Bizi Takip Edin

Diplomasi

AB, Çin’le ticari cepheleşmeyi erteledi

Yayınlanma

AB liderleri, misilleme korkusu nedeniyle Pekin’e karşı derhal harekete geçmek yerine diyaloğu tercih etti.

Avrupa Birliği (AB), Avrupa sanayi üretimini aşındıran Pekin kaynaklı ucuz ithalatla nasıl başa çıkılacağı konusunda blok içindeki ayrılıkları açığa çıkaran zirvede, Çin’le ticari cepheleşmeyi erteledi.

Brüksel’deki toplantı öncesinde sert söylemler dile getirilmesine rağmen 27 lider, “küresel makroekonomik dengesizlikler” olarak niteledikleri sorunla başa çıkmak için derhal harekete geçmek yerine diyaloğu tercih etti.

Bir AB yetkilisi, Financial Times’a liderlerin “iki sütuna dayanan bir Avrupa yanıtı: Avrupa birliği ve başlıca ekonomik ortaklarımızla diyalog” çağrısında bulunduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, perşembe günü akşam yemeğinde AB ihracatının düştüğünü, Çin ithalatının ise arttığını gösteren çarpıcı bir ekonomik tablo ortaya koydu; mal ticareti açığının günde 1 milyar avroya ulaştığını belirtti. Von der Leyen, sorunla başa çıkmak için yeni araçlar geliştirilmesini istedi.

Yetkiliye göre liderler, von der Leyen’e “başlıca ekonomik ortaklarımızla yapıcı diyaloğu sürdürme” talimatı verdi ve “bu diyaloğun sonuç üretmesi gerektiğini” vurguladı.

İkinci olarak liderler, von der Leyen’in “ticaret savunması ve sanayi politikası alanındaki araç kutusunu geliştirmesi ve nihayetinde tamamlaması” gerektiğini söyledi.

Zirve başlarken, von der Leyen’in mensubu olduğu Avrupa Halk Partisi —AB’nin en büyük siyasi grubu olan merkez sağ grup— “Çin’in haksız piyasa müdahalesini kabul etmeyeceğini” açıkladı ve Komisyon’a “mevcut ticaret savunma araçlarını” güçlendirme çağrısı yaptı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, von der Leyen ve 10 diğer lider bu açıklamaya imza attı. Açıklamada AB’den, “Çin’in uzun vadeli emellerine karşı saflığı bırakması” talep edildi.

Almanya, Fransa, İtalya, Polonya ve Hollanda bu hafta, Çin’in otomobil ve rüzgâr türbinleri gibi ürünlerin üretiminde kullanılan bazı nadir toprak elementlerinin ihracatını kısıtlamasının ardından, tarifeleri ve kotaları artıracak ve şirketleri kritik girdiler için alternatif kaynaklar bulmaya zorlayacak yeni araçlar çağrısında bulundu.

Ancak bir hükümet yetkilisine göre İspanya yeni tedbirlere karşı çıktı; Merz de akşam yemeğindeki tartışma sırasında daha ihtiyatlı bir tutum aldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, zirveye gelirken gazetecilere yaptığı açıklamada Çin’in “potansiyel bir müttefik” olduğunu söyledi.

Bir AB hükümeti yetkilisi, “Yeni enstrümanlar konusunda anlaşmadan hâlâ uzağız. Görüşmeler henüz olgunlaşmış değil” dedi.

Zirveye katılan üst düzey bir AB diplomatı, “Kasım ayında Çin’le ilgili durumun nasıl tahammül edilemez olduğundan ve harekete geçmemiz gerektiğinden söz ediyorduk. Şimdi yine buradayız ve aynı şeyi konuşuyoruz” dedi.

İkinci bir AB diplomatı ise, “Liderler Komisyon’a, pazarlarını sübvansiyonlu ithalata karşı korumak için ek ticaret savunma araçları geliştirme konusunda açık bir yetki verdi” dedi.

