Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası faizi 50 baz puan indirerek yüzde 14,5’e çekti

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, politika faizini 50 baz puanlık bir indirimle yüzde 15’ten yüzde 14,5 seviyesine çektiğini duyurdu. Ekonomideki yavaşlamayı tek seferlik faktörlere bağlayan banka, yüzde 21’lik zirve noktadan bu yana sekizinci kez faiz indirimine giderken; gelecek dönem için ihtiyatlı sinyallerini korudu.

Rusya Merkez Bankası, politika faizini yüzde 15’ten yüzde 14,5 seviyesine indirme kararı aldı. Bu adım, yüzde 21’lik zirve seviyeden bu yana üst üste sekizinci, 0,5 yüzdelik puanlık (50 baz puan) dilimler halinde ise peş peşe beşinci indirim olarak kayda geçti. Politika faizi en son Ekim 2023 tarihinde yüzde 13 ile bu seviyenin altında seyretmişti.

Banka, gelecek dönem stratejisine ilişkin sinyalini değiştirmedi. Yapılan açıklamada, “Rusya Merkez Bankası, enflasyondaki yavaşlamanın kalıcılığına, enflasyon beklentilerinin dinamiklerine ve dış ile iç koşullardan kaynaklanan risklerin değerlendirmesine bağlı olarak, önümüzdeki toplantılarda politika faizinin daha fazla düşürülmesinin uygunluğunu değerlendirecektir” ifadesine yer verildi.

Ekonomideki yavaşlama geçici

Piyasa aktörleri Merkez Bankası’nın bu kararını bekliyordu; ancak son dönemde açıklanan zayıf veriler ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in düşük büyüme hızına yönelik hoşnutsuzluğu sonrası bazı uzmanlar, faizin 100 veya en azından 75 baz puanlık daha keskin bir indirimle düşürülme ihtimalini dile getirmişti.

Buna karşın Merkez Bankası, ekonomide gözlenen yavaşlamayı “geçici” bir durum olarak nitelendirmeyi tercih etti.

Ekonominin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını kabul eden Banka, bu durumun temel nedeninin Katma Değer Vergisi (KDV) artışına uyum süreci olduğunu belirtti.

Ayrıca azalan iş günü sayısı ve şiddetli donların da bu tabloda etkili olduğu ifade edildi. Tüm bu unsurları “tek seferlik faktörler” olarak sınıflandıran Merkez Bankası, bu yıl için yüzde 0,5 ile yüzde 1,5 arasındaki GSYH büyüme öngörüsünü sabit tuttu.

Büyüme tahminleri ile gerçeklik arasındaki fark derinleşiyor

Yıl başında ekonominin “planlı soğuma” sınırını aşarak resesyon riskiyle karşı karşıya kalacak kadar sert yavaşlaması üzerine Vladimir Putin, son bir ay içinde hükümet ve Merkez Bankası’nı iki kez uyardı.

Putin, ekonominin kendi mütevazı tahminlerinin bile altında büyümesinden dolayı yetkilileri eleştirerek, büyüme rotasına dönülmesini talep etti.

Merkez Bankası’na göre ise bu durum, ekonomideki aşırı ısınmanın azalmasından ibaret: “İç talep dinamikleri, mal ve hizmet arzını genişletme kapasitesine yaklaşmış durumdadır.”

İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın verilerine göre, Ocak-Şubat döneminde GSYH yıllık bazda yüzde 1,8 oranında daraldı; iş günü sayısına göre düzeltilmiş veriler ise ekonominin neredeyse yerinde saydığını gösteriyor. Rusya Bilimler Akademisi Ekonomi Öngörü Enstitüsü ise çeyrek sonu itibarıyla yüzde 1,5’lik bir küçülme tahmininde bulundu.

Merkez Bankası’nın Şubat ayı öngörüsü ilk çeyrekte yüzde 1,6’lık bir büyüme öngörüyordu. “Tverdıye Tsifrı” analistleri, gerçeklikle olan bu uçurumun sadece iş günü sayısıyla açıklanamayacağını belirterek, 2026 resmi çalışma takviminin Şubat raporundan çok önce onaylandığına dikkat çekti.

