Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da Duma seçimlerine beş kala: Neler biliyoruz?

Yayınlanma

Rusya’da halk, parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın yeni üyelerini belirlemek üzere 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde sandık başına gidiyor. Seçimlerde 450 sandalye için yarışacak siyasi partiler ve adaylar netleşirken, yapay zeka yasakları ve yeni elektronik oylama sistemleri de devreye giriyor.

Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması, Rusya parlamentosunun iki kanadından birini oluşturuyor. Diğer kanat olan Federasyon Konseyi ile birlikte çalışan Duma, yasalarda böyle bir ayrım bulunmamasına rağmen gündelik dilde geleneksel olarak parlamentonun alt kanadı olarak adlandırılıyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 16 Haziran’da imzaladığı kararname uyarınca, Devlet Duması milletvekili olağan seçimleri 20 Eylül 2026 tarihinde yapılacak. Rusya Merkez Seçim Kurulu (MSK) ise 17 Haziran’da aldığı kararla oy verme işleminin 18 ile 20 Eylül tarihleri arasında üç gün sürmesini onayladı. Bu durum, vatandaşların bu üç günden birinde oy kullanabileceği, ancak resmi seçim gününün 20 Eylül olarak kabul edileceği anlamına geliyor. Bu gün, Ortak Seçim Günü (EDG) olarak adlandırılıyor.

Milletvekili seçimlerine ilişkin mevzuat, Rusya Anayasası’na dayanıyor ve seçim haklarının temel güvenceleri ile milletvekili seçimlerine dair yasalardan oluşuyor.

Devlet Duması seçimlerini kim ilan ediyor?

Devlet Duması seçimleri, Devlet Başkanı’nın kararnamesiyle ilan ediliyor ve belgenin imzalandığı andan itibaren seçim kampanyası resmi olarak başlıyor. Mevzuat, oy verme gününün belirlenmesi için kesin süreler öngörüyor: Kararın, seçim tarihinden 90 ila 110 gün önceki dönemde alınması gerekiyor. Devlet Başkanı’nın kararnameyi belirlenen sürede yayımlamaması halinde, seçimi ilan etme yetkisi Merkez Seçim Kuruluna geçiyor. Her halükarda oy verme tarihi, bir önceki dönemin görev süresinin sona erdiği ayın üçüncü pazar gününe denk geliyor.

Parlamentonun alt kanadının mevcut döneminin yetkileri, yeni dönemin çalışmalarına başladığı andan itibaren sona eriyor.

Duma milletvekilleri ne sıklıkla seçiliyor?

Duma’nın bileşimi her beş yılda bir seçiliyor. Parlamentonun bu kanadının görev süresi 2008 yılına kadar dört yıl iken, 2008’de Anayasa’da yapılan değişiklikle bu süre beş yıla çıkarıldı. Duma, ilk kez 2011 yılında beş yıllık bir süre için seçildi. Mevcut 8’inci dönem Devlet Duması 2021 yılında seçilmişti. Buna bağlı olarak, Eylül 2026’da 9’uncu dönem Devlet Duması seçilecek.

Anayasa, Devlet Duması’nın feshedilebileceği (ancak zorunlu olmayan) ve yeni seçimlerin ilan edilebileceği bir dizi durum öngörüyor. Bunlar arasında, hükümet başkanı adaylarının üç kez reddedilmesi, başbakan yardımcıları ve federal bakan adaylarının üç kez reddedilmesi (bu durumda hükümet üyelerinin üçte birinin makamının boş kalması şartıyla) ve üç ay içinde hükümete iki kez güvensizlik oyu verilmesi yer alıyor. Duma’nın feshedilmesi durumunda Devlet Başkanı yeni bir seçim tarihi belirliyor.

Uygulamada, Devlet Duması’nın ilk kez seçildiği 1993 yılından bu yana Anayasa’nın fesihle ilgili hükümleri hiç işletilmedi.

Devlet Duması’nın son seçimleri ne zamandı?

