Asya
Kazakistan, savunma sanayiinde NATO standartlarına geçiyor

Kazakistan, ulusal ASPAN projesi kapsamında NATO standartlarına uygun mühimmat üretecek dört yeni fabrika inşa etmeyi planlıyor. Yaklaşık 1 milyar dolara mal olması beklenen projeyle ordunun dışa bağımlılığının azaltılması ve savunma sanayiinde yerlileşme hedefleniyor.
Kazakistan, savunma sanayiini modernize etme ve dışa bağımlılığı azaltma stratejisi kapsamında silah fabrikalarını NATO standartlarına dönüştürmeye başladı.
Ulusal ASPAN projesi çerçevesinde, NATO standartlarına uygun top mermisi ve mayın üretecek dört yeni fabrikanın inşa edilmesi ve faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.
RTVI kanalı tarafından paylaşılan bilgilere göre, projenin toplam maliyeti yaklaşık 1 milyar doları buluyor.
Proje kapsamında inşa edilen ilk tesis olan ASPAN-1’in yapımı halihazırda devam ediyor. Fabrikanın 2027 yılında üretime başlaması planlanırken, diğer üç tesisin ne zaman faaliyete geçeceği henüz açıklanmadı.
Mühimmat üretiminde yerlileşme hamlesi
Kazakistan’da uzun süredir top mermisi, mayın ve hafif silah mühimmatı üretimi yapılamıyordu. Bu eksiklik nedeniyle Kazakistan ordusunun muharebe hazırlığı, Sovyet döneminden kalan silah depoları ile Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden yapılan tedariklere dayanıyordu.
RTVI‘ye konuşan üst düzey bir Kazak askeri yetkilisi, mevcut jeopolitik ortamda yerli üretimin önemine dikkati çekerek “Ordumuzun muharebe hazırlığı, Kazakistan’da bulunan Sovyet dönemi silah depolarına ve Rusya ile eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen tedariklere kritik derecede bağımlıydı. Mevcut jeopolitik durumda, ülkenin kendi mühimmat üretimine sahip olması son derece önemli” dedi.
Hammadde yerel kaynaklardan sağlanacak
Askeri fabrikaların inşasını Kazakistan merkezli Great Sky şirketi üstleniyor. Şirketin genel müdür yardımcısı Andrey Tihonenko, projenin yüksek potansiyel taşıdığını vurguladı.
Tihonenko, mühimmat üretimi için gerekli olan metal, pamuk ve asit gibi tüm hammaddelerin Kazakistan’da bulunduğunu belirtti.
ASPAN projesi kapsamındaki tesislerde NATO standartlarındaki mühimmatın yanı sıra Rusya tarzı 82, 120, 122 ve 152 milimetre kalibreli topçu mühimmatı da üretilecek.
İhracat potansiyeli ve stratejik hedefler
Kazakistan Savunma Bakanlığı, yeni fabrikaların iç ihtiyacı karşılamanın yanı sıra ihracat imkanlarını da artırmasını bekliyor.
Fakat Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı askeri müdahalenin ardından askeri-teknik ürünlerin yurt dışına satışına getirilen tam yasak nedeniyle, ihracatın kısa vadede gerçekleşmesi beklenmiyor.
Uzun vadede ise Batı tarzı askeri teçhizat satın alan eski Sovyet ülkelerinin potansiyel pazar haline gelebileceği değerlendiriliyor.
Rusya, Kazakistan’ın en büyük askeri ortağı ve silah tedarikçisi olma özelliğini korusa da Astana yönetiminin diğer ülkelerle yürüttüğü askeri işbirliği programlarının payı giderek artıyor.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 2023 yılında askeri teçhizat ve mühimmat üretiminde yerlileşmenin en üst düzeye çıkarılması talimatını vermişti.
Tokayev, “Zırhlı araçlar, insansız hava araçları, modern hafif silahlar; bunların hepsini ülkemizde üretebiliriz ve üretmeliyiz” diyerek savunma sanayiindeki vizyonunu ortaya koymuştu.
