Diplomasi
ABD ve İran 60 gün içinde nihai barış anlaşması imzalamak için anlaştı

ABD ve İran, İsviçre’de yürütülen müzakerelerde 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı öngören bir yol haritası üzerinde anlaşmaya vardı. Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan ortak açıklamada, heyetlerin ilk tur görüşmelerinin tamamlandığı ancak teknik müzakerelerin süreceği bildirildi.
ABD ve İran, İsviçre’de gerçekleştirdikleri müzakerelerde 60 gün içinde nihai bir barış anlaşmasına varılmasını öngören bir yol haritası üzerinde anlaşma sağladı.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından X platformunda yayımlanan, Doha ve İslamabad’dan arabulucuların ortak açıklamasında, yüksek düzeyli komitenin nihai anlaşmaya ulaşılması için hazırlanan yol haritasını onayladığı ve bu durumun teknik müzakerelerin derhal başlamasına zemin hazırladığı belirtildi.
Heyetler arasındaki ilk tur görüşmeler 22 Haziran Pazartesi günü sona erdi. Açıklamada, teknik müzakerelerin İsviçre’nin Bürgenstock dağ beldesinde hafta sonuna kadar devam edeceği kaydedildi.
Belgeye göre taraflar müzakerelerde Lübnan’daki çatışmaların durdurulmasına yönelik bir mekanizma üzerinde de uzlaştı ve ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişini sağlamak amacıyla bir iletişim hattı kurdu.
Diğer taraftan Reuters, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in, geçen hafta varılan mutabakat zaptı doğrultusunda nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkesin en az 60 gün daha uzatılması için İranlı yetkililerle görüşmelere başladığını aktardı.
Daha önce İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Tahran ile Washington’ın gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi için acil durum mekanizması kurulması konusunda anlaştığını açıklamıştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Tahran’ın, petrol ihracatı ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması dahil olmak üzere bir dizi sorunun çözümü konusunda mutabakata vardığını belirtmişti.
Söz konusu müzakerelerin öncesinde Tahran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatacağını açıklamış, ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma tehdidinde bulunmuştu.
Bu gelişme üzerine İran heyeti İsviçre’deki müzakere alanını terk etmişti. El-Meyadin’İn aktardığı bilgilere göre İran, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunda “bir ülkeniz kalmayacak” diyen ABD Başkanı Donald Trump’tan özür dilenmesini talep etmişti.
ABD ve İran, iki ülke arasındaki silahlı çatışmanın sona erdirilmesi yönünde ilk adım olarak kabul edilen ve daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın önünü açması beklenen mutabakat zaptını 18 Haziran gecesi uzaktan katılım yöntemiyle imzalamıştı.
Diplomasi
Azerbaycan ve Ermenistan internet transit anlaşması imzaladı

Azerbaycan’ın omurga internet operatörü AzerTelecom ile Telecom Armenia, Ermenistan’ın uluslararası internet bağlantısının Azerbaycan üzerinden sağlanmasına yönelik anlaşma imzaladı. Anlaşmanın, iletişim güzergahlarını çeşitlendirmesi, telekomünikasyon ağlarının güvenilirliğini artırması ve bölgesel işbirliğini geliştirmesi hedefleniyor.
Azerbaycan’ın omurga internet operatörü AzerTelecom ile Ermenistan’da Team Telecom Armenia markasıyla faaliyet gösteren Telecom Armenia, Ermenistan’ın uluslararası internet bağlantısının Azerbaycan üzerinden sağlanmasına yönelik bir anlaşma imzaladı.
Minval’in haberine göre AzerTelecom, Ermenistan yönündeki internet trafiğinin transit geçişini kendi altyapısı üzerinden sağlayacak.
Anlaşmanın, iletişim güzergahlarını çeşitlendirmesi, telekomünikasyon ağlarının güvenilirliğini artırması ve bölgesel işbirliğini geliştirmesi amaçlanıyor.
AzerTelecom, Azerbaycan’ı küresel internet ağına bağlayan omurga internet operatörü olarak faaliyet gösteriyor.