Ekonomist Dmitriy Polevoy, GSYH verilerinin baz beklentilerden çok daha kötü geleceğinden emin olduğunu ifade ederken; Bakan Maksim Reşetnikov, İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın tahminlerini Nisan sonunda aşağı yönlü güncelleyeceğini bildirdi.

Enflasyonist riskler ön planda kalmaya devam ediyor

Merkez Bankası, enflasyonist riskler üzerinde durmaya devam ederken, bu riskler arasından “ekonominin aşırı ısınması” ibaresini çıkardı.

Yıl başındaki enflasyon hızlanmasını da yine KDV artışı ve tarife endekslemesi gibi tek seferlik faktörlere bağlayan Banka, bu unsurlar hariç tutulduğunda yıllık enflasyonun yüzde 4-5 bandındaki istikrarlı seyrini koruduğunu belirtti.

Buna karşın enflasyon beklentilerinde bir düşüş gözlenmiyor. Vatandaşların beklentileri Mart ayındaki sıçramanın ardından Şubat seviyelerine dönerken, iş dünyasının beklentileri neredeyse hiç değişmedi.

İşgücü piyasasındaki gerginlik çok yavaş azalıyor; işsizlik tarihi dip seviyelerde kalırken ücretler verimlilikten daha hızlı artmaya devam ediyor.

Banka, en büyük belirsizliğin dış koşullar ve bütçe politikası parametrelerinden kaynaklandığını vurgulayarak, enflasyonist risklerin dezenflasyonist risklere baskın gelmeye devam ettiği sonucuna vardı.

Faiz indirim hızı yavaşlayacak

Mevcut sinyallere rağmen Merkez Bankası, faiz indirimlerini öngörülenden daha yavaş gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu yıl için ortalama politika faizi öngörüsü yüzde 13,5-15,5 bandından yüzde 14-14,5 aralığına yükseltilirken; gelecek yıl için tahminler yüzde 8-9’dan yüzde 8-10 seviyesine çekildi.

Tverdıye Tsifrı analistleri, bu projeksiyonun yıl sonunda politika faizinin yüzde 11,5 ile yüzde 13,5 arasında bir noktada oluşmasına kapı araladığını hesapladı.

Yatırım bankacısı Yevgeniy Kogan, kararı “beklendiği üzere muhafazakar” olarak tanımladı. Sovcombank Baş Analisti Mihail Vasilyev ise kararın piyasa beklentilerinden “daha sıkı” olduğunu ifade etti.

UK Pervaya Kıdemli Analisti Natalya Vaşçelyuk, yüksek enflasyon beklentileri, kredi perspektifleri ve bütçe harcamalarındaki belirsizliklerin daha büyük adımlı indirimlerin önünü kestiğini belirtti.

Vaşçelyuk’a göre, temkinli indirim adımları enflasyon riski ile ekonominin aşırı soğuması arasındaki dengeyi sağlayabilir.

Bloomberg verilerine göre, Rusya’daki reel faiz oranları (enflasyondan arındırılmış nominal faiz) dünyadaki en yüksek oranlar arasında yer alıyor.

Nisan ayı itibarıyla Rusya, 109 ülke arasında bu göstergede beşinci sırada bulunuyor. Rusya ile birlikte ilk beşte yer alan Nijerya, Brezilya, Gana ve Lübnan gibi ülkeler döviz ve borç krizleri ya da hiperenflasyonla mücadele ediyor.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, yüksek faiz oranlarının nedenini, “dış koşulların kalıcı olarak kötüleşmesi” yani savaşın ekonomik sonuçları olarak nitelendirmişti.

Rusya

Bütçeye 838 milyar ruble: Rusya kamu temettü hedefini büyütüyor

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, 2027 yılı bütçe tasarısında kamu şirketlerinden sağlanacak kâr payı gelir hedefini 838,4 milyar rubleye çıkardı. Gelecek yıl bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması beklenirken, kamu bankası Sberbank tek başına 500 milyar rublelik kaynak sağlayacak.

Rusya Maliye Bakanlığı, devlete ait şirketlerden federal bütçeye aktarılacak kâr payı gelirlerine yönelik beklentilerini yukarı yönlü güncelledi.

