Bizi Takip Edin

Amerika

Büyük Teknoloji patronları Beyaz Saray’da

Yayınlanma

ABD’nin en büyük teknoloji şirketlerinin yöneticileri, “First Lady” Melania Trump’ın öncülüğünü yaptığı yapay zeka girişimini desteklemek için Beyaz Saray’da buluştu.

Microsoft’tan Satya Nadella, OpenAI’dan Sam Altman, Google’dan Sundar Pichai ve Apple’dan Tim Cook gibi CEO’lar, teknoloji yöneticilerinin Amerikan çocuklarının yapay zeka kullanmayı öğrenmelerine yardımcı olacak bir planı onaylaması üzerine Beyaz Saray’da bir araya geldi.

Meta CEO’su Mark Zuckerberg ve Microsoft kurucusu Bill Gates, perşembe günü erken saatlerde eğitim konulu bir yuvarlak masa toplantısının ardından, yetkililer ve teknoloji liderleriyle düzenlenen bir akşam yemeğinde Donald ve Melania Trump’ın yanında yer aldı.

Başkan yemekte teknoloji CEO’larını övdü ve yönetiminin yapay zeka için gerekli veri merkezlerini kurmayı “kolaylaştırdığını”, elektrik kapasitesi ve diğer izinleri almalarını sağladığını söyledi.

Teknoloji patronları, daha gevşek regülasyon, daha fazla devlet teşviki ve şirketleri için gümrük vergilerinden muafiyet talep ettikleri için, geçen yılki seçimlerden bu yana Trump’ın gözüne girmeye çalışıyorlar.

Birçoğu, hükümet tarafından açılan çok sayıda antitröst davasında şirketlerinin bölünme ihtimaliyle karşı karşıya.

Microsoft perşembe günü yaptığı açıklamada, tüm ABD’li üniversite öğrencilerine Copilot AI’ı ücretsiz olarak sunarak Beyaz Saray’ın yapay zeka girişimini destekleyeceğini açıkladı.

CEO Nadella ayrıca, önümüzdeki beş yıl içinde eğitime 4 milyar dolar nakit ve AI hizmeti bağışlama taahhüdünün bir parçası olarak Copilot programını ilkokul ve ortaokul öğrencileri ile öğretmenlere de genişleteceğini vaat etti.

Nadella, X’te yayınlanan bir videoda, “Başkan, first lady ve tüm yönetim, yapay zekanın gücünden yararlanmak için gelecek nesli hazırlamayı ulusal bir öncelik haline getirdikleri için çok minnettarız,” dedi.

Altman ise, OpenAI iş platformunu ve Walmart dahil işverenlerle birlikte çalışan bir sertifika programını duyurdu. Şirket, 2030 yılına kadar 10 milyon Amerikalının çevrimiçi platformu üzerinden yapay zeka eğitimini tamamladıktan sonra akredite etmeyi taahhüt etti.

OpenAI’ın kurucu ortağı, daha önce başkana yönelik eleştirilerde bulunduktan sonra, bu yıl Trump yönetimi ile ilişkiler kurmakla geçirdi. Şirketinin teknolojisini milletvekillerine ve Beyaz Saray çalışanlarına tanıttı ve yapay zekanın Amerikan ekonomisi üzerindeki potansiyel etkisini vurguladı.

Altman, Beyaz Saray’daki akşam yemeğinde, “İş dünyası ve inovasyon dostu bir başkan olduğunuz için teşekkür ederiz. Bu çok ferahlatıcı bir değişiklik. Tüm şirketlerimizi ve ülkemizi bu kadar başarılı hale getirmek için yaptıklarınızı görmekten büyük heyecan duyuyoruz,” dedi.

Google CEO’su Pichai de koroya katıldı ve şirketin önümüzdeki üç yıl içinde yapay zeka destekli eğitime 1 milyar dolar yatırım yapma planını vurguladı.

Pichai, “Burada olmak ve first lady’nin başkanlık yapay zeka yarışmasını desteklemek benim için bir onur. Bu girişimle gençlere ilham veriyorsunuz. Bu odadaki herkesin ortaklığı ve öncülük eden first lady ile yönetim için son derece minnettarız,” dedi.

Yemeğe katılmaması dikkat çeken tek isim, bu yılın başlarında Devlet Verimliliği Departmanını (DOGE) yönettikten sonra Trump ile kamuoyuna açık bir şekilde anlaşmazlığa düşen Elon Musk oldu.

Yapay zeka şirketi xAI’ın sahibi Musk, davet edildiğini ama yerine bir temsilci gönderdiğini söyledi.

Beyaz Saray yetkilisi, diğer davetliler arasında Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin, Oracle CEO’su Safra Catz ve Palantir yöneticisi Shyam Sankar’ın da olduğunu söyledi.

Listede ayrıca, şu anda Meta’da çalışan Scale AI kurucu ortağı Alexandr Wang, NASA’nın eski başkan adayı ve Musk’ın SpaceX şirketinin yatırımcısı Jared Isaacman ve risk sermayedarı Chamath Palihapitiya da yer alıyordu.

Büyük teknoloji grupları, first lady’nin yapay zeka eğitim programını desteklemeyi taahhüt eden yüzden fazla imzacı arasında yer alıyor. 

Melania Trump, geçen ay öğrencilerin ve eğitimcilerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı amaçlayan başkanlık yapay zeka yarışmasını başlattı. 

Fakat Melania Trump, yapay olarak üretilen görüntü ve videoların daha sıkı denetlenmesini de savunuyor ve “intikam pornosu” veya “deepfake” yayınlamayı suç sayan ve teknoloji şirketlerine bu tür içerikleri 48 saat içinde kaldırma zorunluluğu getiren “Take It Down” yasasını destekliyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English