Asya
Çin’den Japonya’nın savunma belgesine tepki

Çin, Japonya’nın yeni yayımladığı savunma belgesine sert tepki göstererek Tokyo yönetimini, kendi askeri kapasitesini genişletmek amacıyla sözde “Çin tehdidini” abartmakla suçladı.
Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Chen Xi, raporun gerçek dışı anlatılarla dolu olduğunu ve sözde “çevre bölgelerdeki güvenlik krizini” abarttığını söyledi.
Japonya’nın tutumunu “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” şeklinde nitelendiren Chen, savunma raporunun ülkenin askeri genişlemesine gerekçe oluşturduğunu belirtti.
Chen, “Bu adımdan büyük memnuniyetsizlik duyuyor ve buna kesinlikle karşı çıkıyoruz” dedi.
Yaklaşık 600 sayfalık “Japonya’nın Savunması 2026” başlıklı Beyaz Kitap salı günü yayımlandı. Raporda, bölgesel güvenlik ortamının “giderek daha ciddi hâle geldiği” yönündeki değerlendirme sürdürüldü.
Raporda, Çin’in askeri alandaki gelişmelerinin Japonya açısından “daha önce benzeri görülmemiş ve en büyük meydan okumayı” oluşturduğu öne sürüldü. Çin ana karasının Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerinin de giderek sıklaştığı iddia edildi.
Savunma raporunda, 2025 baskısındaki ifadeler korunarak uluslararası toplumun İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük sınamayla karşı karşıya olduğu ve yeni bir kriz dönemine girildiği kaydedildi.
Chen ise Japonya’daki iktidar çevrelerinin “yalnızca savunmaya dayalı politika” söylemini sürdürürken üç temel güvenlik belgesinde değişiklik yapılmasını hızlandırdığını, savunma harcamalarını istikrarlı biçimde artırdığını ve uzun menzilli saldırı kapasitesi geliştirdiğini söyledi.
Tokyo’nun askeri genişlemeyi ve savaş hazırlıklarını ülkenin kurumlarına, ekonomisine, sanayisine ve kamuoyundaki tartışmalara yerleştirmeye çalıştığını belirten Chen, Japonya’daki “yeni militarizmin” giderek büyüyen bir kaygı hâline geldiği uyarısında bulundu.
Chen, bu eğilimin savaş sonrası uluslararası düzene ciddi bir meydan okuma oluşturduğunu ve bölgesel barış ile istikrar açısından gerçek bir tehdit yarattığını söyledi.
“Tayvan meselesi, Çin’in egemenliği ve toprak bütünlüğüyle ilgilidir ve Çin-Japonya ilişkilerinin siyasi temelini oluşturur. Bu, aşılamayacak bir kırmızı çizgidir” dedi.
Çinli sözcü, Japonya’ya saldırganlık tarihini derinlemesine sorgulama, Çin’in iç işlerine müdahaleyi durdurma, Japon kamuoyunu ve uluslararası toplumu yanıltmaktan vazgeçme ve “yeniden askerileşme” yönündeki yanlış yolda daha fazla ilerlememe çağrısında bulundu.
Japonya merkezli bazı uzmanlar da ülkenin sürdürdüğü askeri yığınağın bölgesel istikrarsızlığın kaynaklarından biri hâline geldiğini belirtti.
Japonya Anayasa Hukuku Enstitüsü Direktörü Makoto Ito, China Daily’ye yaptığı açıklamada, Japonya’nın komşularına güven veren diplomatik ve güvenlik politikalarına bağlı kalması hâlinde ülkenin güvenlik ortamının iyileşeceğini söyledi.
Ito, Japonya’nın son yıllardaki güvenlik ve savunma politikalarının ülkenin barışçıl anayasasından uzaklaştığını kaydetti.
Ito, “Buna rağmen bu politikalar ilerletilmeye devam ediyor ve savunma raporu gibi resmî belgeler aracılığıyla kamuoyuna aktarılıyor” dedi.