Telecom Armenia ise Team Telecom Armenia markası altında Ermenistan’da mobil ve sabit iletişim, internet ve dijital televizyon hizmetleri sunuyor.
Söz konusu anlaşma, Bakü ile Erivan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinde atılan son adımlardan biri oldu.
Ağustos 2025’te Ermenistan ile Azerbaycan, ABD’nin arabuluculuğunda barışın ve devletler arası ilişkilerin tesisine ilişkin anlaşmayı parafe etmiş, ayrıca bölgesel iletişim hatlarının yeniden açılmasının önemini teyit etmişti.
Ocak 2026’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan ile ilişkilerin çatışmadan işbirliğine doğru evrildiğini belirtmişti.
Aliyev, Bakü’nün Ermenistan’a yönelik yük taşımacılığı kısıtlamalarını kaldırdığını ve ülkeye kritik önemdeki bazı ürünlerin sevkiyatına başladığını ifade etmişti.
Diplomasi
Türkiye ile AB arasında yeni enerji kontratlarında Rus gazı pazarlığı

Avrupa Birliği, Türkiye üzerinden üye ülkelere yapılacak yeni kontratlı gaz sevkiyatlarında Rus menşeili ürün kullanılmamasını talep ediyor. Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, Ankara’nın AB’nin hassasiyetini anladığını ancak Rus kaynaklarının ikamesinin bir gecede mümkün olmadığını belirttiğini aktardı.
Avrupa Birliği (AB), yeni sözleşmeler kapsamında Türkiye üzerinden üye ülkelere sevk edilecek doğalgazın Rus menşeili olmaması konusunda ısrarcı davranıyor.
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye, AB’nin Rusya kaynaklı hammadde tedarikini sonlandırmaya büyük önem verdiğini anlıyor ve bu durumu kabul ediyor” ifadesini kullandı.
Reiche, Türk yetkililerin ise Rusya’dan yapılan tedarikin ikame edilmesinin hem ekonomik açıdan hem de mevcut kaynaklar bakımından bir gecede mümkün olamayacağını net bir şekilde dile getirdiklerini aktardı.
AB’de 17 Haziran tarihi itibarıyla, bir yıldan uzun süre önce imzalanmış kısa vadeli sözleşmeler kapsamında Rusya’dan boru hattıyla yapılan doğalgaz ithalatına yönelik yasak yürürlüğe girdi.
Söz konusu düzenleme, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından geçen yılın sonunda kabul edilmişti. Ocak 2025’te ise AB ülkeleri, Rus gazından 2027 yılına kadar tamamen vazgeçilmesi yönünde oy kullandı. Bu karar uyarınca üye ülkeler, sevkiyata izin vermeden önce gazın nerede üretildiğini denetlemekle yükümlü olacak.
Diğer taraftan, Kuzey Akım 2 boru hattının işletmecisi olan İsviçre merkezli Nord Stream 2 AG şirketi, Rus gazı ithalatı yasağına ilişkin düzenlemeye karşı hukuki mücadele başlatarak dava açtı.
Türkiye ise mevcut kontratların süresinin dolmak üzere olması nedeniyle Rus enerji şirketi Gazprom ile 2026 sonrası döneme yönelik doğalgaz tedariki için müzakerelerini sürdürüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, tarafların olası sevkiyat hacimleri ve yeni anlaşmaların süreleri konusunda henüz mutabakata varmadığını açıklamıştı.
Ankara, Aralık 2025’te TürkAkım ve Mavi Akım boru hatları üzerinden gaz tedariki sağlayan Gazprom ile iki sözleşmesini bir yıllığına uzatmıştı.
Türkiye, gaz dengesinde Rusya’nın payını azaltmayı hedefliyor. Rusya’nın Türkiye’nin gaz ithalatındaki payı yüzde 40’ın altına gerilemiş durumda.
Ankara, “enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi” politikası çerçevesinde Rus gazının yerini ABD ve Orta Asya’dan gelecek kaynaklarla doldurmayı planlıyor.
Bakan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin Rus enerji kaynaklarından vazgeçilmesi yönündeki çağrılarına rağmen Türkiye’nin Rusya’dan doğalgaz alımına devam edeceğini belirtmişti.
