Amerika
ABD Senatosu Maxwell için af verilmesine oy birliğiyle karşı çıktı

ABD Senatosu, hüküm giymiş cinsel suçlu Ghislaine Maxwell’e yönelik olası bir başkanlık affı veya merhamet kararına oy birliğiyle karşı çıktı. Demokrat Senatör Jacky Rosen tarafından sunulan karar tasarısı, Senato Genel Kurulunda hiçbir üyenin itiraz etmemesiyle kabul edildi.
ABD Senatosu Çarşamba günü, cinsel suçlardan hüküm giyen ve Jeffrey Epstein’in suç ortağı olan Ghislaine Maxwell’e hiçbir şekilde başkanlık affı veya merhamet sağlanmaması gerektiği hususunda oy birliğiyle anlaşmaya vardı.
Karar tasarısı, Demokrat Senatör Jacky Rosen tarafından Senato gündemine getirildi. Rosen, tasarının amacının, Başkan Donald Trump tarafından görevini sürdürmesi için aday gösterilen Adalet Bakan Vekili Todd Blanche’ın, Trump’ın adını temize çıkarması karşılığında Maxwell’e bir af sağlamasını önlemek olduğunu ifade etti.
Trump, Epstein ile bağlantılı herhangi bir usulsüzlük içinde yer aldığını reddetmişti.
Rosen, Senato Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, “Trump’ın hüküm giymiş bir cinsel insan taciri için af fikrini bir saniye bile düşünmesi açıkçası korkunçtur” dedi.
Konuşmasının ardından tasarısının oy birliğiyle kabul edilmesini talep eden Rosen’ın bu isteğine genel kurulda hiçbir senatör itiraz etmedi. İtiraz gelmemesiyle birlikte Senato kararı resmi olarak onaylamış oldu.
Rosen değerlendirmesine şöyle devam etti:
“Cumhuriyetçiler yarın Yargı Komisyonunda Todd Blanche’ın adaylığını ilerleteceklerse, Maxwell’e af verilmesine karşı olduklarını netleştirmek için yapabilecekleri en küçük şey budur.”
Bağlayıcı bir hukuki niteliği bulunmayan karar, cinsel suçların işlenmesini kolaylaştırmaktan dolayı hüküm giyen ve 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Maxwell’e yönelik herhangi bir af girişimine hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat senatörlerin karşı olduğunu Trump yönetimine ve kamuoyuna iletmeyi amaçlıyor.
Karar aynı zamanda Demokratların, Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde Epstein dosyalarını ele alış biçimi nedeniyle Blanche’tan hesap sorma isteğini yansıtıyor.
Blanche, Maxwell için af tavsiyesinde bulunmayacağını açıklarken, Trump af ihtimalini tamamen göz ardı etmedi. Maxwell’in avukatı da af taleplerini sürdüreceklerini bildirdi.
Blanche geçen yaz Maxwell ile iki gün süren görüşmeler gerçekleştirmiş ve bu görüşmeler sonucunda Maxwell’in Trump’ın uygunsuz bir davranışına tanık olmadığını beyan ettiği yazılı bir ifade hazırlanmıştı.
Bu gelişmenin kısa süre ardından Maxwell daha düşük güvenlikli bir cezaevi tesisine nakledilmiş, Blanche ise söz konusu nakil kararını savunmuştu.
Amerika
ABD’de tahvil getirileri sıçradı, hisse senetleri düştü

Fed toplantısının ardından tahvil getirileri sıçrarken üç büyük endeks ise de düşüş yaşadı.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri sabit tutma kararından sonra Dow Jones Endüstriyel Ortalaması, 1.153,18 puan (yüzde 2,19) düşüşle kapandı ve Nisan 2025’ten bu yana en kötü düşüşünü kaydetti.
Fed, yaptığı toplantıda faiz oranlarını %3,5-%3,75 aralığında değiştirmedi fakat 9’a 3’lük bölünmüş karar, herkesin bu karara tam olarak katılmadığını gösterdi.
Fed Başkanı Kevin Warsh, bu durumu “aile kavgası” olarak nitelendirerek, “İyi bir aile kavgası istedim ve istediklerimi aldım. Amaç da budur. Sistem böyle tasarlanmıştır,” dedi.
Warsh, Fed’in faiz politikasının gidişatı konusunda ipucu vermeyeceğini ama %2’lik enflasyon hedefine ulaşmak için gerekli adımları atacağını belirtti.
Warsh’ın açıklamaları sırasında uzun vadeli tahvil getirileri keskin bir artış gösterdi. 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi %5,1 civarından %5,21’e sıçrayarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Fed faiz kararında değişime gitmeyerek politika faizini üst üste 5 kez pas geçti
10 yıllık getiri ise %4,61’in biraz üzerindeyken neredeyse %4,69’a yükseldi ve bir yılı aşkın süredir en yüksek seviyesine yaklaştı.