Birçok diplomat FT’ye, bazı üye devletlerin misilleme korkusu nedeniyle tarife uygulamadan önce Çin’e bağımlılığı azaltmayı tercih ettiğini söyledi. AB’nin Çin menşeli elektrikli araç ithalatına tarife koymasının ardından Pekin, AB’nin gıda ve şarap ürünlerine ek vergiler getirmişti.

Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Komisyon’dan kırılgan alanlara ve bağımlılıkların nasıl azaltılacağına ilişkin bir yol haritası hazırlamasını istedi.

Avusturya Başbakanı Christian Stocker FT’ye, “Belki saflığımızdan, belki fazla rahat olduğumuzdan kendimizi, kendi kazdığımız bu çukurdan çıkmamız gereken bir duruma soktuk” dedi. “AB’nin stratejik bir yeniden yönelime ihtiyacı var” diye vurguladı.

Stocker sözlerine şöyle devam etti: “Bizim için açık olan şu: Her eylem bir tepki doğuracaktır ve bu tepkinin Avrupa Birliği’nin başa çıkabileceği bir tepki olması gerekir.”

Diplomasi

Yunanistan, Türkiye’nin SAFE programına erişimini veto etmeye devam edecek

Yayınlanma

Yunanistan, Ankara’nın “casus belli” (savaş sebebi) beyanını geri çekmediği sürece Türkiye’nin AB’nin SAFE programına katılımına veto etmeye devam edecek.

SAFE (Security Action for Europe – Avrupa Güvenlik Eylemi), Avrupa Birliği tarafından 2025 yılında oluşturulan 150 milyar avro bütçeli ortak savunma finansman programı.

Kathimerini’ye demeç veren bir Yunan kaynak şunları söyledi:

“Yunanistan’ın tutumu son derece net: Casus belli’nin varlığı resmi bir savaş tehdidi teşkil eder ve ne zaman geçmesi ne de kamuoyunun buna aşina olmasıyla önemi azalır. Bu tehdit ancak bildirinin kesin olarak geri çekilmesiyle ortadan kalkar.”

Diplomatik kaynak, Yunanistan’ın bu konuyu tüm ortaklarıyla gündeme getirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Yunan kaynak, daha önce savaş sebebi bildirisinin önemini küçümseyen ve Türkiye’nin kendisine tehdit oluşturmayan hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını belirten Türkiye Savunma Bakanlığı’na ve Türk kamuoyunun casus belli hakkında bir fikri olmadığını savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt vermiş gibi görünüyor.

Savaş sebebi bildirisi, Yunanistan’ın karasularını genişletme olasılığına yanıt olarak 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmişti.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias da ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.

Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”

Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Dendias: Türkiye’nin F-35’leri alması Yunanistan’ı memnun etmez

Yayınlanma

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.

Dendias perşembe günü Atina’da düzenlenen The Economist konferansında yaptığı açıklamada, “Dürüst olacağım. Yunanistan, Türkiye’nin F-35’leri almasından memnun değil; Yunanistan, Türkiye’nin yeni nesil uçaklar için motor almasından da memnun değil,” dedi.

Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”

Dendias şöyle devam etti:

“ABD hükümeti için, NATO ve özellikle Doğu Akdeniz’deki istikrarın hayati önem taşıdığı kesin. Öyleyse, Doğu Akdeniz’deki bir ülkeye, bunun başka bir müttefik üyeye karşı kullanılamayacağına dair bir şart olmaksızın bir platform sağlamak, ABD’nin çıkarına mı, değil mi?”

Ankara’daki NATO toplantısı öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump, uçak satışını kolaylaştırmak için Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırabileceğini ima etmişti.

Türkiye’nin F-35’leri satın alma isteği, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze sistemini satın alması nedeniyle yasal engellerle karşı karşıya.

