Bizi Takip Edin

Amerika

ABD, şirketlerin Küba’daki özel sektöre petrol tedarik etmesine izin verecek

Yayınlanma

ABD yönetimi, enerji şirketlerine yönelik yayımlayacağı yeni kılavuzla Küba’ya yönelik petrol ambargosunu korurken, adadaki özel işletmelere yakıt tedarikinin önünü açıyor. Enerji krizinin derinleştiği Küba’da insani durumu gözetmeyi amaçlayan bu adım, Washington’ın Havana yönetimi ile sivil toplumu ayrıştırma stratejisinin parçası.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, enerji şirketlerine gönderilecek yeni bir kılavuz hazırlıyor.

Bloomberg’in ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, hazırlanan belgede şirketlerin Küba hükümetine değil, adadaki özel işletmelere petrol ve yakıt satabileceği vurgulanacak.

Ticaret Bakanlığı ile Hazine Bakanlığı tarafından hazırlanan belgede, Küba’daki işletmelere ve şahıslara yakıt ürünleri satışının özel bir lisans gerektirmediği ve mevcut yasalar uyarınca izin verildiği kaydedilecek.

İnsani kriz uyarısı üzerine ihracat kısıtlamalarına açıklık getirildi

Habere göre ABD makamları, enerji kaynaklarının ihracatına yönelik yasakların kapsamını netleştirme kararını, Küba’da bir insani kriz yaşanabileceğine dair uyarıların ardından aldı.

Konuya aşina kaynak, bu adımın Trump yönetiminin Küba toplumu ile Küba hükümeti arasında ayrım yapma çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti.

Bloomberg, Küba makamlarının son aylarda küçük ve orta ölçekli işletmelerin belirli koşullar altında yakıt ithal etmesine izin vermeye başladığını ancak bu firmaların yakıtı yeniden satmak yerine bizzat kullanmak zorunda olduklarını, bu nedenle tedarik hacminin düşük kaldığını belirtti.

Enerji krizi ve Rusya’nın yardımları gerilimi artırıyor

Ocak ayı sonunda Başkan Donald Trump, Küba’dan kaynaklanan ulusal güvenlik tehdidi nedeniyle olağanüstü hal ilan etmiş ve adaya petrol tedarik eden ülkelerden yapılan ithalata ek gümrük vergileri getirmişti.

Havana yönetimi, Washington’ın bu adımlarını şantaj ve serbest ticaretin ihlali olarak nitelendirmişti. Karayipler’deki ABD askeri varlığı nedeniyle adaya yapılan petrol sevkiyatının önemli bir kısmı dururken, Küba halkı geniş çaplı elektrik kesintileriyle sonuçlanan bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Havana’ya maddi destek verileceğini açıklarken; Rusya’nın Küba Büyükelçiliği de insani yardım kapsamında petrol sevkiyatı yapılacağını duyurdu.

Ancak büyükelçilik daha sonra, Rus petrolü taşıyan Sea Horse adlı tankerin askeri eskort eşliğinde adaya gönderildiğine dair haberleri yalanladı.

Küba Başkonsolosu Cárdenas: ABD’nin yakıt kısıtlaması savaş koşullarında dahi kabul edilemez

Amerika

Apple, Siri ve Vision Pro ekiplerinde 200’den fazla kişiyi işten çıkarıyor

Yayınlanma

ABD merkezli teknoloji şirketi Apple, sesli asistan Siri, yapay zeka ve karma gerçeklik başlığı Vision Pro birimlerinde 200’den fazla pozisyonu kapatma kararı aldı. Şirket, yapay zeka alanındaki dönüşüm ve Vision Pro içeriğindeki strateji değişikliği kapsamında kadrolarını yeniden yapılandırıyor.

ABD merkezli teknoloji şirketi Apple, sesli asistan Siri, yapay zeka ve karma gerçeklik başlığı Vision Pro üzerinde çalışan birimlerinde 200’den fazla kişinin işine son vermeye hazırlanıyor.

Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre tensikat, doğrudan ürün stratejilerindeki ve teknolojik altyapıdaki değişimlerden kaynaklanıyor.

Planlanan kesintiler kapsamında yaklaşık 100 pozisyon Vision Pro ile bağlantılı ekiplerden, yaklaşık 100 pozisyon ise Siri ve yazılım geliştirme birimlerinden tasfiye edilecek.

Şirket özellikle karma gerçeklik başlığı için oyun geliştiren ekibi neredeyse tamamen kapatırken, cihaz için derinlik hissi veren üç boyutlu videolar üreten çalışanların sayısını da azaltacak.