Uzun vadeli getiriler, enflasyon ve büyüme beklentilerine göre hareket eder. Getirilerdeki bu artış, yatırımcıların Fed’in inatçı enflasyonu dizginlemek için yeterli önlemleri almayabileceğinden endişe duyduklarını gösteriyor.
Bu arada, Fed’in para politikasına ilişkin beklentileri yansıtan kısa vadeli iki yıllık ABD Hazine tahvili faizi bir miktar geriledi ve nispeten sabit kaldı.
Son aylarda yatırımcılar, Fed’in enflasyonla mücadele etmek için bu yıl faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerini artırdı ve 10 yıllık tahvil faizindeki artış da faiz artırım beklentisini yansıtıyor olabilir.
Fakat 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki hareketin büyüklüğü, enflasyon konusunda endişe duyulduğunu gösteriyor.
Tahvil fiyatları düştüğünde faizler yükselir. Yatırımcılar, enflasyonun getirilerini eritme riski karşılığında daha fazla tazminat talep ederek uzun vadeli tahvilleri elden çıkardı.
Amerika
Gallup araştırması ABD’lilerin yapay zekaya güveninin azaldığını gösterdi

Bentley University ile Gallup’un yayımladığı ankete göre, ABD’de yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini düşünenlerin oranı son yıllarda arttı. Araştırma, yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisine ilişkin kaygıların ve şirketlerin teknolojiyi sorumlu biçimde kullanacağına duyulan güvensizliğin sürdüğünü ortaya koydu.
Bentley University ile Gallup’un salı günü yayımladığı ankete göre, ABD’de yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini düşünenlerin oranı arttı. Ankete katılanların yüzde 39’u yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini söyledi. Bu oran 2023’te yüzde 31 olarak ölçülmüştü.
Katılımcılara yapay zekanın zararından çok yarar sağladığını düşünüp düşünmedikleri de soruldu. Bu görüşü paylaşanların oranı 2025’teki yüzde 11 seviyesinden yüzde 9’a geriledi.
Araştırmada katılımcılara “İşletmelerin yapay zekayı sorumlu biçimde kullanacağına güveniyor musunuz?” sorusu da yöneltildi. Katılımcıların yüzde 31’i şirketlere hiçbir şekilde güvenmediğini belirtti. Bu oran 2023’e göre kayda değer bir düşüş göstermese de, anketin yapılmaya başlanmasından bu yana güvensizliğin ilk kez azalmak yerine arttığı kaydedildi.
Araştırmaya göre, Amerikalıların yapay zekaya yönelik tutumları, teknolojiye ilişkin iki yıllık iyimserliğin ardından 2026’da dengelendi. Ankete katılanların yüzde 79’u, yapay zekanın önümüzdeki 10 yıl içinde ABD’deki iş sayısını azaltacağına inandığını söyledi.
Anthropic raporu beyaz yakalı işlere işaret etti
Mart ayında Anthropic, yapay zekanın iş gücü piyasasında yol açabileceği iş kaybını analiz etti. Şirket, teorik olarak yapay zekanın en başarılı biçimde yerine getirebileceği alanlar arasında beyaz yakalı mesleklerin öne çıktığını tespit etti.
Buna karşın ankete katılanlar, yapay zekanın finansal tavsiye vermek, otomobil kullanmak ve şirketlere işe alım konusunda tavsiyede bulunmak gibi belirli görevlerde insanlarla aynı düzeyde ya da daha düşük performans gösterdiğine inandıklarını belirtti.
Veri merkezlerine yönelik girişimler gündemde
ABD’nin çeşitli eyaletleri, yapay zeka altyapısının büyümesini yavaşlatacak adımlar atıyor ve teknolojiye yönelik güvenlik önlemlerini inceliyor. New York’ta Vali Kathy Hochul, siyasilerin çevre ve enerji alanında bir çerçeve hazırlayabilmesi için veri merkezlerine bir yıl süreyle durdurma kararı getiren düzenlemeyi kabul etti.
ABD Kongresi’nde ise Senatör Bernie Sanders ile Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, mart ayında “Artificial Intelligence Data Center Moratorium Act” adlı yasa tasarısını sundu. Tasarı, daha güçlü ulusal güvenlik önlemleri oluşturulana kadar yeni veri merkezlerinin inşasını engellemeyi amaçlıyordu.
Sanders, bu durdurma kararlarının gerekli olduğunu savundu. Sanders, bunun “yapay zekanın risklerini anlamak” ve “çalışan aileleri korumak” için zaman kazandıracağını söyledi.
Bentley University ile Gallup’un anketi 4-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Amerika
Shell’in net kârı ikinci çeyrekte 10,8 milyar dolara yükseldi

İngiliz enerji şirketi Shell, Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesiyle ikinci çeyrekteki net kârının üçe katlanarak 10,8 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Küresel enerji piyasalarındaki ciddi aksamalara rağmen şirketin gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artış gösterdi.
