Bizi Takip Edin

Amerika

ABD hükümeti, 7 çip şirketine ortak oluyor

Yayınlanma

ABD Ticaret Bakanlığı, yarı iletken üretimi için yedi özel şirkete toplam 874 milyon dolar tutarında teşvik sağlayacağını duyurdu. Hükümet, sağlanan mali kaynak karşılığında ilgili şirketlerden azınlık hissesi devralacak. Miktar, kritik teknolojiler ile yapay zeka sistemlerine yönelik araştırma ve geliştirme projelerinde kullanılacak.

ABD Ticaret Bakanlığı bu hafta yaptığı açıklamayla, yedi şirkette azınlık hissesi devralma karşılığında yarı iletken üretimine 870 milyon dolardan fazla federal teşvik tahsis edeceğini duyurdu.

Milli Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından çarşamba günü yayımlanan blog yazısında, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki CHIPS Araştırma ve Geliştirme Ofisinin dönüm noktası niteliğindeki CHIPS ve Science Act kapsamında yedi şirketle toplam 874 milyon dolarlık federal fon sağlamak üzere niyet mektubu imzaladığı bildirildi.

NIST’in açıklamasına göre verilen finansal destekler, kritik teknolojiler ile veri aktarımı ve işlemede elektrik yerine ışık kullanan gelişmiş entegre fotonik mikroçip teknolojisine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılacak.

Mali kaynak ayrıca bilgi işlem ve yapay zeka sistemlerine yönelik mimariler ile bellek teknolojilerinin araştırılması ve geliştirilmesine aktarılacak.

NIST yazısında, “Bakanlık, ABD vergi mükelleflerine sağlanan getiriyi artırmak amacıyla, fonları alma koşulu olarak her bir şirkette azınlık durumunda ve kontrol gücü bulunmayan hisse elde edecektir” ifadelerine yer verdi.

Sağlanan fondan yarı iletken üreticisi GlobalFoundries firmasına 300 milyon dolara kadar pay ayrılırken, yapay zeka bellek ve mantık teknolojileri geliştiren Kepler firması 245 milyon dolara kadar destek alacak.

NIST, yarı iletken ekipman üretimi yapan Multibeam Corp. şirketine 140 milyon dolara kadar kaynak aktarılacağını, kalan fonların ise ekipman üreticileri Extropic, Thintronics, Obsidia Semiconductors ve Aeluma Inc. arasında paylaştırılacağını kaydetti.

Ticaret Bakanı Howard Lutnick basına yaptığı yazılı açıklamada, “Bu stratejik yatırımlar ülkemizin yerli kabiliyetlerini artıracak, yüksek ücretli istihdam yaratacak ve Amerika’yı yarı iletken sektörünün ön saflarında tutacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi kanadın hisse alımlarına tepkisi sürüyor

Açıklama, Başkan Donald Trump’ın ülkenin en büyük çip üreticilerinden Intel’in aldığı yaklaşık 11 milyar dolarlık federal sübvansiyon karşılığında federal hükümetin şirketten yüzde 10 hisse alacağını duyurmasından yaklaşık bir yıl sonra geldi.

Söz konusu uygulama Trump’ın Cumhuriyetçi tabanından eleştiriler topladı.

CHIPS ve Science Act yasasının temel taslağını hazırlayan Cumhuriyetçi Senatör Todd Young, o dönemde yaptığı açıklamada, yasa metninin federal hükümetin Intel veya başka bir büyük şirkette büyük oranda hisse sahibi olmasını asla hedeflemediğini söyledi.

Dönemin Başkanı Joe Biden tarafından 2022 yılında imzalanarak yasalaşan mevzuat, ABD içindeki yerli üretimi artırmak amacıyla yerli yarı iletken üreticilerine federal sübvansiyonlar sağlıyor.

Geçen yaz gelen tepkilere rağmen Trump yönetimi, geçen yılın aralık ayında lazer teknolojisi geliştiren bir girişim olan xLight şirketine sağlanan federal teşvikler karşılığında 150 milyon dolarlık hisse devralmak üzere harekete geçmişti.

Amerika

ABD piyasalarında dalgalanma sürüyor

Yayınlanma

ABD piyasaları, Başkan Trump ve Fed Başkanı Kevin Warsh’un İran’daki savaşın tetiklediği artan enflasyon riskleriyle karşı karşıya kalması üzerine huzursuz bir dönem geçiriyor. Merkez bankasının yükselen enerji fiyatlarıyla ve bunların genel ekonomiye etkileriyle nasıl mücadele edeceğine dair belirsizlik sürerken hisse senetleri ve tahvil faizleri sert dalgalanmalar gösterdi. Yeni veriler ekonominin durgun fakat istikrarlı bir seyir izlediğini ortaya koysa da uzmanlar piyasadaki oynaklığın Merkez Bankası üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.

