Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Adalet Bakanlığından Trump’ın yandaşları için milyarlık fon

Yayınlanma

ABD Adalet Bakanlığı, Biden yönetimi döneminde haksız yere hedef alındığını beyan eden Başkan Trump müttefiklerine yönelik 1,776 milyar dolarlık bir tazminat fonunu kullanıma açmaya hazırlanıyor. Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche tarafından duyurulan “siyasallaşma karşıtı fon”, hak sahiplerine resmi özür ile maddi tazminat sağlama yetkisine sahip olacak.

ABD Adalet Bakanlığı, Biden yönetimi döneminde haksız yere hedef alındığını iddia eden Başkan Donald Trump müttefiklerinin erişimine sunulmak üzere 1,776 milyar dolarlık bir tazminat fonunu yakın dönemde işleme koyabilir.

Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche pazartesi günü yaptığı açıklamada, talep sahiplerine resmi özür ile borçlu bulunulan maddi tazminatı sağlama yetkisine sahip olacak bir “siyasallaşma karşıtı fon” kurulduğunu duyurdu.

Blanche, fona başvuru yapabilmek için herhangi bir parti üyeliği şartı aranmadığını kaydetti. Açıklamaya göre fonda dağıtılmadan kalan tutarlar federal hükümete iade edilecek.

Adalet bakanlığı makamı, fondan kimlerin tazminat aldığını ve hangi yardım türünün tahsis edildiğini içeren raporları üçer aylık dönemler halinde teslim alacak.

Beş üyeden oluşacak fon komisyonunun atamaları Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek ve bu üyelerden biri Kongre liderliğiyle istişare edilerek seçilecek.

Başkanın komisyon üyelerini görevden alma yetkisi bulunurken, boşalan üyeliklere atamaları adalet bakanı yapacak. Komisyonun tazminat niteliği taşımaya yönelik yeterlilik kriterlerini nasıl belirleyeceği henüz netlik kazanmadı.

Yönetim, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin sona ermesinden yaklaşık iki ay önce, 1 Aralık 2028 tarihi itibarıyla başvuru işlemlerini durduracak. Fonun faaliyet süresi ise 15 Aralık 2028 tarihinde sona erecek.

Blanche pazartesi günü yayımladığı yazılı açıklamada, devlet mekanizmasının hiçbir Amerikan vatandaşına karşı siyasallaştırılmaması gerektiğini belirterek, bakanlığın geçmişte yapılan hataları düzeltmeyi ve bunun tekrarlanmamasını güvence altına almayı amaçladığını ifade etti.

Blanche, varılan uzlaşmanın bir parçası olarak, hukukun suiistimal edilmesinden ve siyasallaşmadan zarar gören mağdurların seslerini duyurabilmeleri ile uğradıkları haksızlığın giderilmesini talep edebilmeleri adına yasal bir süreç inşa ettiklerini kaydetti.

Ancak geçici bakan, Trump’ın siyasi rakiplerinin de benzer şekilde haksız soruşturma veya kovuşturmaya uğradıklarına inanmaları durumunda bu tazminattan yararlanıp yararlanamayacağına dair bir değerlendirmede bulunmadı.

Bakanlık, fonun kapsamından kimlerin yararlanabileceğine dair bir tanımlama yapmadığı gibi, Trump tarafından affedilen veya cezaları hafifletilenler de dahil olmak üzere 6 Ocak 2021 tarihindeki Kongre baskınıyla bağlantılı suçlanan kişilere dair bir açıklamada bulunmadı.

Başkan Trump, baskına katılanların tazminat hakkı bulunup bulunmadığı yönündeki soru üzerine gazetecilere yaptığı açıklamada, kararın fon komisyonuna ait olduğunu söyledi.

Trump pazartesi günü konuya ilişkin, “Bu anlaşmayı ben yapmadım, bana dün haber verildi” ifadesini kullandı.

Söz konusu fonun kuruluşu, Trump’ın Gelir İdaresine (IRS) karşı açtığı ve sonradan geri çektiği 10 milyar dolarlık tazminat davasındaki uzlaşmanın bir parçası olarak gerçekleşti.