Tehlikeli yönelim
Tokyo’daki Josai Uluslararası Üniversitesi Onursal Profesörü Kumiko Haba da China Daily’ye yaptığı açıklamada, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi hükümetinin son derece tehlikeli bir yönde ilerlediğini söyledi. Haba, bu yönetimin savaş yürütmeye hazır bir hükümete dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Japonya’nın savunma harcamaları istikrarlı biçimde artarken ülke, bu harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sine çıkarma hedefinde şimdiden planlanandan daha hızlı ilerliyor.
Japonya, mart ayında kara konuşlu Type 25 gemisavar füzesini Kumamoto vilayetine yerleştirdi. Menzili geliştirmelerle 1.000 kilometreye çıkarılan füze, Japonya’nın ülke savunması için gerekli mesafenin çok ötesine ulaşırken açık biçimde saldırı kapasitesine de sahip bulunuyor.
Japonya, nisan ayında ölümcül silahların ihracatına yönelik kısıtlamaları tamamen kaldırdı.
Haba, Japonya’nın barış odaklı ülke kimliğinden vazgeçerek ve ulusal kalkınmada yeni bir aşamaya geçme arayışıyla savaşlara katılma yönünde ilerleyerek ABD’nin gündemiyle uyum sağlamaya çalıştığını söyledi.
Asya
Japonya yeni Beyaz Kitap’ta Çin ‘tehdidine’ karşı durmak ve ekonomik refah için askeri yığınağı savundu

Japonya hükümeti, hızlanan askeri yığınağını yalnızca ülkeyi korumanın bir aracı olarak değil, aynı zamanda daha fazla refaha ulaşmanın yolu olarak sunuyor. Hükümet, son savunma beyaz kitabında silah üretiminin ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini savunuyor.
Komşu ülkeler Çin, Rusya ve Kuzey Kore’den kaynaklandığı iddia edilen tehditlerin yıllık değerlendirmesini içeren belge, savaş sonrası dönemde askeri faaliyetlere getirilen kısıtlamalarla onlarca yıl boyunca sınırlandırılan Japonya’ya teknolojiden yararlanma, girişimleri finanse etme ve silah üretiminde daha fazla ticari bileşen kullanma çağrısında bulunuyor.
Savunma Bakanlığının sunum belgesine göre beyaz kitap, “savunma yatırımlarının genel ekonomiye ve halkın yaşamına fayda sağladığını vurguluyor.” Bu mesaj, Başbakan Sanae Takaichi’nin ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla stratejik kamu harcamalarına daha geniş ölçekte başvuran politikasıyla uyum taşıyor.
Bu yaklaşım, belgenin anime tarzındaki kapağıyla da destekleniyor. Önceki baskıların birçoğunda yer alan askerler, silahlar ve askeri semboller yerine, ışıl ışıl bir şehir manzarası içinde gülümseyen bir aile tasvir ediliyor. Bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, tasarımın “fütüristik bir imaj” vermeyi amaçladığını söyledi.
Savunma ile gelecekteki refah arasında kurulan bu bağ, Takaichi yönetiminin yeni bir ulusal güvenlik stratejisi hazırladığı döneme denk geliyor. Askeri uzmanlar, stratejinin esas olarak Çin’i caydırmayı amaçlayan yeni harcama artışları öngöreceğini tahmin ediyor.
Beyaz kitapta, “Çin’in askeri faaliyetleri ve diğer eylemleri Japonya ve uluslararası toplum açısından ciddi kaygı konusudur ve Japonya’nın karşı karşıya bulunduğu en büyük stratejik meydan okumayı oluşturmaktadır” denildi.
Takaichi’nin kasım ayında, Çin’in Tayvan’a olası bir müdahalesi halinde Japonya’nın da askeri olarak harekete geçeceğini söylemesi Pekin’in sert tepkisine yol açmıştı. Çin, “son derece vahim” olarak nitelediği bu açıklamanın geri çekilmesini istemişti.
Tokyo, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Japonya’nın en büyük askeri yığınağını finanse etmek amacıyla vergi artışları, harcama reformları ve tek seferlik gelirlerden oluşan karma bir kaynak paketi hazırladı. Bu süreç, savunmayla bağlantılı harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sine çıkardı. Ancak Takaichi, zaten ciddi baskı altındaki kamu maliyesine ilave yük bindirmeden daha fazla askeri genişlemenin nasıl finanse edileceğini henüz açık biçimde ortaya koymadı.
