Bizi Takip Edin

Amerika

Wall Street CEO’ları Trump ile akşam yemeğinde buluştu

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Beyaz Saray’da JPMorgan ve BlackRock yöneticileri de dahil olmak üzere birçok üst düzey iş adamıyla özel bir akşam yemeği düzenledi.

Bu toplantı, Trump yönetiminin ABD sermaye piyasalarını güçlendirmeyi ve ulusal güvenlik açısından hayati öneme sahip kritik iç tedarik zincirlerini yeniden inşa etmeyi amaçlayan yeni girişimler başlatmasıyla birlikte, Trump’ın şirket liderleriyle ilişkilerini derinleştirme çabasını vurguluyor.

Akşam yemeği, Trump’ın Microsoft’tan Satya Nadella ve OpenAI’dan Sam Altman gibi teknoloji şirketlerinin yöneticileriyle yapay zeka ve ABD yatırımlarını görüşmek üzere bir araya gelmesinden sonra gerçekleşti.

CBS News’in bildirdiğine göre, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick de akşam yemeğine katılacak.

Çeşitli haber kaynaklarına göre, davet edilen yöneticiler arasında şunlar yer alıyor:

  • JPMorgan CEO’su Jamie Dimon.
  • Goldman Sachs CEO’su David Solomon.
  • Nasdaq CEO’su Adena Friedman.
  • Morgan Stanley CEO’su Ted Pick.
  • Blackstone CEO’su Stephen Schwarzman,
  • BlackRock CEO’su Larry Fink.

Resmi olarak bir akşam yemeği olsa da, bu etkinlik, belirsiz bir ekonomik ortamda ittifaklar kurmak ve ekonomik ve düzenleyici politikaları şekillendirmek için yönetimin stratejik bir hamlesi olarak görülüyor.

Toplantı önemli bir zamanda gerçekleşti. ABD’deki haneler yüksek enflasyonun baskısıyla karşı karşıya kalmaya devam ederken, bankalar faiz oranlarındaki dalgalanma ve daha sıkı sermaye gereksinimleri ile mücadele ediyor. CEO’ları Washington’a davet ederek, yönetim bir sonraki adımlarını değerlendirirken sektör liderleriyle doğrudan istişare etme niyetini gösteriyor.

Büyük Teknoloji patronları Beyaz Saray’da

Başkan Trump ve ekibi, bankaların ABD’nin ulusal güvenlik, enerji ve imalat için hayati önem taşıyan sektörleri yeniden inşa etmesine yardımcı olmak için daha aktif bir rol oynamasını hedefliyor.

Ülkenin en büyük finans kurumlarını endişelerini paylaşmaya ve güçlü bir ekonomiyi sürdürecek politikaların şekillendirilmesinde desteklerini istemeye davet etti.

JPMorgan kısa süre önce savunma, havacılık, enerji ve ileri teknoloji gibi sektörlere odaklanan 1,5 trilyon dolarlık 10 yıllık bir yatırım planı açıkladı. Plan ayrıca, ABD şirketlerinin büyümesine, yenilik yapmasına ve daha fazla işçi istihdam etmesine yardımcı olmak için 10 milyar dolarlık doğrudan hisse senedi ve risk sermayesi yatırımı ayırdı.

Beyaz Saray, bu hedefleri gerçekleştirilebilir kılmak için JPMorgan gibi finans kurumlarıyla işbirliği yapmayı hedefliyor ve analistler, planın bankaların Trump’ın idari desteğine olan güvenini gösterdiğini öne sürüyor.

Fakat tüm üst düzey yöneticiler akşam yemeğine katılmadı. Citigroup CEO’su Jane Fraser, uzun süredir planlanmış olan Asya gezisi nedeniyle daveti kaçırdı. Bank of America CEO’su Brian Moynihan, mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac’in özelleştirilmesi gibi finansal konuları görüşmek üzere başkanla zaten bir araya gelmiş olmasına rağmen yemeğe davet edilmedi.

Kaynaklar, Citi ve diğer bankaların yönetimle işbirliği yapmak için yeni yollar aradıklarını, bu nedenle zamanlama ve kamuoyu önüne çıkma konusunda temkinli davrandıklarını belirtiyor.

Bu isimlerin yemeğe katılmamaları, iş dünyası liderlerinin itibarlarını korurken politikayı etkilemek için Beyaz Saray ile ilişkilerini hâlâ izlediklerini gösteriyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English