Sekizinci dönem Devlet Duması, çalışmalarını 27 Temmuz 2026’da tamamladı. Bu meclis, 2021 seçimlerinin sonuçlarına göre oluşturulmuştu. Oy verme işlemi 17-19 Eylül tarihleri arasında üç gün boyunca sürmüştü. Bir önceki döneme kıyasla parlamentoda temsil edilen parti sayısı dörtten beşe çıkmıştı: Birleşik Rusya, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF), Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) ve Adil Rusya partilerinin yanı sıra, seçimlerden yaklaşık bir buçuk yıl önce kurulan Yeni İnsanlar partisi de parlamentonun alt kanadına girmişti. Anayasal çoğunluğu 324 sandalye kazanan Birleşik Rusya korumuştu. KPRF 57, Adil Rusya 27, LDPR 21 ve Yeni İnsanlar 13 sandalye elde etmişti. Bütün bu siyasi güçler kendi gruplarını kurmuştu. Bunun dışında parlamentoya beş bağımsız aday ve diğer partilerden üç temsilci girmiş, bunların çoğu daha sonra parti gruplarına katılmıştı.

Devlet Duması seçimleri nasıl işliyor?

Devlet Duması’nda 450 milletvekili bulunuyor. Dönem içinde milletvekillerinin başka görevlere geçmesi, vefat etmesi, yetkilerinin erken sonlandırılması gibi nedenlerle bu sayı azalabiliyor. Milletvekilinin seçilme şekline bağlı olarak, yetkisi başka bir kişiye devredilebiliyor veya ara seçim kararı alınabiliyor.

Duma milletvekilleri karma nispi-çoğunluk sistemiyle seçiliyor: 225 milletvekili parti listelerinden, 225 milletvekili ise tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor.

Her partinin federal listesi, genel federal bölüm ile bir veya birkaç bölgeyi kapsayan bölgesel gruplardan oluşuyor. Listenin tamamı 200 ila 400 aday içermek zorunda.

Listenin genel federal bölümüne en fazla 15 kişi girebiliyor. Partiler, seçmenlerden en yüksek oyu alabilmek için genellikle liderlerini ve en tanınmış, en çok bilinen partilileri bu bölüme dahil ediyor. Seçimler yapıldıktan sonra, listede yer alan adaylar kazandıkları vekilliklerden feragat edip bunları partinin diğer üyelerine devredebiliyor (“lokomotif” taktiği). Uygulamada genel federal bölüm, (örneğin bu eylül seçimlerinde Yeni İnsanlar partisinin listesinde olduğu gibi) üç adaydan da oluşabiliyor veya (örneğin KPRF’de olduğu gibi) azami sınırda da tutulabiliyor.

Bölgesel bölümün, Rusya’nın bütün bölgelerini kapsayan en az 35 gruptan oluşması gerekiyor.

Genel olarak listenin genel federal bölümü ve bölgesel gruplardaki ilk sıralar neredeyse kesin seçilme garantisi taşıdığından, partiler en değerli adaylarını bu pozisyonlara yerleştirmeye çalışıyor.

Milletvekillerinin diğer yarısı tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor; bunların sayısı 225. Ülkenin bütün toprakları bu çevrelere bölünmüş durumda. Her seçim çevresinden bir milletvekili seçiliyor. Bölgelerin seçim çevrelerine nasıl bölüneceği, nüfuslarına ve dolayısıyla seçmen sayılarına bağlı. 2025 yılının ilkbaharında seçim çevrelerinin yeni sınırları onaylandı. Bölgelerin nüfuslarındaki değişim ve Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC), Herson ve Zaporojye bölgelerinin Rusya’ya katılmasına dair yasaların imzalanması nedeniyle böyle bir önleme ihtiyaç duyuldu.

Sonuç olarak, Moskova ve Moskova bölgesi gibi bazı bölgeler ek bir seçim çevresi kazanırken, bazıları seçim çevrelerinden birini kaybetti. Ayrıca, Duma seçimlerine ilk kez katılacak olan dört yeni bölge de seçim çevrelerine ayrıldı. Bir kişi hem listede yer alıp hem de aynı anda tek isimli dar bölge seçim çevresinden aday olabiliyor.

Seçimlerde seçmene iki oy pusulası veriliyor: Birinde parti listeleri yer alıyor ve seçmen listenin bütününe oy veriyor; diğerinde ise kendi tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar bulunuyor ve bunlardan birine oy vermesi gerekiyor. Partilerin amblemlerinin pusulada hangi sırayla yer alacağı MSK tarafından kura ile belirleniyor. Seçim çevresinden vekillik için yarışan adaylar ise pusulada alfabetik sıraya göre diziliyor.

Bir partinin Devlet Duması’na girebilmesi için, seçime katılan seçmenlerin en az yüzde 5’inin oyunu alması gerekiyor.

Devlet Duması’nda sandalyeler nasıl dağıtılıyor?

Tek isimli dar bölge seçim çevrelerinde milletvekilleri basit çoğunlukla seçiliyor; en çok oyu alan aday Devlet Duması’na giriyor.

Geriye kalan 225 sandalyenin dağıtımı, listelere verilen oyların sayılmasının ardından orantılı olarak yapılıyor. Bunun için, yüzde 5 barajını aşan bütün partilerin listelerine verilen toplam oy sayısı 225’e bölünüyor. Çıkan sonuç kotayı, yani bir sandalye elde etmek için gereken oy sayısını ifade ediyor. Ardından, her bir partiye verilen oy sayısı bu kotaya bölünüyor. Böylece, bir partinin listesi ne kadar çok oy alırsa, dar bölgeden kazandığı vekilliklere ek olarak o kadar çok sandalye elde ediyor. Her bir sandalye bir milletvekilliği anlamına geliyor.

Seçimlere hangi partiler katılabiliyor?

Bu yıl Adalet Bakanlığı 20 siyasi partiyi tescil etti; bunlardan 17’si Devlet Duması seçimlerine katılma hakkına sahip: 11’i aday göstermek için imza toplama zorunluluğu olmaksızın, altısı ise zorunlu imza toplama şartıyla katılabiliyor.

Bir partinin yasal olarak tam kapsamlı faaliyete başlayabilmesi için tescil edilmesi zorunlu bir aşama. Tescil sırasında parti, Tüzel Kişiler Tekil Devlet Siciline (EGRYUL) kaydediliyor. Ancak bu durum partiye otomatik olarak Devlet Duması seçimlerine katılma hakkı vermiyor. Bu imkana sahip olabilmek için partilerin Duma’da veya bölge parlamentolarında milletvekillerinin bulunması, bir önceki Duma seçimlerinde en az yüzde 3 oy almış olması veya adaylığını desteklemek üzere en az 200 bin imza toplaması (her bölgeden en fazla 7 bin olmak şartıyla) gerekiyor.

İmza toplamadan seçimlere katılma hakkı kazanan partiler ve gerekçeleri şöyle:

  • Birleşik Rusya (Duma’da milletvekili var)
  • KPRF (Duma’da milletvekili var)
  • LDPR (Duma’da milletvekili var)
  • Adil Rusya (Duma’da milletvekili var)
  • Yeni İnsanlar (Duma’da milletvekili var)
  • Emekliler Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Yeşiller (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Rodina (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Rusya Komünistleri (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Yabloko (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Doğrudan Demokrasi Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)

İmza toplaması gereken altı partiden hiçbiri, aday listelerinin onaylanması için gerekli belgeleri süresi içinde MSK’ya teslim etmedi. Bu partiler şunlar: Rusya Demokratik Partisi, Rusya Federasyonu Kazak Partisi, Rusya’nın Yeniden Doğuşu Partisi, İlerleme Partisi, Adalet İçin Parti ve Rusya Özgürlük ve Adalet Partisi.

Seçimlere katılma hakkı bulunmayan geriye kalan üç partiden Yeşil Alternatif, resmi olarak tasfiye kararı aldı ve fiilen ekoloji gündemine sahip diğer parti olan Yeşiller’e katılacak. Sivil Platform partisinin faaliyetleri Yüksek Mahkeme kararıyla askıya alındı. Sosyal Güvenlik Partisi hakkında ise mahkeme, haziran ayında Adalet Bakanlığının tasfiye talepli idari davasını kabul etti.

Aday gösterme süreci nasıl işliyor?

21 yaşını doldurmuş ve ülkede sürekli ikamet eden her Rusya vatandaşı Devlet Duması milletvekili adayı olabiliyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmış olanlar, cezaevinde cezasını çekenler, başka bir devletin vatandaşlığına veya oturum iznine sahip olanlar ve belirli suçlardan hüküm giymiş kişiler bu haktan mahrum bırakılıyor.

Bir aday hem bir partiden aday gösterilebiliyor hem de bağımsız olarak (ancak bu durumda yalnızca tek isimli dar bölge seçim çevresinden) seçime girebiliyor.

Resmi seçim kampanyası başlamadan önce partiler kimi aday göstereceklerine karar veriyor. Partilerin listelerinin bileşimi ve tek isimli dar bölge seçim çevrelerindeki adaylar hakkında resmi karar aldıkları aday gösterme aşaması, haziran ve temmuz aylarındaki kongrelerde gerçekleştirildi. Adaylara yönelik oylamalar gizli yapıldı. MSK’nın onayladığı takvime göre, aday gösterme işlemi 11 Temmuz dahil olmak üzere bu tarihe kadar mümkündü.

Birleşik Rusya, yaklaşan seçimler için 600’den fazla kişiyi aday gösterdi. Listenin genel federal bölümüne beş kişi girdi: Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Devlet Başkanı Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova, savaş muhabiri Yevgeniy Poddubnıy ve Yunarmiya ana karargah başkanı Vladislav Golovin.

KPRF’nin listesinin başında parti başkanı Gennadiy Zyuganov bulunuyor. Onun dışında ilk beşte, milletvekilleri ve Komünist Parti Merkez Komitesi Başkanlık Divanı üyeleri Yuriy Afonin, Dmitriy Novikov ve İvan Melnikov ile Hakasya Başkanı Valentin Konovalov yer alıyor.

LDPR’nin ilk beşi şu isimlerden oluşuyor: Başkan Leonid Slutskiy, gönüllü tugay komutanı Aleksey Vereşçagin, Devlet Duması Gençlik Parlamentosu eski başkanı Mariya Voropayeva, milletvekili Andrey Lugovoy ve ABD’de yasa dışı silah ticareti suçlamasıyla hapis yatmış olan iş insanı Viktor But.

Adil Rusya, listenin genel federal bölümüne dört kişiyi dahil etti: Parti lideri Sergey Mironov, Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov, milletvekili ve televizyon sunucusu Marina Kim ile askeri operasyon katılımcısı Oleg Çernışev.

Yeni İnsanlar partisinin federal listesinde üç isim bulunuyor: Parti başkanı Aleksey Neçayev, Duma Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve milletvekili Sardana Avksentyeva.

Yabloko partisinin seçime kabulü ve ihracı

Merkez Seçim Kurulu, 29 Temmuz’da Yabloko partisinin federal listesini tescil etti. Listenin başında Çelyabinsk teşkilatı başkanı Yaroslav Şçerbakov yer aldı. İlk yedide ayrıca St. Petersburg yasama meclisi milletvekili Dmitriy Anisimov ve Moskova Yabloko başkanı Kirill Gonçarov da bulunuyordu.

Parti, Devlet Duması seçimlerine “Barış ve özgürlük için! Korkusuz bir yaşam için!” sloganıyla giriyordu. Programın ana maddeleri ateşkes ve barışın sağlanmasıydı.

MSK, 5 Ağustos’ta yapılan kuranın ardından tescilli partilerin oy pusulasındaki yerleşim sırasını onayladı. Yabloko’ya burada ikinci sıra düştü.

7 Ağustos’ta Rodina partisi, Yabloko’nun tescilinin iptali için Yüksek Mahkemeye dava açtı. Rodina Başkanı, Devlet Duması milletvekili ve LDPR grubu üyesi Aleksey Juravlev, davada rakiplerin yarış dışı bırakılması için üç potansiyel gerekçe bulunduğunu savundu: Kampanyanın sosyal ağlarda finanse edilmesi, görsellerde telif hakkı ihlali ve partinin barış ile askeri eylemlerin durdurulması yönündeki seçim öncesi çağrılarında aşırılıkçılık.

Yüksek Mahkeme, 10 Ağustos’ta Yabloko’nun Devlet Duması seçimlerindeki tescilini iptal etti. Parti karara itiraz etti, ancak Yüksek Mahkeme Temyiz Kurulu 17 Ağustos’ta şikayeti reddetti.

Haziran ayında eski Devlet Duması milletvekili Boris Nadejdin, Mıtişçi tek isimli dar bölge seçim çevresinden Devlet Duması’na aday olma niyetini açıkladı. Adalet Bakanlığı, 10 Temmuz’da kendisini yabancı ajanlar siciline dahil etti. 2024 yılında seçim mevzuatında yapılan değişiklikler, yabancı ajan olarak kabul edilen kişilerin hiçbir düzeydeki seçime katılmasını yasaklıyor. Bir hafta sonra Dolgoprudnıy Şehir Mahkemesi, Nadejdin’i aşırılıkçı semboller sergilemekten suçlu bularak kendisine bin ruble para cezası verdi.

Adayların tesciline veya tescilin reddine ilişkin nihai karar 16 Ağustos’a kadar verilecek. Oy pusulaları için kesin listeler ancak bundan sonra oluşturulacak.

Buna ilişkin bilgiler MSK, bölgesel seçim kurulları ve partilerin kendileri tarafından yayımlanacak.

Partiler seçimlere hangi sloganlarla giriyor?

Birleşik Rusya, “halk programı” olarak adlandırdığı programa dayanıyor ve “ulusal kalkınma ajandasının uygulanmasına yönelik çalışmaları sürdürmek” amacıyla seçimlere giriyor.

LDPR programının temel hedefleri olarak çok çocuklu ebeveynler için vergi yükünün azaltılması, emekli maaşları ve sosyal yardımların her yıl en az yüzde 20 oranında endekslenmesi, öğrenci burslarının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve genç uzmanlar, kamu çalışanları ile barınma koşullarını iyileştirmeye ihtiyaç duyan aileler için yüzde 3 faizli “Halk İpoteği” programının başlatılmasını belirledi.

Doğrudan Demokrasi Partisi insan onuru, adil toplum, güçlü devlet ve açık dünya hakkında 12 tez öne sürdü.

Yeşiller’in programı; kamusal ekolojik denetim, enerji fiyatlarının devlet tarafından düzenlenmesi, erişilebilir konut, adil vergi politikası, modern teknolojiler kullanılarak herkes için erişilebilir sağlık hizmeti, Rus tarımının desteklenmesi ve gıda kalitesinin sıkı denetimini içeren yedi adımdan oluşuyor.

Adil Rusya kendine on hedef belirledi: “Savunucuları korumak”, “Rusya’nın kültürünü gelecek nesillere aktarmak”, “Fiyat artışlarını durdurmak”, “Maaşları artırmak, emekliliği onurlu hale getirmek”, “Rus ailelerini korumak”, “Erişilebilir konut, konut ve fatura tarifelerini dondurmak”, “Ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetini halka geri vermek”, “Kaliteli ve ücretsiz modern eğitim”, “Göçü sıkı kontrol altına almak”, “Vatandaşların dijital haklarını garanti altına almak”.

Rodina partisinin programında devlet kurucu halkın önceliği, göçün sıkı kontrolü, ekonomik egemenlik, çalışanların yoksulluğunun ortadan kaldırılması, aile ve çok çocukluluk kültü ile Transdinyester’in Rusya ile yeniden birleşmesi üzerine 12 tez bulunuyor.

KPRF; “Fiyat, borç ve tarife artışlarına son”, “Halk için sağlık”, “Haraçsız eğitim”, “Ülkenin zenginliklerini halka geri vermek”, “Banka sistemini ülkenin hizmetine sunmak”, “Vergi yükünü zenginlere yüklemek”, “Temiz siyaset” gibi tezlerle ilerliyor. Zyuganov’un ifadelerine göre, partinin bütün programı sosyalizmin yeniden inşasını hedefliyor.

Emekliler Partisi, ilk üç tez olarak temel emeklilik geliri, ücretsiz kaliteli protez ve bir milletvekilinin Devlet Duması’nda bulunma süresinin tek dönemle sınırlandırılmasına yönelik yasal girişim sunan Normal Yaşam Programı ile seçimlere giriyor. Programın ana yönelimleri sağlık, emeklilik ve ekonomi, aileler, eğitim, gençlik politikası, iktidarın topluma karşı sorumluluğunun sağlanması, gazilerin ve hizmet eden kişilerin desteklenmesini kapsıyor.

Rusya Komünistleri, stratejik hedeflerini “insanlığın geleceği olarak komünizmin inşası” olarak görüyor. Bunun için ülkenin ulusötesi sermayenin etkisinden kurtarılmasının, ayrıca oligarkların ve “onlarla bütünleşmiş bürokrasinin” iktidardan uzaklaştırılmasının ardından “devrimci dönüşümler” gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Yeni İnsanlar “normal bir Rusya’ya” giden yolda 12 adım belirledi. Manifestoda bunlar şu şekilde ifade ediliyor: “Güven ve onur ülkenin ana sermayesidir”, “İnternetin düzenlenmesi geniş değil, akıllıca olmalı”, “Yapay Zeka mahkemesi – teknoloji hızında adalet”, “Kendi işini yapanlar, serbest çalışanlar, girişimciler; ekonomi sizsiniz”, “Güçlü bölgeler güçlü ülkedir”, “Konut lüks değil, bir başlangıçtır”, “Eğitim diploma değil, beceridir”, “Aile demografi değil, insandır”, “Sosyal destek hızlı ve aşağılamadan olmalı”, “Fiyatlar – tekeller yerine rekabet”, “İstikrarlı kurallar kalkınmanın temelidir”, “Yaşamak istenen bir Rusya”.

Kimler oy kullanabilir?

Birini seçme hakkına aktif seçim hakkı, seçilme hakkına ise pasif seçim hakkı deniyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmamış ve cezaevinde cezasını çekmeyen 18 yaşını doldurmuş bütün Rusya vatandaşları, Duma seçimlerinde aktif seçim haklarını kullanabiliyor.

Partinin federal listesi için bütün Rusya vatandaşları, tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar için ise o bölgenin sınırları içinde kayıtlı olanlar oy kullanabiliyor.

Kağıt pusula ve DEG ile oylama

2026 Devlet Duması seçimlerinde oylamaya katılmak için çeşitli yöntemler öngörülüyor. Bunlardan biri, seçim merkezine geleneksel ziyarettir. Bunun için kişinin kendi seçim merkezinin adresini (MSK’nın sitesi veya Gosuslugi (Rusya’nın e-devleti) portalındaki kişisel hesap üzerinden) önceden öğrenmesi ve çalışma saatleri içinde pasaportuyla oraya gitmesi gerekiyor. Seçim merkezleri genellikle 8:00 ile 20:00 saatleri arasında açık oluyor. Ayrıca, fiilen bulunulan yerdeki uygun herhangi bir merkezde oy kullanma imkanı da sunuluyor; ancak bu durumda Gosuslugi, Çok Fonksiyonlu Kamu Hizmet Merkezleri (MFC) veya seçim kurulu aracılığıyla önceden ilgili başvurunun yapılması gerekiyor.

Bunun yanı sıra, belirli durumlarda (örneğin hastalık veya hasta bir akrabanın bakımı gibi) evde oy kullanılabiliyor. Evde oy kullanma talebinin İlçe Seçim Kurulu (UİK) veya Gosuslugi üzerinden iletilmesi gerekiyor. Bu durumda, kurul görevlileri oy pusulaları ve oylama için gerekli bütün malzemelerle birlikte seçmenin evine gidiyor.

Ulaşılması zor yerlerde yaşayanlar için erken oylama organize edilecek; seçim kurulu üyeleri bu bölgelere giderek resmi oylama başlamadan önce oyları toplayacak. Yurt dışında bulunanlar için ise sınır ötesi seçim merkezleri kurulacak.

Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) bu yıl 33 bölgede erişilebilir olacak. MSK Başkanı Ella Pamfilova’nın açıklamasına göre, “durumu tırmandırmamak” amacıyla Duma seçimlerinde DEG sistemine yalnızca daha önce uygulandığı bölgeler için onay verildi. Bu bölgeler arasında Moskova ve Moskova bölgesi bulunuyor. Ancak St. Petersburg ve Leningrad bölgesinde DEG uygulanmayacak.

Bununla birlikte, DEG’in varlığı geleneksel yöntemle oy kullanmaya yönelik bir kısıtlama anlamına gelmiyor. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, seçmenlerin kağıt pusula kullanarak oy verme hakkının federal mevzuatla güvence altına alındığını vurguladı. Bulayev, “Kendi seçim çevresi sınırları içinde seçmen, oy pusulasını kağıt formatında alabilir” dedi.

Moskova’da da (sadece ön başvuru ile pusula verilen 2024 Moskova Şehir Duması seçimlerinin aksine) herhangi bir ek işlem gerekmeksizin kağıt pusula ile oy kullanılabilecek. Moskova Şehir Seçim Kurulu Başkanı Olga Kirillova, “Hiçbir başvuruya, önceden hiçbir şey sunmaya gerek yok. Pusulaların yüzde 100 tirajla basılmasını öngördük” açıklamasını yaptı.

Seçim Komisyonu, seçimlerin hukuki detaylarını açıkladı

2026 Ortak Seçim Günü’nde (EDG), 20 bin 700 milletvekilliğinin doldurulmasının planlandığı “geniş çaplı” bir seçim kampanyası bekleniyor. Sekiz bölgede doğrudan valilik seçimleri yapılacak; ancak Merkez Seçim Kurulu (MSK) Başkanı Ella Pamfilova, siyasi parti temsilcileriyle yaptığı görüşmede haziran sonuna kadar bu sayının artabileceğini belirtti.

Pamfilova’nın açıklamalarına göre, Devlet Duması seçimleri 1 ile 21 Haziran arasında, bölgesel seçimler 11 ile 21 Haziran arasında, yerel yönetim seçimleri ise 21 Haziran ile 1 Temmuz arasında ilan edilecek. Pamfilova, seçmenlerden bu yönde bir “talep” olması nedeniyle oylamanın büyük ihtimalle (18-20 Eylül) üç günlük olacağını söyledi.

Neler yeni?

MSK Hukuk Dairesi Başkanı Oleg Lisitsin, adayları bekleyen yenilikleri anlattı. Örneğin yasada yapılan düzenlemeyle, seçim kampanyasında bir kişinin (ölmüş veya kurgusal kişiler dahil) görüntüsünün ve yapay zeka da dahil olmak üzere üretilmiş ses kopyasının kullanılamayacağı netleştirildi.

Oy pusulalarının teslim süreleri de bir gün kaydırıldı; daha önce cuma günü yapılan oylamalarda pusulalar çarşamba günü merkeze ulaştırılırken, şimdi son gün perşembe olarak belirlendi. Lisitsin bunu şu sözlerle açıkladı: “Kuşkusuz bu yenilik, her şeyden önce ülkemizin şu an içinde bulunduğu zor durumla bağlantılı. Görevlerinden biri de kurula koruma altında getirilen oy pusulalarının güvenliğini sağlamak olan içişleri organlarının, polisin üzerine düşen ağır yükü biliyorsunuz.”

Ayrıca bu yıldan itibaren mali raporların kağıt ortamında yayımlanması zorunluluğu kaldırıldı. MSK temsilcisi bunun basit bir açıklaması olduğunu belirtti: İnternet kullananların sayısı, herhangi bir gazetenin abone sayısından çok daha fazla.

Partilerin, imzaların Gosuslugi üzerinden nasıl toplanacağı ve federal seçimlerde böyle bir imkanın olup olmadığı yönünde de soruları oldu. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev, bu seçeneğin var olduğu 2020 yılından bu yana sadece üç kişinin bunu tam anlamıyla kullandığını ve bunların tamamının bağımsız aday olarak seçime giren görevdeki valiler olduğunu vurguladı.

Pamfilova, federal seçimlerde çevrimiçi imza toplama uygulamasının henüz devreye alınmadığını belirterek, “Neden olmadığını açıklayayım. Çünkü bütün bölgelerdeki milletvekillerinin (ilgili değişiklikleri) kabul etmesini bekliyoruz, deneyimi analiz edeceğiz ve ancak ondan sonra federal düzeyde uygulanması için yasa tasarısıyla harekete geçeceğiz” dedi.

Yeni yazılım

Gündemdeki bir diğer konu, partilerin, dar bölge adaylarının ve bağımsız adayların sunacakları belgeleri hazırlayabilecekleri özel bir yazılımın (yazılım donanımının) kullanıma sunulmasıydı. Ana sunumu dinleyen MSK üyesi Yevgeniy Kolyuşin, programın adayın girdiği hatalı veya kasıtlı olarak çarpıtılmış verileri tespit edip etmediğini sordu. Kolyuşin, örneğin bir kişinin Rus vatandaşlığı girmemesi durumunda yazılımın bu hatayı fark edip etmeyeceğini merak ettiğini belirtti. Bu sorunun ardından bir tartışma başladı.