Bayraktar, “Vatandaşlarımıza gaz olmadığını söyleyemeyiz. Rusya ile anlaşmalarımız var. Kış mevsimine yaklaşıyoruz. Rusya, Azerbaycan ve Türkmenistan’dan gaz almaya ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Diplomasi
Fransız ve Alman vekillerden gölge filoya karşı baskı talebi

Fransa ve Almanya parlamenterlerince hazırlanan ortak tasarıda, Rusya’nın gölge filosuna yönelik denetimlerin sıkılaştırılması ve kuralları ihlal eden gemilerin alıkonulması talep edildi.
Alman ve Fransız parlamenterler, uluslararası kuralları ihlal eden ve Rusya’nın “gölge filosu” olarak adlandırılan gemilere yönelik denetimlerin sıkılaştırılması ve bu gemilerin alıkonulması da dahil olmak üzere önlemlerin artırılması yönünde ortak bir girişim başlattı.
DPA ajansının ulaştığı belge taslağına göre, söz konusu girişim güvenlik ve çevre risklerini odağına alıyor.
Almanya’daki muhafazakar blok, Sosyal Demokratlar ve Yeşiller partilerinden milletvekillerinin desteklediği tasarı, 22 Haziran Pazartesi günü yapılacak Fransa-Almanya Parlamenter Asamblesi toplantısında ele alınacak ve tasarının kabul edilmesi bekleniyor.
Ortak belgede, gölge filonun yalnızca jeopolitik bir sorun olmadığı, aynı zamanda ciddi bir güvenlik ve çevre tehdidi oluşturduğu savunuldu.
Filoda yer alan gemilerin çoğunun eski, bakımsız ve uluslararası standartlara aykırı olduğu belirtilirken, bazı gemilerin sabotaj veya casusluk amacıyla kullanıldığı da iddia edildi.
Almanya’da ana muhalefetteki muhafazakar ittifakın dış politika sözcüsü Jürgen Hardt, Rusya’nın gölge filosunun hem yaptırımların etkinliğini hem de kritik altyapı dahil olmak üzere Avrupa’nın güvenliğini tehdit ettiğini belirterek ortak bir yanıt verilmesi çağrısında bulundu.
Federal Meclis Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Anton Hofreiter de gölge filonun Moskova’nın gelir elde etmesine yardımcı olduğunu ve güvenlik riski teşkil ettiğini kaydetti.
Girişim, Avrupa Birliği (AB) liderlerinin Brüksel’deki zirvede Rusya’ya yönelik sektörel yaptırımların süresini altı ay yerine bir yıla çıkarma kararı almasının ardından geldi.
Euronews’in aktardığına göre, sektörel yaptırımların 12 aylık sürelerle uzatılması Ukrayna için daha fazla öngörülebilirlik sağlamayı amaçlıyor. Bireysel yaptırımların ise her altı ayda bir uzatılmasına devam edilecek.
Patruşev: NATO gemilerini beklemeden düşmanın burnunun dibinde olmalıyız
Avrupa Komisyonu haziran ayında Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketini açıklamıştı. Rus bankalarını ve savunma sanayisini hedef alan bu pakette, Rus askeri personelinin AB topraklarına girişinin yasaklanması öngörülüyor.
Paket kapsamında ayrıca AB’nin yaptırım listesindeki 632 gemiye, isimleri açıklanmayan 30 yeni geminin daha eklenmesi planlanıyor.
Moskova yönetimi ise Batı’nın yaptırımlarını gayrimeşru ve etkisiz olarak nitelendiriyor. Kremlin, bu kısıtlamaların küresel ekonomiye zarar verdiğini ve krizi tetiklediğini savunuyor.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, AB ülkelerinin deniz yollarında haydutluk yapmak amacıyla gölge filo kavramını uydurduğunu öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da benzer bir değerlendirmeyle, AB’nin bu terimin arkasına sığınarak deniz komünikasyon hatlarında gasp faaliyet yürüttüğünü ve uluslararası deniz hukukunda böyle bir kavramın bulunmadığını belirtti.
Amerika5 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya6 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı










