Bizi Takip Edin

Asya

ÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti

Yayınlanma

‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’, sıkı disiplini, merkezi liderliği ve yolsuzluğun ortadan kaldırılmasını vurguluyor.

Çin Komünist Partisi (ÇKP), Devlet Başkanı Xi Jinping’in siyasi düşüncesinin, partinin disiplin ve birleşik liderlikle yönetilmesini vurgulayan yeni bir kolunu duyurdu.

Devlet yayıncısı CCTV’nin haberine göre, pazartesi günü parti inşası üzerine düzenlenen ulusal bir konferansta “Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi” kavramı, “parti inşasına ilişkin Marksist teori tarihinde ve Çin Komünist Partisi’nin parti inşası tarihinde bir dönüm noktası” olarak övüldü.

Yeni ifade, partinin ideoloji şefi ve partinin en üst karar alma organı olan yedi üyeli Politbüro Daimi Komitesi’nin beşinci sıradaki üyesi Cai Qi’nin başkanlık ettiği bir toplantıda resmen ortaya kondu. Toplantıya disiplin, personel ve diğer kilit konulardan sorumlu yetkililer de katıldı.

CCTV’nin haberine göre Xi, bu kavramı 2012’deki 18. Ulusal Parti Kongresi’nden bu yana geliştirdi ve kavram, “uzun vadeli iktidara sahip Marksist bir partinin” nasıl inşa edileceği de dahil olmak üzere temel sorulara verilen bir yanıtı temsil ediyor. Haberde ayrıca kavramın, “yeni dönemde parti inşasını güçlendirmek için temel kılavuz” işlevi göreceği belirtildi.

Haberde, “Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi”nin “14 ısrar” ortaya koyduğu belirtildi. Bunlar arasında “Parti Merkez Komitesi’nin merkezi ve birleşik liderliğinde ısrar”, “partinin tam ve sıkı öz yönetiminde ısrar” ve farklı düzeyler arasında bütünlük sağlayan bir örgütsel sistemde ısrar yer aldı.

Yolsuzlukla mücadele de başlıca odak noktalarından biri. Doktrin, “yetkililerin yolsuzluk yapmaya cesaretinin, fırsatının ya da arzusunun olmamasını” sağlamak için eşgüdümlü çabalar gösterilmesini talep ediyor.

Partinin teorik kanonuna yapılan bu son ekleme, 2027 sonbaharında yapılması beklenen bir sonraki parti kongresinden yaklaşık bir yıl önce gündeme getirildi. Alışılmış yaş sınırları nedeniyle partinin Merkez Komitesi’nin üçte ikisinden fazlasının değişmesi bekleniyor. Politbüro ve Daimi Komitesi’nde de büyük değişiklikler öngörülüyor.

Resmi haber ajansı Xinhua pazartesi günü, yeni doktrinin “Çin Komünist Partisi’nin neden işlediğini, Marksizmin neden işlediğini ve Çin’e özgü sosyalizmin neden işlediğini” ortaya koyduğunu söyledi.

Xinhua, doktrinin partinin tüm yönlerinde koordinasyona, kurum ve mekanizmaların iyileştirilmesine ve yasa ile düzenlemelerin bilimsel bir şekilde kullanılmasına daha fazla vurgu yaptığını belirtti.

Tsinghua Üniversitesi Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Xie Maosong, Xi’nin parti inşası doktrininin “uzun vadeli”, “sıkı” ve “kural temelli” olduğunu söyledi.

“Partinin 105’inci kuruluş yıl dönümünün [1 Temmuz] hemen öncesinde başlatılan bu doktrin, teori, disiplin, örgütlenme, kadroların niteliği ve eğitimi dahil olmak üzere parti inşasının tüm temel yönlerini kapsayan kilit hedefleri ayrıntılandırarak, Çin’in iktidar partisinin önümüzdeki on yıllardaki yol gösterici ilkesi olmaya hazırlanıyor” dedi.