2027-2029 bütçe yasa tasarısının gerekçe metnine göre Moskova, 2027 yılında kamu iştiraklerinden 838,4 milyar ruble temettü geliri hedefliyor.

Hükümet, 2026 bütçe tasarısında kâr payı gelirini başlangıçta 703 milyar ruble olarak öngörmüş, ardından bu tahmini 807,6 milyar rubleye yükseltmişti.

Yeni taslakta temettü gelirlerinin 2028’de 914 milyar rubleye, 2029’da ise 985,6 milyar rubleye ulaşması planlanıyor.

Belgede, kâr payı gelirlerindeki artışın makroekonomik göstergelerdeki toparlanma, şirketlerin olumlu beklentileri ve finansal piyasalardaki seyre dayandığı kaydedildi.

Hazineye aktarılacak kâr paylarında en büyük payı Sberbank üstlenecek. 2026 yılı bilançosunda rekor net kâr hedefleyen kamu bankası, bu kârın yarısını hissedarlarına dağıtmayı amaçlıyor.

Böylece Rusya bütçesine 2027 yılında Sberbank kaynaklı yaklaşık 500 milyar ruble aktarılması bekleniyor. Banka, 2025 yılı sonuçlarına dayanarak 2026’da toplam 850,17 milyar ruble kâr payı ödemiş, hakim ortak konumundaki devlet bu tutarın yarısı olan 425,1 milyar rubleyi kasasına koymuştu.

Bütçedeki kâr payı projeksiyonu, hem borsada işlem gören halka açık şirketleri hem de hisseleri işlem görmeyen kamu kuruluşlarını içeriyor.

Maliye Bakanlığı, 2027 yılı ile 2028 ve 2029 planlama dönemini kapsayan yasa teklifi paketini 24 Eylül’de hükümete sundu.

Gelecek yıl için bütçe gelirlerinin 43,3 trilyon ruble, harcamaların ise 48,8 trilyon ruble düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Önümüzdeki üç yıllık dönemde bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması hedefleniyor. Bakanlık ayrıca 2027 yılında devletin borçlanma hacmini 2,3 trilyon ruble artırmayı planlıyor.

Taslakta gösterge petrol fiyatı varil başına 50 dolar olarak belirlendi. Gerçekleşen petrol fiyatının bu eşiği aşması durumunda elde edilecek ek gelirler Ulusal Refah Fonu’na aktarılacak.

Bakanlığın bütçe paketinde vergi sistemine yönelik bir dizi düzenleme de yer aldı. Bu kapsamda gerçek kişilerin pasif gelirlerine yüzde 13 ila 22 aralığındaki beş basamaklı artan oranlı gelir vergisinin uygulanması, yatırım fonlarının pasif gelirlerine yüzde 15 kurumlar vergisi yükümlülüğü getirilmesi, “C” tipi hesaplara yerleşik olmayanlar adına ödenen temettülerdeki kurumlar vergisinin yüzde 35’e çıkarılması ve madencilik ile metalurji sektöründeki tabii kaynak rantı vergilerinin yeniden düzenlenmesi önerildi.

Borsadaki şirketlerin temettü dağıtımına ilişkin Alfa-Bank verileri ise farklı bir eğilime işaret ediyor. Moskova Borsası geniş pazar endeksinde (MOEXIBMI) yer alan 100 şirketten 49’u 2025 mali yılında kâr payı dağıtırken, analistler 2026 bilançolarıyla bu sayının 37’ye gerilemesini bekliyor.

Bankanın ağustos sonunda açıkladığı 12 aylık projeksiyona göre, halka açık şirketlerin dağıtacağı kâr paylarında petrol ve doğalgaz sektörü 1,7 trilyon ruble ile ilk sırada yer alıyor.