Trump, bir sözleşmeli personelin vergi beyannamesi bilgilerini medyaya sızdırmasının ardından ocak ayında kuruma dava açmıştı. Adalet Bakanlığı hukuki dayanak olarak, Obama yönetiminin federal hükümete yönelik geçmiş on yıllardaki ırkçılık iddialarını tazmin etmek amacıyla 760 milyon dolarlık bir fon oluşturduğu “Keepseagle v. Vilsack” davasını emsal gösterdi.

Bahsi geçen davanın avukatlarından Joseph Sellers ise CNN’e yaptığı açıklamada, o dönemki koşullar ile Adalet Bakanlığının mevcut duyurusunun bütünüyle farklı olduğunu ifade etti.

Keepseagle davasında tazminat ödemeleri yapıldıktan sonra 680 milyon dolarlık toplam payın 380 milyon dolarlık kısmı sahipsiz kalmıştı.

Müzakerelerin ardından, paranın hükümete iadesini zorunlu kılan bir hüküm bulunmadığı için kalan tutar, davanın tarafı olan Yerli Amerikalı besici ve çiftçi topluluklarına aktarılmıştı.

Sellers, “Asıl kritik mesele şudur; dava konusu süreçte çıkarları tehlikede olan topluluğun aynısına hizmet etmek zorundasınız” açıklamasında bulundu.

Demokratlar ve en az bir Cumhuriyetçi isim, Adalet Bakanlığının kurduğu bu yapıyı eleştirerek “örtülü ödenek” olarak nitelendirdi.

Hafta sonu gerçekleştirilen ön seçimleri kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bir dakika durun, seçim kampanyasından yeni döndüm. İnsanlar hukuki bir dayanağı olmayan bir örtülü ödenek oluşturulmasını değil, kendi geçimlerini sağlamayı düşünüyor” dedi.

Cassidy ayrıca, ABD’nin bir kanun devleti olduğunu vurgulayarak, bir uzlaşma gerekiyorsa Kongre’nin bir araya gelip buna karar vermesi gerektiğini sözlerine ekledi. Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy ise konsepte açık olduğunu belirtmekle birlikte, kimlerin hak sahibi olacağı ve paranın kaynağının neresi olduğu sorularını yöneltti.

Temsilciler Meclisi üyesi 93 Demokrat vekilden oluşan bir grup, fonun engellenmesi talebiyle mahkemeye hukuki mütalaa sundu. Milletvekilleri, ABD Anayasası’nın 3. Maddesi gereğince mahkemenin bu uzlaşmayı reddetmesi gerektiğini savundu.

Demokrat vekiller, Trump’ın bir federal kurum olan IRS’e dava açtığı dönemde federal hükümetin başında bulunduğunu, bu nedenle uzlaşmanın düşmesi gerektiğini ileri sürdü. Aynı milletvekilleri, varılan uzlaşmanın ve kurulan fonun Amerikan tarihinde benzeri görülmemiş bir yolsuzluk şüphesi barındırdığını ifade etti.

Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonunun kıdemli üyesi Demokrat Jamie Raskin ise fonu kınayarak yaptığı ayrı açıklamada, davanın vergi mükelleflerinin 1,7 milyar dolarını hazineden alıp Adalet Bakanlığı bünyesinde Trump için devasa bir örtülü ödeneğe dönüştürmeyi amaçlayan bir şebeke faaliyeti olduğunu iddia etti.

Raskin, bu paranın 6 Ocak 2021’de polis memurlarını darbeden isyancılara, yağmacılara, beyaz üstünlükçü milislere ve seçimleri gasp etme planının suç ortağı dalkavuklara dağıtılacağını ileri sürdü.

Amerika

SpaceX hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybetti

Yayınlanma

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri, şirketin tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurmasının ardından bir günde yüzde 10 değer kaybetti. Şirketin piyasa değeri yaklaşık 225 milyar dolar gerilerken, en az 20 milyar dolarlık tahvil ihracıyla köprü kredinin kapatılması hedefleniyor.

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybederek 166,17 dolara geriledi.

The Wall Street Journal gazetesinin aktardığı gelişmeyle birlikte, şirketin piyasa kapitalizasyonu yaklaşık 225 milyar dolar azaldı.

Bloomberg’in haberine göre SpaceX, 22 Haziran’da tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurdu. Şirketin, mevcut bir köprü krediyi kapatmak amacıyla en az 20 milyar dolar değerinde borç senedi ihraç etmesi bekleniyor.

Sürece yakın bir kaynağın aktardığı bilgilere göre, aralarında Goldman Sachs Group Inc. şirketinin de bulunduğu aracı bankalar, pazartesi günü yatırımcılarla telefon konferansları düzenleyecek. Bu görüşmelerin ardından, vadeleri 5 ila 30 yıl arasında değişen tahvillerin satışının gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

SpaceX’in tahvil ihracına ilişkin hazırladığı ve Bloomberg tarafından incelenen memorandumda şirketin hedefleri şu ifadelerle yer aldı:

“Misyonumuz, evrenin gerçek doğasını anlamak, bilincin ışığını yıldızlara yaymak ve yaşamın birden fazla gezegende var olması için gerekli sistem ve teknolojileri yaratmaktır.”

Haziran ayında gerçekleştirdiği halka arz sürecinde 85 milyar dolardan fazla kaynak yaratan SpaceX’in piyasa değeri, halka arzın ardından 2,9 trilyon doları aşmıştı.

Bu yükselişle bir süreliğine Microsoft ve Amazon’u geride bırakarak dünyanın en değerli ilk dört halka açık şirketi arasına giren SpaceX’in piyasa değeri, o dönem ulaştığı haftalık zirve noktasına göre yaklaşık 550 milyar dolar gerilemiş oldu.

İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak

Okumaya Devam Et

Amerika

Kolombiya Devlet Başkanı: İsrail seçimlere müdahale etti

Yayınlanma

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu savunan Petro, oyların tüm sandıklarda yeniden sayılmasını talep etti.

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Petro, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu ve bunun sisteme dışarıdan müdahale edildiğini gösterdiğini savundu.

Petro, yazılımın güvenlik açığına ilişkin ilk uyarıyı 2018 yılında yaptığını belirtti. Danıştay’ın o dönem aldığı karar uyarınca yazılımın kamuya açık bir sistemle değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Petro, uzman denetimi talep ettiğini ancak seçim kayıt yetkilisinin buna izin vermediğini söyledi.

Kolombiya Devlet Başkanı, “Bugün Ulusal Seçik Kaydı’na ait birkaç sunucunun IP adreslerinin değiştiğine dair kanıtımız var. Bu, yazılımın ele geçirildiği ve sandık verilerini başka birinin kaydettiği anlamına geliyor. Dünyada bunu yapabilecek tek ülke İsrail devletidir” ifadelerini kullandı.

Petro, seçim yazılımına yönelik uzman incelemesi yapılmasını ve tüm sandıklardaki oyların yeniden sayılmasını talep etti.

Halka sükunet ve soğukkanlılık çağrısında bulunan Petro, vatandaşların gerçek iradesini yansıtan titiz ve doğru bir sayım yapılmasını sağlamak gerektiğini vurguladı.

İlk sonuçlara göre Kolombiya’da sağcı aday De la Espriella başkan seçildi

BlackCore soruşturmaları

Seçimlere müdahale iddiaları daha önce İsrailli BlackCore şirketine yöneltilmişti. Reuters’ın Mayıs ayı sonunda bildirdiğine göre Paris Savcılığı, mart ayında yapılan yerel seçimlerde Boyun Eğmeyen Fransa partisinden üç adayın mağdur olduğu müdahale vakasına ilişkin soruşturma başlatmıştı.

Fransa’nın yabancı müdahaleyle mücadele birimi Viginum, söz konusu operasyonun arkasında kendisini “etki, siber teknoloji ve teknoloji alanında elit şirket” olarak tanımlayan İsrailli BlackCore’un bulunduğu sonucuna varmıştı.

Viginum, 12 Haziran’da yaptığı açıklamada BlackCore’un başka ülkelerdeki benzer operasyonlarla da bağlantılı olduğunu bildirdi. Birim, şirketin 2025 yılında İskoçya seçimleri ve New York belediye seçimleri sırasında da faaliyet gösterdiğini, ayrıca Angola ve Togo’da “dijital müdahale” operasyonları yürüttüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Küresel tahmin piyasaları devasa boyutlar kazandı

Yayınlanma

İnsanların gerçek dünyadaki olayların sonuçları üzerine bahis yapmalarına olanak tanıyan tahmin piyasaları, son birkaç yılda popülaritesinde patlama yaşadı.