ABD finans piyasaları, Devlet Başkanı Donald Trump ve Federal Rezerv (Fed) Başkanı Kevin Warsh’un İran’daki savaşın kaynaklık ettiği yükselen enflasyon riskleriyle karşı karşıya kalması nedeniyle huzursuz bir seyir izliyor.

Fed’in yüksek enerji fiyatları ve bu fiyatların geniş ekonomi üzerindeki etkisiyle nasıl mücadele edeceğine ilişkin belirsizlik ortamında hisse senetleri ve tahvil faizleri sert dalgalanmalar yaşadı.

Borsa, Fed’in çarşamba günü faiz artırımına gitmeyi reddetmesinin hemen ardından ağır kayıplar verdi ve tahvil faizleri fırladı.

Piyasalar ancak perşembe günü açıklanan yeni haziran ayı enflasyon rakamlarının ekonomide yavaş fakat istikrarlı bir tablo göstermesiyle toparlandı.

Piyasa perşembe günü Warsh’un ekonomiye olan güvenini doğrular nitelikte hareket etmiş olsa da uzmanlar, piyasadaki oynaklığın Trump’ın İran’daki savaşı sürerken merkez bankasının gözetmek zorunda olduğu hassas dengeyi göz önüne serdiğini kaydetti.

Westwood Capital Yönetim Kurulu Başkanı Daniel Alpert, “Şu andaki hareketler bir bekleme düzeninde. Piyasanın savaş nedeniyle gerilediği açık. Savaş devam ediyor. Bu nedenle piyasa durumdan ne çıkaracağını gerçekten bilmiyor” değerlendirmesini yaptı.

Ekonomik Analiz Bürosu tarafından perşembe günü açıklanan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksine göre yıllık enflasyon mayıs ayındaki yüzde 4,1 seviyesinden haziranda yüzde 3,7’ye geriledi. PCE endeksi, Fed’in enflasyon için tercih ettiği temel ölçüt konumunda bulunuyor.

Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), çarşamba günü faiz oranlarını yüzde 3,5 ile yüzde 3,75 aralığında sabit bıraktı.

Uzmanlar kararı yaygın şekilde bekliyor olsa da tüccarlar toplantı öncesinde alışılmadık derecede yüksek bir belirsizlik sergiledi.

Warsh kararda üç muhalif oyla karşı karşıya kaldı. Cleveland, Dallas ve Minneapolis Fed başkanları faizlerin çeyrek puan artırılması yönünde oy kullandı.

Ancak Fed Başkanı çoğunluğun kararına bağlı kalarak, İran savaşı sürecindeki enerji fiyatı artışlarına atıfla “son şoklara” rağmen ekonominin “etkileyici bir direnç gösterdiğini” savundu.

Warsh, birincil hedefinin enflasyonu yüzde 2’ye düşürmek olduğunu yineledi ve merkez bankasının enerji fiyatı şoklarının etkilerinin “genişleyip genişlemediğini” izlediğini kaydetti.

Ancak bu mesajın Fed’in faizleri üst üste beşinci kez sabit tutma kararıyla yan yana gelmesi, Fed’in enflasyonla mücadelede geç kaldığına dair endişelerin artmasıyla hisse senedi piyasasının düşmesine ve tahvil faizlerinin yükselmesine neden oldu.

Eski Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Enflasyonu yeniden yüzde 2’ye düşürmek için politikanın biraz kısıtlayıcı olmasına ihtiyacınız olacak” dedi.

Toplantıda bulunması halinde muhtemelen bir faiz artırımı lehine argüman sunacağını belirten Mester, “Politikanın, yani Fed gösterge faiz oranının şu anda ekonomi üzerinde kısıtlayıcı olduğuna inanmıyorum” diye ekledi.

Üç ana piyasa endeksi merkez bankasının kararının ardından çarşamba öğleden sonra darbe aldı.

Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık 1 bin 100 puan veya yüzde 2,19 kayıpla Nisan 2025’ten bu yana en kötü düşüşünü yaşadı.

S&P 500 endeksi yüzde 1,52, Nasdaq bileşik endeksi ise yüzde 1,74 geriledi. Piyasalar perşembe günü büyük ölçüde toparlandı.

Bu sırada, yatırımcıların ekonomi ve enflasyona ilişkin beklentileri için bir gösterge olarak kullanılan 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi, çarşamba günü Warsh henüz konuşurken yükselişe geçti.

Perşembe erken saatlerde yüzde 4,7 ile zirve yapan 10 yıllık tahvil faizi, yatırımcıların ufukta daha fazla enflasyon gördüğüne işaret etti ve günün ilerleyen saatlerinde gevşedi.

30 yıllık Hazine tahvili faizi benzer şekilde yüzde 5,2’ye fırlayarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Ritholtz Wealth Management Baş Piyasa Stratejisti Callie Cox, Warsh’un çarşamba günkü basın toplantısını “oldukça muğlak” olarak niteledi.

Toplantıya dair daha fazla güvence ve ayrıntı bulunduğunu ancak başkanın açıklamalarında “çok fazla somut içerik” yer almadığını kaydetti. Enflasyona göre düzeltilmiş reel faizlere atıfta bulunan Cox, The Hill’e, “Sanırım birçok piyasa izleyicisi, kendisi ve komitenin faiz oranlarını sabit tutmayı seçmesi ancak reel faizlerin yükseldiğini kabul etmesi karşısında kafa karışıklığı yaşadı. Bu durum piyasanın bir faiz artırımına göre pozisyon aldığını gösterir” dedi.

Alpert da tahvil piyasasının “haberlere göre işlem görme eğiliminde olduğunu”, bunun da Warsh’un Fed’in kendi sinyalleri ile piyasalar arasındaki geri bildirim döngüsünü kapatma hedefini zorlaştırdığını belirtti.

Alpert, “nihai güzellik yarışması” olarak nitelediği tahvil piyasası için, “Bir tahvil tüccarının diğer insanların makroekonomik ve politik meseleler hakkında ne düşüneceğine dair tahminlerine dayalı işlemler görüyorsunuz” ifadesini kullandı.

Piyasaların üzerinde, ülkenin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle enerji fiyatlarında artışa yol açan İran ile savaş gölgesi sallanıyor.

Washington ve Tahran’daki yetkililer haziran ortasında askeri düşmanlıkları durdurmak için bir mutabakat zaptına varmış olsa da son üç hafta iki taraf arasında misilleme niteliğindeki karşılıklı saldırıların yeniden başlamasına sahne oldu.

Mayıs ayından haziran ayına enflasyondaki düşüş, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin savaş öncesi seviyelere doğru kademeli olarak ilerlemesinin ilk işaretlerini yansıttı.

Ancak saldırıların yeniden başlaması ve İran’ın su yolundaki gemilere yönelik baskılarını sürdürmesi ortasında, Kuzey Amerika göstergesi olan Batı Teksas türü ham petrolün fiyatı, haziran sonu ve temmuz başında 70 doların altında işlem gördükten sonra 80 doların üzerine çıktı.

Ekonomik Analiz Bürosu’nun yeni verilerine göre ABD gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) ilk çeyrekteki yüzde 2,1’lik büyümenin ardından ikinci çeyrekte yıllık yüzde 1,5 oranında artış göstererek ABD ekonomisinin de yavaşlama belirtileri sergilediğini ortaya koydu.

Moody’s Analytics Baş Ekonomisti Mark Zandi perşembe günü yaptığı değerlendirmede ekonominin “yumuşak ve savunmasız” olduğunu, tüketici harcamalarının gevşemesinden darbe almaya açık bulunduğunu belirtti.

Gıda ve enerji fiyatlarının jeopolitik koşullardan kaynaklanan kısa vadeli dalgalanmalara daha yatkın olduğunu kaydeden Zandi, Ortadoğu’daki çatışmanın enflasyonist etkilerinin yayılabileceğine dikkat çekti.

Ekonomist, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Reel kullanılabilir gelirin yatay seyrettiği ve kişisel tasarrufların neredeyse en düşük seviyelerde olduğu göz önüne alındığında, orta ve düşük gelirli hanelerin harcamaları ciddi bir baskı altında” diye yazdı.

Zandi, “İran savaşı ne kadar uzarsa, enerji fiyatları ve faiz oranları ne kadar yükselirse, bu tüketicilerin geri çekilme ve ekonominin geri kalanını da yanlarında sürükleme ihtimali o kadar artar” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak bu son veriler Warsh’a faizleri daha uzun süre sabit tutması için daha fazla alan da sağlayabilir.

Northlight Asset Management Yatırım Direktörü Chris Zaccarelli yaptığı açıklamada, “Bu sabah açıklanan beklentiden zayıf GSYH rakamları, ekonominin çok hızlı yavaşladığına dair bir endişe kaynağı olabilir. Diğer yandan, düşük PCE verileri Fed’e sabırlı olması ve faiz oranlarını erkenden artırmaması için biraz daha alan sağlamalıdır” dedi.

Harris Financial Group Yönetici Ortağı Jamie Cox ise perşembe günü yaptığı açıklamada, Fed’in faizleri sabit tutarak “doğru kararı verdiğini” ve son verilerin “enerji şoku olmasaydı enflasyonun düşüş eğiliminde olacağını” gösterdiğini savundu.

Gelecekteki Fed faiz kararlarına ilişkin bahisleri izleyen CME FedWatch aracına göre, FOMC eylül ortasında yeniden toplanacak ve finans piyasaları perşembe günü itibarıyla çeyrek puanlık bir faiz artırımı olasılığını yüzde 63,4 olarak fiyatlıyor.

Toplantıyı değerlendiren Mester, karar vericilerin o zamana kadar açıklanacak ekonomik verilere dayanarak “farklı sonuçlara” varacağını söyledi.

Fakat Mester, bir faiz artırımı olmadan enflasyonun düşmesini beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulayarak, “Bunun savunulması daha zor bir argüman olacağını düşünüyorum, ancak verilerin ne söyleyeceğini göreceğiz” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Demokrat seçmenin üçte biri kendini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor

Yayınlanma

SSRS tarafından yürütülen yeni CNN anketine göre Demokratların yaklaşık üçte biri kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor. Bu grup parti içinde azınlıkta kalsa da en sadık seçmenler arasında yer alıyor ve parti liderliğinde köklü değişiklikler istiyor.

SSRS tarafından yürütülen ve bulgularını CNN kanalın yayımladığı yeni ankete göre, Demokratların yaklaşık üçte biri kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor. Bu veriler, partinin ilerici kanadının artan etkisini gösteriyor.

Demokratik sosyalistler parti içinde azınlığı oluştursalar da, yapılan araştırma bu kişilerin Demokratların en sadık destekçileri arasında yer aldığını ortaya koydu. Bu grup, diğer Demokratlara kıyasla parti liderliğinde ve izlenen doğrultuda köklü değişiklikleri daha fazla destekliyor.

Demokratlar içinde yer alan bu kesim son yıllarda önemli bir ivme kazandı. New York Şehri Belediye Başkanı Demokrat Zohran Mamdani ve New York’taki üç kongre ön seçiminde demokratik sosyalistler dikkat çeken galibiyetler elde etti.

Anket verilerine göre diğer Demokratlarla karşılaştırıldığında bu grubun 45 yaşından genç, beyaz ve yıllık gelirinin 100 bin doların altında olma olasılığı daha yüksek.

Söz konusu grup, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde daha yüksek seviyede seçmen coşkusu da bildirdi. Kayıtlı seçmen olan katılımcılar arasında demokratik sosyalistlerin yüzde 66’sı oy kullanma konusunda aşırı derecede motive olduğunu belirtirken, diğer Demokratlarda bu oran yüzde 57’de kaldı.

Gelişen bu kesim aynı zamanda partinin mevcut liderliğinde değişiklik yapılmasını, daha genç adayların gösterilmesini ve partinin politika konularında daha sola kaymasını daha yüksek olasılıkla destekliyor.

ABD’de ankete katılanların yüzde 55’i demokratik sosyalist adaya karşı

Kamuoyunun demokratik sosyalizm algısı

Son anketler, Amerikalıların demokratik sosyalizmin ne olduğuna dair anlayışlarında bölündüğünü gösteriyor. Salı günü yayımlanan bir Reuters/Ipsos anketinde katılımcıların yüzde 47’si demokratik sosyalist politikaları anlamadığını söylerken, anladığını belirtenlerin oranı yüzde 49 oldu.

Ankete katılanların yüzde 27’si demokratik sosyalistlerin en azından bazı iyi fikirlere sahip olduğunu ifade ederken, yüzde 51’i faydalı fikirlerin çok az olduğunu veya hiç bulunmadığını aktardı.

Demokratik sosyalistlerin yükselişi, Cumhuriyetçilerin bu hareketi komünizme benzetmesi için bir alan yarattı.

Tüm Demokratları genel olarak komünist diye nitelendirmeye çalışan Cumhuriyetçilerin ara seçim söyleminde komünizm tehdidi odak noktası haline geldi.

Başkan Donald Trump, eyaletteki ön seçimler öncesinde Michigan’daki kampanya tarzı bir durakta yaptığı konuşmada komünizm tehdidine ilişkin defalarca uyarıda bulunarak bunu “tarihte ülkemize yönelik en büyük tehdit” olarak adlandırdı.

Trump, “Pençelerini bu inanılmaz, deney dedikleri şeye geçirmelerine izin veremeyiz” dedi.

CNN anketi, 23-27 Temmuz tarihleri arasında internet üzerinden veya telefonla 1.225 ABD’li yetişkinle gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı 3,2 yüzde puanı olarak açıklandı.

ABD halkı demokratik sosyalizm konusunda ikiye bölündü

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic’in yapay zeka modelleri, testler sırasında 3 şirketi ele geçirdi

Yayınlanma

Anthropic, gelişmiş yapay zeka modellerinden birçoğunun izole edilmiş bir test ortamından çıkarak açık internete eriştiğini duyurdu.

Şirket, nisan ayına kadar uzanan üç ayrı olayda, yapay zeka üreticisinin bilgisi dışında birçok şirketin sistemlerini bağımsız olarak ele geçirdiğini belirtti.

Perşembe gecesi yayınlanan bir incelemede Anthropic, henüz piyasaya sürülmemiş bir iç araştırma test modelinin yanı sıra Opus 4.7 ve Mythos 5 modellerinin de olaylara karıştığını belirtti.

Mythos, geçen ay, Project Glasswing olarak da bilinen, teknoloji şirketleri ve siber güvenlik araştırmacılarından oluşan sınırlı bir kitleye sunulmuştu.

Yapay zeka üreticisi, hangi şirketlerin saldırıya uğradığını belirtmedi ama bu şirketlere olaylar hakkında pazartesi günü bilgi verildiğini söyledi.

Anthropic, bu incelemeyi, OpenAI’nin geçen hafta en güçlü modellerinden ikisinin kontrolden çıktığını, test ortamından kaçtığını ve yapay zeka platformu Hugging Face ile bulut platformu Modal Labs dahil olmak üzere birçok şirkete sızdığını açıklaması üzerine gerçekleştirdiğini belirtti.

OpenAI’ın kontrol dışı modelleri 4 gün boyunca internette dolaşmış

Anthropic, Claude’un, izole edilmiş olarak tasarlanmış test ortamlarından internete erişebildiğine dair kanıt bulmak amacıyla 140.000’den fazla testi incelediğini belirtti.

Testler arasında, Claude’un diğer sistemlere sızarak bilgi elde etmesinin istendiği, “capture-the-flag” olarak adlandırılan değerlendirmeler de yer alıyordu.

Bu, uzmanların bir modelin hackleme yeteneklerini değerlendirirken sıklıkla başvurduğu bir yöntem.

San Francisco merkezli şirket, Anthropic ve test ortağı tarafından işletilen sistemlerdeki bir “yanlış yapılandırma” nedeniyle modellerin canlı internet erişimine sahip kaldığını ve bu sayede diğer sistemlere sızabildiklerini belirtti.

Anthropic, “sorumluluk tamamen bize aitmiş gibi düzeltme çalışmalarına yaklaştıklarını” söyledi.

Ne Anthropic ne de saldırıya uğrayan kuruluşlar, o sırada bu izinsiz girişleri fark etmişti.

Anthropic, kayıtlarını daha kapsamlı bir şekilde inceleyebileceğini ve bu bulguların, daha fazla yatırım ve daha sıkı önlemlerle bu tür risklerin aşılabileceğine dair şirkete “ihtiyatlı bir iyimserlik” kazandırdığını ekledi.

Siber güvenlik uzmanı David Allott, BBC’ye verdiği demeçte, “Buradan çıkarılacak genel ders, yapay zekanın temelde yeni bir saldırı yeteneği geliştirdiği anlamına gelmez,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bunun yerine, yapay zeka ajanlarının yeteneklerini birleştirebileceği, kimlik bilgilerini ve sistem erişimini elde ederek otonom bir şekilde eylemde bulunabileceği ve aynı zamanda kapsamı ve ölçeği makine hızında uyarlayabileceği anlamına gelir.”

Bu olaylar, teknoloji şirketlerinin araştırma ve müşteri desteğinden siber güvenliğe kadar çeşitli görevleri bağımsız olarak yerine getirebilen yapay zeka ajanları geliştirmek için milyarlarca dolarlık yatırımlar yaptığı bir dönemde meydana geldi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English