Xie, bunların birçoğunun son birkaç on yılda çıkarılan kritik dersler olduğunu da ekledi.

Pekin, Xi’nin partinin doktrinine ekonomi, ordu, diplomasi ve kültür dahil olmak üzere birçok alandaki katkılarını duyurdu. 2017’de Xi’nin ordu üzerine düşüncesi, 19. Ulusal Parti Kongresi raporuna yazıldı; bu düşünce, partinin silahlı kuvvetler üzerindeki mutlak liderliğinde ısrarın yanı sıra “savaşa hazırlığa, inovasyon odaklı gelişime ve askeri-sivil entegrasyona daha fazla vurgu” yapılmasını içeriyordu.

2018’de dış ilişkiler üzerine düzenlenen bir konferansta “Xi Jinping’in Diplomasi Üzerine Düşüncesi” yol gösterici doktrin olarak tesis edildi. Bu doktrin, dış ilişkiler üzerinde parti liderliğinin sürdürülmesini, “insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşa edilmesinin” teşvik edilmesini ve karşılıklı saygı ile karşılıklı faydaya dayalı işbirliği temelinde barışçıl kalkınmanın izlenmesini vurguluyordu.

Asya

Pakistan Yüksek Mahkemesi, İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi

Yayınlanma

Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi.

Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pakistan Yüksek Mahkemesi’nin salı günü eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdiğini açıkladı. Karar, İmran Han’ın sağlık durumuna ilişkin endişelerini dile getiren partisi ve ailesinin uzun süredir devam eden talebini karşılamış oldu.

Kriketçiyken siyasete atılan 73 yaşındaki Han, 2022’de görevden uzaklaştırılmasının ardından siyasi saiklerle açıldığını söylediği bir dizi davada mahkûm edilerek Ağustos 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor.

Oğulları geçen yıl İmran Han’ın kötüleşen sağlık durumuyla ilgili defalarca endişelerini dile getirirken, avukatları da cezaevinde bulunduğu süre içinde sağ gözündeki görme yetisini önemli ölçüde kaybettiğini söylemişti.

PTI Sözcüsü Zülfikar Buhari, “Bu son derece memnuniyet verici bir karar. Keşke daha önce alınsaydı da gözü ve genel sağlık durumu bu kadar kötüleşmeseydi,” dedi.

Buhari, “Tüm doktorlar tatmin olana kadar hastanede kalmalı,” diye ekledi.

Han’ın sözcüsü Naeem Haider Panjutha, X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkemenin Han’ın 48 saat içinde Shifa International Hospital’a nakledilmesine ve 16 Eylül’e kadar burada kalmasına karar verdiğini bildirdi.

Han, güvensizlik oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana, devlet hediyeleri ve hukuka aykırı evlilik de dahil olmak üzere çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı. Bazı mahkûmiyet kararları askıya alınırken veya bozulurken, bazılarına ilişkin temyiz süreçleri devam ediyor. Han, hakkındaki suçlamaları reddediyor.

Aralarında sınırın diğer tarafındaki Hindistan’dan isimlerin de bulunduğu dünyanın dört bir yanından kriketin önde gelen isimleri, şubat ayında Han’ın cezaevi koşullarına ilişkin “derin endişelerini” dile getirerek kendisine daha iyi muamele edilmesini talep etmişti.

PTI, 2018’de iktidara geldi ve kilit eyaletlerde geniş bir destek tabanını koruyor. Ancak parti, 2024 seçimleri öncesinde seçim sembolünden mahrum bırakılmış, bu nedenle adayları bağımsız olarak seçime girmek zorunda kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore: Trump’ın itirazlarına rağmen ortak tatbikatlar devam ediyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Trump’ın Güney Kore ile tatbikatların kapsamını daraltma kararı, Seul’e ticaret konusunda baskı olarak yorumlanıyor.