Takaichi hükümeti, Mart 2027’de sona erecek mali yıl için 122,3 trilyon yenlik rekor bütçeyi kabul ettirdi. Daha sonra hane halklarını ve işletmeleri artan enerji maliyetlerinden korumak amacıyla bütçeye 3,1 trilyon yenlik ek paket ilave edildi. Bu durum, kamu kaynakları üzerindeki birbiriyle rekabet eden talepleri de gözler önüne serdi.
Yeni savunma harcamalarının büyük bölümü şimdiye kadar, 1.000 kilometreden daha uzaktaki hedefleri vurabilecek füzelere yönlendirildi. İlave harcama artışlarının önemli bir bölümünün ise Ukrayna’nın Rusya’yla savaşında yoğun biçimde kullandığı türden insansız hava araçlarına ve diğer insansız silah sistemlerine ayrılması bekleniyor.
Asya
Alibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı

Çin merkezli teknoloji şirketi Alibaba, 2,4 trilyon parametreye sahip yeni yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı. Qwen Studio tarafından duyurulan model, 1 milyon tokena kadar bağlam işleme kapasitesi ve görsel veri analiz kabiliyeti sunuyor. Yeni mimarinin yazılım, araştırma ve çok aşamalı karmaşık görevlerde işlem maliyetlerini ve gecikme sürelerini düşürdüğü bildirildi.
Çin merkezli teknoloji şirketi Alibaba, programlama, araştırma ve uzun süreli çok aşamalı görevlerin yürütülmesi için geliştirilen yeni yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i kamuoyuna sundu.
Qwen Studio tarafından yapılan açıklamaya göre yeni model, 2,4 trilyon parametreyle yapılandırıldı. Sistemin 1 milyon tokena kadar bağlam hacmini işleyebildiği kaydetti.
Geliştiriciler, modelin kapsamına görsellerin ve diğer görsel verilerin analiz edilmesi yeteneğini de dahil etti.
Qwen3.8-Max’in uygulama geliştirme, hukuki metinleri inceleme, finansal araştırmalar yapma ve spor analitiği yürütme kabiliyetine sahip olduğu aktarıldı.
Modelin ayrıca büyük hacimli belgeleri, televizyon dizilerini ve canlı yayınları işleyebildiği belirtildi.
Qwen ekibinin paylaştığı bilgilere göre uygulanan yeni mimari, karmaşık görevlerin çözümü sırasında ortaya çıkan hesaplama maliyetlerini ve gecikme sürelerini azaltıyor.
Qwen, Alibaba’nın bulut teknolojileri birimi Alibaba Cloud tarafından geliştirilen büyük dil modelleri ailesini ve aynı adı taşıyan uygulamayı temsil ediyor.
Daha önce Tongyi Qianwen adıyla bilinen proje kapsamında üretilen modeller; metin üretimi ve analizi, programlama, belge işleme ve kurumsal görevlerin çözümü amacıyla kullanılıyor.
Alibaba, 2025 yılının başında Qwen 2.5-Max modelini tanıtmıştı.
Şirket, söz konusu modelin metin anlama, programlama ve mantıksal akıl yürütme testlerini içeren çeşitli değerlendirmelerde DeepSeek-V3 ve Llama-3.1-405B modellerini geride bıraktığını savunmuştu.
Çinli şirket şubat ayında ise robotların yönetimi için tasarlanan RynnBrain modelini kullanıma sundu.
RynnBrain, metin ile görselleri eş zamanlı analiz eden ve makinelerin nesneleri tanımasına, hareketleri hesaplamasına ve komutları yerine getirmesine yardımcı olan Qwen3-VL çok modlu sistemi temel alınarak geliştirildi.
Silikon Vadisi Çin yapay zekâsına yönelik ABD yasaklarına neden karşı çıkıyor?
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi6 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı










