Diplomasi
ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasında yaklaşık üç aydır süren çatışmayı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan görüşmeler Katar’da devam ederken, tarafların ortaya çıkan son öneride uzlaşamaması halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği riski gündemde kalmayı sürdürüyor. ABD Başkanı Trump, müzakerelerin “iyi ilerlediğini” söyledi ve olası anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ifade etti. İranlı yetkililer ise görüşmelerin bu aşamada nükleer ayrıntılardan ziyade savaşın sona erdirilmesine odaklandığını belirtti.
ABD ile İran arasında yaklaşık üç aydır devam eden savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan görüşmeler Katar’da sürerken, tarafların ortaya çıkan son öneri üzerinde uzlaşamaması halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği ihtimali gündemde kalıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda görüşmelerin “iyi ilerlediğini” yazdı.
Trump paylaşımında, “Bu anlaşma ya herkes için büyük bir anlaşma olacak ya da hiç olmayacak. Aksi halde yeniden savaş alanına ve çatışmalara dönülecek, üstelik eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde. Ama bunu kimse istemiyor” ifadelerini kullandı.
Trump ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, nihai anlaşmanın henüz sonuçlanmamış olsa da yakın olabileceğine işaret etti. Trump cumartesi gecesi yaptığı açıklamada olası anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” söylemişti.
Trump’ın pazartesi günkü açıklamaları, ABD’nin İran’ın güneyine yönelik saldırılar düzenlemesinden birkaç saat önce geldi. Reuters’ın aktardığına göre Hürmüz Boğazı kıyıları ile İran’ın Bender Abbas kentinde patlama sesleri duyuldu.
Buna ek olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun pazartesi günü Güney Lübnan’a yönelik yeni saldırılar düzenlediğini söyledi. CBS News’in haberine göre bu saldırılar, ABD ile İran arasındaki ateşkesin koşullarından biri olan ve 17 Nisan’dan bu yana yürürlükte kalan ateşkese rağmen gerçekleşti.
Katar’da yürütülen görüşmeler hakkında sınırlı bilgi bulunuyor. İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf başkanlık ediyor. Galibaf, nisanda ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüşmüştü.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, nihai bir anlaşmaya ulaşılabileceğini söyledi. Ancak The New York Times’ın aktardığına göre Bekayi, ortaya çıkan önerinin çok boyutlu bir mutabakat zaptı yerine ön çerçeve niteliğinde olacağını belirtti.
Bekayi, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “Müzakerelerin odağı savaşın sona erdirilmesi ve bu aşamada nükleer ayrıntılarla ilgili herhangi bir görüşme yürütülmüyor” dedi.
Bekayi’nin sözleri, Trump yönetiminin çatışmanın sona ermesi için İran’ın nükleer programının sonlandırılmasını şart koştuğu yönündeki tutumuna gönderme yaptı.
Ortaya çıkan anlaşma kapsamında İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesi öngörülüyor. Ancak bu uranyumun nasıl çıkarılacağına ilişkin ayrıntıların, ateşkesin 60 gün uzatılması sürecinde yapılacak sonraki görüşmelerde ele alınacağı belirtiliyor.
Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada zenginleştirilmiş uranyumun “ya derhal ABD’ye teslim edilerek ülkeye getirileceğini ve imha edileceğini ya da tercihen yerinde veya kabul edilebilir başka bir noktada Atom Enerjisi Komisyonu ya da eşdeğer bir kurum gözetiminde yok edileceğini” söyledi.
İran’ın nükleer programı çatışmanın merkezindeki başlık olmayı sürdürüyor. ABD yönetimi, Tahran’ın İsrail ve ABD’ye yönelik tehditlerini gerekçe göstererek İran’ın nükleer silaha sahip olmasına veya nükleer silah üretmesine izin verilemeyeceğini ifade ediyor.
Trump ile diğer yönetim yetkilileri daha önce İran’ı “yakın bir nükleer tehdit” olarak nitelemişti. Bu açıklamalar Netanyahu’nun benzer değerlendirmeleriyle paralellik taşıdı.
Ortaya çıkan anlaşma taslağı, 12 haftadır süren çatışmayı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nın kademeli biçimde yeniden açılmasını hedefliyor.
İran’ın boğazı kapatması enerji fiyatlarında küresel ölçekte sert artışlara yol açtı. Boğazın, ABD’nin bölgedeki ablukayı aşamalı biçimde kaldırmasıyla yeniden açılması öngörülüyor. Trump yönetimi bu ablukayı, İran petrolü taşıyan gemilerin ihracat yapmasını engellemek amacıyla devreye sokmuştu.
AAA verilerine göre ABD’de benzinin ulusal ortalama fiyatı pazartesi gününe girerken sınırlı düşüş gösterdi ancak galon başına 4,50 dolar seviyesinde kalmayı sürdürdü. Çatışma başlamadan önce şubat ayında benzin fiyatı yaklaşık 3 dolar düzeyindeydi.
Anlaşmanın kabul edilmesi halinde ABD’nin ayrıca İran’ın petrol satabilmesi için yaptırım muafiyetleri yayımlaması ve milyarlarca dolarlık İran varlığının üzerindeki blokeyi kaldırması bekleniyor.
Cumhuriyetçi Kongre üyeleri ile Trump yönetiminde dışişleri bakanlığı yapan Mike Pompeo, ortaya çıkan anlaşmaya ilişkin haberleri eleştirdi. Söz konusu isimler İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı ve ortaya çıkan anlaşmanın bunun nasıl sağlanacağına ilişkin ayrıntıları içermediğini söyledi.
Netanyahu da mutabakat zaptı konusunda Trump’a destek verdi. Bununla birlikte Netanyahu, “İran’ın uranyum zenginleştirme tesislerinin sökülmesinin ve zenginleştirilmiş nükleer materyalin İran topraklarından çıkarılmasının” önem taşıdığını ifade etti.
Trump ise anlaşmayı eleştiren hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere tepki gösterdi.
Trump Truth Social hesabındaki paylaşımında, “İran’la yapmaya çalıştığım potansiyel anlaşma hakkında hiçbir şey bilmeyen Demokratlara, Cumhuriyetçi görünen Cumhuriyetçilere ve aptallara gülüyorum. Üstelik henüz müzakere edilmemiş konular hakkında konuşuyorlar” ifadelerini kullandı.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