Güney Kore, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltma kararına temkinli bir yanıt verdi. Analistler bu adımı, Lee Jae Myung hükümetine ilave ticari tavizler vermesi için baskıyı artırma girişimi olarak değerlendiriyor.

Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, yıllık tatbikatların “maliyetli” olduğunu belirterek kararı buna bağladı ve tatbikatların Kuzey Kore’ye “tamamen uygunsuz ve düşmanca” bir mesaj gönderdiğini söyledi. Trump ayrıca Güney Kore’nin, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silahlardan arındırılması” konusunda ABD’ye katılmayı reddetmesini de gerekçe gösterdi.

Ulchi Freedom Shield tatbikatları pazartesi günü başladı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, tatbikatların planlandığı şekilde sürdüğünü ve 27 Ağustos’a kadar devam edeceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı yorum talebine yanıt vermezken, Devlet Başkanlığı Sarayı da Trump’ın mesajına ilişkin henüz herhangi bir açıklama yayımlamadı. Pazartesi günü Güney Kore’de resmi tatil.

Asan Politika Çalışmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Cha Du-hyeogn, ABD Başkanı’nın paylaşımının “Güney Kore’ye karşı bir baskı aracı işlevi gördüğünü, aynı zamanda Kuzey Kore üzerinde baskı kurmanın da bir yolu olduğunu” söyledi.

Nikkei Asia’ya konuşan Cha, “Mesaj şu: Aşırı saldırgan adımlar atmaktan kaçınır ve beklerseniz, önünüze bir fırsat çıkabilir” dedi.

“Gerçekte Trump’ın mesajı Lee Jae Myung yönetimine baskı yapmayı amaçlıyor. Bu güvenlik garantileri olmadan gerçekten dayanabilir misiniz? Sonuçta bu, ‘İster ticarette ister başka alanlarda olsun, bize daha fazlasını verin’ demenin başka bir yolu.”

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cumartesi günü yaptığı Kurtuluş Günü konuşmasında Kuzey Kore konusunda çok taraflı görüşmeler önerdi. Konuşma, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Kore Yarımadası’nın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun 81. yıldönümü dolayısıyla yapıldı.

Lee, “çok eski bir savaşı” sona erdirmek ve Kuzey Kore’nin nükleer silah kapasitesini geliştirmesini durdurmak için “ilgili taraflar” arasında görüşmeler başlatmayı teklif etti. Kore Savaşı’ndaki aktif çatışmalar 1953’te bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti. Bu nedenle iki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde bulunuyor.

Kuzey Kore, Trump’ın mesajına henüz yorum yapmadı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı cuma günü ABD-Güney Kore ortak tatbikatını “saldırgan bir savaşın provası” olarak nitelendirmişti.

Seul’deki Ewha Üniversitesi’nden Profesör Leif-Eric Easley, “ABD-Güney Kore ortak savunma tatbikatları, askeri güçlerin görevlerini yerine getirmeye hazır ve yetkin olması açısından hayati öneme sahip” dedi.

“Tatbikatların kapsamını daraltmak, ittifak içi koordinasyona zarar verebilir, Güney Kore’nin kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi sürecini yavaşlatabilir ve Asya’daki olası çatışmalara karşı caydırıcılığı zayıflatabilir” diye ekledi.

Ticaret cephesinde Seul ve Washington, ABD’nin Güney Kore’den ithal edilen ürünlere uyguladığı yüzde 12,5’lik gümrük tarifeleri ve Güney Kore’nin ABD’de gerçekleştireceği 350 milyar dolarlık yatırımın nasıl tahsis edileceği konusunda görüşmeler yürütüyor.

Trump pazar günü yaptığı paylaşımda, tatbikatları iptal etmek için “çok geç” olduğu gerekçesiyle ABD ordusunun ortak tatbikatların kapsamını “önemli ölçüde azaltacağını” yazdı. Trump ayrıca Kim Jong Un ile “çok iyi bir ilişkisi” olduğunu ve Kuzey Kore’nin “tehditkâr olmayan ve saygılı” bir tutum sergilediğini ifade etti.

Trump ile Kim’in son görüşmesi 2019 yılında Panmunjom’da gerçekleşmişti. Trump cumartesi günü sosyal medyada iki liderin birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, “Kim Jong Un ile ÇOK İYİ anlaşıyoruz!” diye yazdı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise bu ay yaptığı açıklamada, 50 bine kadar Kuzey Kore askerinin ülkesine karşı konuşlandırıldığını söyledi ve Güney Kore’den Ukrayna’nın hava savunmasına destek vermesini istedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 30 yılın zirvesine çıktı

Yayınlanma

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvil faizi, zayıf yenin enflasyon kaygılarını artırması ve yatırımcıların gelecek ay faiz artırımı yapılacağına yönelik beklentilerini güçlendirmesiyle son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve yakından izlenen yüzde 3 seviyesine yaklaştı.

Gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvil faizi pazartesi günü yüzde 2,93’e kadar yükselerek 1996’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tahvil faizleri fiyatlarla ters yönde hareket ediyor.

Traderlar ve analistler, faizdeki yükselişin, zayıf yen ve İran’daki savaş nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyonu hızlandıracağı yönündeki yatırımcı beklentilerini yansıttığını söyledi. Yatırımcılar ayrıca Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) eylül ayında faiz artıracağı varsayımını da fiyatlıyor.

Deutsche Bank analisti Shoki Omori, yüzde 3 seviyesinin “mali güvenilirlik açısından kritik bir savunma hattı” olduğunu söyledi. Bunun nedeni, hükümet bütçesinde varsayılan faiz oranının bu seviyede bulunması.

Financial Times’a kobuşan Omori, yüzde 3 seviyesine ulaşılmasının “hükümetin öngörmediği bir faiz artışına işaret edeceğini” belirtti.

SMBC Nikko Başekonomisti Junichi Makino ise, “Enflasyon beklentilerindeki [yüzde 2’ye yakın seviyeye] yükseliş, yenin son dönemdeki zayıflığını yansıtıyor gibi görünüyor” dedi.

Makino, enflasyon beklentilerinin BoJ’un yaklaşık yüzde 1,2 olarak tahmin ettiği temel enflasyon seviyesine doğru gerilemesi halinde tahvil faizinin yeniden yüzde 2 bandına düşebileceğini ekledi.

Yen, geçen ayın sonunda ABD ve Japonya tarafından gerçekleştirilen eşgüdümlü müdahalelere rağmen değer kaybetmeye devam etti ve bu müdahaleler sonrasında elde ettiği kazanımların yarısını geri verdi.

Dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesi olan 164 yenden yaklaşık 155 yene kadar hızla değer kazanan Japon para birimi, yeniden zayıflayarak yaklaşık 159 yen seviyesinden işlem görmeye başladı.

10 yıllık tahvil faizi yükselişi, Japonya ekonomisinin haziran sonuna kadarki üç aylık dönemde beklenmedik şekilde yavaşlamasıyla aynı zamana denk geldi. Bu durum, BoJ’un yaklaşan faiz kararını daha da karmaşık hale getirebilir.

Pazartesi günü açıklanan verilere göre reel GSYH, ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,1 büyüdü. Bu oran, ekonomistlerin beklediği yüzde 2’lik büyümenin oldukça altında kaldı.

Goldman Sachs analistleri, “Özel tüketim ve sermaye harcamaları geriledi; bu da özel sektör kaynaklı iç talebin zayıflığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.

LSEG verilerine göre yatırımcıların çoğunluğu hâlâ BoJ’un eylül ayında politika faizini yüzde 1,25’e yükseltmesini bekliyor. Ayrıca yatırımcılar, merkez bankasının faiz artışlarının hızını artıracağı ihtimaline giderek daha fazla oynuyor.

Nikkei Asia: ABD-Japonya yen müdahalesi Tokyo için bir başka yenilgi

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English