Pamfilova bu sorunun arkasında gizli bir niyet sezdiğini ifade etti: “Bunu sorduğunuz için size minnettarım, ancak şu an Yevgeniy İvanoviç’in sorusunu değil, affedersiniz ama bu konuda bizi yıpratabilecekleri bir dizi senaryoyu anında gördüm.” Pamfilova, böyle bir mekanizmanın provokasyonlar için kullanılabileceğini belirterek şunları söyledi: “Kişinin örneğin Rus vatandaşlığı gibi tek bir vatandaşlığı var, ancak o kişi bazı amaçlar doğrultusunda ‘404’ ülkelerinden vatandaşlıklar girecek. Program da otomatik olarak bu seçeneği eleyecek. Sonra aynı kişi (başvurusunun reddedildiği gerekçesiyle) bize şikayette bulunacak. Düşünün meslektaşlar, partilere yardım etme çabalarımız yüzünden sonradan yüzümüze tokat yemeyelim.”

Kolyuşin ise ısrar etti: Meselenin provokasyon ihtimali değil, programın bu haneyi hatalı olarak işaretleyip işaretlemeyeceği olduğunu savundu. Pamfilova, “Sadece göstermeli, ama filtrelememeli. Çünkü bu, sonradan aleyhimize işleyecek saf bir provokasyon olabilir” yanıtını verdi.

Tartışmaya bir diğer MSK üyesi Yevgeniy Şevçenko da dahil oldu: “Yevgeniy İvanoviç, sizi Devlet Duması milletvekili seçimleri yasasına yönlendirmek istiyorum.” Komünist üye ise “Beni yasaya yönlendirmenize gerek yok!” diyerek karşılık verdi.

Şevçenko buna karşılık, “holiganlık” suçundan sabıkası olan bir adayın seçimlere katılmak için başvuru yaptığını, ancak ilgili haneye yanlışlıkla “sabotaj” maddesinin yazıldığı bir olayı anlattı. Bu nedenle belgelerin doldurulması ve sunulması sürecine tam bir sorumlulukla yaklaşılması gerektiğini özetledi.

Pamfilova, “Seçimleri itibarsızlaştırmak ve rayından çıkarmak için bizi seçimler sırasında nasıl vurabileceklerini hesaplıyoruz ve (öngörmeye çalışıyoruz). Ancak yasalara saygılı partilerimizin buna iştirak etmeyeceğini umuyoruz” dedi.

Pamfilova, yaptırımlar sonrasında teknik parçaların satın alınamaması nedeniyle MSK’nın 27 Mayıs’ta 2010 model eski Elektronik Oy Sayım Makinelerinin (KOİB) kullanımdan kaldırılmasına karar verdiğini hatırlattı. Bunun kurul için büyük bir “üzüntü” kaynağı olduğunu ve yaşananların MSK’nın hatasından kaynaklanmadığını bir kez daha yineledi. Sırada 2017 model KOİB’ler var; kurul bunların kullanılabilirliğini test etmeye karar verdi. Eğer çalışır durumdalarsa, MSK bunları yeniden kullanıma sokacak. Bu bağlamda Pamfilova, kampanyanın “mümkün olduğunca temiz, şeffaf ve meşru” geçmesi için gözlemci görevlendirme konusuna “çok ciddi yaklaşılmasını” rica etti, zira bunun bir “onur meselesi” olduğunu vurguladı.

MSK Başkanı ayrıca, Merkez Seçim Kurulunun (Moskova’daki TEG’ler gibi) kendi oy verme terminallerini geliştirmeyi ve önümüzdeki yıllarda bunları bütün Rusya’ya yaymayı planladığını duyurdu. Burada kastedilenin DEG (Uzaktan Elektronik Oylama) değil, seçim merkezlerinde kağıt pusula yerine terminal ekranındaki bir düğmeye basarak oy kullanma imkanı olduğu belirtildi. Pamfilova, 2025 Ortak Seçim Günü’nde Moskova’da bir deney yapıldığını; vali seçimlerinin olduğu bölgelerden gelen seçmenlerin Moskova’da TEG’ler aracılığıyla oy kullanabildiğini hatırlattı.

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Yayınlanma

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.

Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.

Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.

Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.

Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.

Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.

Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.

Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.

ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.

Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.

Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.

Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.

Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English