaşık” olduğunu vurgulamış, ancak Kiev’in bu teknolojide uzmanlaşabileceğine inandığını ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna yardım grubunda ABD dönemi bitiyor: Komuta devredilecek

Yayınlanma

ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden güvenlik yardım grubunun liderliğinden çekilme kararı aldı. Almanya’nın Wiesbaden kentinde konuşlu grubun komutası başka bir NATO üyesi ülkeye devredilecek. Devir sürecinin bir yıla kadar sürebileceği açıklanırken yetkililer Ukrayna’ya verilen desteğin kesintisiz süreceğini vurguladı.

ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden Ukrayna Güvenlik Yardım Grubunun (SAG-U) liderliğini bırakma kararı aldı.

Politico gazetesi, ABD’li bir yetkiliye ve ABD Savunma Bakanlığının planlarına vakıf üç kişiye dayandırdığı haberinde, gruba başka bir NATO üyesi ülkenin liderlik edeceğini duyurdu.

Liderliği hangi ülkenin üstleneceği henüz açıklanmadı.

Yönetim değişiminin bir yıla kadar sürebileceği belirtilirken, kaynaklar Ukrayna’ya desteğin birinci öncelik olmayı sürdürdüğünü ve grubun çalışmalarının kesintiye uğramayacağını vurguladı.

Pentagon yetkilileri, SAG-U’nun en başından beri geçici bir yapı olarak tasarlandığını açıkladı. Bakanlık, liderlik devrinin ittifak içinde yükün yeniden paylaşılması hedefinin bir parçası olduğunu ve ABD’nin yeni savunma stratejisiyle uyum taşıdığını belirtti.

Bir NATO yetkilisi de konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Komutanlığın Avrupalı veya Kanadalı bir subaya devredilmesi, müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiğinin bir başka kanıtı olacaktır” dedi.

Komuta devredildikten sonra ABD Avrupa Komutanlığı, gruptaki varlığını Amerikalı bir komutan yardımcısı üzerinden sürdürecek.

2024 yazında Washington’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde kurulan SAG-U’nun karargahı Almanya’nın Wiesbaden kentinde bulunuyor.

Gruba 2024 yılının ortasından bu yana liderlik eden Korgeneral Curtis Buzzard pazartesi günü görevinden ayrılıyor.

Buzzard’ın yerine geçecek olan Korgeneral Guillaume Beaurpere, ABD’nin gruptaki doğrudan rolünü kademeli olarak küçültme sürecini yönetecek.

NATO müttefikleri komuta devrini genel olarak destekledi ve Avrupa’nın rolünün artmasının mantıklı bir adım olduğunu kaydetti.

Ukraynalı yetkililer de bu kararın “ABD’deki siyasi dalgalanmalardan kaynaklanabilecek riskleri azalttığını ve Ukrayna’nın çıkarına olacak şekilde askeri lojistiği kolaylaştırdığını” savundu.

Buna karşın Politico’ya konuşan kaynaklar, NATO’nun karmaşık bürokratik yapısı nedeniyle cephe hattına yapılan sevkiyatların yavaşlamasından endişe duyulduğunu bildirdi.

Ukraynalı bir yetkili de müttefiklerden hiçbirinin “ABD’nin uydu istihbaratı, hedef gösterme ve ağır nakliye havacılığı alanındaki lojistik kabiliyetlerinin yerini dolduramayacağını” vurguladı.

Alınan karar, Beyaz Saray’ın Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ve NATO bünyesindeki liderlik makamlarını müttefiklere devretme politikasıyla örtüşüyor.

ABD, şubat ayında yaptığı açıklamayla Norfolk’taki Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığının denetimini İngiltere’ye, Napoli’deki komutanlığı İtalya’ya, Hollanda’daki Brunssum Müşterek Kuvvet Komutanlığını ise Almanya ve Polonya’ya devredeceğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English