Siri ekibindeki işten çıkarmaların, sesli asistanın yapay zeka yetenekleriyle donatılmış yeni sürümünün geliştirilme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.

Siri’nin teknolojik temelini kapsamlı biçimde değiştiren Apple, bu doğrultuda farklı uzmanlıklara ve becerilere sahip çalışanlara ihtiyaç duyuyor. Şirket, mevcut bazı kadroları kapatırken eş zamanlı olarak yeni uzmanlık alanlarında pozisyonlar açacak.

Apple aynı zamanda yapay zekanın şirket uygulamalarına ve cihaz işlevlerine entegrasyonundan sorumlu birimi de yeniden yapılandırıyor.

Bloomberg’in aktardığına göre bu adım, şirket bünyesindeki giderek daha fazla ekibin ürün geliştirme süreçlerinde yapay zeka teknolojilerini bağımsız olarak kullanmaya başlamasından kaynaklanıyor.

Vision Pro tarafında ise şirket, kendi bünyesinde yürüttüğü üç boyutlu video prodüksiyonunu daraltma kararı aldı. Bu tür videoların çekimi birden fazla prodüksiyon ekibi gerektirirken, tek bir bölümün maliyeti birkaç milyon doları bulabiliyor.

Cihazın sınırlı bir talep görmesi nedeniyle Apple, artık kendi bünyesinde daha az içerik üretmeyi ve prodüksiyon süreçlerine üçüncü taraf şirketleri dahil etmeyi hedefliyor.

Apple, yeniden yapılanma kapsamında bazı mevcut pozisyonlar kapatılsa da yeni kadrolar açılacağını ve etkilenen çalışanlara şirket içinde farklı görevlere geçiş imkanı sunulacağını duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamada, “Bu çalışanlarımıza katkılarından dolayı minnettarız. Apple içindeki diğer pozisyonlara başvuru imkanı da dahil olmak üzere, tüm geçiş süreci boyunca kendilerini desteklemeyi taahhüt ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kullanıcıların cihazları sesli komutlarla yönetmesini ve çeşitli görevleri yerine getirmesini sağlayan Siri, Apple’ın sesli asistanı olarak hizmet veriyor.

Sanal nesneleri kullanıcının çevresindeki fiziksel alanla birleştiren Vision Pro ise şirketin karma gerçeklik başlığı olarak pazarda yer alıyor.

Bloomberg daha önce ocak ayında yayımladığı bir haberde, Apple’ın 2026 yılı sonunda yapay zeka özellikleriyle güçlendirilmiş yenilenmiş bir Siri sürümünü tanıtmayı planladığını duyurmuştu.

“Campos” kod adını taşıyan bu yeni asistanın; kapsamlı diyaloglar kurabilen, internette bilgi arayabilen ve karmaşık görevleri yerine getirebilen tam teşekküllü bir sohbet robotuna dönüşmesi öngörülüyor.

Apple, bu asistanın geliştirilmesi için Google ile işbirliği yapıyor ve Gemini ekibinin teknolojisinden yararlanıyor.

Öte yandan Bloomberg, Apple’ın yapay zeka ve kameraya sahip kulaklık modelinin çıkış yılı olarak da 2027’ye işaret etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Paramount ile Kaliforniya, Warner Bros davasında uzlaşma masasına oturuyor

Yayınlanma

Paramount, Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralma sürecini engelleyen davayı çözmek üzere Kaliforniya eyaleti yetkilileriyle ilk uzlaşma müzakerelerini gerçekleştirecek. Bugün yapılacak görüşmelerle mahkeme sürecinin ve sektördeki krizin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Paramount ile Kaliforniya eyaleti temsilcileri, Warner Bros. Discovery’nin (WBD) 110 milyar dolarlık satın alma sürecini engellemeye yönelik davada uzlaşma sağlamak amacıyla bugün ilk kez masaya oturacak.

Taraflar, yargı sürecinin ve eğlence sektöründe derinleşen krizin önüne geçmek için orta yol arıyor.

The New York Times’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre görüşme talebi Paramount’tan geldi. Müzakerelere her iki tarafın üst düzey yöneticileri ile hukuk ekipleri katılıyor.

Kaliforniya ve diğer 11 eyalet, söz konusu birleşmenin bir “tekel” ve “medya devi” oluşturacağını, bu yapının da sinema ve televizyon alanında son tüketiciye yansıyan fiyatları artıracağını öne sürerek 13 Temmuz’da dava açmıştı.