Görünüşe göre pek çok kişi, seçimler, Kuala Lumpur’daki hava sıcaklığı ve Elon Musk’ın bir hafta içinde ne sıklıkla tweet atacağı gibi konularda bahis yapmak için can atıyor.

Kalshi, ABD tahmin piyasasının %90’ından fazlasını kontrol ediyor ve yıllık geliri 1,5 milyar doları aşıyor.

Pew Araştırma Merkezi’nin dijital varlık şirketi The Block’tan elde ettiği verileri analizine göre, Kalshi ve diğer büyük oyuncu Polymarket’e bakıldığında, bu iki şirketin toplam küresel işlem hacmi şu şekildeydi: Eylül 2025’te 4,5 milyar dolar; Nisan 2026’da 24 milyar dolar civarında.

Kalshi ve Polymarket’in milyonlarca kullanıcısı var fakat sadece çok küçük bir yüzde büyük kazanç elde ediyor.

Örneğin Wall Street Journal’ın yaptığı bir analizde şunlar ortaya çıktı:

  • Polymarket’in kârının yüzde 67’si, hesapların sadece %0,1’ine gidiyor.
  • Ortalama bir Polymarket kullanıcısı 1 ile 100 dolar arasında para kaybetmiş. En alt %10’luk dilimdeki kullanıcılar ise kişi başına yaklaşık 4.000 dolar zarar etmiş.
  • Şirketin açıklamasına göre, para kazanan her bir Kalshi kullanıcısına karşılık 2,9 kâr etmeyen kullanıcı düşüyor.

Bu kadar yüksek bir hacmi görmezden gelmek zor. Wall Street Journal’a göre, yatırımcıların ilgisi Kalshi’nin değerlemesini aralık ayındaki 11 milyar dolardan yaklaşık altı ay sonra 22 milyar dolara çıkardı.

The Information’a göre ise, 2024 yılında 350 milyon dolar değerinde olduğu bildirilen Polymarket, son zamanlarda 15 milyar dolarlık bir değerlemeyle fon toplamak üzere görüşmeler yapıyordu.

Morning Consult’un bir araştırmasına göre, ortalama tahmin piyasası kullanıcısı genç kesime ağırlık veriyor ve kullanıcıların %71’i erkek. Pew’e göre spor, kripto para ve siyaset en popüler konular.

Yatırım şirketi Bernstein, tahmin piyasasındaki işlem hacminin 2030 yılına kadar yıllık 1 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor

Öte yandan tahmin piyasalarında hâlâ “içeriden bilgi ticareti” (inside trading) en önemli kapı olarak görülüyor. 

Örneğin bir ABD Ordusu Özel Kuvvetler askeri, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalama planlarına ilişkin gizli bilgilerini kullanarak Polymarket işlemlerinden 400 bin dolar kazandığı iddiasıyla yargılanacak.

Bir Google çalışanı ise, şirketin iç verilerine erişim hakkını kullanarak Google’da en çok aranan terimlere bahis oynadığı iddiasıyla yakın zamanda dolandırıcılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

Kalshi, işverenin videolarıyla ilgili bahisler yaptığı gerekçesiyle bir MrBeast editörüne 20 bin dolar para cezası kesti.

Ne var ki uzmanları ve kamuoyunu şüpheye düşüren şüpheli işlemler her zaman soruşturmaya yol açmıyor.

Örneğin Bloomberg, birbiriyle bağlantılı gibi görünen yeni açılmış birçok Polymarket hesabından yapılan ve zamanlaması dikkat çeken birkaç İran savaşı bahsinin 1 milyon dolar kâr sağladığını bildirdi.

Hem Kalshi hem de Polymarket, içeriden bilgi ticareti yaptıkları gerekçesiyle kullanıcılara para cezası verdi ve hesaplarını dondurdu.

Kalshi ise yakında hassas işlemler yapabilmek için kullanıcıların işveren bilgilerini paylaşmalarını zorunlu kılacak.

Gelgelelim eleştirmenler bunun yeterli olmadığını söylüyor. Bir grup Demokrat senatör, tahmin piyasalarını düzenlemekten sorumlu federal kurum olan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonunu (CFTC), izin verilen bahis türlerini sınırlayarak içeriden bilgi ticaretiyle mücadele etmeye çağırdı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English