Finans sektörünün 1,2 trilyon ruble, bilişim ve telekomünikasyonun 252 milyar ruble, madencilik ve metal sektörünün 186 milyar ruble, tüketim sektörünün 110 milyar ruble, diğer sektörlerin ise 70 milyar ruble kâr payı dağıtacağı tahmin ediliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Duma yeni döneme başladı: Putin’den sosyal taahhüt ve kalite vurgusu

Yayınlanma

Rusya Devlet Duması dokuzuncu yasama dönemine başlarken Vladimir Putin milletvekillerinden sosyal vaatlerin karşılanmasını ve yasa kalitesinin korunmasını istedi. Seçimlerde 349 sandalye ile anayasal çoğunluğu koruyan Birleşik Rusya’nın yanı sıra dört parti daha meclise girdi. Putin genel kurulun ardından Kremlin’de parlamento temsilcilerini kabul etti.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, dokuzuncu yasama döneminin ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurula hitabında milletvekillerine seslenerek seçmenlerin güvenini boşa çıkarmama ve vatandaşlara yönelik sosyal taahhütleri eksiksiz yerine getirme çağrısı yaptı.

Putin, devletin temel kalkınma alanlarında öncü konuma ulaşması için kamu kurumlarının mevzuatı geliştirmek üzere eş güdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.

Hızlı teknolojik dönüşüm çağında Rusya’nın bu tür değişimlerin ön saflarında yer alması gerektiğini savunan Putin, ülkenin bunun için gereken olanaklara, birikime ve iç kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi.

Devlet Duması’nın hükümet, bölgesel parlamentolar ve uzman çevrelerle ortaklık temelinde çalışacağını belirten Rus lider, anayasal çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya partisinin diğer gruplarla ilişkilerinde demokratik ilkelere bağlı kalacağına inandığını kaydetti.

Milletvekillerinin öncelikli görevleri arasında demografi ve ailelerin refah düzeyini yükseltme hedeflerini öne çıkaran Putin, bütçe hazırlıklarında kalıcı ekonomik büyüme ile yeni yatırım döngüsünün esas alınmasını istedi.

Yasa yapım sürecinde farklı görüşlerin ve toplumun taleplerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Putin, “Süreler elbette mühim, hiçbir şeyi geciktirmemek gerekir. Ancak her yasanın niteliği ve işlerliği bundan da mühimdir” dedi.

18-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarına göre, yüzde 5’lik seçim barajını beş parti aştı.

Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre Birleşik Rusya 349 sandalye kazanırken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37, Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) 23, Yeni İnsanlar 19, Adil Rusya ise 17 milletvekilliği elde etti. Tek sandalyeli seçim bölgelerinden gelen dört bağımsız aday ile Rodina partisinden bir temsilci de meclise girdi.

Putin, genel kurulun ardından mecliste temsil edilen siyasi partilerin yöneticileriyle Kremlin’de bir araya geldi. Toplantıya Devlet Duması Başkanlığı görevine yeniden aday gösterilen Vyaçeslav Volodin, Birleşik Rusya Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, KPRF lideri Gennadiy Zyuganov, LDPR Genel Başkanı Leonid Slutskiy, Yeni İnsanlar Genel Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve Adil Rusya Birinci Genel Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov katıldı.

Görüşmede seçim sürecini değerlendiren Putin, seçim komisyonlarının sınır bölgelerinde ve çatışma şartlarında görev yaptığını belirterek, üç günlük oylama yöntemi ile elektronik sistemlerin katılımı kolaylaştırdığını ve sandığa giden on milyonlarca seçmenin sonuçlara tartışmasız meşruiyet sağladığını söyledi.

Toplantıda söz alan KPRF lideri Zyuganov, partinin Devlet Başkanı ve Başkomutanın talimatlarını yerine getireceğini ifade etti.

Sandalye sayısını artıran LDPR’nin Genel Başkanı Slutskiy, 2021 seçimlerine kıyasla 2 milyon daha fazla oy aldıklarını ve askeri harekat katılımcılarına destek sağlayacaklarını kaydetti.

Adil Rusya temsilcisi Babakov meclisteki diyalog zeminini överken, Yeni İnsanlar temsilcisi Davankov katılım oranının neredeyse yüzde 60 düzeyine ulaştığını vurguladı.

Birleşik Rusya lideri Medvedev ise oylamayı sabote etme girişimlerinin ters teptiğini öne sürerek, 2032 yılına kadar ilhak edilen bölgelerin kalkınma düzeyini ülke geneline ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Yayınlanma

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.

Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.

Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.

Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.

Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.

Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.

Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.

Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.

Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English