ABD mahkemesi ise 20 Temmuz’da Paramount Skydance’in WBD’yi satın alma sürecine iki haftalık geçici durdurma kararı getirdi.

Reuters daha sonra Paramount Skydance’in WBD’yi devralma işlemlerini en azından gelecek yılın haziran ayına kadar askıya almayı kabul ettiğini duyurdu.

The New York Times, sürecin Paramount açısından kritik bir eşikte durduğuna işaret ediyor. Şirket, anlaşmayı ekim ayından önce tamamlayamazsa WBD hissedarlarına yüz milyonlarca dolarlık tazminat ödemek zorunda kalacak.

Paramount, Warner Bros. anlaşmasını erteledi

Yargılamanın mart ayına planlanmış olması nedeniyle sürecin daha da uzaması devasa hukuki masrafları beraberinde getirecek.

Sektörel gelişmeler kapsamında Deadline, Paramount’un Regal sinema zinciri için yılda 30 film çıkarma planları yaptığını aktardı.

Hukuki ihtilaf eğlence sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, yargı sürecinin kentteki film üretimini felç ettiğini ve istihdam kaybına yol açtığını vurgulayarak taraflara derhal bir çözüme varma çağrısı yaptı.

Anlaşmaya karşı çıkan Amerikan Senaristler Birliği (WGA) ise yetkililerin hızlı uzlaşma çağrılarını eleştirerek bu girişimleri Paramount lehine yürütülen bir “baskı kampanyası” olarak niteledi.

Daha önce Aralık 2025’te Netflix’in Warner Bros. film stüdyosu, HBO Max ve HBO’yu WBD’den 82,7 milyar dolara satın alacağı duyurulmuş ve taraflar anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.

Eylül ayından bu yana WBD’yi bünyesine katmak isteyen Paramount ile Netflix arasında bu gelişmenin ardından kıyasıya bir mücadele başladı.

Şubat ayında Paramount Skydance’in stüdyo yönetimine “daha iyi bir teklif” sunması üzerine Netflix satın alma girişiminden geri çekildi.

Warner Bros. alımında Paramount’a Körfez ülkelerinden dev fon

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD kamu borcu için 4 bin 400 yıllık Sümer modeli önerisi

Yayınlanma

ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşarak rekor kırmasının ardından, borç sorununun çözümü için antik Mezopotamya yöntemi gündeme getirildi. The New York Times yazarı Paul Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce uygulanan borç silme mekanizması amargi ilkelerinin ekonomi politikasını yeniden değerlendirmek için bir araç olabileceğini belirtti.

The New York Times gazetesi, birkaç gün önce 40 trilyon dolarlık rekor seviyeyi aşan ABD kamu borcu sorununun çözümünde borç silme yönteminin ciddi bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazdı.

Gazetenin köşe yazarı ve para tarihini ele alan “The Almighty Dollar” kitabının yazarı Paul Vigna, antik Mezopotamya’da uygulanan ve kitlesel borç silme anlamına gelen “amargi” mekanizmasını hatırlattı.

Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce Sümer Hükümdarı Enmetena’nın bazı borç yükümlülüklerini iptal ettiğini, borç esaretine düşen insanları serbest bıraktığını ve belirli borçluların topraklarını iade ettiğini aktardı.

Yazar, antik dönemde bu tür tedbirlerin borç birikimi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ve toplumsal istikrarsızlığın önüne geçmek amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Yazıda antik dönemdeki borç silme uygulamasının birebir tekrarlanmasının zorunlu olmadığı ifade edilirken, kamu borcunun silinmesi fikrinin ekonomi politikasını yeniden düşünmek adına bir araç olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.

Vigna, makalesinde “Amargi uygulamasının modern bir benzerini görmemiz pek olası değil; ancak para ile olan ilişkimizi yeniden değerlendirmeye yönelik ilkeler bütünü olarak uygulanabilirliği oldukça geniştir” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs ayında ABD kamu borcu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ülke ekonomisinin büyüklüğünü aştı.

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, mevcut kamu borcu seviyesinin kontrol edilebilir kalmaya devam ettiğini, buna karşın federal borçlanmanın geleceğine dair görünümün endişe yarattığını dile getirdi.

Bu hafta ortasında, 19 Ağustos’ta, ABD kamu borcu tarihte ilk kez 40 trilyon dolara ulaştı. Ülkenin toplam borç yükü yalnızca son 10 yılda iki katına çıktı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English