Amerika
ABD elçisi Tom Barrack’ın Jeffrey Epstein ile yazışmaları ortaya çıktı

ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komisyonu’ndaki Demokrat üyeler, reşit olmayanların da aralarında bulunduğu insan ticareti suçlamalarıyla gündeme gelen ve cezaevinde ölü bulunan finansör Jeffrey Epstein’a ait üç e-postayı X platformunda yayımladı.
Komisyona, Epstein’ın mirasçıları tarafından iletilen belgelerde dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın yatırımcının eylemlerinden haberdar olduğu öne sürülüyor.
Epstein, 2008’de fuhuş organize etmek suçunu kabul etmiş, reşit olmayan birine cinsel istismarda bulunmaktan hüküm giymişti.
2019 yazında yeniden gözaltına alınan Epstein’a, 14 yaşındaki kızların da aralarında bulunduğu mağdurları fuhşa zorlamak ve insan ticareti yapmak suçlamaları yöneltilmişti.
Milyarder, dava başlamadan önce, aynı yılın ağustos ayında hücresinde şaibeli bir şekilde öldü ve “intihar ettiği” iddia edildi.
Epstein’ın yakın ortağı Ghislaine Maxwell, cinsel sömürü amacıyla insan ticaretine yardım ve yataklık etmekten 20 yıl hapis cezası çekiyor.
The Washington Post’un haberine göre Trump ve Epstein, 1980’lerin başında Florida’da komşuyken tanıştı. İkili o dönem sık sık birlikte görüntülendi, Trump birkaç kez Epstein’ın özel uçağıyla seyahat etti. Ancak ilişkileri 2000’lerin başında bozuldu.
Trump, Epstein’la dost olduğunu veya iş ilişkisi yürüttüğünü birçok kez reddetti.
2016’da Barrack’la yazışmalar
Yayımlanan belgeler arasında, Epstein’ın 2016 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın dostu ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’la yaptığı yazışmalar da yer alıyor.
Epstein, 9 Mart 2016 tarihli mesajında Barrack’a şu ifadeleri kullandı:
“Bilginize: Hafta boyunca hem Donald (Marla, güzellik yarışmaları, Mar-a-Lago vb.) hem de Clinton hakkında birçok gazeteciden telefon alıyorum… Son zamanlarda Clinton ile ilgili çağrılar azaldı ama her zaman verdiğim yanıt ‘Söyleyecek bir şeyim yok’ oluyor ya da tamamen görmezden gelmeye çalışıyorum. Sokakta birkaç kez ani sorularla karşılaştım, ama artık daha dikkatliyim.”
Barrack, Epstein’a kısa bir yanıtla, “Umarım iyisindir, görüşelim” dedi.
Epstein ise bunun üzerine, “Çocukla fotoğrafını gönder” yanıtını verdi.
🚨🚨🚨BREAKING: In 2016 Epstein wrote to Tom Barrack, Trump's long time friend and Ambassador to Turkey,"fyi I receive many calls a week about both Donald ( [REDACTED,] beauty contest, mara lago etc)…my answers are always I have nothing to say. or I try to ignore altogether.." pic.twitter.com/VrLi4KosSI
— Daniel Boguslaw (@DRBoguslaw) November 12, 2025
Epstein’ın 2011’de ortağı Ghislaine Maxwell’e gönderdiği başka bir mesajda, ismi açıklanmayan bir mağdurun “Trump’la (benim evimde) birkaç saat geçirdiğini ama Trump’tan hiç söz etmediğini” yazdığı ortaya çıktı.
Epstein mesajına şu notu eklemişti: “Şunu anlamanı istiyorum, havlamayan köpek Trump’tır.”
Epstein’ın 2015 ve 2018 yıllarında Ateş ve Öfke kitabının yazarı Michael Wolff’la yaptığı yazışmalar da kamuoyuna yansıdı. E-postalarda ikili, Trump’la ilgili olası açıklamalar konusunda nasıl bir strateji izleneceğini tartışıyor.
Wolff, Trump’ın kendi sözlerinin onu zora sokmasına izin verilmesini öneriyor ve “Eğer gerçekten kazanacak gibi görünürse, ona bir borçluluk duygusu yaratarak onu kurtarabilirsin” diye yazıyor.
Epstein, Ocak 2019’da Wolff’a gönderdiği başka bir mesajda ise “Elbette kızlardan haberi vardı, çünkü Ghislaine’e durmasını söylemişti” ifadesini kullanıyor.
Öte yandan Cumhuriyetçiler, Demokratları “Trump’ı karalamak için sahte bir hikâye üretmekle” suçladı. Parti yetkilileri, e-postalarda bahsedilen mağdurun Ghislaine Maxwell tarafından kandırıldığını öne süren ve genç yaşta Trump’ın mülklerinde çalıştığını iddia eden Virginia Giuffre olduğunu belirtti.
The New York Times’a göre Giuffre, 2016’da yaptığı açıklamada Trump’ın reşit olmayanlara yönelik istismar eylemlerine katılmadığını ya da tanık olmadığını, fakat Epstein’ın malikanesinde bulunduğunu duyduğunu söylemişti. Giuffre, bu yılın bahar aylarında intihar etti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Demokratların e-postaları yayımlamasını “Başkan Trump’ın tarihî başarılarından dikkati saptırmaya yönelik kötü niyetli bir girişim” olarak değerlendirdi.
Bunun üzerine Gözetim Komisyonu’nun Demokrat Başkanı Robert Garcia, X hesabından şu mesajı paylaştı: “Yayımladıklarımız sizi rahatsız ettiyse, bunu düzeltmenin kolay bir yolu var. Patronunuz BUGÜN DOSYALARI AÇSIN.”
Trump, seçim kampanyası sırasında Epstein dosyasındaki belgelerin gizliliğini kaldırma sözü vermişti. Şubat ayında Adalet Bakanı Pam Bondi, masasında “Epstein’ın reşit olmayan kızların cinsel hizmetlerini sunduğu kişilerin listesi” bulunduğunu açıklamış, daha sonra sözlerini düzelterek aslında “davaya ilişkin genel dosyaları” kastettiğini belirtmişti.
Ardından Bondi, davaya ait gizliliği kaldırılmış belgeleri yayımladı. Belgeler arasında özel uçağın uçuş kayıtları, adres defteri, delil listesi ve “masöz listesi” de yer aldı.
Ancak FBI ve Adalet Bakanlığı, “müşteri listesi” olarak anılan bir belgenin var olmadığını duyurdu.
Trump’ın adının Epstein dosyalarında geçtiğine dair iddialar, hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler arasında belgelerin tamamen kamuoyuna açıklanması yönünde baskı yaratmayı sürdürdü.
Trump ise parti içi eleştirmenlerine, “Bir türlü ölmeyen o herif yüzünden” sözleriyle tepki gösterdi.
The New York Times’a göre, ABD’deki hükümet kapanması nedeniyle konuya yönelik ilgi azalmıştı. Fakat süreç sona erdiğinde Epstein dosyalarının yeniden gündeme taşınabileceği değerlendiriliyor.
Geçen hafta The New York Post, Epstein’a 2019’da serbest kalması karşılığında Trump hakkında ifade vermesinin teklif edildiğini yazdı. Epstein’ın eski hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione’nin dilekçesinde, finansöre “Trump’ın adamları bunu çürütene kadar hiçbir şeyi kanıtlamak zorunda olmadığının” söylendiği bilgisi yer aldı.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