ABD Kongresi, Rus sisteminin ABD yapımı savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, Ankara’nın S-400’leri elinde tuttuğu sürece Türkiye’ye F-35 satışı yapılmasını yasaklayan bir yasa kabul etmişti. ⁠

Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Azerbaycan ile Ermenistan ilk 13 kilometrelik sınırı belirledi

Yayınlanma

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Azerbaycan ile Ermenistan’ın devlet sınırının yaklaşık 13 kilometrelik bölümünde delimitasyon ve ardından demarkasyon çalışmalarını tamamladığını açıkladı. Tarafların bir sonraki aşamada Gürcistan sınırından İran sınırına kadar tüm hattın delimitasyonunu sürdürmeyi planladığını belirten Bayramov, bu süreçte anklav ve eksklav yerleşimlerle ilgili meselelerin de ele alınacağını söyledi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Azerbaycan ile Ermenistan’ın devlet sınırının yaklaşık 13 kilometrelik bölümünde delimitasyon çalışmalarını tamamladığını, bu kesimde daha sonra demarkasyonun da gerçekleştirildiğini açıkladı.

Resmi Azertag ajansına konuşan Bayramov, iki ülkenin başbakan yardımcılarının eş başkanlığını yürüttüğü ortak sınır komisyonlarının delimitasyon ve demarkasyon çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Bakan, tarafların sınır belirleme sürecini kuzeyden güneye doğru sürdürme konusunda uzlaştığını belirterek çalışmaların Azerbaycan ile Ermenistan sınırının Gürcistan’a bağlandığı noktadan başlayıp İran sınırına kadar devam edeceğini ifade etti. Bayramov, “Elbette bu süreçte eksklav köylerle ilgili meseleler de çözüme kavuşturulacak” dedi.

Bayramov ayrıca Bakü ile Erivan’ın, sınır belirleme ve demarkasyon komisyonlarının faaliyetlerini düzenleyen çeşitli hukuki düzenlemeleri kabul edip onayladığını bildirdi.

APA ajansının aktardığına göre Bayramov, Azerbaycan’ın Ermenistan ile hazırlanmakta olan barış anlaşmasına ilişkin kendi çalışmalarını tamamladığını da açıkladı.

“Azerbaycan tarafı barış anlaşmasının nihai hale getirilmesine yönelik kendi çalışmalarını tamamladı” diyen Bayramov, Bakü’nün Ermenistan Anayasası’nda Azerbaycan’a yönelik toprak iddialarını ortadan kaldıracak değişikliklerin yapılmasını beklediğini yineledi.

Barış süreci 2023’ten bu yana ilerliyor

2023’te Dağlık Karabağ’daki çatışmaların sona ermesinin ardından Azerbaycan ile Ermenistan kapsamlı bir barış anlaşması için müzakerelere başladı. Görüşmelerin temel başlıklarını karşılıklı toprak bütünlüğünün tanınması, devlet sınırının delimitasyonu ve demarkasyonu ile ulaşım hatlarının yeniden açılması oluşturdu.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ocak 2025’te Azerbaycan’a karşılıklı toprak taleplerinden vazgeçilmesini, sınır belirleme çalışmalarının tamamlanmasını ve barış anlaşmasının imzalanmasını önermişti. Paşinyan aynı dönemde anlaşma metninin yüzde 90’dan fazlasının hazır olduğunu açıklamıştı.

Birkaç ay sonra Bakü ile Erivan, barış anlaşmasının metni üzerindeki müzakerelerin tamamlandığını duyurdu. Ancak Azerbaycan, Ermenistan Anayasası’nda kendi topraklarına yönelik iddiaların sürdüğünü savunarak anayasa değişikliği yapılmadan anlaşmanın imzalanamayacağını bildirdi.

Daha sonra iki ülke, 8 Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla Washington’da paraflanan barış anlaşmasının tam metnini yayımladı. Belgede taraflar birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası sınırların dokunulmazlığını karşılıklı olarak tanırken, gelecekte birbirlerine yönelik herhangi bir toprak talebinde bulunmamayı da taahhüt etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise bu yılın ocak ayında Bakü ile Erivan arasındaki ilişkilerin geçmişteki çatışma döneminden iş birliği aşamasına geçtiğini söylemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English