İngiliz enerji devi Shell perşembe günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarını hızla yükseltmesiyle ikinci çeyrekteki net kârının üçe katlanarak 10,8 milyar dolara ulaştığını duyurdu.
Shell tarafından yayımlanan kazanç raporuna göre, nisan-haziran dönemine ait vergi sonrası kâr, 2025 yılının ikinci çeyreğinde kaydedilen 3,6 milyar dolarlık kâr ile karşılaştırıldı.
Büyük enerji şirketleri, petrol ve doğalgaz vadeli işlem sözleşmelerinin savaşa dair son haberlerle büyük kazançlar ve kayıplar arasında dalgalanması sayesinde yaptıkları ticaretlerden de kazanç sağlıyor. Ham petrol vadeli işlemleri perşembe günü itibarıyla savaş öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kalmayı sürdürdü.
Shell Üst Yöneticisi (CEO) Wael Sawan konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Shell’in operasyonel performansı, küresel enerji piyasalarında yaşanan bir diğer ciddi aksama çeyreğinde çok güçlü sonuçlar elde edilmesini sağladı” dedi.
ABD ile İran arasındaki savaşın küresel tedariki kesintiye uğratması nedeniyle, 2026 yılının ikinci çeyreğinde petrol fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre çok daha yüksek seviyelerden işlem gördü.
Shell’in geliri ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artışla 96,4 milyar dolara yükseldi. Ancak şirket, “gerçekleşen yüksek fiyatların”, “esas olarak Ortadoğu çatışmasının etkisinden kaynaklanan düşük hacimlerle kısmen dengelendiğini” kaydetti.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, nisan-haziran dönemindeki doğalgaz üretiminin, birinci çeyrekteki günlük 909 bin varil seviyesinden günlük 631 bin varil petrol eşdeğerine gerilediği belirtildi. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) merkezi olan Katar’ın kuzeyindeki Ras Laffan’ın savaşta ciddi hasar görmesi, şirketin doğalgaz üretimini olumsuz etkiledi.
Shell perşembe günü yaptığı ek açıklamada, gerçekleştireceği son hisse geri alımıyla hissedarlarına 3 milyar dolar aktaracağını bildirdi.
Şirketin verilerini güncellemesinin ardından, Londra borsasının ana endeksi FTSE 100 genel olarak yüzde 0,6 yükselirken, Shell’in hisse senedi fiyatı ilk işlemlerde yüzde 1,6 değer kazandı.
Interactive Investor hisse senedi analisti Keith Bowman, “Brezilya’daki üretim faaliyetlerinde ve rafineri kullanım oranlarında kırılan rekorlar, Ortadoğu’da sekteye uğrayan üretimin dengelenmesine yardımcı oldu” değerlendirmesini yaptı.
Elde edilen devasa kazançlar ve hissedarlara yapılan yüksek geri ödemeler, fosil yakıt şirketlerini ciddi iklim olaylarıyla ilişkilendiren sivil toplum kuruluşlarının bir kez daha tepkisine yol açtı.
Greenpeace siyasi kampanya sorumlusu Rudy Schulkind yaptığı açıklamada, “Bu rakamların çirkinliğini tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Schulkind açıklamasını şöyle sürdürdü: “Avrupa kıyamet benzeri orman yangınlarıyla boğuşuyor, Asya’daki topluluklar yıkıcı sellerle sarsılıyor ve İngiltere kuraklık ile daha tehlikeli sıcak hava dalgalarına karşı mücadele ediyor. Bunlar birer anomali değil, fosil yakıt çağının belirleyici hikayesidir.”
Fransız petrol ve doğalgaz devi TotalEnergies de geçen hafta ikinci çeyrekteki net kârının ikiye katlanarak 5,4 milyar dolara ulaştığını bildirmişti.
Yardım kuruluşu Oxfam, dünyanın en büyük enerji grupları olan BP, Chevron, Eni, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies’in tam yıl kârlarının 147 milyar dolara ulaşacağını öngörerek bu şirketlerin daha fazla vergilendirilmesi çağrısında bulundu.
Oxfam’ın iklim politikası lideri Mariana Paoli, Shell’in raporu öncesinde yaptığı açıklamada, “Büyük petrol şirketlerinin hırsı, yaşanabilir bir gezegen ile bağdaşmamaktadır ve hükümetler bunu dizginlemediği sürece uluslararası iklim hedefleriyle alay etmiş olacaklardır” dedi.
Oxfam’ın tahminlerine göre, en büyük fosil yakıt şirketlerinin kârlarına uygulanacak bir vergi, ilk yılında küresel ölçekte 400 milyar dolara kadar kaynak sağlayabilir.
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını3 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa1 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Asya2 hafta önceRusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret
Avrupa1 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2












